Go Back   Aleviweb.com - Alevi Alevilik ve Aleviler Forumu > Aleviler ve Alevilik > Alevilik Genel

Alevilik Genel Alevilik üzerine genel tartışmalar, eleştiriler, sorunlar

Cevapla
 
Seçenekler Arama Stil
Alt 13.11.2018, 02:13   #371
Yazar
Raya Haq
Forumu İyi Bilen
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 10.10.2016
Mesajlar: 439
Memleket: TUNCELİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 12
İtibar Puanı: 10
Raya Haq iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 13
30 Mesajına 32 Kere Teşekkür Edlidi


Standart

ISLAM MISYONERINDEN ALINTI;
(Sayın Raya Haq, Tekrar sizi, edeb ve haya dairesine davet ederek, fikirlerinizi hakaret etmeden, iftira atmadan sohbete davet ediyorum. zaten kendi inancınızdan emin iseniz, bilginize de güveniyorsanız bunlara gerekte yoktur.)

BIZ ELIMIZE, DILIMIZE VE BELIMIZE SAHIP OLMAYI IYI BILIRIZ. AHLAKSIZ ISLAM AHLAKSIZLIGI ILE BIZE EDEP ERKAN OZELLIKLE HAYA OLGUSUNU OGRETEMEZ.
BIZ ONU INSANLIGIN DOGUSUNDAN BERI KENDIMIZDE VAR ETMISIZ...

BEN ISLAM VE ONUN MISYONERLERINE YONELIK YAZIYORUM, SEN KISISEL SALDIRIYA GECIYORSUN!!!!
BENIM INANCIM "SEVGI VE INSANLIK" YOLUNUN INANCIDIR. SEN ISE CENNET, CEHENNEM HESAPLARI YAPAN, CINSI SAPIK VE UCKUR DUSKUNUNUN PESINDE GIDEN VE ONU BASKASIYMIS GIBI GOSTERMEYE CALISAN, AKLAMAYA CALISAN GOREVLI ISLAM DININ MUGRUTLERINDENSIN....

ISLAM MISYONERINDEN ALINTI;
(Benim "misyoner" olduğumu ifade etmişsiniz. "misyoner" kısaca bir dini, inancı yayan kimseye denir. Öncelikle Alevi-Bektaşi inancında kimse zorla alevi-bektaşi yapılmaz. Alevilik , kişinin kendi rızası ile ikrar vererek, görgü cemine girerek, öncesinde rehberinden, pirinden tarikat abdesti aldırılarak olunur. Kendi özelimde ise, ne kimseyi zorla alevi yaptım. ne de Aleviliği yaymaya cabaladım. Alevi_bektaşi islam anlayısı teslim-i Rızaya dayanır. bu da yetmez, bu yola talip olanın İKRAR=söz vermesi gerekir.)

GUZEL BIR SOYLEM VAR.. "BEN SANA VALI OLAMAZSIN DEMEDIM, BEN SANA ADAM OLAMAZSIN DEDIM"
BEN SANA ISLAM MISYONERI OLAMAZSIN VEYA DEGILSIN DEMEDIM. BEN SANA ALEVI KIZILBAS OLAMAZSIN DEDIM...
SANA GORE CINSI SAPIK, UCKUR DUSKUNU VE KELLE AVCISI MUHAMMED KUTSALDIR.. BANA GORE INSANLIK DUSMANI AHLAKSIZIN BIRIDIR.
SANA GORE BU CINSI SAPIK, UCKUR DUSKUNU VE KELLE AVCISI ALEVIDIR.
BANA GORE TAMAMEN ILGI VE ALAKASI YOKTUR, ALEVI YASAM FELSEFESININ KAPISINDA PIR SULTANIN ITI BILE OLAMAZ.
DOLAYISIYLA SEN ISLAM DENILEN SUC MAKINASININ PROPAGANDASINI YAPIYORSUN, BU AHLAKSIZ DINI GETIRIP ALEVI YASAM FELSEFESI ILE AYNI CIZGIDE GOSTERMEYE CALISIYORSUN!! SENIN HIZMET ETTIGIN O VAHSI ISLAM BUNU 1400 YILDAN BERI YAPMAKTADIR, YAPMAYA DA DEVAM ETMEKTEDIR....
SONUC OLARAK SEN DEGIL ALEVI OLMAK, ALEVI DUSMANLIGINI YAPMAKTASIN.

ISLAM MISYONERINDEN ALINTI
Sonuç olarak, tarih boyunca Emevilerin, veya sünni halifelerin yaptıklarını Alevilik veya islam olarak kabul edemezsiniz. Devamla , muaviyenin, yezidin islam anlayısını , gerçek islam budur. diyede gösteremezsiniz. sizin yaptığınız kolaycılık olur. tarihin hiçbir noktasında hiçbir alevi- bektaşi bu süni islam anlayısını kabul etmemiş, zalime karsı hakkı savunan Hz. Ali'nin ve soyunun etrafında kenetlenmiş, Ehli Beytin islam anlayısını benimsemiştir.



EMEVILER ILE SUNNILER AYNIDIR, YANI EMEVILERE SUNNI DERLER, EMEVI DEDIGIN KESIM INANDIGIN HZ. MUHAMMED (CINSI SAPIGIN) AKRABA VE EHLI-BEYTIDIR.
UNUTMA, AYSE MUHAMMEDIN ESIDIR, EBU BEKIR KAYIN BABASIDIR, OMER HEM DAMADI HEMDE KAYIN BABASIDIR, OSMAN IKI ZINNURLU (IKI MELEKLIDIR) IKI KIZINI VERMIS, VE AYNI SULALEDENDIR.
EHLI-BEYT; MUHAMMEDIN EV HALKIDIR, YAKINLARIDIR, SULALESIDIR, HANESINDE YASIYANLARA VERILEN TERIMDIR.
BIZE NE? BU CINSI SAPIK VE UCKUR DUSKUNLERINDEN,
BIZE NE? BU AHLAKSIZ VE ALCAKLARDAN.
BIZE NE? BU INSAN KASABI CELLATLARDAN.

KAC KEZ SOYLEDIM, BIR KEZ DAHA SOYLEMEKTE YARAR VAR, BELKI ANLARSIN.
SUC MAKINASI, UCKUR DUSKUNU, CINSI SAPIK, AHLAKSIZ, ALCAK YAPILANMA OLAN ISLAM......
SEVGI VE INSANLIK YOLU OLAN ALEVI YASAM FELSEFESININ YANINDA DUNKU COCUKTUR...
ALEVILIK; INSANLIGIN DOGUSUNDAN BERI VARLIGINI SURDUREN BIR YASAM BICIMIDIR...
EHLI-BEYT ISLAM ANLAYISINIMI BENIMSEMIS!!!!!!!!
EHLI-BEYT EN SON ABBASI HALIFESINE KADAR NAMAZINDA, ORUCUNDA, YANI ISLAMIN 5 SARTINI HARFIYEN YERINE GETIREN BIR YAPILANMADIR...
BUNLAR HALLAC-I MANSURU HUNARCA KATLEDEN MANTIGIN TAA KENDISIDIR...
SEN, ALEVI YASAM FELSEFESI ILE, SII /CAFERI MEZSEBINI KARISTIRIYORSUN, AYNI CIZGIDE GORMEYE CALISIYORSUN!!! ISLAMIN 1400 YILDAN BERI YAPTIGI TAM SIZIN YAPTIGINIZ GIBI TIPA TIP AYNIDIR..
ONUN ICIN SIZE ISLAM MISYONERI DIYORUM...

ISLAM MISYONERINDEN ALINTI;
(Evet bizler, Yezit olmadık, zalime boyun eğmedik. Hz. Hüseyin olduk. dik durduk. asıldık, kesildik, sürüldük ama ikrarımızdan dönmedik. yolumuzu, itikatımızı bırakmadık.

Siz de böyle olun, sünniliği, ya da sünnilerin islam anlayısını islam olarak kabul edip. ikrarınızdan olmayın.)

YEZIT AYNI HALASININ KOCASI MUHAMMED GIBI VAHSI VE ZALIMDI, ONA DA MUHAMMED VE BUTUN INSANLIK DUSMANI ISLAM KASAPLARINA LAHNET OLSUN.
BIZE ISLAM DENILEN AHLAKSIZ SUC MAKINASI ISLAMI FARKLI SEKILDE VEYA FARKLI YOLLARLA TOZ PEMBE GOSTERMEYE CALISMAN BOSUNADIR....

SUNNI, SAFI, HANEFI, HAMBELI VE SIA YANI 5 MEZSEBI BU DININ BIR YAPILANMASI VE AYNASIDIR. BU DIN ALEVILIGIN YANINDA DUNKU COCUK OLDUGU GIBI, BASLI BASINA BIR INSANLIK DUSMANIDIR..

ZAMAN SORUNUNDAN DOLAYI BASKA BASLIK ALTINDA YAZIDIGIM YAZILARI AKTARIRSAM HEM CEVABINIZI ALMIS OLURSUNUZ HEMDE DAHA FAYDALI OLUR SIZE

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

SAN OLSUN SEVGI VE INSANLIK YOLU..
GERCEGIN DEMINE HUUUUUU


Konu Raya Haq tarafından (13.11.2018 Saat 05:42 ) değiştirilmiştir.
Raya Haq Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 13.11.2018, 02:14   #372
Yazar
Raya Haq
Forumu İyi Bilen
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 10.10.2016
Mesajlar: 439
Memleket: TUNCELİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 12
İtibar Puanı: 10
Raya Haq iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 13
30 Mesajına 32 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Saygideger Canlar.

Arap Muhammed ve Arap Alinin devami olan aylesini bize kutsal birer varlik olarak gosterilmesinin sebebi, 1400 yillik cirkin asimile politikalarinin basariya ulasma cabasidir.

Genel olarak EHL-I BEYIT iki ayri olusumun farkli bakis acilarini goz onunde bulundurup daha sonra gercek ve dogrulari aciklamayi tercih etmek, dogru bir yaklasim olsa gerek.

1. Ehli Beyt (Arapça: أهل البيت), "ev halkı" anlamına gelen ve Muhammed'in ev ahalisini tanımlamak için kullanılan İslami terim.

2. Ehli Beyt'deki, ehl ile ahali aynı köktendir. Kişiler demektir. Beyt ise ev demektir. Yani ev ahalisi manasına gelir. İslam peygamberi Muhammed'in ev ahalisi için kullanılan bir terimdir. Ehli Beyt deyimi Kuran'da da geçer.

Ehli beyt'ten olmak İslam toplumunda özel bir statü ve seçkinlik anlamına geldiği gibi Şii İslam toplumunda kendilerine özel bir gelir tahsis edilmiştir.

3. Sünniler ehli beyti genel olarak peygamberin hanımları, çocukları ve torunlarından oluşan, saygı duyulan bir topluluk olarak ele alırlar. Şiilikte ise bu toplum halifelik, yönetim hakları, görüşlerinin eleştirilemezliği, masum oluşları, dünya ve ahiretteki statüleri ve yer yer insanüstü özellikler barındıran mistik yönleriyle bir üst katman şeklinde değerlendirilirler.

4. Sünnilik ile Şiilik arasında bir anlayış farkı da bu kavramın kapsamı ile ilgilidir. Sünnilikte kesin hatlarla çerçevesi çizilmeyen bu kavram Şiilere göre İslam peygamberi Muhammed , Ali, Fatıma Zehra, Hasan ve Hüseyin[1] ve onların soyundan gelen 12 imamları kapsar. 12 İmam:

Ali bin Ebu Talib (Ebu Talip Oğlu Ali)
Hasan bin Ali (Şerifan) (Ali Oğlu Hasan)
Hüseyin bin Ali (Seyyidan) (Ali Oğlu Hüseyin)
Zeynel Abidin (Hüseyin Oğlu Zeynel)
Muhammed el-Bakır (Ali Oğlu Muhammed)
Cafer-i Sadık (Muhammed oğlu Cafer)
Musa-i Kazım (Cafer Oğlu Musa)
Ali Rıza (Musa Oğlu Ali)
Muhammed Taki (Ali Oğlu Muhammed)
Ali Naki (Muhammed oğlu Ali)
Hasan-ul Askeri (Ali Oğlu Hasan)
Muhammed Mehdi (Hasan oğlu Muhammed)


Pekki bunlari cok iyi inceledigimizde, var olan dogru ve gerceklerimi kabul edecegiz, yoksa iki ayri kutuplasmalarin, Muhammed denen uckur duskunu kisinin kendi sonunu hazirliyarak, bizzat Esleri tarafindan (Ebu Bekir`in Kizi Ayse, Omer`in kizi Hafsa`yi kucuk yasta alip tecavu ederse, bunlar tarafindan zehirlenip oldurulmesi de gayet normaldir. ) Muhammedin olumunden sonra iktidar kavgasi ile bir birlerini yiyen ve halen yemeye devam eden.. Insanlik Dusmani Islamin Gercek yuzunu ortaya cikarmak, ozellikle Alevi Yasam Felsefesinden tamamen farkli bir yapilanmasi olan bu suc makinasinin amaci ASIMILE POLITIKALARINI SURDURMEK VE BASARIYA ULASMAKTIR... Bununda mumkunu yoktur.

Alevi Yasam Felsefesi

Din, Irk, Mezsep ve Renk Ayirimi yapmadan 73 millete bir nazarda bakma felsefesine sahipse, yani Dunyada Yasiyan Butun Insanlara bir gozle bakip, herkesi Kardes gorme olgusuna sahipse.....
Islam`da ise kendisinden olmiyan kendi inancini kabul etmiyen, Kafir, Zindik, Gavur vs vs gibi otelestirme gibi bir yobazliga sahip ise... Aleviligin Islamla Ilgisinin olmadigini herkes kabul etmelidir.....

Alevi toplumu Islamin Ehl-i Beyt`ini desteklemekle, Ehl-i Beyt yanlisi gosterilmeye calisilmis, Ehl-i Beyt`in gercek yuzunu ve gercek kimliginin acik acik ortaya cikmamasi, toz pembe gosterilmesi sonucu, dogru ve guzel olan herseye sahiplenme ve destekleme felsefesi ile yaklasan Alevi toplumuna mal edilmeye calisilmis...
Islam; bu firsatciligi ile Alevi toplumunu islamlastirma kurnazligini buradan yurutmus ve gunumuze kadar gelmistir.....

Yukarida da belirttigimiz gibi EHL-I BEYT`in (Arapça: أهل البيت) Anlami Ev Halki, Hz Muhammed`in Ev Ahalisini tanimliyan ve simgeliyen bir terimdir.....

Hz Muhammed`in Damadi Hz. Ali ve cocuklari Ehli-Beyt oluryorda, Hz. Osman` verdigi iki kizi ve kizlarinin cocuklari Ehli-Beyt olmuyormu? Ayrica Hz. Osman ayni sulaleden gelen yakin akrabalarindan biridir..

Hz. Ebu Bekirin kizi olan Hz. Aise (Ayse) Ehli-Beyt`ten sayilmiyormu?

Zaten Ehli-Beyt kelimesi Aise`nin Uygunsuz sekilde colun ortasinda yakalanmasindan sonra Hz. Muhammed tarafindan Ayse`e yonelik soylentileri sonlandirma soylenmesidir.

Islam ansiklopedisinde nasil anlatilmaktadir,.
(Resulullah (s.a.v) sefere çıkmak istediği zaman, kadınları arasında kura çeker, hangisinin ismi çıkarsa onunla giderdi. Benî Mustalik gazasından önce yaptığı gazada da aramızda kura çekti, benim ismim çıktı, bundan dolayı Resulullah ile beraber çıktım ve bu, hicab (örtünme) âyetinin indirilmesinden sonra idi. Onun için bir hevdece (deve üzerine konulan kapalı taşıyıcıya) konuldum, dönüşte Resulullah Medine'ye yaklaşınca bir yerde konakladı, sonra da yola çıkmaya nida ettirdi. Yola çıkmaya seslendikleri sırada ben kalktım ve yürüyüp ordugahı geçtim, tuvalete gittim, yerime dönerken göğsümü yokladım, ne göreyim Zafâr boncuklarından bir dizim vardı, kopmuş düşmüş, bunun üzerine döndüm, kaybolan dizimi aradım, bunu aramak beni alıkoydu.
Benim yol nakliyemi yapmakta olan grup varmışlar, hevdeci yüklenmişler ve beni içinde zannetmişler. Çünkü hafif idim, henüz küçük yaşta bir taze idim; beni hevdecte sanmışlar, deveyi çekmişler gitmişler. Döndüğüm zaman orada kimseyi bulamadım, bundan dolayı belki beni aramak için dönerler dedim, oturdum. Derken uyumuşum, Safvân b. Muattal ordunun arkasına kalır, insanların eşyalarını araştırır, bir şey kalmış ise kaybolmaması için diğer konak yerine götürürdü, beni görünce tanımış "Allah'tan geldik ve yine O'na döneceğiz" (Bakara, 2/156) demesiyle uyandım, hemen feracemle yüzümü örttüm, devesinden indi, ben bininceye kadar çekildi, bindim. Sonra deveyi çekti, yürüdü, öğle sıcağında orduya yetiştik; inmişler, bağrışıyorlardı. İndikleri zaman beni bulamadıklarından insanlar çalkalanmış, o sırada imiş ben üzerlerine varıverdim, artık herkes beni konuşmuş. Beni lakırdıya almış, helak olan helak olmuş.)

Asilinda bunun gercek hikayesi, Safvan b. Muattal ile Ayse nin gecmisi ile ilgilidir, ikisininde bir birlerine sevdali olmasidir.


Safvân b. Muattal; Aise (Ayse) nin sevcesidir. Aise colde bir yolunu bulup geride kalir. Deve uzerinde fark edilmesi imkansiz gozu ile bakildigindan dolayi, ordunun arkasindan sonra yetisbilir dusuncesi ile. Colun ortasinda uygunsuz bir sekilde, Hz. Muhammed tarafindan bulunmasi icin geri gonderilen 150 kadar asker tarafindan gorulur, Ordu komutani gorduklerini Hz. Muhammed`e anlatir, Sefvan b. Muttal orada kellesi ucurulur, colde gombuldukten sonra, Aise`nin olum fermanini babasi Ebu Bekir Ile sonlandirmak veya yalandan Allah`tan bir Vahi hikayesi ile Aise aklanir....

Fakat gozleri ile goren 150 Askeri unutur, Askerler buna buyuk tepki gosterir, kendi gozlerimizle gordugumuz bir seyi, Allah nasil boyle bir vahi gonderebilir, kaldiki zorla tecavuz ettigi filanda yoktu, birlikte sevisen iki insani kendi gozlerimizle gordugumuz halde boylesi bir uydurma dogru degil vs vs gibi tepkiler ve soylentiler sonucu....
Hz. Muhammed telllal cagirtir, herkesin duyacagi bir sekilde gunlerce insanlar uyarilir.....

"BUNDAN SONRA BENIM EHL-I BEYT`IME LAF SOYLIYEN, HAKKINDA KONUSAN, DEDI KODU YAPAN KIM OLURSA OLSUN, KELLESI UCURULACAKTIR" gibi fetfalari ile EHL-I BEYT kelimesi yaygin hala gelir, Ebu Bekir, Osman, Omer, Ali, Muaviye. Ebu Sufyan vs vs gibi Hz. Muhammed`in kizlari ve sevcelerinin yakinlari akrabalari EHL-I BEYT olarak bilinir......

Kaldiki Ebu Sufyan, Ali ve Muhammed`in dedeleri olan ikiz kardesin cocuklaridir.

Islam Cinsi Sapikligi, Uckur Duskunlu, Insan Kani ile Beslenen bir yapilanma oldugu bilinen ve bunun halen devam edilip surduruldugunu bilmiyen varmi?

Islam`in cumbur cumbus yani kiz cocuklarini kucuk yaslarda bir birlerine nasil verdiklerini kimin kiminle evlendigine kisaca bir bakalim....

Hz Muhammed kizlarindan Fatma`yi Ali`ye, Ummu Gulsum`u ve Rukiyye`yi de Osman`la evlendiriyor...
Osman ile Ali; Hz. Muhammed`in damadi oluyorlar, ikisi de Bacanak oluyor.
Dolayisiyla Muhammed Osman ile Ali`nin kayinbabasi oluyor...
Muhammed, En Yakin Arkadaslarindan biri olan Ebu Bekir`in 6 yasindaki kizi Ayse`ye goz koyuyor, istiyor soz veriliyor, Adet (ergen) oldugu 9 yasinda iken Muhamede veriliyor,
Muhammed en yakin Arkadasi Olan Ebu Bekir`in KAYIN BABASI OLUYOR.
Omer; Kizi Hafsa`yi Hz. Muhammed`e veriyor, Yani Omer Muhammed`in kayin babasi oluyor....
Omer; Ali`nin Kizlarindan Ummu Gulsum`u kucuk cocuk iken Ali`den istiyor ve evleniyor,
Omer`in kayin babasi olan Muhammed`in Kizi Fatima. Omer`in kaynanasi oluyor, hali ile Fatmanin esi Ali Omer`in kayinbabasi oluyor!!!!!!!
Omer`in evlenipte bosadigi Atike`yi Muhammed`in tornu Huseyin aliyor.
Muhammed; Ebu Sufya`nin kizi ile evleniyor, Ebu Sufyan`nin oglu Muaviye Halifelik kavgasinda Ayse`yi sevcesi yapiyor, birlikte Ali`ye karsi savasiyorlar.....
Ne karisik bir ve cirkef bir durum degilmi?
Bence daha fazla karistirmiyalim, karistirdikca Islamin pislikleri su yuzune cikiyor, ciktikca batiyor, batikca cirkinlesiyor....

Sonuc olarak Islam denen suc makinasi, Eline baksak Eline sahip degil, Diline desek, Diline sahip degil, Beline desek, Beline hic sahip degil.....
Aleviligin temel felsefesi, ELINE, BELINE VE DILINE sahip olmaktir....
Ne buyuk celiski degilmi?
Ikisini bir biri ile kiyaslamak veya islamin kolu olarak gormek ve gosterilmeye calismak!!!!! basli basina bir insanlik sucudur.......

Dolayisiyla Ehl-Beyt Ev halki, Ev Ahali, ise, Alevi Yasam Felsefesinde Yol Onderligi Yapan, Insan-i Kamil mertebesine erismis insanlarin Ehl-i Beyt`i mutlaka olmustur, Ehl-i Beytleri karistiran Islam 12 Hizmet ile 12 Imamlari karistirmasi`da bir O kadar normaldir....

Saygi ve Insani Sevgilerimle

Raya Haq Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 13.11.2018, 02:15   #373
Yazar
Raya Haq
Forumu İyi Bilen
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 10.10.2016
Mesajlar: 439
Memleket: TUNCELİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 12
İtibar Puanı: 10
Raya Haq iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 13
30 Mesajına 32 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

ZAKIRLERIN DILINDEN CEMLERDE 12 HIZMET DEYISI;

Hakk’tan bize nida geldi
Pirim sana haber olsun
Şah’tan gülzarı geldi
Peyik sana haber olsun


Bu yola giden hacılar
Güruhları hep Naciler
Cem kilidi kapıcılar
Kapıcı’ya selam olsun

Hakk,kuluna eder nazar
Dört nesneden adem dizer
Kalleş gelmiş cemi bozar
Gözcü sana haber olsun

Ey kalp evi dolu kişi
Daima Hakk’ladır işi
Kimdir bu halkanın başı
Zakir sana haber olsun

Mümin yolun yakın ister
Münkirlerden sakın ister
Delil yanmaz yağın ister
Delilci’ye haber olsun

Mümin çekildi meydana
Münkir atıldı zindana
Hizmet verildi Selman’a
Tezekkar’a haber olsun

Zakir zikreder sazı ile
Düvaz okur avazı ile
Mü’min Müsli niyaz ile
Çerağcı’ya haber olsun

Haydin gidelim üryana
Mümin müslim bir yana
Tekbir verildi kurbana
Kurbancı’ya haber olsun

Yola giden haslar hası
Silinsin gönüller pası
Doldur ver engür tası
Sakkacı’ya haber olsun

Haydin girelim hakikate
Kulak tutun marifete
Mümin girdi ihtikata
Semacı’ya haber olsun

Hizir oli cemde oturur
Kurbana kepçe batırır
Gerçeğe lokma getirir
Nakıp sana haber olsun

Şah Hatayı’ım barı çaldı
Şah’tan gülizarı geldi
Pirden bize destur oldu
İznikçi’ye haber olsun.

Suc makinasi tarihin en vahsi dini olan ISLAM ile yukaridaki nefesle ilgisi olabilirmi?
12 Hizmet ile,
12 imami Islamin kolu olan Sii likle ilgisi olabilirmi?
Alevi Yasam Felsefesinin hic bir yapilanmasinda, Islam denen suc makinasinin igrenclikleri ve ahlaksizliklari yok.

Bugun, Dun ve Dunden de onceye gidilsin, bir anda 9 hatunu olan bir yol onderini gostersinler.
Kardesim dedigi Kisiye (Biz Alevilerde IKRAR VERMEKTIR) KIZINI VEREN, 6 yasindaki cocuklara goz diken, 9 yasindaki cocuklara tecavuz eden bir yapilanma ALEVI YASAM FELSEFESINDE DUSKUN ILAN EDILIR...

HIC BIR GUC ISLAM DENEN CINSI SAPIK, UCKUR DUSKUNU KAN EMICI VE INSANLIK DUSMANI BIR YAPILANMAYI...

ALEVI YASAM FELSEFESI ILE BIR ARADA GOREMEZ, GORMEYE CALISANLARIN YA BEYNINDE YADA GOZLERIN GORME SORUNU VARDIR...

Saygilarimla.

Raya Haq Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 13.11.2018, 02:15   #374
Yazar
Raya Haq
Forumu İyi Bilen
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 10.10.2016
Mesajlar: 439
Memleket: TUNCELİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 12
İtibar Puanı: 10
Raya Haq iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 13
30 Mesajına 32 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Aleviliğin İslamla hiçbir ilişkisi yoktur

Aleviliğin, İslamla, İslamiyetle hiçbir ilişkisi yoktur. İslamiyetten çok önceleri oluşmuş, Mezopotamya kökenli, Zerdüşt kökenli bir inançtır. İslamiyetle, Müslümanlıkla, Dördüncü Halife Ali’yle, 12 İmamlarla hiçbir ilişkisi, hiçbir bağı yoktur. Alevilerin, 12 İmamlar adına, Ali adına yalvarış-yakarış içinde olması, dualar etmesi, kendisi olmamasının, kendisine empoze edilmiş bir ritüeli yaşıyor olmasının dikkate değer bir görüntüsüdür.
Alevilik son yıllarda, çok konuşulan konulardan biridir. Alevilik konusunda yayınlar artmakta, televizyonlar, radyolar çoğalmaktadır. Aleviler arasında örgütlenme de boyutlanmaktadır. Fakat Aleviler, kendisi olarak konuşmamakta, örgütlenme kendisi çerçevesinde gelişmemekte, dışarıdan, Alevilere empoze edilen bir bilinç doğrultusunda gelişmektedir. Kendisi olarak konuşan, kendisi olmayı savunan Aleviler şüphesiz vardır. Ama sayıları azdır. Seslerini yeteri kadar duyuramamaktadır. Böyle bir damarın bulunması şüphesiz çok olumludur. Sayıları ne kadar az olursa olsun, düşün hayatında belirleyici olan da bu damardır.


İttihat ve Terakki yönetiminden beri başlıca iki grup üzerinde yoğun bir asimilasyon uygulanmıştır. Kürtleri Türklüğe asimile etmek, Alevileri Müslümanlığa asimile etmek, yüz yıla yakın bir zamandır temel bir devlet politikasıdır. Bu, sistematik bir şekilde uygulanan bir devlet politikasıdır.

Asimilasyona karşı gösterilen tavırda Kürtler ve Aleviler arasında önemli bir fark vardır. Kürtler asimilasyonun bilincine varmış, ona karşı yoğun bir mücadele içindedir. Aleviler ise, büyük bir çoğunlukla, asimilasyonun bilincinde değildir. Alevilerin büyük bir kısmı, “Aleviyiz ama, İslamız”, “İslamız ama Aleviyiz” deyip durmaktadırlar. Aslında, Aleviliğin, İslamla, İslamiyetle hiçbir ilişkisi yoktur. İslamiyetten çok önceleri oluşmuş, Mezopotamya kökenli, Zerdüşt kökenli bir inançtır. İslamiyetle, Müslümanlıkla, Dördüncü Halife Ali’yle, 12 İmamlarla hiçbir ilişkisi, hiçbir bağı yoktur. Alevilerin, 12 İmamlar adına, Ali adına yalvarış-yakarış içinde olması, dualar etmesi, kendisi olmamasının, kendisine empoze edilmiş bir ritüeli yaşıyor olmasının dikkate değer bir görüntüsüdür. Devlet ve hükümet, devlete ve hükümete yakın yazarlar, “Alevi İslam” dan, “İslamın sufi bir kolu olan Alevilik”ten, “İslamın üç büyük yolundan biri olan Alevilik”ten söz etmektedir. Hükümetin, “Alevi İslam” la ilgili olarak reformlar yapacağından, Alevilikle ilgili açılımlar gerçekleştireceğinden söz edilmektedir. Devlet Bakanı, “Aleviler, Sünniler kadar Müslümandır” demektedir. Bu arada, kendilerini, 12 İmamlara, Peygamber Muhammed soyuna dayandıran Aleviler de vardır. O zaman onlar, Türkmen değil Arap olmuyor mu? Veya Kürt değil Arap olmuyorlar mı? Veya, “evladı Resul”, “Seydi Saadet Evladı Resul” olduklarını söyleyenler, Arap olmuyorlar mı? 1937-1938 Dersim ayaklanması lideri Seyit Rıza’nın, zulüm gördüklerini anlatırken, “evladı Kerbelayız” diyerek bu zulme layık olmadıklarını anlatmaya çalışması, elbette yanlıştır. “Evladı Kerbela” olunca Arap ve Müslüman olmuyor mu? O zaman Kürtlük/Zazalık ve Alevilik nerede kalıyor? Kaldı ki, Kerbela’da katledilenler, 72 kişidir. Dersim ayaklanmalarında katledilenlerin sayısı ise onbinlerle ifade edilmektedir. Alevilik üzerine çalışan bazı araştırmacılar da, Aleviliği “heterodoks İslam” içinde değerlendirmektedir.

Şiilik elbette İslamlık içindedir. Şiilik İslamiyetteki iki önemli mezhepten biridir. Dördüncü Halife Ali, 12 İmamlar, Şiiliğin temel sembollerindendir. Alevi inancının ise, Şiilikle bir ilişkisi, bir bağı yoktur. Aleviliğin Orta Asya kavimlerinin, bu arada Türklerin de İslamiyetten önceki dini olan Şamanizmle de bir ilgisi, ilişkisi yoktur. Bu bakımdan, İslamiyetle ilişki kuran veya Şamanizmle ilişki kurmaya, bağ kurmaya çalışan bugünkü Alevi düşüncesinin eleştirisi gerekmektedir. Bu eleştiri devamlı ve dinamik olmalıdır.

Bugün gerek Kürt Alevilerin, gerek Türk Alevilerin Dördüncü Halife Ali için, 12 İmamlar için, örneğin Hüseyin için yakarışta bulunduğu büyük bir gerçektir. Alevilerin örneğin Muharrem ayında, üçüncü Halife Hüseyin için, Kerbela’da katledildiği günün yıldönümünde Şiiler gibi dövünmemekte, fakat 12 İmamlara yalvarmalarını yakarmalarını sürdürmektedir. Buradaki temel sorun ise, Şii inancının, Şii sembollerinin, Alevi inancına nasıl girdiğidir. Temel soru, Alevi inancının ne zamandan beri ve nasıl başkalaşmaya uğradığıdır.

Haşim Kutlu’nun Kızılbaş Alevilikte Yol, Erkan, Meydan, Alevilik Öğretisi, (Yurt Kitap-Yayın, Eylül 2007, Ankara) kitabında bu konuyla ilgili dikkate değer açıklamaları vardır. Alevilik yerine Kızılbaşlık tabirinin daha çok kullanıldığı bu eserde Haşim Kutlu, Kızılbaş ocaklarının merkezinin Dersim olduğunu belirtmektedir. Ocakların aile ya da aşiret adıyla anılmalarının Kızılbaşlıkta (Alevilikte) bir sapma olduğu dile getirilmekte, Alevilik inancındaki bozulmanın 13. yüzyılda başladığına işaret edilmektedir. Moğol istilası ve Alamut ocağının ortadan kaldırılması Alevilik inancında büyük bir yıkımın başlangıcı olmuştur. Moğol istilası döneminde Anadolu’da meydana gelen Babai ayaklanmalarının (Baba İlyas-Baba İshak önderliğinde gelişen ayaklanmaların) Selçuklu lejyon ordularınca bastırılması, bu arada Alevi yapılanmasının darmadağın edilmesidir. Babai ayaklanmalarını Selçuklu lejyon ordularınca bastırılması sırasında Alevi yapılanmaları çok ağır darbeler almıştır. (age., s.126).

Ondördüncü asırda ise İran’da Müslüman Ali Şiası yaygınlaşmaya başlamıştır. Müslüman Ali Şiası, Anadolu Alevileri ile yaptıkları siyasal ittifakları istismar yoluna da gitmiştir (s.126). İşte Müslüman Ali Şiası’nın Aleviliğe, Kızılbaşlığa sızma çabaları bu dönemde başlamış, onbeşinci yüzyıl süresince devam etmiştir. Onaltıncı yüzyıl başlarında Şah İsmail ile birlikte (1487-1524) doruk noktasına ulaşmıştır. Alevi yapısındaki bu bozulmalar sürecinde ocak pirlerinin tavır ve davranışlarında da değişmeler olmuş, Alevi yol kuralları giderek aile çıkarlarına tabi kılınmış, yol evladının korunup kollanmasını esas alan Alevi yasalar, ailenin korunup kollanmasına dönüşmüştür (s.127).

Kızılbaş (Alevi) düşüncesine Hakk-Muhammed-Ali ritüellerinin, 12 imamlar ritüellerinin girmesi, 15. yüzyıl içinde kök salmaya başlamıştır. Şeyh Cüneyt’in (ölümü 1460), Şeyh Haydar’ın (ölümü 1488) iktidarı döneminde, Şah İsmail döneminde, bu ilişkiler iyice gelişmiştir. İmam Cafer buyruğu, Kızılbaşların (Alevilerin) ilgi duyduğu temel bir kitap olmuştur. İmam Cafer 702-765 yılları arasında yaşamıştır. Altıncı imamdır. 676-732 yılları arasında yaşayan ve beşinci imam olan Muhammed Bakır’ın oğludur. İmam Cafer’in büyük buyruğunun Bisati tarafından yazıldığı da bilinmektedir. Bisati ise 15. yüzyılda yaşamıştır (ölümü 1439). Aleviler bakımından bu konuda da derin bir çelişki vardır çünkü Caferi mezhebinin atası sayılan İmam Cafer, Kızılbaşlar için hiç iyi şeyler düşünmemektedir. İmam Cafer, Kızılbaşlar için “bilinsin ki ne onlar bizdendir, ne de biz onlardanız. Onlarla savaşanlar ise Hz. Muhammed’in önünde, onun düşmanlarıyla savaşanlar gibi kutsaldır, cennetliktir” demiştir (age, s. 128). Örneğin, 1510’larda cereyan eden Şahkulu ayaklanmasının da bu ilişkiler çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir. Osmanlı karşısında yeniler Şahkulu güçlerinin, İran’a, Şah İsmail’e sığınması, Şah İsmail yönetiminin kendilerine nasıl muamele ettiği olgulara dayanılarak anlatılmalıdır... İmam Cafer’in bu sözü, 1990’ların ortalarında, Tansu Çiller’in başbakanlığı döneminde İran yöneticilerinin Türk yöneticilere yaptığı öneriyi hatıra getirmektedir. O dönemde İran yöneticileri Türk devlet ve hükümet yöneticilerine Aleviler hakkında “ya siz Sünnileştirin ya da müsaade edin biz Şiileştirelim” demişti. Kızılbaşlar için İmam Cafer döneminden günümüze kadar hiçbir şeyin değişmediğini bu öneri de açıkça ortaya koymaktadır. Bütün bunlar ise Alevilerin büyük bir aymazlık yaşadığını göstermektedir. Alevilerin bu yönden eleştirilmesi gerekir. Bu eleştirinin devamlı kılınması da gerekir. Alevilerdeki aymazlığın “ille de Müslüman olma” ısrarının maddi ve manevi nedenleri üzerinde de durmak gerekir. Müslümanlığın hiçbir koşulunu yerin getirmeyen Alevilerin, Müslümanlıkta ısrarlı olmaları dikkate değer bir konudur. Alevi olan ama namaz kılan Aleviler de var deniyor. Onları, artık asimile olup Müslüman olmuş kişiler olarak değerlendirmek daha doğrudur.

Haşim Kutlu’nun sözü edilen Kızılbaş Alevilikte Yol, Erkan, Meydan kitabında bu konulara ilişkin bölümler vardır. Haşim Kutlu’nun, Alamut Ocağı ile ilgili düşüncelerinin Alevileri anlatıp anlatmadığı tartışılabilir. İsmailiye’nin, Nizarilik’in Alevilik olup olmadığı tartışılması gereken bir konudur. Öbür düşüncelerinin ise ufuk açıcı olduğu açıktır. Haşim Kutlu kitabında “Kürt ya da Türk Alevilerin, ya da bugün kendisini bu başlık altından ifade edenlerin Müslüman olup olmadıklarını tartışmak oldukça geri bir tartışmadır” demektedir (s.397). Bunu, “Alevilerin Müslüman olmadıkları çok açık bir gerçektir. Bunu tartışmak bile yanlıştır” şeklinde anlamak gerekir. Kitabın örneğin 154-155 sayfalarında dile getirilenler de bunu göstermektedir. Bütün bunlara rağmen bu ilişkilerde aymazlığı yaşayan Alevilerin eleştirilmesi gereği kaçınılmazdır.

İsmail BEŞİKÇİ:

Yukarida goruldugu gibi, bazi gercekleri ve dogrulari tarihi kaynaklardan yola cikarak soylemesi,
Alevi Yasam Felsefesinin , Kurtluk, Turkluk, Turkmenlik, Cerkezlik, Siilik, Caferilik vs vs vs bir ilgisi de olmadigini soylersek yanlis yapmayiz.

ALEVI YASAM FELSEFESI INSANLIGIN DOGUSUNDAN BERI GELEN BIR YASAM BICIMI OLDUGUNUN kavranilmasinda yarar var diye dusunuyorum...

Hic bir guc Eline, Beline ve Diline Sayip olan bir Yasam Felsefesini Kendisine mal etmesi ve kendisinde gormesinin de, kendisini yaniltmaktan oteye gidemiyecektir.....

Raya Haq Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 13.11.2018, 02:19   #375
Yazar
Raya Haq
Forumu İyi Bilen
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 10.10.2016
Mesajlar: 439
Memleket: TUNCELİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 12
İtibar Puanı: 10
Raya Haq iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 13
30 Mesajına 32 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

1924 lerde Iranli bir Ressam tarafindan degisitirilen ama gercek olan Hz. Ali`nin resmi neden kaldirilmis, yerine baska bir resim konulmus bu da Islamin bir baska oyunudur.


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Yukaridaki linkte de Hz Alinin iran da bulunan gercek resmi

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Yukarida ki kaynak ise Buhari Muslim den alinmadir.

Iste bu yuzden diyoruz.

İki Ali Vardır
İki Ali vardır, sizinki Arap
Gönüllerde düştür, bizim Alimiz
Sizin Ali, devri eyledi harap
Mazluma yoldaştır, bizim Alimiz

Sizin Ali, kana kine doymadı
Bizim Ali, hiç bir cana kıymadı
Sizin Ali, Hakkı insan saymadı
Hakkin kendisidir, bizim Alimiz

Sizin Ali, düşman müziğe meye
Bizim Ali, saki olur dünyaya
Sizin Ali, yönün döndü kayaya
Kıblesi güneştir, bizim Alimiz

Sizin Ali, taptı ganimetlere
Bizim Ali, ortak oldu dertlere
Sizin Ali, ruhun verdi kurtlara
Emekçi'ye baştır, bizim Alimiz

Raya Haq Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 13.11.2018, 02:20   #376
Yazar
Raya Haq
Forumu İyi Bilen
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 10.10.2016
Mesajlar: 439
Memleket: TUNCELİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 12
İtibar Puanı: 10
Raya Haq iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 13
30 Mesajına 32 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Ebu Bekir 6 Yasindaki Kizi Ayseyi Muhammed`e

Muhammed 2 Kizini Osman`a.

Omer Kizi Hafsayi Muhammed`e.

Muhammed Kizi Fatimayi Kardesim (Ikrarim) dedigi Ali ye.

Ali de Kucuk kizini Essek kadar buyuk olan Omer`e.

Bitmedi.

Muhammed Resimi Rakamlara Gore, 39 Hatunla evlenip veya sozlenip yataga atip begenmediklerinin yani sira, 30 Cocuk ve genc Kole ve Esirlerlere tecavuz ettigi resmi rakamlarca belli olmasinin yani sira, Savaslarda Esir Aldiklari 5 ile 10 yas aralarindaki kucuk kiz cocuklara tecavuz edildigi ve bir cok kucuk kiz cocuklarinin bazilari tecavuz edildikleri zaman oldukleri de kayitlarda gecmektedir.

Lahnet olsun sizin gibi Insanlik Suclularina, Bunlarin pislikleri ortaya ciktikca, birer insanlik suc makinasi olarak tarihte yerlerini alacaklardir.

Raya Haq Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 13.11.2018, 02:24   #377
Yazar
Raya Haq
Forumu İyi Bilen
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 10.10.2016
Mesajlar: 439
Memleket: TUNCELİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 12
İtibar Puanı: 10
Raya Haq iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 13
30 Mesajına 32 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Kuran'da inanmayanlara (İslama ve Allah'a inanmayanlara) sırf bu nitelikleri yüzünden çeşitli hakaretler edilmektedir.
Bazı Müslümanlar ise, çeşitli polemikler sırasında duydukları sözlerden rahatsız olup, inançlarına saygı gösterilmesini isterler. Bu garip çelişki nedeniyle Kuran'a ve içerdiği küfür ve hakaretlere şöyle bir göz atalım. Bakalım Kuran'da hangi kelimelerle hakaret ediliyor:


HAYVAN

BAKARA (171) : İnkar edenleri imana çağıran (peygamber) ile inkar edenlerin durumu, bağırıp çağırmadan başka bir şey duymayan hayvanlara seslenen (çoban) ile hayvanların durumu gibidir. Onlar sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Bundan dolayı anlamazlar.




A'RÂF (179) : Andolsun biz, cinler ve insanlardan, kalpleri olup da bunlarla anlamayan, gözleri olup da bunlarla görmeyen, kulakları olup da bunlarla işitmeyen birçoklarını cehennem için var ettik. İşte bunlar hayvanlar gibi, hatta daha da aşağıdadırlar. İşte bunlar gafillerin ta kendileridir.



FURKÂN (44) : Yoksa sen onların çoğunun (söz) dinleyeceklerini yahut akıllarını kullanacaklarını mı sanıyorsun? Onlar hayvanlar gibidirler, belki yolca onlardan daha da şaşkındırlar.




MUHAMMED (12) : Şüphesiz Allah, inanıp salih ameller işleyenleri, içinden ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. İnkâr edenler ise (dünya zevklerinden) yararlanırlar ve hayvanların yediği gibi yerler. Onların kalacakları yer ateştir.




MÜDDESSİR (51) : Onlar sanki arslandan kaçan yaban eşekleridirler.





MÂİDE (60) : De ki: "Allah katında cezası bundan daha kötü olanları size haber vereyim mi? Onlar, Allah'ın lanetlediği ve gazabına uğrattığı, içlerinden maymunlar ve domuzlar çıkardığı kimseler ile şeytanlara tapan kimselerdir. İşte bunların yeri daha kötüdür ve onlar doğru yoldan daha çok sapmışlardır."




MERYEM (86) : Allah'a karşı gelmekten sakınanları Rahmân'ın huzurunda bir elçiler heyeti gibi toplayacağımız, suçluları da suya koşan susuz develer gibi cehenneme sevkedeceğimiz günü düşün!




YALANCI

EN'ÂM (28): Hayır, (bu yakınmaları) daha önce gizlemekte oldukları şeyler onlara göründü (de ondan). Eğer çevrilselerdi elbette kendilerine yasaklanan şeylere yine döneceklerdi. Şüphesiz onlar yalancıdırlar.




TEVBE (107) : Bir de zararlı faaliyetlerde bulunmak, küfre yardım etmek, mü'minler arasına ayrılık sokmak için ve öteden beri Allah ve Resûlüne karşı savaşanlara üs olsun diye bir mescit yapanlar vardır. Bunlar, "Bizim iyilikten başka hiçbir kasdımız yok" diye de mutlaka yemin ederler. Ama Allah şâhitlik eder ki bunlar mutlaka yalancıdırlar.




NAHL (39) : (Diriltecek ki) ayrılığa düştükleri şeyi onlara anlatsın ve kâfir olanlar da kendilerinin yalancı olduklarını bilsinler!




NAHL (105) : Yalanı, ancak Allah'ın âyetlerine inanmayanlar uydurur. İşte onlar, yalancıların ta kendileridir.




MÜ'MİNÛN (90) : Hayır, biz onlara gerçeği getirdik, fakat onlar kesinlikle yalancıdırlar.




ŞU'ARÂ (222) : Onlar, her günahkâr yalancıya inerler. (223) Bunlar da şeytanlara kulak verirler. Onların çoğu ise yalancıdır.




ZÂRİYÂT (11) : Cehalet içinde gaflete dalmış olan (ve "Muhammed şairdir, delidir" diyen) yalancılar kahrolsun!




MÜCÂDELE (18) : Allah'ın onları hep birden dirilteceği, onların da (kendilerini kurtaracak) bir iş üzerinde olduklarını sanarak size yemin ettikleri gibi Allah'a da yemin edecekleri günü düşün! İyi bilin ki, onlar yalancıların ta kendileridir.




AZGIN

BAKARA (15) : Gerçekte Allah onlarla alay eder (alaylarından dolayı onları cezalandırır); azgınlıkları içinde bocalayıp dururlarken onlara mühlet verir.




A'RÂF (186) : Allah kimi saptırırsa artık onu doğru yola iletecek kimse yoktur. Allah onları azgınlıkları içinde bırakır, bocalayıp dururlar.




YÛNUS (11) : Eğer Allah insanlara, onların hemen hayra kavuşmayı istedikleri gibi, şerri de acele verseydi, elbette onların ecellerine hükmolunurdu. İşte biz, bize kavuşmayı ummayanları, kendi azgınlıkları içinde bocalar halde bırakırız.




MÜLK (21) : Peki, Allah rızkını keserse, kimdir size rızık verecek olan? Hayır, onlar azgınlık ve nefretle direnip durdular.




KALEM (31) : Şöyle dediler: "Yazıklar olsun bize! Gerçekten biz azgın kişilermişiz!"




MUTAFFİFÎN (12) : Onu, ancak her azgın, günahkâr kimse inkar eder.




SAPIK

FÂTİHA (7) : Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.




BAKARA (16) : İşte onlar, hidayete karşılık sapıklığı satın almış kimselerdir. Bu yüzden alışverişleri onlara kâr getirmemiş ve (sonuçta) doğru yolu bulamamışlardır. (175) İşte bunlar hidayeti verip sapıklığı, bağışlanmayı verip azabı satın alanlardır. Onlar ateşe karşı ne kadar da dayanıklıdırlar(!) (256) Dinde zorlama yoktur. Çünkü doğruluk sapıklıktan iyice ayrılmıştır. O halde kim tâğûtu tanımayıp Allah'a inanırsa, kopmak bilmeyen sapasağlam bir kulpa yapışmıştır. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.




ÂL-İ İMRÂN (90) : Şüphesiz iman ettikten sonra inkar eden, sonra da inkarda ileri gidenlerin tövbeleri asla kabul edilmeyecektir. İşte onlar sapıkların ta kendileridir. (164) Andolsun, Allah, mü'minlere kendi içlerinden; onlara âyetlerini okuyan, onları arıtıp tertemiz yapan, onlara kitab ve hikmeti öğreten bir peygamber göndermekle büyük bir lütufta bulunmuştur. Oysa onlar, daha önce apaçık bir sapıklık içinde idiler.




NİSÂ (116) : Şüphesiz Allah kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz. Bunun dışındaki günahları, dilediği kimseler için bağışlar. Allah'a ortak koşan, kuşkusuz, derin bir sapıklığa düşmüştür. (136) Ey iman edenler! Allah'a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba iman edin. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkar ederse derin bir sapıklığa düşmüş olur.




A'RÂF (146) : Yeryüzünde haksız yere büyüklük taslayanları âyetlerimden uzaklaştıracağım. (Onlar) her âyeti görseler de ona iman etmezler. Doğru yolu görseler onu yol edinmezler. Ama sapıklık yolunu görseler onu (hemen)yol edinirler. Bu, onların, âyetlerimizi yalanlamaları ve onlardan hep gafil olmaları sebebiyledir.




İBRÂHİM (3) : Dünya hayatını ahirete tercih edenler, (insanları) Allah yolundan çevirip onu eğri ve çelişkili göstermek isteyenler var ya, işte onlar derin bir sapıklık içindedirler. (18) Rablerini inkar edenlerin durumu şudur: Onların işleri, fırtınalı bir günde rüzgarın şiddetle savurduğu küle benzer. (Dünyada) kazandıkları hiçbir şeyin (ahirette) yararını görmezler. İşte bu derin sapıklıktır.




NAHL (36) : Andolsun biz, her ümmete, "Allah'a kulluk edin, tâğûttan kaçının" diye peygamber gönderdik. Allah onlardan kimini doğru yola iletti, onlardan kimine de (kendi iradeleri sebebiyle) sapıklık hak oldu. Şimdi yeryüzünde dolaşın da peygamberleri yalanlayanların sonunun ne olduğunu görün.




HAC (12) : O, Allah'ı bırakır da kendine ne zarar, ne de fayda veren şeylere tapar. Bu da derin sapıklığın ta kendisidir.




NEML (81) : Körleri sapıklıklarından vazgeçirip doğru yola getiremezsin. Ancak âyetlerimize inanıp da müslüman olmuş olanlara duyurabilirsin.




ŞU'ARÂ (97) : "Allah'a andolsun! Biz gerçekten apaçık bir sapıklık içindeymişiz."




SEBE' (8) : "Allah'a karşı yalan mı uydurdu, yoksa onda delilik mi var?" Hayır öyle değil! Ahirete inanmayanlar azap ve derin sapıklık içindedirler.




ZÜMER (22) : Allah'ın, göğsünü İslâm'a açtığı, böylece Rabbinden bir nur üzere bulunan kimse, kalbi imana kapalı kimse gibi midir? Allah'ın zikrine karşı kalpleri katı olanların vay haline! İşte onlar açık bir sapıklık içindedirler.




FUSSİLET (52) : De ki: "Ne dersiniz? Eğer o (Kur'an) Allah katından olup da siz de onu inkâr etmişseniz, o zaman derin bir ayrılık içinde bulunan kimseden daha sapık kim olabilir?"




ŞÛRÂ (18) : Kıyamete inanmayanlar, onun çabuk kopmasını isterler. İnananlar ise, ondan korkarlar ve onun gerçek olduğunu bilirler. İyi bilin ki, Kıyamet günü hakkında tartışanlar derin bir sapıklık içindedirler.




ZUHRUF (40) : Sağırlara sen mi duyuracaksın; yahut körleri ve apaçık bir sapıklık içinde olanları sen mi doğru yola ileteceksin?




AHKÂF (32) : Kim Allah'ın davetçisine uymazsa, yeryüzünde Allah'ı âciz bırakacak değildir. Kendisi için Allah'tan başka dostlar da bulunmaz. İşte onlar apaçık bir sapıklık içindedirler.




KÂF (27) : Arkadaşı (olan şeytan) der ki: "Ey Rabbimiz! Onu ben azdırmadım, fakat kendisi derin bir sapıklık içinde idi."




ODUN

ENBİYÂ (98) : Hiç şüphesiz siz ve Allah'tan başka kulluk ettikleriniz cehennem odunusunuz. Siz oraya varacaksınız.




CİN (15) : "Hak yoldan sapanlara gelince, onlar cehenneme odun olmuşlardır."




AKILSIZ

BAKARA (13) : Onlara, "İnsanların inandıkları gibi siz de inanın" denildiğinde ise, "Biz de akılsızlar gibi iman mı edelim?" derler. İyi bilin ki, asıl akılsızlar kendileridir, fakat bilmezler.




MÂİDE (58) : Siz namaza çağırdığınız vakit onu alaya alıp eğlence yerine koyuyorlar. Bu şüphesiz onların akılları ermeyen bir toplum olmalarındandır.




KAFİR

Bu aşağılama sözünü tek tek aramaya gerek yok sanırım, Kuran'ın her yeri inanmayanlar kastedilerek sarfedilmiş bu sözle doludur. Kafir, kelime anlamıyla "küfür eden" demektir. Kullanım anlamı, "Allah'a inanmayan, reddeden"dir. Çünkü Allah'a inanmamak, ona küfür etmektir. Bu da Kuran'ın yaratıcısının mantığı ve yaklaşımıdır.




BAŞKA İNANÇLARA SAYGI

EN'ÂM (74) : Hani İbrahim babası Âzer'e, "Sen putları ilah mı ediniyorsun? Şüphesiz, ben seni de, kavmini de apaçık bir sapıklık içinde görüyorum" demişti.




HAC (30) : Bu böyle. Kim Allah'ın hükümlerine saygı gösterirse bu Rabbi katında kendisi için bir hayırdır. Haramlığı size okunanların (bildirilenlerin) dışında bütün hayvanlar size helal kılındı. Artık putlara tapma pisliğinden kaçının, yalan sözden kaçının.




MÂİDE (41) : Ey Peygamber! Kalpten inanmadıkları halde ağızlarıyla "İnandık" diyenler (münafıklar) ile yahudilerden küfürde yarışanlar seni üzmesin. Onlar, (Yahudiler) yalan uydurmak için (seni) dinlerler, sana gelmeyen bir topluluk hesabına dinlerler...




MÂİDE (51) : Ey inananlar! yahudi ve hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostlarıdırlar. Sizden kim onları dost edinirse kuşkusuz o da onlardandır. Şüphesiz Allah zalimler topluluğunu doğruya iletmez.




MÂİDE (64) : Bir de yahudiler, "Allah'ın eli bağlıdır" dediler. Söylediklerinden ötürü kendi elleri bağlansın ve lanete uğrasınlar!..




MÂİDE (82) : (Ey Muhammed!) İman edenlere düşmanlık etmede insanların en şiddetlisinin kesinlikle yahudiler ile Allah'a ortak koşanlar olduğunu görürsün...




TEVBE (30) : Yahudiler, "Üzeyr Allah'ın oğludur" dediler. Hırıstiyanlar ise, "İsa Mesih Allah'ın oğludur" dediler. Bu onların ağızlarıyla söyledikleri (gerçeği yansıtmayan) sözleridir. Onların bu sözleri daha önce inkar etmiş kimselerin söylediklerine benziyor. Allah onları kahretsin. Nasıl da haktan çevriliyorlar!




AHKÂF (5) : Kim, Allah'ı bırakıp da, kıyamet gününe kadar kendisine cevap veremeyecek şeylere tapandan daha sapıktır? Oysa onlar, bunların tapınmalarından habersizdirler.




TEHDİTLER

Allah, kendine inanmayanlara vereceği cezaları sıralarken, en insafsız insanın bile düşünmekten çekineceği sapıklık ve vahşette işkenceler anlatmaktadır.

Bunları tek tek örneklemenin gereksiz olduğunu sanıyorum. Kuran, bu kanlı ve acılı ceza yöntemlerinin ballandıra ballandıra anlatılmış detaylı tanımlarıyla doludur.

Allah, ihanete uğramış siyasi parti başkanı gibi, gücü eline geçireceği günü beklemekte ve o gün rakiplerine çektireceği pişmanlığı şevkle ve şehvetle anlatmaktadır.




İslamın Allah'ı, olabildiğince insanımsı, duyguları, hatta aşağılık duyguları olan bir Tanrı görünümü çizmektedir. Kendini inkar edenlere ettiği küfürler ve işkence tehditleri, ne yazık ki değiştirilemeyeceği söylenen Kuran'da yazdığı için, inananların da elini kolunu bağlamakta, karşılık olarak gördükleri hakaretler için onları çaresiz bırakmaktadır. Ama Allah'ın bunu düşünmemiş olması, müslümanların inançlarına saygı duymayanların değil, bizzat kendisinin hatasıdır.




Bu nedenlerle, müslümanlara, asla ve asla kimseye karşı; "inancıma saygı göstermeni bekliyorum" gibi bir söz sarfetmemelerini tavsiye ediyorum. Çünkü böyle bir sözün arkasını dolduracak dayanaktan yoksunlar.

Sonuc Olarak Islam Denen Suc Makinasi...
ALEVI YASAM FELSEFESININ YANINDA DUNKU COCUK OLDUGU GIBI, AYNI ZAMANDA YER YUZUNUN EN ASAGLIK VE IGRENC YAPILANMASIDIR..

ALEVI YASAM FELSEFESI ISE
DINI; SEVGIDIR.
KITABI; INSANDIR.

Raya Haq Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 13.11.2018, 02:28   #378
Yazar
Raya Haq
Forumu İyi Bilen
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 10.10.2016
Mesajlar: 439
Memleket: TUNCELİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 12
İtibar Puanı: 10
Raya Haq iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 13
30 Mesajına 32 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

İSLAM BİZİM NEREMİZDE ?

Hacı bilmem hoca bilmem

Beş vakit namazı kılmam

Ramazanda oruç tutmam

İslam bizim neremizde ?

Çarşafım yok türbanım yok,

Ehl-i sünnet fermanım yok

Arafat'ta kurbanım yok,

İslam bizim neremizde

Cemimde yok sazımda yok

Karımda yok kızımda yok,

kırpık sakal yüzümde yok

İslam bizim neremizde,

Dem çekerim dolumda yok,

Bilimde yok ilimde yok,

Türkçe duam dilimde yok,

İslam bizim neremizde

Mezhep deyip nifak sokmam,

Tekbir ile insan yakmam,

Tesbihim yok takva takmam,

İslam bizim neremizde,

Kandilimiz gecemiz yok

Arapçamız hecemiz yok

Hülleyecek kocamız yok,

İslam bizim neremizde ?

Muhammet'le Ali öldü,

Soyu sopu sürgün geldi,

Meydan muaviye'ye kaldı,

İslam bizim neremizde,

Ehl-i beyt benim dostum

Ezdiler bağrıma bastım,

Ben İslam'a çoktan küstüm,

İslam bizim neremizde,

Saltanatı halifesi,

Hiç tanımam neyin nesi,

İrticası,Kara sesi

İslam bizim neremizde,

Tutturmuşlar ehl-i sünnet,

Ne cehennem ne de cennet,

Kul köle değilim ümmet,

İslam bizim neremizde,

Tüm dinlerden alıntım var,

Şamanlıktan kalıntım var,

Çok üzgünüm anlatmak zor

İslam bizim neremizde,

Özümde benlik yazılmaz,

kimseye kuyu kazılmaz,

İç abdestim hiç bozulmaz,

İslam bizim neremizde,

Arıyorum tarıyorum,

Can gözüm var görüyorum,

GAZİ METİN soruyorum,

İslam bizim neremizde ?

Hüseyin Gazi Metin (Dede)

Raya Haq Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 13.11.2018, 02:29   #379
Yazar
Raya Haq
Forumu İyi Bilen
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 10.10.2016
Mesajlar: 439
Memleket: TUNCELİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 12
İtibar Puanı: 10
Raya Haq iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 13
30 Mesajına 32 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Mürşidi kamilim pirim pir sultan

Sevgidir Dinimiz Kabemiz insan

Kırkların Ceminde eşittir her can

Bizim için birdir Gavur Müslüman

Mürşidi kamilim pirim pir sultan

Vahiye aldanmam bilime varım

Akılla mantıkla yaparım yorum

Çağı yakalamak amacım zorum

Mürşidi kamilim pirim pir sultan

Allah ile insanları korkutamam

Cennet ile cahilleri uyutamam

Kılköprüsü hayal hurafa yutmam

Mürşidi kamilim pirim pir sultan

Ele, bele,dile sahip özümüz

Can evinde uyanmıştır gözümüz

Kanundur senettir bizim sözümüz

Mürşidi kamilim pirim pir sultan

Mumsöndü iftira kuyu kazdığın

Asıp, kesip, derisini yüzdüğün

Kafir deyip zindanlarda ezdiğin

Mürşidi kamilim pirim pir sultan

Bizim için yapılmıştı zindanlar

Yargısız infazlar kapı insanlar

Özgürlük uğruna çok verdik canlar

Mürşidi kamilim pirim pir sultan



Beş vakit camide yatiramadın

Asimile edip bitiremedin

Şeytan taşlamaya götüremedin

Alevi kızılbaş dedesi benim

Dinayeti din dersini kaldırın

Örümcek kafaya ilim doldurun

Kimligimizi tüm dünyaya bildirin

Alevi kızılbaş dedesi benim

Yüce dağda gezer göçümüz bizim

Eşitlik isteriz suçumuz bizim

Sevgiyle doludur içimiz bizim

Alevi Kızılbaş dedesi benim

Yeni bir taktik yeni bir oyun

Alın tırlıyonlar ayrıldı payın

Satılık değiliz iyice duyun

Alevi Kızılbaş dedesi benim

Gazi Metin silahım yok sazım var

Horasandan Çamşıhına izim var

Boyun eğmez baş kaldıran özüm var

Alevi Kızılbaş dedesi benim.

Hüseyin Gazi Metin (Dede)

Raya Haq Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 13.11.2018, 21:34   #380
Yazar
Dede-baba
Forumun Bir Parçası
 
Dede-baba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 26.07.2008
Mesajlar: 929
Memleket: ERZİNCAN
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 50
İtibar Puanı: 346
Dede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üye

Ettiği Teşekkür: 198
815 Mesajına 1.397 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Cehalet ne kötüdür. Hele cahil olduğunun farkında bile olamamak ne acıdır. Cahil insan misal olarak bir bebeğe benzer; bebek hastadır, ateşler içindedir. Doktor ona ilâç içermek veya iğne yapmak ister. Ama ne çare bebek bunu kabul etmez. Olanca gücü ile karşı çıkar. Oysa o ilacı almaz ise, belki de ölecek.

Bilimsel anlamda yeni bir inanç veya felsefe ya da düşünce ortaya atiliyorsa bunun orjinal olduğunu, diğer inançlardan fikirlerden farkli olduğunu ortaya koymanız gerekir.

Örneğin, siz hiç, hıristiyan kutsal metinlerini, azizlerini veya kutsallarını anan, incili zikreden veyahutta ibadetlerini aynen tatbik eden, buna karşın, biz hıristiyan değiliz diyen, bizim inancimız farkli diyen birisine rastladınız mi? Size gülerler. Bilimsel anlamda kaile alınmazsanız. Olsa olsa bir mizah örneği olursunuz.

Pek tabidir ki, Islam öncesine uzanan bir inanca sahip olduğunuzu savunabilirsiniz, buna da inanabilirsiniz. Buna kimse karışamaz. Fakat böyle bir birseyi savunuyor iseniz bilimsel etik ilkelere de uyacaksiniz:

1- Öncelikle yapmanız gereken, kendi orjinal ilah anlayışınızı, ibadetlerinizi ortaya koymanizdir. Yanı hem kliseye gidip, hem Hz. Isa ya inanıp hem de hristiyan gibi yaşayacak ama ben hıristiyan değilim demeyeceksiniz.

2- orjinal ibadetinizi, diğer inançlardan farkli yönlerini ortaya koyduktan sonra bunu bilimsel anlamda kanıtlamanız gerekir. Inanciniz? Islam öncesinde var mıydı? Varsa süreç içerisinde ne oldu? Inanç önderleriniz nerede? Kendi inanları ortadan kaldırılırken ne yaptılar?

3- siz hiç hıristiyan olmadıgi halde , Hz. Isa için, hıristiyanlık uğrana kendini feda eden bir hıristiyan gördünüz mü? Veya hangi Alevi bektaşi ulusu piri gördünüz , inanmadigi sünni halifeleri icin kendini feda etsin? Bu baglamda tum alevi bektasi pirleri ululari Hz. Ali ve Ehli beytine istisnasiz baglidir. Ortada yiginla degisler, belgeler var. Pir sultan dar agacina ne icin yurudu? Inanmadigi Hz. Ali'nin ismini ne icin anarak idami kabul etsin? Sahi seyit riza asilirken " evladi kerbelayig" niye dedi? Kerbela neresi? Kerbelada olen kim, kerbela da ne oldu? Senin sabah aksam hakaret ettigin Hz. Muhammed'in torunu, Hz. Ali'nin oglu degil miydi?

4- yok islam literatürü dışında tarihte başka bir coğrafya ismi var ise, kerbela adında veya Hz. Hüseyin adında biri bunu ispat etmeniz gerekmez mi?

5- Neden tarih boyunca, hicbir Alevi bektaşi Piri senin su söylediklerini söylememiş? Niye hiçbiri Hz. Muhammedî veya Ehli beyti inkar etmemiş? Hakaret veya küfretmiş? Bu ulunun pirin bulamadığını, bilmediği sırrı BIR SUNNI ISMAIL BEŞIKCI MI? bulmuş? Sahi bu ismail beşikçi kim? Alevilik ile bağı ne ?inancı ne? Alevi mi? Alevi piri mi? Bu kadar Alevi bektaşi ulusu piri bir taraf , ne olduğu belirsiz birinin hayal mahsulü hikayeleri bir yerde hangisi gerçek olabilir? Sahi siz diyelim ki bir dini tanımaya çalışıyorsunuz kimden öğrenirdiniz? Örneğin islami öğrenmek için klise papazına mi gidersiniz? Veyahutta yahudi hahamina mi? Siz aleviliği sünni birisinden, sünni literatüründen dahası islam düşmanı yahudi zırvalarından seçmeler ile anlatmaya cabaliyorsunuz? Sizce bu doğru mu? Bir inanç kimden öğrenilir? O inancincin sahiplerinden mi? Düşmanlarından mi?

Ismail besikciye göre Aluvi pirleri korkularından alevilik içinde kamufle olmuş, yahu kamufe olacaksa sünnilik içinde olur? Hıristiyanlık içinde olur. Gerek selçuklularda gerek tarih içinde ben hıristiyanın diyene anadolu da kimse dokunmamış. Ezidiler, keldaniler, ne güzel bugünlere gelmişler, doğrusu kurdlerin birçoğu gibi şafiî inancı icindede saklanabilirlerdi? Aleviler neden inanmadıkları bir inancın ulularını kutsallarını ölümüne benimsesin, canından olacak kadar? Bu o ulukarim7za da hakaret degil mi? Korkaklık yaftası onlarda degil, sizlerde, inanmadiginiz halde, alevi olmadığınız halde alevilik kisvesi altına siginmanizda

Bu kitabın başında ismail beşikçi ve avanesi erdoğan çınarın kitabı ve tutarsızlıkları tek tek ortaya konuldu. Tek bir cevap çıkmadı? Elbette çıkamaz?

Son söz, Alevilik bir ulu çınardır. Esip geçen yel, çınara ne yapabilir? Olsa olsa hazan mevsiminde kuruyan birkaç da yaprağı düşürür.

Asılan, kesilen, sürülen, katledilen bir toplum olan aleviler, hiçbirine boyun eğmemiş te, şimdi böyle saçmalıklara mi teslim olacak?

Cesur olun! Diyin ki biz ateistiz, hicbir inanca tabi değiliz. Böyle yaşamları, eserleri, sözleri meydanda olan Alevi bektaşi ulularının pirlerinin eteklerinin altına sığınarak, kendinize kalkan yaparak, Aleviliği dejenere etmeye çalışmak korkakliktir. Iki yüzlülüktür. Diyin ki biz dinlere inanmıyoruz, kendimize din yerine bir yasam felsefesi bulduk. Buna inanıyoruz. Size kim ne diyebilir ki? Ama kendi düşüncenizi fikrinizi kadim bir inancı dejenere etmeye çalışsanız, hele hele hakaret, o inancın sahiplerinden de tepki görürsünüz

Bu sözlerime inanmıyorsanız? Cesaretiniz varsa gidin Dersime , yüreğiniz yiyorsa çıkın meydana Hz. Ali'ye Hz. Hüseyine kufredin? Bir ceme girin , agladiklari 12 imama hakaret edin?

Ha bunları yapamayacaksınız. Sizin uydurduğumuz dininizin aleviler nezdinde bir geçerliliği yoktur. Kendinizden başka kimseyi de kandiramazsiniz


Gerçeğin demine devamına hu diyelim

Dede-baba Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Hizli Erisim


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 17:19.


Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
Yazılan yazılar ve yayınlanan resimlerin tüm hakları yazan kişiye aittir. Site hakları Aleviweb.com adına saklıdır.

Yandex.Metrica