Go Back   Aleviweb.com - Alevi Alevilik ve Aleviler Forumu > Aleviler ve Alevilik > Alevilik Genel

Alevilik Genel Alevilik üzerine genel tartışmalar, eleştiriler, sorunlar

Cevapla
 
Seçenekler Arama Stil
Alt 03.01.2016, 10:28   #311
Yazar
**Yorum**
Haymatlos
 
**Yorum** - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 15.11.2006
Bulunduğu yer: Lukka
Yaş: 38
Mesajlar: 8.977
Memleket: SİVAS
Cinsiyet:
**Yorum** - MSN üzeri Mesaj gönder
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 156
İtibar Puanı: 2395
**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip
**Yorum** - MSN üzeri Mesaj gönder

Ettiği Teşekkür: 4.652
3.466 Mesajına 6.741 Kere Teşekkür Edlidi


Standart

Işık durmamış, aydınlık saçmaya devam ediyor. Işığı durdurmaya çalışanlar gitmiş ardılları gelmiş ama nafile...

___________________İMZA___________________
Oy Vermek Bir Şeyleri Değiştirseydi Yasaklanırdı!


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
**Yorum** Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
**Yorum** Kullanıcısına bu mesajı için teşekkür eden üyeler:
SahtePeygamber (04.01.2016)
Alt 03.01.2016, 14:40   #312
Yazar
haziran_AW
yorgun savaşçı
 
haziran_AW - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler
Space Invaders Champion! Pacman Champion! Breakout Champion! Castle Defend Champion! Balloon Bomber Champion!
Tournaments Won: 1

Üyelik tarihi: 30.11.2006
Bulunduğu yer: ANKARA
Mesajlar: 3.603
Memleket: AMASYA
Cinsiyet:
haziran_AW - MSN üzeri Mesaj gönder
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 94
İtibar Puanı: 1415
haziran_AW görkemli bir forum yaşantısı varhaziran_AW görkemli bir forum yaşantısı varhaziran_AW görkemli bir forum yaşantısı varhaziran_AW görkemli bir forum yaşantısı varhaziran_AW görkemli bir forum yaşantısı varhaziran_AW görkemli bir forum yaşantısı varhaziran_AW görkemli bir forum yaşantısı varhaziran_AW görkemli bir forum yaşantısı varhaziran_AW görkemli bir forum yaşantısı varhaziran_AW görkemli bir forum yaşantısı var
haziran_AW - MSN üzeri Mesaj gönder

Ettiği Teşekkür: 3.577
1.695 Mesajına 3.780 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Alıntı:
candacan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Birileri ışık taifesini durdursun!
Evet, mutlaka durdurulmalı. Yoksa aleviler, cenabı allah yerine insanı hakk bilecekler.
Evet, mutlaka durdurulmalı. Yoksa aleviler, Kuran-ı kerim yerine bilimi yol bilecekler.
Evet, mutlaka durdurulmalı. Yoksa aleviler, islam yerine sevgiyi din bilecekler.
Evet, mutlaka durdurulmalı. Yoksa aleviler, binlerce yıldır süregelen asimilasyona dur diyecekler.
siz endişe buyurmayın.aleviler hangi yolda yürüyeceklerini bilirler.islamdan da ayrılmazlar,bilimden de şaşmazlar.bilirler ki cenabı Allah bilimi de kuran ışığında yaratmıştır.sevgi dini islam gün gelecek tüm insanlığa ışık saçacaktır.müslümanlar Allahın yoluna geri dönebilirlerse tüm insanlığı rahmete ve huzura kavuşturacaklardır.

___________________İMZA___________________
zaman her zaman haklı çıkarmıştır beni.dile kolay 10 yıl oldu bu imzayı atalı.

yılandan korkmam yalandan korktuğum kadar(korkmadım)

nokta kadar menfaat için,virgül gibi eğilme(eğilmedim)

http://hizliresim.com/Po3PZ6][img]http://i.hizliresim.com/Po3PZ6.png

haziran_AW Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
haziran_AW Kullanıcısına bu mesajı için teşekkür eden üyeler:
slistre (03.01.2016)
Alt 04.01.2016, 01:12   #313
Yazar
slistre
Forumun Bir Parçası
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 30.04.2015
Mesajlar: 613
Memleket: KIRKLARELİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 23
İtibar Puanı: 424
slistre gercekten iyi birislistre gercekten iyi birislistre gercekten iyi birislistre gercekten iyi birislistre gercekten iyi biri

Ettiği Teşekkür: 349
202 Mesajına 255 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Alıntı:
Amistofes Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Alevilik neden gündemleşti?

--------------------------------------------------------------------------------

Ezeli Doğanay

Son yıllarda Alevilikle ilgili oldukça fazla kitap yazıldı. Bu konuda söz sahibi olsun ve ya olmasın olayın o yanına bakılmadan her kes yangından mal kaçırır gibi çala kalem konuya sarıldı kitaplar yazdı. Dergiler çıkardı dernekler kurdu. Bu ülkede birden bire Alevilerin yaşadığı fark edildi. Üzerine yaşadığı baskı amimlasyondan dolayı ölü toprağı serpiştirilen Alevilik tekrar keşif edildi. Üstelik yeniden!

Bu bir yanıyla gerekli olumlu ve iyi iken bir yanıyla da düşündürücüdür. İyi yanı şu ki bu gün yaşadığımız coğrafyada toplam 20 milyona yakın Alevinin yaşandığı söyleniyor. Bu söylem bilimsel verilere yani istatistiklere dayalı bir söylem değil. Ancak gerek bu konuda kalem oynatan yazarlar gerek halk gerek ülke yönetiminde görev almış kimi kişiler genellikle bu konuda odak sağlamış durumdalar. Demek ki genel kanı ve kabul bu. Son 20 yıldır Aleviliğin yoğunluklu olarak gündemde olması Aleviler açısından iyi. Çünkü onlar bu güne kadar süren baskılar sonucu kendi kimliklerini gizlemiş korkmuş ve sinmiş bir toplum olarak içine kapanık bir şekilde yaşıyorlardı. Bu anlamıyla onlarda kendi kimlikleriyle kısmen kabul görmenin rahatlığı içinde ezikliğin burukluğun utangaçlığın psikolojisinden sıyrılarak kendi özgün sorunlarının çözümü için örgütler kurup cemaatler oluşturup seslerini yükseltmek istiyorlar.

Bunlar iyi şeyler kimilerine göre bindörtyüz kimilerine göre üç bin yıllık tarihsel bir geçmişi olan ve insanlığın evrimselleşme süreciyle birlikte sürekli pozitif değerleri özümseye çalışan bir öğretinin gün yüzüne çıkması tabunun parçalanıp o konuda taraflar arasında (inanç mensupları ile karşıtları arasında) konuşulması güzel bir olay bu durum geç kalmakla birlikte insanların barış ve dostlukla yaşamaları sürdürmeleri içinde olumlu bir gelişmedir. Yalnız bu örgütlülükler sağlam bir zeminde yapılırsa uzun ömürlü olur ve istenen hedefe ulaşılır yoksa dominat erke dayalı bir Alevi örgütlülüğü güdükleşir derdini saza döker durur. Unutamamalı ki Alevilik hiç bir zaman bu egemen anlayışın gündeminden düşmemiştir.

Egemenler güçlü olduğu zaman Alevinin boynuna kılıcı sallamış zayıf olduğu zaman Aleviliğe içerden sızarak kaleyi içeriden fehtetmeye çalışmış Aleviliğe sarılmış onu dost görünmüştür.! Selçuklu, ve Osmanlı tarihi bunun örnekleri ile doludur. Selçuklular döneminde Aleviler yaşadıkları adaletsizlikten dolayı II Gıyaseddin keyhüsrev’e başkaldırdılar. Kadın çocuk ve hayvanlarıyla birlikte savaşan Babailer 1240 yılında çok feci bir şekilde imha edildiler. Osmanlı döneminde ise on beş tane başkaldırı yaşanmıştır. Bunlar sırasıyla “1- Şeyh Bedreddin Ayaklanması. (Şeyh Bedreddin ayaklanması bir alevi ayaklanması değil Alevilerle dirsek teması olan bir başkaldırıdır) 2- Şah Kulu Ayaklanması.3- Nur Ali Halife Ayaklanması. 4- Bozoklu Celal Ayaklanması. 6- Baba Zünnün Ayaklanması. 7- Atmaca Ayaklanması. 8- Zününoğlu Ayaklaanması. 9- Domuzoğlan Ve Yenicebey Ayaklanmamsı. 10- Veli Halife Ayaklanması. 11- Seydibey Ve İncir Yemez Ayaklanması. 12- Kalender Çelebi Ayaklanması. 13- Şah Geldi Ayaklanması. 14- Düzmece Şah İsmail ve Pir Sultan Abdal Ayaklanması. 15- Sakarya Şeyhi Ayaklanması.” (1) Bütün bu başkaldırıların altında yatan neden ise dominant erkin haksızlığı, baskısı ve zorlu züllümü yatmaktadır. Osmanlı döneminde olan bu başkaldırılar çok acımasız ve hunharca bastırılmıştır. Cumhuriyet döneminde ise artık padişahlık sistemi yerini paşalık sistemine bırakmış ve aynı gelenek sürmüştür. M. Kemal Paşa, İsmet Paşa, Fevzi Çakmak Paşa, Kazım Karabekir Paşa Fuat Cebesoy Paşa vs. Katliamlar Cumhuriyet döneminde devam etti. Dersim Koçgiri, Sivas, Kahramanmaraş, Çorum Gazi vs.

Alevilik neden gündemleşti?

Günümüzde Aleviliğin gündemleşmesi ister istemez kafalarda soru işaretleri oluşturmaktadır. Ne oldu ne değiştide birden bire Alevilik gelip ülkenin gündemine böyle ağırlıklı bir şekilde oturdu? Hangi koşullar değişti? Hangi şartlar olgunlaştı? Düzen aynı düzen ezen aynı ezen. Öyle ise bu güne kadar tabu olan bu konu neden bu kadar yoğun bir şekilde tartışılmaya başlandı? Ülkede Sınıf çelişkisi her geçen gün daha da derinleşmekte kuşların bile uçamayacağı uçurumlar boyutunda. Daha düne kadar bu konuda kalem bile oynatılmıyordu. Ara sıra Türkçü/ırkçı yazarlar Aleviliğin gerçek Türklük olduğunu, gerçek Müslümanlık olduğunu tirajı düşen gazetelerde dillendirirlerdi. Böylece maksat sinsice gizlenerek bunun farkında olmayan Alevi insanlarımız ağızlarına çalınan bir parmak bala düzene bağlı bir hale getirilirdi. Oysa aynı dönemde Aleviler ibadetini bu ülkede baskıdan dolayı açıkça yapamaz gizlenerek saklanarak ibadetlerini yaparlardı. Alevilikte ki 12 hizmetten 6’cısı olan gözcü hizmeti içeride ibadet edilirken o dışarıdan gelecek tehlikelere karşı uyanık olup haber vermek gözcülük yapmakla yükümlüdür. Bütün bu aşamaya nasıl gelindi? Hangi bedeller ödendi? Hangi tuzaklardan geçildi?. Öyle ki bu gün yanımızda yıllarca birlikte komşuluk yaptığımız komşumuz bile kış uykusundan uyanmış gibi “Ben de Aleviyim” diyerek gözlerini ovuşturuyor. Beri tarafta bazı genç kız ve erkek çocukların boyunlarında bazı gelinlerin kulaklarında çatallı kılıç sembollerinden geçilmiyor Her geçen gün piyasaya Alevilik ile ilgili yeni, yeni kitaplar çıkarılıyor.

1980 öncesi kimi sosyalist örgütler içerisinde örgütlü olan kişiler savundukları ideolojiyide bir din gibi kavrayarak “Yarın Devrim Olacak” diyerek kitleleri harekete geçiren kimi insanlar bu gün bu Alevi örgütleri içerisinde en ön saflarda at koşturuyorlar. Kendi duruşlarına göre Aleviliği yeniden formüle eden bu kişiler garip ve Alevilikle uzak yakın ilişkisi olmayan teoriler ortaya atıyorlar. Bu eski Marksist yeni Alevistlerden biri çıkardığı kendi dergisinde Alevilik ile ilgili çok iddialı bir tez ortaya atıyor ve “Alevi olunmadan devrimci olunmaz” diyor. İnsan soramadan edemiyor. Orta çağda yapılan dinsel savaşların altında aslında sınıf savaşının yattığını söyleyen ve dini afyon olduğunu ileri süren bu yüzdende bütün inançlara ve öğretilerine uzak ve eşit mesafede duran Marks, Engels, Lenin, Mao, Fidel, Che, Roza, Clara ve Kolantai acaba Alevi mi idiler?

Kimi sağ kökenli örgütlerin içindeki kişilerde arsadan pay kapmak için bulundukları yerlerden koşar adım bu tür örgütlenmelerin içine girdiler. Özelikle Hacı Bektaş adı altında yapılan örgütlenmeler daha çok bu nitelikteki örgütlenmelerdir. Nihayetinde önderleri Cumhuriyetçi Eğitim Merkezi CEM adı altında bir kurum oluşturup aynı adada bir dergi yayınlayarak sağlıklı zeminde gelişecek Alevi örgütlülüğünü durdurmak yok etmese bile en azından parçalamak istiyor. İlginçtir 1960 ve 1980 arası Türkiye de gelişen siyasal mücadelenin ivedilik kazanması birilerini korkuttu ve gizli el düğmeye basarak Türkiye Birlik Partisi ve CEM dergisi piyasaya sürüldü.

Düzenden rahatsız ve komünistlerle kader birliği yapan Alevi gençleri (Düzen tarafının dan her iki anlayışta ana bacı tanımıyor bu yüzden katli vaciptir denilerek suçlanıyorlar. ) Sosyalist örgütler içerisine girmesinler diye söz konusu parti ve dergi piyasaya sürüldü. 1990 yılından sonra doğu illerinde da gelişen silahlı halk muhalefeti devleti korkuttu. Alevilikte dahil İslam ve Türklük dışında her şeye inkar ve imhayla yaklaşan Egemenler tekrar harekete geçtiler. Elindeki paslı silahını tekrar piyasaya sürdü. Yine CEM dergisi ve Kadrosu sahneye çıkartıldı.. Cem dergisinin ve vakfının sahibi ve önderleri konumunda olan kişi Alevi inançlı insanlarımızın kinli düşmanı olan Milliyetçi Demokrat Parti’nin kurucularından İzzettin Doğandır. Devlet tarafından yapılan Alevi katliamlarında bu aileye dokunulmamıştır. Kahramanmaraş da bizat Alevilerin kapılarına çarpılar koyarak yok eden faşist bir partinin uzantısı olan Milliyetçi Demokrat Partisi’nin kurucuları arasında yer almak!. Üstelik Alevi dedesi kimliği ile! Peki bütün bunlar ne demek?

1. Yoksul ve emekçi Anadolu/Mezapotamya halkının kanı canı pahasına yaptığı mücadele sonucu kısmen nefes alan Aleviler kendi kökleri üzerinde yeşermesinler diye aydınlığa çıkıp dost ve düşmanını seçmesinler diye devlet bu tür kişilikleri piyasaya sürüp mücadelenin getirdiği kazanımları boşa çıkarmak istiyor.
2. Bilinç bulandırıp koca bir öğretiyi yozlaştırıp teslim almak istiyor. Ne de olsa bu öğretiden çok Hızır Paşalar çıkmıştır. Egemenlerin yanında olan her alevi bir Hızır Paşadır. Çünkü egemenler inkara ve asimlasyona dayalı geleneklerini sürdürüyor. Aleviler şu tercihi yapmak zorundadırlar.

Ya Hürümüzün Ya da Ehrimen’in yanında olacaklar. Ya Firavunun Ya da Musa’nın, Ya Alinin ya da Muaviya’nın, ya Hüseynin Ya da Yezidin, Ya Şah İsmail ya da Yavuz Sultan Selim’in, Ya Hızır Paşa Ya da Pir Sultanın, Ya Kenan Evrenin ya da Mazlumların yanında yer almak ve yerini belirlemek zorundadır.

Artık saflar netleşmiş. Ve duruşlarına göre de Alevi olup olmadıkları ortaya çıkacaktır. Başka türlü içimize sızan Hızır Paşaları nasıl kurtulabiliriz? Ne yazık ki devletin dümen suyuna akan kişiler dost kılığında yanımıza içimize gelerek içeriden kaleyi fet etmeye çalışıyorlar.

Sarsılan dengeler ve yaşanan alevi kargaşalığı

Aleviliğin özünde hoşgörü ve humaniterlik var ancak devletin oluşturduğu sahte Aleviliğin özünde hoşgörü yoktur. Devlet Türk-İslam bileşkesinde Aleviliği örgütlemek istiyor. Böylece sınıf çelişkisi üzerinde yüksel devrimci muhalefet ile etnik kökeninden dolayı baskı altında tuttuğu doğudaki halk muhalefeti paralelinde gelişecek ve ona omuzdaş olacak Aleviliğin önünü kesmek istiyor. Bunun içinde yukarıda değindiğim gibi Alevilik içinden çıkmış düşürülmüş kimi kişilikleri kullanarak Aleviliği göbek bağınından koparıp onu asıl köklerinden uzaklaştırarak ne üdüğü belirsiz bir hale getirmeye çalışmaktadır. Bilince ulaşıp netleşen Aleviliği muğlaştıracaktır. Bu anlamda herkese göre bir Alevilik ortaya çıkmaktadır. On farklı insandan on farklı Alevilik tanımlaması duyarsınız. Burada devlet için önemli olan Alevilerin kim olduğu yada Aleviliğin ne olduğu değildir. Kendisi Aleviliği nasıl tanımladığıdır. Devlet destekli oluşan yapay Alevilik hoşgörüsüz katı İslamcı Türkçü ve Turancıdır.

Aleviliği bir alan çalışması olarak görüp bu öğretinin gün yüzüne çıkması için 30 yılını harcayan bir yazar “Alevilik İslam dışıdır” dediği (Nejat Birdoğan) için “Vay bunu diyen sen misin” diyerek bütün devletçi aleviler (Başta Çamuroğlu olmak üzere ) olduğu gibi saldırıya geçtiler. Gerçekler ortaya çıktıkça ilk rahatsız olacaklaronlardır. Devlet Aleviliği Türk-İslam bileşkesinde eritip asimle etmek istiyor. Yapılan bilim ve belgesel araştırmalarda Aleviliğin (Şiilik/Nusayrilik dışında) İslam ile ilişkisi olmadığı ortaya çıkıyor. Bu devlet Alevilere iki ayaklı bir anlayış biçmişti. “İslam ve Türklük” İslam ayağı boşa çıkınca devletin Aleviliği salınmaya başladı. Yarın yapılacak objektif araştırmalarda Aleviliğin Türklükle de ilişkisi olmadığı ortaya çıkarsa öteki ayak da boşa çıkarılmış olur ki bu da devlet Aleviliğinin tepe takla düşmesi ve bitmesi anlamına geliyor. Devlet bunu hazımedemiyor hırçınlaşıp saldırganlaşması o yüzden. Alevilik İslam Dışıdır görüşüne kapı kullu Alevilerinin Saldırısı, tehdidi ve küfrü bundandır. Sözüm ona kınadıkları şeriatçı anlayıştan farklı yanları neresi ve ne kadardır? Bu devletçi Aleviliğin günümüz teorisyenliğini üstlenmiş Reha Çamuroğlu ile Rıza Zelyut vs. Alevilik İslam dışıdır anlayışını Aleviliğe (Siz devlet Aleviliğine anlayın) aykırı bulup söz konusu düşüncenin sahibini “delilikle” suçlamaya vardıracak kadar azıttılar. Devlet Aleviliği “73 millete tek nazarla bak.” Diyen gerçek Aleviliği kavrama noktasından uzaktır. O kendi anlayışını kavram kargaşası içinde kamufle ederek bu güne kadar izlediği inkarcı ve asimilasyoncu politikasına devam etmek istiyor. Etkilediği deforme ettiği Alevileri de bu suça ortak yaparak yanında görmek istiyor. Bu zülüm politikasının sonucu ülkenin bir bölümü ve Alevilik tarihi kan gölüne çevrilmiştir. İki kimlikli Alevinin yaşadığı her yer bir Kerbela haline gelmiştir. Işık yüzlerini tutulunca karanlık arayıp kaçan yarasalar gibi devlete sığınan Devlet Alevileri tabi ki dominant erkin yaptığı katliamlara ses çıkarmaz. neden buna ses çıkarmadıklarının cevabı budur. Yoksa onlarda biliyorlar ki Aleviler İnsanlık ailesinin en mazlum ve en üretken üyeleridir.

Kimlik arayışındaki muğlaklık

Alevilik aydınlanmasına katkı sunmak umarıyla hazırladığım Anadolu Ve Mezapotamyada Üst Ve Alt Kimlikleriyle Alevilik adlı çalışmam için yaptığım bu söyleşilerde ki amacım Alevilik adı altında Anadolu da var olan inanç grupları arasındaki farklılıkları ve ortak noktaları ortaya koymaktır. Nusayriler, Kızılbaşlar, Bektaşiler ve Şiiler kendini Alevi olarak ifade ediyorlar. Ancak aralarında büyük farklılıklar var. Bu farklılıkların temelinde kimi etnik ve sosyolojik nedenler rol oynamıştır. Örneğin Bektaşilik Türkler arasında gelişmiş kök salmış bir inanç olmakla birlikte bu inanca mensup bir Kürt bulamazsınız ve bu grup kendini Bektaşi Alevi olarak tanımlar. Kızılbaşlıkta Kürtler ve Zazalar arasında gelişmiş kendine yer bulmuştur. Kürt ve Zazalar içinde Bektaşilik gelişmemiştir. Şialık Azeriler ve Araplar arasında gelişip boy verirken Nusayrilik yalnızca Araplar arasında gelişmiştir. Nusayri inancına mensup bir tek Azeri bulunmamakla birlikte Kürt ve Türk de bulunmamaktadır. Kendilerini Alevilik alt kimliğiyle ifade eden bu inanç gruplarının ortak noktaları Ali sevgisi, Kerbela hüznü 12 imam ve Ehli Beyit sevgisidir. Bunların dışında fazla ortak noktaları yoktur.


Şiilik ve Nusayrilik daha çok Ortodoks İslam içinde kendine yer bularak kendini otantik (gerçek İslam biziz) olarak tanıtırken Bektaşilik eski Türk inancı olan Şamanizm den önemli öğeler ve rütüeller taşımaktadır. Kürt ve Zazalar arasında gelişmiş Kızılbaşlık ise Mezopotamya kökenli olan Zerdüştlük Manizm ve Ezidilik etkilerini taşımaktadır.

Bu konuda bir alan çalışması hazırlamaya başladığımda ilkin bu inancın öncüleri, ruhani önderleri, Yazarları, düşünürleri ve mensuplarıyla söyleşiler yaptım. Yaptığım her söyleşi benim bu düşüncelerimi doğrular nitelikteydi.

Bu çalışmadaki ikinci amacım ise bu inanç grupları arasında ki farklılıkları çoğaltmak ya da azaltmak değil bunların birbirine karşı ön yargılarını yok etmektir. Örneğin. Şia Aleviliği kendi tekelinde görüp Kızılbaş ve Bektaşiliği bozulmuşlukla suçlarken Kızılbaş ve Bektaşiler Şiayı Sünniliğe yakın olmak ve döneklikle suçlamaktadır. İşin ilginç yanı tüm gruplarda kendilerini Aleviliğin asıl temsilcisi olarak kendilerini görmektedirler.

Oysa tapınım biçiminde, tümünde farklılıklar var. Bunun kimi ideolojik ve sosyolojik nedenleri de var. Anadolu topraklarında iktidarın sürekli Ortodoks İslam’ın elinde olmasından dolayı Alevilik muhalefette kalmış, ezilmiş ücra kıyılara sürüklenmiştir. Aralarında ki ilişki kopmuş böylece kaldıkları yerlerde kapalı topluluklar haline gelip ev ibadetine dönmüşler. Aralarında ki ilişki kopukluğundan dolayı zamanla farklılıklar oluşmuş ve bu farklılıkları mensup oldukları eski inançlarıyla sentezleştirerek farklı inanç toplulukları haline gelmişlerdir.

Örneğin Bektaşilerin ruhani önderleri Dede ve Babalardır. Bunlar tarikat mensubu üyeler tarafından seçilirler. Oysa Kızılbaşların ruhani önderleri Pirdir ve ocak- zadedirler. Bunlarda ki ruhani önderlik babadan çocuklarına geçmektedir. Şiilerde ki ruhani önderler İmamıdır Camii de onun ardında namaz kılar ve dini bilgilerini ondan alırlar. Nusayrilerde ise ruhani önderler Şeyhtir.

Tanrı anlayışları da farklıdır. Kızılbaş ve Bektaşilerde İnsan olgusu öne çıkmaktadır. En kutsal varlık insanın kendisidir ve inancın merkezindedir. Oysa Nusayrilik ve Şiada ki Tanrı anlayışı Ortodoks İslam’la paraleldir. Doğayı yorumlayış algılayışı da farklıdır. Bu inanç topluluklarının. Kızılbaş ve Bektaşilikte Panteizm var ancak Nusayri ve Şiada Sünni İslam gibi düşünmektedir bu konuda.

Bektaşilik ve Kızılbaşlık arasında da pek çok farklılıklar bulunmaktadır. Bunlardan bir iki tanesini buraya alırsak Dinsel Dans dediğimiz Alevi Semahı Kızılbaş ve Bektaşilerde belli sayıda kişilerce oynanmasına özen gösterilir. Bektaşi semahını anlatan kaynaklar, semahların 2-4-6-8-10-12 kişilik öbeklerce yapıldığını bildirirler. M. Tevfik Oytan semahın başlangıcını şöyle anlatır: “İlk önce dört can semaha kalkar. Bu ilk semah açılış semahı olduğu için mürşit ve cem erenlerin tümü ayağa kalkarlar” Aynı sayılar Vahit Lutfi Salcı Bedri Noyan gibi yazarlarca da verilir. Ancak Alevi (Kızılbaş demek istiyor çünkü diğer iki inanç grubunda Şia ve Nusayrilikte semah dönülmez yoktur) semahlarının daha çok 3-5-7-9-12 öbeklerce yapıldığı gözlenir. Gerçektende Aleviler (Kızılbaşlar) arasında bu sayılara çok önem verilir. Bu sayıların kutsallığına inanılır. Bu sayılar hayırlı dualar durumunda olan gülkbenklerde de anılır “Üçler, beşler, yediler, on ikiler,”den yardım ve şefaat dilenir. Ruhani önderleri konusunda ki farklılıkları yukarıda anlatmıştım.

Nusayrilik ile Şiilik arasında ki önemli farklılıklara gelince en önemli fark Yeniden Doğuş yada Tekrar Doğuş Reenkarnasyon konusundadır. Şia bu konuda Ortodoks İslam gibi düşünürken Nusayrilik Yeniden doğuşa inanmaktadır. Bayramlar konusunda da farklılıkları vardır. Nusayriliğin 12 kutlanan bayramı varken Şia Sünni dini bayramlarını esas almaktadır. Kızılbaşlık ve Bektaşilik Muharrem ayının birinci gününden onunvu gününe kadar Hüseynin şahadetinden dolayı yas tutarken Nusayriler Muharrem ayının ilk gününde Firaş Bayramını kutlamaktadırlar vs.
şahsım bu güzide siteye böyle bir yazı asmış olsa, bazı arkadaşlarımız, '' nerede kaynak, belge'' diye ortalığı toza dumana katmışlardı.
Ezeli Doğanay, bu yazısında öyle iddialar ortaya atıyor ki yenilir yutulur cinsten değil. Desteksiz sallıyor, yersek. kaynak olarak önümüze hangi tarihi vesikaları koyabilirsiniz, demeye kalksak, herhalde soros fonlarıyla kurulmuş üniversitelerin labaratuarlarında üretilmiş ısmarlama tarih tezlerini sunacaktır.

slistre Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 04.01.2016, 11:58   #314
Yazar
SahtePeygamber
Forum Katılımcısı
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 10.05.2015
Mesajlar: 217
Memleket: TUNCELİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 17
İtibar Puanı: 238
SahtePeygamber hakkında olumlu dusunceler mevcutSahtePeygamber hakkında olumlu dusunceler mevcutSahtePeygamber hakkında olumlu dusunceler mevcut

Ettiği Teşekkür: 51
65 Mesajına 89 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Alıntı:
haziran_AW Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
islamdan da ayrılmazlar,bilimden de şaşmazlar.
Ey haziran ben senin Ulvi Peygamberin Beni Dinle!

Islam azgin bir topluluga gonderildi! Yolu oldurmek, katletmek, azmak ve adaletten sasan bir topluluga sevgi yolu ogretilmez!

Tipki milli duygulari sivazlandiginda, su topluluga idam getirin diyen haziran aylari gibi. Ey haziran islam bir seriati cezadir ve Onlari kafeste tutacak seriati ceza hukmuleri getirilmistir!

Iclerinde bunlardan masum olanlara hak yolu gosterilir! uyduklari taktirde hak adalet ve sevgi yoluna ulastirilirlar!


Alıntı:
bilirler ki cenabı Allah bilimi de kuran ışığında yaratmıştır.
Ey haziran boyle mantik disi soylemleri nereden buluyorsun! Kuran ne bir bilim kitabi nede kuran isiginda birseyler yaratilmistir!

Kuran odurki azgin bir topluluga gondermistir! Allahin bilim, sanat, yaraticiligi, ve herkulade ayaetleri yeryuzune ve gokyuzune sacilmistir. Bunlari arayanlar yeryuzunu ve gokyuzunu gezmeleri aramalari ve incelemeleri gereklidir. Kuran yaraticinin derinligine inemeyecek kadar, zalimlerle, katillerle ve azgin bir toplulukla ugrasmaktadir!

Agaclar benim insan icin fevkalade bir ayettir, O bir besin ayetidir bana urun cikarir. Toprak mucevherimsi bir ayettir, ne istersem bana cikarir veri onun icin yaraticinin yaratici ayaetlerindendir. Gunes hayat veren bir ayettir, kemiklerimi isitir kuvvet verir, tanrinin her yarattigina can verir onun icin yaraticinin kuvvetinin ayetleridir. Hava o bir tanrinin soluk ve nefes bulmus bir ayettidir o konusan bir ayettir, soluk bulan bir ayettir.

Alıntı:
Allahın yoluna geri dönebilirlerse tüm insanlığı rahmete ve huzura kavuşturacaklardır.
Ey haziran islam alemi Allaha geri donerse diye bir mevzu gerceklesemez! Cunku baslangicinda huzur olmayan bir dinin sonuda vahimdir!

Muhammedin olumuyle bu gerceklik bas gostermistir! Ey haziran dogru yol benim! Beni takip et!

SahtePeygamber Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 26.01.2016, 20:01   #315
Yazar
akalem
Kontrollü Üye
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 25.05.2015
Mesajlar: 109
Memleket: AMASYA
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 0
İtibar Puanı: -86
akalem pek olumlu bakılan bir üye değil

Ettiği Teşekkür: 265
45 Mesajına 68 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Alıntı:
hüseyincem Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
DENİZLİDE SARIBABA DERGAHI’NDAKİ

IŞIKLAR’IN HAPSEDİLMESİ



Denizli’de Sarıbaba Zâviyesi’nde olan Işıkların bidat ve dalâlet üzere oldukları, gece-gündüz saz ve söz ile fısk u fücûr ettikleri bildirildiğinden, zâviyenin gizlice gözetim altına alınıp ahvallerinin kadı marifetiyle teftiş olunması; eğer durum arzolunduğu gibi ise sabit olan suçlarının yazılıp bildirilmesi ve sapık olduğu sabit olanların hapsolunması.

[Yev]mü’l-İsneyn, fî 2 Rebî’u’l-âhır, sene: 975

Yazıldı.

Kapudâna gönderildi; ulaşdurmak içün. Fî 22 Rebî‘u’l-âbır, sene: 975, Belge No: 312 (M.D.)

Anatolı Beğlerbeğisine ve Denizlü kâdîsına:

Hâliyâ Dergâh-ı Mu‘allâm’a ruk‘a sunılup; “Denizlü kazâsında Sarubaba Zâviyesi’nde müctemi‘ olan ışıklar bid‘at ü dalâlet ehli olup gice vü gündüz sâz u söz ile fısk u fücûr idüp Ömer ve Osmân nâmıyla varanlara; “Bed-nâmlardur.” diyü isimlerin tebdîl itdürmeyince ziyârete ruhsat virmezler ve ziyârete varan kimesnelere vevelâ taşrada secde itdürürler, andan ziyâret itdürürler ve kendüler dâyimül’l-evkât târikü’s-salât olup; “Niçün namâz kılmazsız?” diyü sü’âl olundukda; “Bu velîye hıdmet itdüğümüz kifâyet ider.” [diyü cevâb virüp] ol diyârun eşirrâ vü eşkıyâsı ekseriyâ anlara mürîd olup ehl-i sünnet olan cemâ‘te muhkem buğz u adâvet itmişlerdür.” diyü arz u takrîr olunup ahvâlleri görilmek lâzim olmağın buyurdum ki:

Hükm-i şerîfüm vardukda, kendü cânibünden sirran ve hafiyyen mu‘temedün-aleyhim âdemler gönderüp tebdîl-i sûret ile mezbûr ışıklarun evzâ‘u etvârlarını tecessüs ü tefahhus itdürüp göresin; kendülerine isnâd olunan bid‘at ü dalâletün aslı var mıdur, nicedür? Şöyle ki; hakîkati üzre ahvâllerin kâdî ma‘rifetiyle şer‘le teftîş idüp sâbit olan mevâddı yazup bildüresin. Şöyle ki; bu asıl dâll oldukları sâbit olanları hapsedesin.

ESKİŞEHİR’DE SEYİTGAZİ DERGAHI MENSUBU

IŞIKLARIN CEZALANDIRILMASI


Eskişehir ve Seyitgazi kazalarında Seydi Gazi Işıklarından suçlu olanların tutuklanmaları hakkındaki tekiden yazılan hüküm.

[Yev]mü’l-cum‘a fî 24 Ramazâni’l-mübârek sene: 966, [30.06.1559]

Yazıldı.

Belge No: 73 (M.D.)

Eskişehir kadîsına hüküm ki:

Hâliyâ mektûb gönderüp hükm-i şerîf vârid olup mazmûn-ı hümâyûnında Eskişehir ile Seydî Gazî kazâlarında sâkin olan Seydî Gazî Işıkları’nun ba‘zı ehl-i fesâdı olup anun gibilerin kayd ü bend ile yarar âdemlere koşup Kütâhya kal‘ası’nda habs idesin ve espâbların defter idüp arz idesin diyü fermân olınmış idi. Emr-i âlî mûcebince teftîş olındukda Eskişehir kadîlığında iki nefer ışık bulınup biri yigirmi yıldan ve biri on beş yıldan Ehl-i Sünnet Cemâ‘ati târîkına sülûk idüp ve ikisi dahı te’ehlül idüp bi’l-fi‘l ehl ü iyâlleri olup kendü hâllerinde olduklarından mâ‘adâ hîç bir vechile töhmet-i sâbıkaları dahı olmayup, eyülüklerine ol kazânun halkı şahâdet eyledüklerin bildürmişsin. İmdi, buyurdum ki, emr-i sâbık ile amel idüp anun gibi ehl-i fesâda ruhsat virmeyesin.

IŞIK TAİFESİNİN CEZALANDIRILMASI

Ahyolu kazasının Hâtuneli nahiyesinde ortaya çıkıp dalâlet üzere olan ve Ehl-i Sünnet itikadı hakkında kötü sözler söyleyen Işık tâifesinden Bahçeli isimli reisleri ile iki müridinin yakalandığı fakat tövbe etmeleri üzerine kefile bağlandıkları, diğer bazı müridlerin de yakalanıp Hüsam Reis ile gönderilmek üzere iken kaçtıkları bildirildiğinden, firar edenlerin buldurulup teftiş olunması ve suçu sabit olanların hapsedilip durumlarının arzolunması ve gelecek emre göre hareket edilmesi.

[Yev]mü’l-Erbi‘â, fî 15 Saferi’l-muzaffer, sene: 976

Yazıldı. Derâz İbrâhîm Çavuş’a virildi. Fî 18 Safer, sene: 975, Belge No: 98 (M.D.)

Ahyolı kâdîsına hüküm ki:

Mektûb gönderüp; “Ahyolı kazâsında Hâtûnili nâhıyesinde dalâlet üzre Işık tâyifesi dirilüp Bâğçeli nâm re’îsleri Tur nâm ışık hakkında hâşâ; “Peygamberdür.” diyü i‘tikâd itdüğinden gayri Ehl-i Sünnet ve Cemâ‘at’den ıbâdet üzre müslimânlara; “Yok yire aç yüzersiz ve yaşınuz yire dökersiz.” diyüp ve ferâyız kitâblarına; “Saman u kepekdür; samanı hayvân ve kepeği kelb yir; anı okıyan dahı hayvân u kelbdür.” diyü ta‘n üzre olup makâbir-i müslimîne; “Yezîdler makberesidür.” diyüp kendü meyyitlerin âhar makbere ihdâs idüp bunun emsâli küfriyyâtla hâli’z-zihn ümmî kavmi ıdlâl üzre olup nâhıye-i mezbûre halkınun ekseri mezbûrlara tâbi‘ olup bi-gayri hakkın katl-i nefse ve ahz-i mâle sâ‘îler olup kendü hâlinde rencber za‘f üzre olup anlarun şerrinden râhatları olmayup sirran ve alâniyyen tefahhus olundukda kazıyye vech-i meşrûh üzre müşâhede olundukda gayret-i Hakk hücûm idüp mezbûr Bâğçeli ve mürîdlerinden Resûl ve Îsâ ahzolunup; “Kâfirler idük; hâlâ İslâm’a geldük.” diyü mezbûrlar tevbe vü istiğfâr itmekle kefîle virilüp, mezbûr Bâğçeli mürîdlerinden ve ba‘zı hırsuzlarından hâssa re’îslerden kereste almağa gelen Husâm Re’îs ile, elegetürilüp gönderilmek üzre iken gaybet idüp öte yaka kızılbaşlarından gelüp bunlarun arasında tavattun itmiş bir kara sakallu sûret-i hakda Boyacı Ahmed nâm kimesnenün katına cem‘ olup dirürler. Ol tuğyân [u] dalâlet üzre olanlar tahammül idemeyüp Südd-i Sa‘âdetüm’e müteveccih oldukların” arzeylemişsin. İmdi; ol gaybet idenler dahı elegelüp ahvâlleri teftîş olunup arzolunan husûslar sâbit olursa habsolunmaların emridüp buyurdum ki:

Vusûl buldukda, bu bâbda bi’z-zât mukayyed olup mezkûrları ve gaybet idenleri beher-hâl yataklarına ve turaklarına ve bi’l-cümle şer‘le buldurması lâzım olanlara buldurup getürdüp ahvâllerin hakk üzre teftîş idüp göresin; arzitdüğün üzre anun gibi ahvâlleri sâbit olanları muhkem habsidüp sûret-i sicillerin Südde-i Sa‘âdetüm’e gönderesin; sonra emrüm ne vechile sâdır olursa mûcebi ile amel oluna.


şimdi anladınızmı IŞIKLAR KİMLERMİŞ....

siz kimle dalga geçiyordunuz utandınızmı biraz.....

yazık ki ne yazık....



o ışığı ne yezidler söndüremedi,senin gibi çakma yezidler hiç söndüremez....
Işık taifesi denilen dönemin Alevi toplulukları hakkında Osmanlı Devleti kayıtları bu güne de yön vermesi açısından önemli ve ilginç veriler olarak tekrar dikkate sunmak istedim.

akalem Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
akalem Kullanıcısına bu mesajı için 2 üye teşekkür etti:
**Yorum** (21.04.2016), Canhaktan (02.04.2016)
Alt 21.04.2016, 16:32   #316
Yazar
**Yorum**
Haymatlos
 
**Yorum** - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 15.11.2006
Bulunduğu yer: Lukka
Yaş: 38
Mesajlar: 8.977
Memleket: SİVAS
Cinsiyet:
**Yorum** - MSN üzeri Mesaj gönder
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 156
İtibar Puanı: 2395
**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip
**Yorum** - MSN üzeri Mesaj gönder

Ettiği Teşekkür: 4.652
3.466 Mesajına 6.741 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Karanlığı benimseyen, Işıktan rahatsız olur

___________________İMZA___________________
Oy Vermek Bir Şeyleri Değiştirseydi Yasaklanırdı!


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
**Yorum** Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 09.11.2017, 07:30   #317
Yazar
Garipmusasultan
Forumu İyi Bilen
 
Garipmusasultan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 26.04.2008
Bulunduğu yer: Ankara
Mesajlar: 424
Memleket: SİVAS
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 43
İtibar Puanı: 50
Garipmusasultan yakında sevilen bir üye olabilir

Ettiği Teşekkür: 583
261 Mesajına 527 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Yıllar oldu foruma girmeyeli bazıları bilip bilmeden atıp tutmuşlar. Biz tüm dünyaya ışık saçan ilahi nuruyla aydınlatan Alevi yolunun evlatlarıyız. O dönem eleştirdiğim ve büyük tartışmalar yaptığımız şahıslar ateist ve Alevi taklidi yapan kripto ermeni vatandaşlardı ve Aleviliğin tüm değerlerini reddeden bu insanlar türlü hilelerle ve yalanlarla ve çarpıtmalarla insanların kafasını karıştırmaya çalışıyorlardı o dönem yaşım epey küçük olmasına rağmen bu insanlara gerçekleri anlatmıştım. Aleviliğin ne olduğunu Aleviliği yaşayanlar bilir ateizmi savunup Allah'ı inkar eden Hz. Muhammed'i Hz. Ali'yi Ehlibeyti 12 imamları inkar eden kimseler gelip Alevilik ve Aleviler hakkında konuşamazlar. Sünni kökenli olup ateizmi tercih eden insanlar gibi onurluca davranıp onlar nasıl Sünnilikle alakalarını kesiyorlarsa bu vatandaşlar da Alevilikle bağlarını koparsınlar ve Alevilik adına konuşmayı kessinler. Ben bunları anlattım benim yokluğumu fırsat bilip arkamdan konuşanlar Aleviliğin edep ve erkanından habersiz acizlerdir.

___________________İMZA___________________
“Allah’ın dini kişilerle tanınmaz; hakkın nişaneleriyle tanınır. Öyleyse hakkı tanı, hakka uyanları tanırsın.”

İmam Ali Aleyhisselam

YA ALLAH YA MUHAMMED YA ALİ
Garipmusasultan Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 09.11.2017, 07:35   #318
Yazar
Garipmusasultan
Forumu İyi Bilen
 
Garipmusasultan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 26.04.2008
Bulunduğu yer: Ankara
Mesajlar: 424
Memleket: SİVAS
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 43
İtibar Puanı: 50
Garipmusasultan yakında sevilen bir üye olabilir

Ettiği Teşekkür: 583
261 Mesajına 527 Kere Teşekkür Edlidi
Standart ...

Alıntı:
**Yorum** Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Karanlığı benimseyen, Işıktan rahatsız olur
Ben kendisini ışık insanları olarak tanıtan ve Aleviliği inkar eden esasen şeytani karanlık içerisine düşmüş inkarcılarla tartıştım siz bilip bilmeden yıllar önceki tartışmaları iyi analiz etmeden niye arkamdan konuşuyorsunuz? Esas karanlık zihinler bu yolu ve değerlerini inkar edenlerdir. Bizler Aleviliği yaşayan insanlarız etnik kimlik gibi bu ismi taşımıyoruz kripto ermeni olup, ateist, deist olup kimlik karmaşası yaşayan bazı ezikler inkar etmelerine rağmen Aleviliğin adını kullanmaya devam ediyor olabilirler fakat biz Aleviliği yaşıyor ve iman ediyoruz bu yola bu sebeple Aleviyiz ve ezelden beri Alevi olduk ve bu yolu asırlarca müdafaa etmiş erenlerin evlatlarıyız ve müdafaa etmeye devam edeceğiz. Bu yolu ne içimize sızan şeytanilere ne dışarıdan saldıran şeytanilere karşı savunmasız bırakmayız. Bizi hak yoldakiler sever, inkarcılar sevmezler...

___________________İMZA___________________
“Allah’ın dini kişilerle tanınmaz; hakkın nişaneleriyle tanınır. Öyleyse hakkı tanı, hakka uyanları tanırsın.”

İmam Ali Aleyhisselam

YA ALLAH YA MUHAMMED YA ALİ
Garipmusasultan Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Hizli Erisim


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 01:25.


Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
Yazılan yazılar ve yayınlanan resimlerin tüm hakları yazan kişiye aittir. Site hakları Aleviweb.com adına saklıdır.

Yandex.Metrica