Tekil Mesaj gösterimi
Alt 29.08.2008, 11:28   #4
Yazar
Dede-baba
Forumun Bir Parçası
 
Dede-baba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 26.07.2008
Mesajlar: 919
Memleket: ERZİNCAN
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 50
İtibar Puanı: 346
Dede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üye

Ettiği Teşekkür: 196
814 Mesajına 1.396 Kere Teşekkür Edlidi
Standart Sünni Asimilasyonu

Alıntı:
ALINTI Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
"...İmam Ebuzer Gıffari Bakır, 1992-1999 yılları arasında çalıştığı Yozgat’ın Alevi köyü Kababel’de yaşadıklarını yazdı

Ebuzer Gıffari Bakır, Yozgat’a bağlı Sorgun’un Hoşumlu Köyü’nden. Evli ve iki çocuklu. Din adamlığı, aile mesleği. Babası Osman Bakır, 45 yıl imamlık yapmış, ağabeyi Mahmut Riyat Bakır da ilahiyatçı. Sorgun İmam Hatip Lisesi’ni bitirdikten sonra 1992’de imamlık sınavını kazanınca tayini kendi köyüne yakın Alevi köyü Kababel’e çıkıyor.Tam yedi yıl kalıyor o köyde

HİÇ SÜNNİ’NİN YAŞAMADIĞI KÖYDE 200 YILLIK CAMİ VAR...aslında tarihi boyunca hiçbir Sünni’nin yaşamadığı bu köyde cami'nin 200 yıldır var olduğunu ve 50 yılda üç kez yeniden yapılmış..

köyde çok sevilmesinin asıl nedeni, onların içine girmesi için bir çaba harcaması: "Cami dibinde oturup futbol muhabbeti yaptım. Gençlerle futbol oynadım, arkadaş oldum.

Ebuzer, hem Alevi’nin hem Sünni’nin imamı. Hakikatleri biliyor. Dedemden kalan eski yazılı Ehli Beyt (Hz. Muhammed’in ailesi) kitaplarını okudu. Camide vaaz sonrası kitap bir, din bir, Peygamber bir, toprak bir, bayrak bir, dedi.

Bektaş Şahan’ı (77), "Senin hasretindeyim. Can yoldaşımdın" diyor, hakkını helal ediyor. Şiir gibi konuşuyor: "Poyrazdan yana duldan, güneşten yana gölgen oluyordum. Çok dertleştik, çok halleştik seninle. Vasiyetim var. Vefat edersem hocayı getirin, beni defnetsin..."
.

Ben... Yukarıda anlatılan Hoca ve kızılbaş köyü hikayesine pek de masumca bakamıyorum... Bir Hoş görü örneği olarak ise hiç göremiyorum...Bana bir asimilasyonu hoş gösterme ve teşvik etme gibi geliyor...


"....Ey İmamlar bakın.. Bir imam... Kızılbaş -alevi kafir köyünü yola getirdi siz de başarabilirsiniz? mesajı taşıdığına inanıyorum...."


Şimdi Yukardaki imam-kızılbaş köyü hikayesini tersden inceleyip yani bilimde "Olmayana-ergi" yöntemiyle..

Farzedelimki tamamen sünni bir köye Bir Alevi-bektaşi Piri ve dedesi gelmiş...Köy Bu Pirimizden ve dedemizden çok etkilenmiş olsun.. Sonuçta Bu sünni köyü Cemiyi ve namazı unutmuş.. Ramazanı sele vermiş olsun:biggrin:


Acaba Bu haber gazetelere manşet olur muydu? Yada Türkiye'de Bu durum sevgi kardelik ve barış olarak anlatılırmıydı ve lanse edilir miydi?

Ben hiç sanmıyorum...Zaten yıllardır var olan sünni asimilasyonu hoş gösterme ve süsleme üzerine kurulu bir durum var..Oysa asıl hoşgörü başka kültürleri inançları yok etmeme.. onları olduğu gibi kabul etme.. üzerine olmalıydı.. onları aşağılamama. değiştirmeye çalışmama olmalıydı..

Ama bu örnekte, tamamen alevi olan bir köye... İmam Gönderiliyor.. yani ortada cemaat yok... ve bu imam Halkın arasına sızıyor..halkı camiye getiriyor.. Ramazan orucu tutturuyor... Sonra cenaze namazını bile sünni hocaya kıldırtacak kadar asimile ediyor... ve bu hoş görü örneği öyle mi?..

Bunu hoş görü olarak görenler... Bir sünninin alevi-kızılbaş olmasından da hoşlanmaları gerekirdi.. yada bir sünninin ramazandan banane.. namazdan camiden bana artık ben alevi oldum cem evine gider halka namazı kılarım .. ramazan da tutmam.. dediğinde bunu hoş görü haberi yapıp gazetelere manşet yapar mıydılar..

Tabi bu haberi herkes istediği biçimde okuyabilir.. Ama ben Birde Resmin yani madayonun diğer yüzünü göstermek istedim..

Saygı ve sevgilerimle

Dede-baba Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla