Go Back   Aleviweb.com - Alevi Alevilik ve Aleviler Forumu > Aleviweb > Aw Grupları > AW Dersimliler Grubu

Cevapla
 
Seçenekler Arama Stil
Alt 16.01.2008, 19:01   #11
Yazar
Aw Munzur
Forumla Bütünleşmiş
 
Aw Munzur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler
Snake Champion! Basketball Champion!
Üyelik tarihi: 30.04.2006
Mesajlar: 2.002
Memleket: TUNCELİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 77
İtibar Puanı: 1114
Aw Munzur görkemli bir forum yaşantısı varAw Munzur görkemli bir forum yaşantısı varAw Munzur görkemli bir forum yaşantısı varAw Munzur görkemli bir forum yaşantısı varAw Munzur görkemli bir forum yaşantısı varAw Munzur görkemli bir forum yaşantısı varAw Munzur görkemli bir forum yaşantısı varAw Munzur görkemli bir forum yaşantısı varAw Munzur görkemli bir forum yaşantısı var

Ettiği Teşekkür: 2.240
747 Mesajına 1.528 Kere Teşekkür Edlidi


Standart

Baba Bertal



Baba bertal dersime mal olmuş birisidir dersimde çok sevilen bir kişidir halende yaşamaktadır. baba bertal halk arasında çok sevilen çok saf ve dürüst bir insandır.dersimde onunla ilgili bir çok yaşanmış anılar ve olaylar halk arasında hep anlatılmaktadır.

Bertal, ince uzun boyludur..Pantolon pek giyinmez hep salvar giyerek dolasir..Dilide biraz kekemedir..Bir kelimeyi en azindan bir kac dakikada agzindan zor cikarir..Hemem hemen Mazgirt ve cevresindeki dügünlerde onunla karsilasmamak mümkün degildir..

Dügünlerde cesitli maskotluklar yaparar,insanlarin nese kaynagi olur..Bir bakarsin kadin elbisesi giymis,bir bakarsin bayilma numarasi yapar..Dilinde küfür eksik olmaz.Hani derlerya " günes yüzü görmemeis kelimeler..." iste bizim Bertalinda günes yüzü görmemis küfürleri vardir..Ancak o hangi küfürü ederse etsin kimsenin zoruna gitmez..

Baba bertal ile ilgili çok rivayetler hikayeler anlatılmaktadır.Mesela Baba Bertal
Bir gün insanlara iskence yapan iskenceci bir polis komiserinin karisi carsiya alis verise cikar..Alis verisini bitirip dükkanin kapisina ciktiginda Bertal la karsilasir..

- Bertal cantadaki esyalari tasimama yardimci olurmusun

- Em....rin....olur...ha...ha...nim...

Kadin elindeki cantayi Bertala uzatir..Birlikte eve giderler..Eve geldiklerinde Bertal cantalari birakip geri dönmek ister ama kadin birakmaz..

- Gel sana yemek vereyim...diyerek Bertal i iceri cagirir..Bertal yemegi yedikten sonra kadin yine birakmaz..Bertala banyoya girip yikanmasini söyler..Bertal banyoya girip yikandiktan sonra kadin koluna girip yatagina götürür..

tam o sirada kapinin zili calmaya baslar..Kadin Bertali saklamaya calisirken Bertal elbiselerini alip ciplak sekilde kapiya kosar..Kapida kadinin kocasi komiser ,saskin saskin karsisinda ciplak duran Bertala bakar ..Bertal :

- Nee... neeee...olll....mus....yani....fe..fekirdir...

Dedikten sonra sokaga firlar..Bunun üzerine Komiser ,Bertal i bölücülük propagandasi yaptiginda dolayi tutuklayak ,karakola götürüp falakaya yatirir ..Bertal aci icinde bagirmaya baslar :

- Fe,fe ...kir...ma..sum..durr...ha...ha...nim ,is..is ...tedi

Komiser ,bakar ki isler kötüye gidiyor..Meslektaslarida duyup rezil olacak..Careyi Bertali serbest birakmakta bulur..Ikinci gün de aceleyle evini yükleyip Dersimden ayrilir..Bertalin yüzü hürmet askina Dersim ,bir iskenceciden kurtulur..


Konu Aw Munzur tarafından (15.02.2008 Saat 23:35 ) değiştirilmiştir.
Aw Munzur Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Aw Munzur Kullanıcısına bu mesajı için 6 üye teşekkür etti:
Alt 16.01.2008, 19:51   #12
Yazar
Aw Munzur
Forumla Bütünleşmiş
 
Aw Munzur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler
Snake Champion! Basketball Champion!
Üyelik tarihi: 30.04.2006
Mesajlar: 2.002
Memleket: TUNCELİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 77
İtibar Puanı: 1114
Aw Munzur görkemli bir forum yaşantısı varAw Munzur görkemli bir forum yaşantısı varAw Munzur görkemli bir forum yaşantısı varAw Munzur görkemli bir forum yaşantısı varAw Munzur görkemli bir forum yaşantısı varAw Munzur görkemli bir forum yaşantısı varAw Munzur görkemli bir forum yaşantısı varAw Munzur görkemli bir forum yaşantısı varAw Munzur görkemli bir forum yaşantısı var

Ettiği Teşekkür: 2.240
747 Mesajına 1.528 Kere Teşekkür Edlidi
Standart Dede

Firik Dede



thomire xo gureto deste´ xo
wenda wayire xo dano.


biliyorum;
kendi dilinden birseyler söylemek gerekiyor sana,
bazen söylenecek söz olmasa da.
sustun yillarca
ve konusmadin bir daha
yüregi korlanmis Insan-i Kamil.

Dersimin Insane´ Kamillerinden olan Firik Bava / Seyfi Firik Dede 106 yasinda 10 Temmuz 2007 aramizdan ayrildi.Dewrescemalu / Derviscemal asiretinden olan Firik Bava Dersim - Ovacik dogumludur.Ailesi tarafindan egitim görmesi icin Erzincana gönderilir.Türkceyi burada ögrenir. Daha sonraki yillarinda deyislerinde,konusmalarinda bunun etkisi görülmektedir.

En büyük acilarindan birini 1981 yilinda yasar.Ögretmen Okulunda okuyan kücük oglu Behzat Dersime ailesinin yanina gelir tatilde.Askeri darbenin generalleri isbasindadir ve bütün köyler,ormanlar abluka altindadir.Birgün evlerine gelirler ve "yol gösterme" gerekcesiyle yanlarina alirlar.Bu sirada büyük kardesi olan Ekber kötü birseylerin olacagini hisseder ve O nun birsey bilmedigini,ögrenci oldugunu söyler.Onu da yanina alirlar ve ikisini ormanda agaclara baglayip sorgularlar.Abisinin gözleri ve elleri baglidir.Gözlerine takilan bagi asagi indirdiginde kardesine korkunc bir iskence yapildigini görür.Kasatura ile yüzünü,gözünü cizmektedir Binbasi "Kulaksiz".Durumu farkeden askerler gözlerini tekrar baglarlar.Ormanda yanik et kokusu gelir ekberin burnuna.tekrar asagi dogru bagini indirir.Ateste kizdirilan kasatura ile kardesinin vucuduna iskence yapilmaktadir.Vadi de oglunun1938 e ulasan cigliklari yankilanir yanik kokusuyla beraber.Bu duruma dayanamaz ve bayilir.Bir süre sonra kendisine geldiginde komutanin askere "kafasina ates et" dedigini duyar.Asker emri yerine getirmez.Binbasi silahi alir ve kafasina bir kursun sıkar.
Oglunun bu halini gören Firik Bava o günden sonra kimseyle konusmaz ve kendi ic dünyasina döner,cekilir."Yüzün şems-i kamer gözlerin nurdur /Aynı hilale benzer kaşların" der Divaninin bir siirine yaptigi deyiste üc telli thomiriyla (damur / cura).

Oglu Ekber de yapmis oldugu ropörtajlar da kardesinin öldürülmesinin aile de yarattigi aciyi dile getirmistir.Yoksul olmalarina ragmen devletten bir kurus bile yardim istemiyeceklerini ve babasinin gözünün önünde bulunmasin diye kardesinin resimlerini Istanbula gönderdiklerini söyler.
Ölünceye kadar sakalini kesmeyecektir artik.Sakalina her degdirdigi el gencecik fidanini hatirlatacaktir ona.
"Degerlerinizi samancilara,tenekecilere satmayin,sarraflara satin" derdi degerlerinin,inancinin Piri.Cem ayinlerinde koyu renkli bir agactanyapilmis thomiri /cura ile bas kösede semahlarini okur,deyislerini söylerdi.Degerini bilmeyeninin geleceginin olmayacagini biliyordu cünkü.Yönetmen Buket Aydin Firik Dedeyi konu aldigi film cekimlerinden sonraki ropörtajinda sunlari söylüyor:
“Bir Hızır Perşembesinde köhne ama içten hazinesine konuk olmuştum. Bir kat yatak, bir kuzine, bir saz ve dört duvar… Ama içten.. Ama sıcak.. Ama huzur dolu… Ve bütün dünya mallarından arınmış arı bir mekandı. Evden ayrılırken aklımda tek bir düşünce vardı. Değerlerini kaybedenler bir daha asla kendileri olamazlar, kendileriyle olamazlar. Asla geçmişlerini bilmez ve bu günü yaşayamaz ve yarına hazır olamazlardı.”

Herkesin göc yollarina düsmesine inat O köyündeki tastan,toprak damli evinden cikmaz.Bilir topragindan kopusun kendinden de kopus olacagini bir anlamda.Köklerini topragina atar ,sarilir ona,birakmaz bir daha.Munzurun gözelerinden beslenir kökleri,Düzgün Babadan alir rüzgarini yelkenlerini actigi insanlik denizine.Yüzünü her sabah dogan günese döner ve "Eli" sine yakarir,Xizirinda cem tutar,Düzgün Babanin kartalini gözetler.

Iki yüzyil sigdirir hayatina.Yüzyili asmis oldugu hayatinda bilgeligini,sakin anlatimini,inancini,Insani Kamilligini görüyoruz her an.
"Gönül bir gemidir sen dümenisin /Yelken açmak ister bu dervişlerin" derken Dersimlilerin ve insanligin gönlünde gülen gözleriyle yelkenlerini acmistir.

Sabrin,inancin,direngenligin,itikatin bilgesi Firik Bava;gelecek nesiller seni unutmamak üzere gönüllerinin denizine ugurlayacaklardir.Bundan kuskun olmasin.

*tamurunu almis eline
sahibine sesleniyor
.



Metin KAHRAMAN

20 Temmuz 2007 Almanya


Firik Dede Deyiş Söylüyor




Konu Aw Munzur tarafından (15.02.2008 Saat 23:36 ) değiştirilmiştir.
Aw Munzur Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Aw Munzur Kullanıcısına bu mesajı için 5 üye teşekkür etti:
Alt 19.01.2008, 21:04   #13
Yazar
Aw Munzur
Forumla Bütünleşmiş
 
Aw Munzur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler
Snake Champion! Basketball Champion!
Üyelik tarihi: 30.04.2006
Mesajlar: 2.002
Memleket: TUNCELİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 77
İtibar Puanı: 1114
Aw Munzur görkemli bir forum yaşantısı varAw Munzur görkemli bir forum yaşantısı varAw Munzur görkemli bir forum yaşantısı varAw Munzur görkemli bir forum yaşantısı varAw Munzur görkemli bir forum yaşantısı varAw Munzur görkemli bir forum yaşantısı varAw Munzur görkemli bir forum yaşantısı varAw Munzur görkemli bir forum yaşantısı varAw Munzur görkemli bir forum yaşantısı var

Ettiği Teşekkür: 2.240
747 Mesajına 1.528 Kere Teşekkür Edlidi
Standart Sılo Qız Dersim Yöresel Ozanı Dengbej

Sılo Qız




Kısa Biyografi ;

Dersim'in en namlı dengbêjidir. asıl adı süleyman doğan'dır.Soyadı kanunundan önce de çağrıldığı Sılo Qiz lakabı kendisine kısa boylu oluşundan dolayı verilmiştir.Kısa süleyman manasına gelir.

Omzunda değil dizleri üzerinde çaldığı kemanıyla zazaca ve kurmancî hikayeler anlatır. bunların çoğu dersim'de 1938* yılında yaşanan acılara dair yakılmış ağıtlardır.100 yaşına yaklaşan silo qiz halen dersim'de yaşar ve türküler, hikayeler söylemeye devam eder.




Kemanın Sesinde Yaşayan Dengbêj: Sılo Qız

Müjde Arslan

Sılo Qız, 90 yıldır kemanın sesi ile yaşıyor. 5 yaşında çalmaya başladığı kemanının sesi ile, yanık sesini birleştiren Sılo Qız'ın yaşamı ise, Dersim'deki alevi inancının ritüelleri ve destanları ile büyülüyor insanı.

Dersim'de alevi inançlarına göre her yılın 21 Mart'ında Newroz ile birlikte, yıl devrilir, yaşam yeniden başlar. Ve o gün, gece saat 24.00'de tüm ağaçların, hayvanların secdeye varıp tanrıya dua ettiklerine inanılır. İnanca göre kim doğanın ve hayvanların eğildiğine tanık olursa, tutacağı dilek kabul olur. Elif Ana da büyük bir heyecanla o anı bekler bütün gece. Ve saat 24.00'ü vurduğunda bir o görür ve bir o dilek tutar. Elif Ana'nın dileği, ne diğer kadınlar gibi zengin olmaktır ne de fazladan ömür... O çocuklarının şair ve aşık olmasını diler ve başındaki beyaz tülbenti çıkarıp dut ağacına bağlar. Elif Ana'nın dileği tutar ve tüm çocukları şair ve dengbêj olur.


Babasının ismini aldı...

Elif'in oğlu Hasan, Sılo Qız'ın dedesi. Yöresinde çok sevilen bir aşık olan Hasan Doğan'ın oğullarından biri olan Süleyman Doğan da şair, aynı zamanda nam salan kemanıyla stranlar şakıyan bir dengbêj. Ama talihsizdir Aşık Süleyman, zira tüm çocukları ölür. Derler ki, çocuk babasının ismini alırsa ölmez ve Süleyman bundan sonra doğan çocuğuna "Süleyman" adını verir. Sanatçı bir ailede doğan Süleyman Doğan'ın Sılo Qız olma serüveninde ailesinin payı büyüktür.

5 yaşında keman çaldı

Sılo Qız, keman çalmayı babasından 5 yaşında iken öğrenir. Bir süre sonra da türkü söylemeye başlar. Sılo Qız, kemanıyla yetinmez, aile ocağına aş gerek, ekmek gerek. Küçük bedeniyle büyüklere parmak ısırtacak kadar çok iş yapar. Gövde küçük, hüner büyük. Hünerine tanık olanlar ona ufak, küçük anlamına gelen "Qiz" lakabını takar ve böylece Sılo Qız olur. Sonrasını ise, Süleyman Amca'nın ağzından dinleyelim:

"Keman çalmayı küçük yaşlarda öğrendiğim halde her tarafta geziyordum. Keman çalıp, türkü söylüyordum. Babam öldükten sonra kemanı bana kaldı. Ömrümde çok keman eskittim."

Oğula ağıt

Süleyman Amca şimdi dişleri olmadığı için türküleri iyi okuyamadığını söylese de o doğaçlama söylediği türkülerini düğünlerde, yaslarda dillendirmiş bir ömür boyu. Ama en çok ağıt yakmış Süleyman Amca, savaşta yaşamını yitirenler üzerine.. 1938 direnişinde söylediği türküler ise h‰l‰ dillerde. Dengbêj Sılo Qız, şüphesiz en zor ve yanık ağıdını oğlu askerden ölü dönünce yakmış. "Sayısız ölü üzerine ağıt yaktım ama oğlumun üzerine söylediğim türkü, içimi yakıyordu" diyen Sılo Qız, birçok acı yaşadığını ve söylediği türkülerle acılarını içine atmak yerine paylaştığını dile getiriyor. Acılarının kemanının tellerinden yayıldığını ve ayakta olmasını da buna borçlu olduğunu kaydeden Süleyman Amca, dinç kalmasının nedenini de kemanına bağlıyor.

Kemanla tekleşen ses

Sılo Qız, şöyle tarif ediyor, bir ömür verdiği kemanı ile ilişkisini: "Kemanımın sesi ile benim sesim özdeşleşiyor. Kemanda kendimi buluyorum acılarımı dile getiriyorum. Acılarımızı anlatamayız, dile getiremeyiz; ama çalarız. Kafamda sürekli türkü söylerim, rüyalarımda bile. 1980 yılına kadar 75 yıl boyunca neredeyse her gece söyledim ve çaldım." Ailede ilk olarak Sılo Qız'ın babası keman çalmayı öğrenmiş. Ancak babasının keman çalmayı kimden öğrendiği konusunda Sılo Qız'ın bir fikri yok. Bugünlerde ise Dersim'de 2 kişi keman çalıyor. "Keman hem hüzünlendirir, hem halay çektirir" diyen Sılo Qız, yıllar boyu duygularını dile getirmiş. Çocuklarından kimse keman çalmasa da "Saz çalıyor ve söylüyorlar" diyor.

Sevda türküleri..

Gençlik yıllarında çapkın olduğunu duyduğumuz Sılo Qız'a kaç kere aşık olduğunu soruyoruz, "Gizlidir, söyleyemem" diyor utanarak. Yaşlı, kırışık yüzüne allık yayılıyor. Platonik aşklarına yıllarca sayısız türkü söylemiş Sılo Qız. "Hala söylediğim türküleri kimse kimin için yazdığımı bilmez. Gizli gizli seviyordum. Hala soruyorlar şu parçayı kimin için söyledin diye? Biz ise türkülerimizi gizli gizli söylerdik" diyor Qiz. Halkın sevgisini hiçbir şeye değişmeyen Sılo Qız'ı 4 oğlundan ölüm ayırsa da, yaşamı boyunca arkadaşlık eden kemanı ve dostları var hep yanında.

Kaset kampanyası

Ferhat Tunç öncülüğünde Dersimli birkaç iş veren, Sılo Qız'ın kasetleri için kampanya düzenliyor. Sılo Qız'ın hep yanında olan Cemal Taş, kampanyayı şöyle anlatıyor: "Sılo Qız'ın gittiği her evde bir kasedi vardır. Kasetleri bugüne kadar hiç arşivlenmemiş. Elinde şu an bir tane kasedi bile yok, öz sesi dışında. Ferhat Tunç öncülüğünde Dersimli işadamları olarak bu kampanyayı düzenledik. Kimin evinde Sılo Qız kaseti varsa getirmesi üzerine çağrı yapıyoruz."




Konu Aw Munzur tarafından (02.05.2008 Saat 02:32 ) değiştirilmiştir.
Aw Munzur Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Aw Munzur Kullanıcısına bu mesajı için 5 üye teşekkür etti:
Alt 20.01.2008, 04:50   #14
Yazar
Aw Munzur
Forumla Bütünleşmiş
 
Aw Munzur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler
Snake Champion! Basketball Champion!
Üyelik tarihi: 30.04.2006
Mesajlar: 2.002
Memleket: TUNCELİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 77
İtibar Puanı: 1114
Aw Munzur görkemli bir forum yaşantısı varAw Munzur görkemli bir forum yaşantısı varAw Munzur görkemli bir forum yaşantısı varAw Munzur görkemli bir forum yaşantısı varAw Munzur görkemli bir forum yaşantısı varAw Munzur görkemli bir forum yaşantısı varAw Munzur görkemli bir forum yaşantısı varAw Munzur görkemli bir forum yaşantısı varAw Munzur görkemli bir forum yaşantısı var

Ettiği Teşekkür: 2.240
747 Mesajına 1.528 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

SEVUŞEN



Hayatı ;

Adı Hüseyin Tatar. Seyid olduğu, yani Hz. Ali ile Hz. Fatma’nın oğlu Hz. Hüseyin’in, yani Hz. Muhammed’in soyundan olduğu söyleniyor.
Tiyatrocu ve sinemacı Ali Sürmeli aylar önce, “Bir deli varmış Tunceli’de. Adı Sevuşen. Halk onu o kadar çok seviyormuş ki, ölümünden sonra heykelini dikmişler” diye anlattı. Tunceli’ye gidip Sevuşen’in hikayesini araştırarak sinemaya aktarmayı planlıyordu. Bunu Tuncelili arkadaşım Hasan Aral’a aktarınca, hikaye daha da ilginçleşti. Çünkü Aral’ın rahmetli annesi çok saygı duyarmış Sevuşen’e. “Oğul unutma, kim delidir, kim veli, belli değildir” dermiş.

Araştırınca ortaya çıktı: Sevuşen’in ölümü derin bir boşluk yaratmıştı Tunceli’de. Halk onun yerine yeni bir deli arayışındaydı. Bir kısmı Baba Bertal adlı şahsın Sevuşen’in yerine geçmesinin uygun olacağını düşünüyor, bir bölümü ise, “Bertal çok yaşlandı. Tunceli’nin genç ve dinamik bir deliye ihtiyacı var” diye Deli İbo namlı kişinin bu postekiye oturması gerektiğini iddia ediyordu. Sonunda Baba Bertal’in tahta geçmesine, Deli İbo’nun da veliaht olmasına karar verilmişti.

Bütün bunlar bize tuhaf gelebilir ama Sarı Saltuk, Düzgün Baba ve Munzur Baba gibi velilerin ocağı olan Tunceli’de deliler mukaddes sayılıyor. Çünkü onların, dünyayla ilişkisini kesmiş, mal, mülk, iktidar arzusunu aşmış olduklarına inanılıyor. Bu biraz da Alevi inancında yer alan bir felsefe. Örneğin Hacı Bektaşı Veli, çocukların ve illa ki delilerin korunması gerektiğini söylüyor. Bu inanışlar, eski şaman ve pagan geleneğinden evrilerek Alevi kültürü içine yerleşmiş. Bölgede binlerce yıl hakim olan Zerdüşt dininde de benzer bir inanış bulunuyor. Tunceli’de yeni jenerasyon delilerle ilgili gelişmeleri öğrenince, bu kente gittik. Palavra Meydanı’nda, Tunceli milletvekili Kamer Genç’in de yapımına katkıda bulunduğu Sevuşen heykelini gördük, onun tahtına çıkmış olan Baba Bertal ve veliahtı Deli İbo ile görüştük. Ve sonunda, eğer bir gün dellenirsek kesinlikle gelip Tunceli’ye yerleşmeye karar verdik…

HEYKELİ DİKİLEN EFSANE DELİ SEVUŞAN

Adı Hüseyin Tatar. Seyid olduğu, yani Hz. Ali ile Hz. Fatma’nın oğlu Hz. Hüseyin’in, yani Hz. Muhammed’in soyundan olduğu söyleniyor. Bu yüzden halk arasında önceleri Seyid Hüseyin veya Seyid Vuşeyn diye çağrılıyor. Bu nam daha sonra kısaltıla kısaltıla Sevuşen’e kadar geliyor. 1930 doğumlu. Mazgirt’in Aktuluk köyüne bağlı Beydamı mezrasında doğmuş. 1938 Dersim isyanında köyü bombalanmış. Bombalardan biri evine isabet etmiş. Çok korkan Hüseyin yıllarca, çok darda kalmadıkça kapalı bir yerde yatamamış. 1950’lerin ortasına kadar köyünde yaşamış. Askerlik dönüşü eşinin bir başkasıyla birlikte olduğunu öğrenince köyü terk edip kendini yollara vurmuş. Sakin, sessiz bir tabiata sahipmiş. Üstüne çok gelinmediği sürece sesini çıkarmaz, kimseden yemek istemezmiş.

Genç bir kadın hastalanmış. Ankara’ya İstanbul’a götürmüşler, doktorlar, “yatağında ölsün” demiş. Dönmüşler Tunceli’ye. Yağmurlu bir gün, sobada çay demlemişler. Hastanın başındaki beş kişi altı bardak çay koymuş. “Biri çayını bitirince altıncı çayı da içer artık” demişler. O sırada kapı çalınmış. Sağanağın altında sırılsıklam olmuş Sevuşen, tas gibi tuttuğu avuçları suyla dolu, içeri girmiş ve elindeki suyu hastanın başından aşağı dökmüş, “dermanın yağmurla geldi, iyileşeceksin” demiş. Sonra oturmuş sedire ve “benim için çay koymuşsunuz” diyerek sobanın yanındaki altıncı bardağı alıp içmiş, çıkmış gitmiş. Ertesi gün genç kadın, herkes uyurken kalkmış ve çocuğunu emzirmeye başlamış…

O DA SENİ SEVİYOR TUNCELİ’DE BEKLİYOR

Gencin biri bir kıza aşıkmış. Ama birkaç ay sonra kızın ailesi Almanya’dan gelip kızlarını alıp götürmüş Almanya’ya. Genç de kendini dağlara bayırlara vurmuş. Bir gün Munzur’un üstündeki asma köprülerden birinde canına kıymayı düşünürken omuzunda bir el hissetmiş. Bakmış ki Sevuşen yanında. “O da seni seviyor, Tunceli’de bekliyor” demiş. Genç adam koşa koşa şehre gelmiş, gerçekten de sevdiği kızın döndüğünü öğrenmiş. Bir sene sonra evlenip Almanya’nın yolunu tutmuşlar. Geçen yaz, Munzur Festivali sırasında 28 ve 23 yaşında olan iki çocuklarıyla Tunceli’ye gelip Sevuşen’in mezarını ziyaret etmişler.

Aynı yıllarda çok çetin bir kış geçirmekteymiş Dersim diyarı. Sevuşen’e demişler ki, “Baba bu gece kar geliyor. Gel bir damın altında yat.” “Ben sokakların misafiriyim” diyerek kabul etmemiş. Ama Tuncelililer, allem edip kallem edip bir damın altına yatırmışlar. Yanına bir soba kurup üstüne de yün bir yorgan örtmüşler. Sabah Sevuşen’i yattığı yerde bulamamışlar. Bir de bakmışlar ki bahçede üstüne paltosunu atmış uyuyor.

Tunceli Belediye Başkanı Songül Erol Abdil, annesinin şahit olduğu bu olayı şöyle anlatıyor: “Ben böyle şeylere inanmam. Ama anam kendi gözleriyle görmüş. Şehrin dört bir yanı karla örtülüymüş. Bir tek onun yattığı yer kupkuruymuş…”

Daha neler neler…

12 EYLÜL DARBESİNİ 1938 SÜRGÜNÜ SANDI

Sevuşen bir sabah uyanmış ki şehirde in cin top oynuyor. Emniyet Müdürlüğü’nün önüne gidip eline geçirdiği taşları savurmaya başlamış. Bir yandan da, “Ne yaptınız milletime, 38 geri mi geldi” diye bağırıyormuş. Polisler çıkıp, sokağa çıkma yasağı konulduğunu söylemişler. İnanmamış. Alıp yanlarına tek tek kapıları çaldırmışlar. Her kapı açıldığında, “Haaa Haydar buradasın. Fatma da evinde. Bebeler nerde? Haaa onlar da burada” diyerek rahatlamış. Sonra oturmuş Palavra Meydanı’na ve “Bir çift gögerçin (güvercin) havalansa / Yanık yanık koksa karanfil” diye bir türkü tutturmuş.

1994’te öldüğünde, cenazesine 27 bin nüfuslu Tunceli’de 10 binden fazla kişinin katıldığı söyleniyor. Onu çok seven hemşerileri, Palavra Meydanı’nın bitişiğindeki küçük alana bir heykelini dikmiş.

HEYKELİNİ YAPTIRAN KAMER GENÇ:
TUNCELİ’NİN SEMBOLÜ DELİ DEĞİL ERMİŞ


Tuncelililer, eski hükümet meydanına kendi aralarında Palavra Meydanı diyorlar. Sevuşen’in heykeli bu meydana açılan küçük bir alanda. 1995’te yapılan heykelin masrafını Tunceli Milletvekili Kamer Genç karşıladı. Heykelin yanındaki çeşme mumlarla dolu. İnsanlar, mum dikerek dilekte bulunuyor. Kamer Genç, şunları söylüyor: “Sevuşen Tunceli’nin sembollerindendir. Deli değil ermiştir. Manisa Tarzanı gibidir. İnsanları ve tüm mahlukatı seven bir adamdı.”

HERKES MEZAR BAŞINDA DİLEK TUTUYOR

Savuşen’in kentin dışında asri mezarlıktaki mezarı ziyaret yeri. Mezarın yanı başına, 14-15. yüzyıllarda hüküm sürmüş Akkoyunlu medeniyetinden kalma bir koyun heykeli getirilip konulmuş. Kabir, perşembe günleri ziyaret ediliyor. Mezarın taşı yakılan mumlardan dolayı kararmış. Mezar taşını üç kez öpüp aynı yere başlarını koyan ziyaretçiler, Sevuşen’in ölüsünün de bir kerameti olduğuna inanıyor.


Konu Aw Munzur tarafından (22.04.2008 Saat 16:52 ) değiştirilmiştir.
Aw Munzur Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Aw Munzur Kullanıcısına bu mesajı için 3 üye teşekkür etti:
Alt 20.01.2008, 05:32   #15
Yazar
Aw Munzur
Forumla Bütünleşmiş
 
Aw Munzur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler
Snake Champion! Basketball Champion!
Üyelik tarihi: 30.04.2006
Mesajlar: 2.002
Memleket: TUNCELİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 77
İtibar Puanı: 1114
Aw Munzur görkemli bir forum yaşantısı varAw Munzur görkemli bir forum yaşantısı varAw Munzur görkemli bir forum yaşantısı varAw Munzur görkemli bir forum yaşantısı varAw Munzur görkemli bir forum yaşantısı varAw Munzur görkemli bir forum yaşantısı varAw Munzur görkemli bir forum yaşantısı varAw Munzur görkemli bir forum yaşantısı varAw Munzur görkemli bir forum yaşantısı var

Ettiği Teşekkür: 2.240
747 Mesajına 1.528 Kere Teşekkür Edlidi
Standart Siyasetçi

Kemal Kılıçdaroglu



İlk ve orta öğrenimini Anadolu'nun çeşitli il ve ilçelerinde tamamladı. 1971 yılında Ankara iktisadi ve Ticari ilimler Akademisinden mezun oldu.


Yayın ve Çalışmalar Aynı yıl hesap uzman yardımcılığı sınavını kazanarak Maliye Bakanlığı'na girdi. Hesap uzmanı olduktan sonra, bir yıl süre ile Fransa' da kaldı. 1983 yılına kadar hesap uzmanlığı görevini sürdüren Kılıçdaroğlu, 1983 yılında Gelirler Genel Müdürlüğü'ne daire başkanı olarak atandı. Daha sonra aynı Genel Müdürlükte, genel müdür yardımcısı olarak görev yaptı.

1991 yılında, Bağ-Kur, 1992 yılında da SSK Genel Müdürlüğü'ne atandı. Kısa bir süre Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığında müsteşar yardımcılığı da yapan Kılıçdaroğlu, Ocak 1999 ayında kendi isteği ile SSK Genel Müdürlüğü'nden emekli oldu.

8. Beş Yıllık Kalkınma Planı çalışmalarında, "Kayıtdışı Ekonomi Özel İhtisas Komisyonu" Başkanlığını yaptı.


Hacettepe Üniversitesinde öğretim görevlisi olarak çalıştı.

Türkiye iş Bankası Yönetim Kurulu üyeliği görevinde bulundu.

Halen istanbul Milletvekilliği görevini yürütmektedir.


Ödüller 1994 yılında "Ekonomik Trend Dergisi'nce konusunda yılın bürokratı seçildi.


Ek Bilgi Evli ve üç çocuklu olan Kılıçdaroğlu'nun yayınlanmış üç kitabı ve çok sayıda makalesi bulunmaktadır.


Konu Aw Munzur tarafından (15.02.2008 Saat 23:37 ) değiştirilmiştir.
Aw Munzur Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Aw Munzur Kullanıcısına bu mesajı için 2 üye teşekkür etti:
Alt 21.01.2008, 04:07   #16
Yazar
Aw Munzur
Forumla Bütünleşmiş
 
Aw Munzur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler
Snake Champion! Basketball Champion!
Üyelik tarihi: 30.04.2006
Mesajlar: 2.002
Memleket: TUNCELİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 77
İtibar Puanı: 1114
Aw Munzur görkemli bir forum yaşantısı varAw Munzur görkemli bir forum yaşantısı varAw Munzur görkemli bir forum yaşantısı varAw Munzur görkemli bir forum yaşantısı varAw Munzur görkemli bir forum yaşantısı varAw Munzur görkemli bir forum yaşantısı varAw Munzur görkemli bir forum yaşantısı varAw Munzur görkemli bir forum yaşantısı varAw Munzur görkemli bir forum yaşantısı var

Ettiği Teşekkür: 2.240
747 Mesajına 1.528 Kere Teşekkür Edlidi
Standart Siyasetçi

Kamer Genç



Kamer Genç (d. 1940) farklı ortamlarda ve partilerde siyaset yapmış olmakla birlikte, ismi Tunceli ile özdeşlemiş ilginç ve renkli bir politikacıdır. XVIII., XIX., XX.,XXI ve XXIII. Dönem Tunceli Milletvekilidir.

1940'da Tunceli'nin Nazimiye ilçesine bağlı Ramazan köyünde doğdu. Dargelirli bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Kamer Genç'in babası Ali Genç yazları İstanbul Silahtarağa'da amelelik yapmaktaydı. Başarılı bir öğrencilik hayatı geçirdi. 1960'da Ankara'da Maliye Okulu'na yatılı olarak girdi. Ancak okulun tamirata alınması nedeniyle öğrenimine bir süre Tunceli Lisesi'nde devam etmek zorunda kaldı. Ardından Maliye Okulu'na geri döndü. Bir yandanda babasının yanında çalışıyordu. Bu dönemde kardeşi Hıdır'ın kızamık hastalığıdan yaşamını yitirdi. 1966'da Ankara İktisadi Ticari İlimler Akademisi'ni bitirdi. Okulla birlikte Maliye Bakanlığı'nda staj da yaptı ve Bingöl'e vergi kontrol memuru olarak atandı. 1966 yılında girdiği Danıştay sınavını kazanan tek isim oldu. 1974-1976 yılları arasında Paris'te bulundu. Danıştay Tetkik Hakimliği ve Danıştay Savcılığı görevlerini yaptı. 1981'de Danışma Meclisi Üyeliği'ne getirildi. 1983'de bu görevden istifa etti. 1983-1987'de mali müşavirlik yaptı. Ardından 4 dönem milletvekili seçildi. 1993'ten 1999'a kadar TBMM Başkan Vekilliği yaptı.

1966'da Danıştay sınavını kazanınca köyüne dönerek, ilkokuldan beri tanıdığı ve Tunceli Lisesi'nde beraber okuduğu Sevim Hanım'ı ailesinden istetti. Ama Sevim Hanım'ın ağa konumunda babası, artık Danıştay'da hakim çıkmış damadı bile kızına layık görmeyince, bu kez Ankara Solfasol köyünde öğretmenlik yapmakta olan Sevim Hanım, ağa babasına karşı çıkarak, Kamer Bey'in teklifini kabul etti. 1967 yılında evlendiler. Seçkin ve Seçil isimli iki çocukları oldu.

Danıştay'daki görevi 12 Eylül'ün ardından son bulan Genç, 1981 yılında Tunceli'den Danışma Meclisi Üyeliği'ne seçildi. Askerlere hep karşı çıksa da askerler sayesinde siyasi yaşama ilk adımını attı. Tunceli'nin asker kökenli valisi Hakkı Borataş'ın önerisi ile Danışma Meclisi üyesi oldu.

Aykırı bir karakter yapısına sahip olan Genç, Mehmet Ali Ağca'nın idam dosyası önüne gelince, 'Prensip olarak idama karşıyım' diyerek 'ret' oyu verdi. Paşalar tarafından uyarıldı ama o dinlemedi. 'Ret' diye üç kez ard arda bağırdı. Gergin geçen günün ardından akşam eve döndüğünde, eşi Sevim Hanım'ın bile, radyoda 'Ağca oylamasında 149 kabule karşılık bir ret oyu çıktı' anonsunu duyunca 'Hangi kafasız ret oyu verdi acaba?' diye sorduğu rivayet edilir. Kamer Bey biraz kızararak; 'Yahu hanım, ben verdim. Niye kızıyorsun. İnancımın gereğini yaptım.' diye cevap vermiştir.

Genç, bununla da yetinmedi ve 12 Eylül Anayasası'nın tümüne de 'hayır' oyu verdi. Nurettin Ersin Paşa üç kez Konsey'e, Genç'in Danışma Meclisi'nden çıkarılması önerisini götürdü ama gerçekleşmedi.

1983'te çok partili yaşama yeniden dönüşle birlikte Kamer Genç siyaseti sürdürme kararı alarak, Tunceli'den bağımsız milletvekili adayı olmaya karar verdi. Ama Danışma Meclisi'nde adaylığı veto edildi.

Üyelikten istifa etti ve soluğu yeni kurulan SODEP'te aldı. Parti Meclisi üyesi oldu. 1987 seçimleri öncesinde liste dışı kalınca, yeniden bağımsız aday olmaya karar verdi. Ancak, SHP'de yasal zorunluluk nedeni ile ön seçim yapılınca yeniden aday oldu ve birinci sıradan çıktı. Tunceli milletvekili olarak Meclis'e girdi. Turgut Özal'ı boy hedefi olarak belirledi. Ağır eleştirileri nedeniyle sık sık mahkemelik oldular.

1991'de yeniden seçildi. Erdal İnönü-Deniz Baykal çekişmelerinde hep İnönü'nün yanında yeraldı. SHP-CHP birleşmesinden sonra CHP'nin başına gelen Baykal, 1995 seçimlerinde Genç'i aday göstermeme kararı aldı. Genç ya siyaseti bırakacak ya da başka bir partide devam edecekti. Tunceli'ye giderek seçmenine sordu: 'Devam' yanıtını alınca DYP'ye geçmeye karar verdi.

Bu 'U dönüşü'ne şaşıranlara; 'O zaman Tansu Çiller'e fazla tepki yoktu. Tuncelili de bana DYP'yi işaret etti. Benim hâlâ sol geleneğim devam ediyor. DYP kitle partisi. İdeoloji partisi değil ki. Ben bu partinin sosyal demokrat bölümünü teşkil ediyorum. Amacım Tunceli halkına hizmet. Bu nedenle DYP'deyim. Ve DYP'yi içime sindirdim.' dedi.

Meclis Başkanvekilliği dönemlerinde Genç'in yönettiği oturumlar hep olaylı geçti. Hakaretlere, suratına fırlatılan bardaklara, kürsüye yürüyen kızgın vekillere rağmen tarzından hiç ödün vermedi. Hakkında peş peşe açılan davalar nedeniyle mahkeme salonlarını mesken tuttu.


Kamer Genç Meclis Tartışması



Konu Aw Munzur tarafından (28.03.2008 Saat 16:00 ) değiştirilmiştir.
Aw Munzur Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Aw Munzur Kullanıcısına bu mesajı için 4 üye teşekkür etti:
Alt 22.01.2008, 04:17   #17
Yazar
Aw Munzur
Forumla Bütünleşmiş
 
Aw Munzur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler
Snake Champion! Basketball Champion!
Üyelik tarihi: 30.04.2006
Mesajlar: 2.002
Memleket: TUNCELİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 77
İtibar Puanı: 1114
Aw Munzur görkemli bir forum yaşantısı varAw Munzur görkemli bir forum yaşantısı varAw Munzur görkemli bir forum yaşantısı varAw Munzur görkemli bir forum yaşantısı varAw Munzur görkemli bir forum yaşantısı varAw Munzur görkemli bir forum yaşantısı varAw Munzur görkemli bir forum yaşantısı varAw Munzur görkemli bir forum yaşantısı varAw Munzur görkemli bir forum yaşantısı var

Ettiği Teşekkür: 2.240
747 Mesajına 1.528 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Aydın Öztürk



Albümler ;

- Cumartesi Anneleri/ Yıkık Duvarlar Gibi Kaldı Gözlerim 1998

- ÇABUK UNUTUYORUZ 1999

- SIZI 2000

- HAYDİ TOPLA YÜREĞİNİ 2002

- TUTKU YA DA AŞK 2004

- AYDIN ÖZTÜRK BESETELERİNİ SÖYLEDİLER 2005



Aydın Öztürk 1955 Tunceli (Dersim) doğumlu. Pertek’in Sağman Dersim(Yeni adıyla Ardıç) köyünden. Yaşamının ilk 10 yılı burada geçti. İlkokulun ilk 3 yılını köyde okudu.

Ekonomik nedenlerden kaynaklanan zorunlu göçler sebebiyle ailesiyle birlikte Elazığ’ayerleştiler.Fatih Mehmet İlkokulu’dan sonra Devrim Ortaokulu’nu bitirdi.Elazığ AtatürkLisesi’nden Mezun oldu. 1973-1974 döneminde Erzurum Atatürk Üniversitesi İşletmeFakültesi’ne girdi.

Son sınıfa kadar okudu.Dönemin siyasal atmosferi nedeniyle,birçokarkadaşıyla birlikte 9 Eylül Ünüversitesi’ne geçişleri sağlandı.Ancak araya 12 Eylül süreci girdi ve okuldan atıldı.Politik nedenlerle yaklaşık 6 yıl İstanbul Selimiye,Alemdağ,Sultan-ahmet,Elazığ ve Diyarbakır Sıkıyönetim Askeri Tutukevlerinde kaldı. Nisan 88 de ErganiCezaevinden tahliye oldu.

Aslında Müzik ve Yazma serüveni çok eskilere dayanıyor olmasına rağmen,üretimlerininokurları ve dinleyenleriyle buluşması bu süreçten sonrasını kapsar.Cezaevinde çıktıktan sonra İstanbul’a yerleşti. Arkadaşlarının yanında sekreterlikten muhasebeciliğe kadar birçok işte çalıştı. 1994 ten sonra İstanbul’da yayın yapan Radyo Umut’ta (94.3) Programcılık ve Yayın Yönetmenliği yaptı.

Bu süreçten sonra ve halen İber Müzik’te Sanat Danışmanlığı görevini sürdürmektedir.


Kitaplarını adlarına gelince:

Yanardağ Sıcağında (şiir), Bilirim Dayanır Yürek (roman),Bir Sevgi Kırılmasıydı (şiir), Ağıtlara Yazıldı Zaman (şiir), Yıkık Duvarlar Gibi KaldıGözlerim (şiir), Anımsamanın Zaferi /Cumartesi Anneleri (şiir), Ezberletilmiş Yalnızlıklar/Derin Nehirler Gibi (denemeler ), Ölülerle Hatıra Fotoğrafı (şiir), Yağmur Yürekli Mektuplar (denemeler),Yürek Sapağı (lirik metinler), Yağmur Yüreklim (şiir),Afşar Timuçin’le Düşünceye Yolculuk (ortak kitap-radyo söyleşileri), Şehriban (şiir),Saklı Sevdiğim (şiir), Açılmamış Bir Mektuptu Zaman (şiir), Ne Çok Vedalaştık (şiir)

Albümleri:

Cumartesi Anneleri/Yıkık Duvarlar Gibi Kaldı Gözlerim(Devsan Müzik-şiir albümü), Çabuk Unutuyoruz, Sızı, Haydi Topla Yüreğini, Tutku Ya da Aşk.,Aydın Öztürk Bestelerini Söylediler. Bu 5 albüm de İber Müzik’ten çıktı.

Aydın Öztürk albümlerinin en belirgin özelliği söz ve müziklerin tümü kendisine ait. Kendi eserlerini yorumluyor. Bu bestelerin formu sorulduğunda: ‘Kentli insanların öykülerini ,yine bu insanların müzikal beğenileriyle kaynaştırıyorum. Bestelerime Kent Türküleri diyebilirim’


Aydın Öztürk’ü başarılı eserlere attığı imzasıyla tanıyoruz:Onur Akın’ın bestelediği Yağmur Yüreklim ve Geceyi Sana Yazdım çok sevildi.Sözler Aydın Öztürk İmzası taşıyor.

Yine söz ve müzikleri kendisine ait olan kendisinin de seslendirdiği ve Yavuz Bingöl’le zirveye çıkanYara Sağalır, Zifir Saçlarını Savur İçimde, Sele Verseydim milyonların dilinde. Edip Akbayram’la çok sevilen Yalan Oldu, Kıvırcık Ali’de Sen Kalbimin Direğisin, Canan Başkaya’da Gül Ek Yüreğine, Grup Çığ’da Aybükem… ilk akla gelenler.Aydın Öztürk’ün bestelenmiş şiirleri,sözleri ve ya kendisine ait söz,müziklerin sayısı 150 yi geçiyor
.


Aydın Öztürk - Sele Verseydim




Konu Aw Munzur tarafından (28.03.2008 Saat 16:00 ) değiştirilmiştir.
Aw Munzur Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Aw Munzur Kullanıcısına bu mesajı için 2 üye teşekkür etti:
Alt 25.01.2008, 14:07   #18
Yazar
Aw Munzur
Forumla Bütünleşmiş
 
Aw Munzur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler
Snake Champion! Basketball Champion!
Üyelik tarihi: 30.04.2006
Mesajlar: 2.002
Memleket: TUNCELİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 77
İtibar Puanı: 1114
Aw Munzur görkemli bir forum yaşantısı varAw Munzur görkemli bir forum yaşantısı varAw Munzur görkemli bir forum yaşantısı varAw Munzur görkemli bir forum yaşantısı varAw Munzur görkemli bir forum yaşantısı varAw Munzur görkemli bir forum yaşantısı varAw Munzur görkemli bir forum yaşantısı varAw Munzur görkemli bir forum yaşantısı varAw Munzur görkemli bir forum yaşantısı var

Ettiği Teşekkür: 2.240
747 Mesajına 1.528 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Hakkı Bulut



İlk okul 5’e kadar doğduğu köyde, ortaokul 1. sınıfı Tunceli, ortaokul 2. sınıfı Mazgirt daha sonra Adana’ya göçtü ve ortaokul 3. sınıfı Ceyhan’da bitirdi. Adana Erkek Lisesi mezunu daha sonra dışardan Adana Öğretmen Okulunu bitirdi. Öğretmenliğe başladığı bu yıllarda babasının saz çalmasının etkisi ve müziğe küçük yaşta olan ilgisi sebebiyle müzikle de uğraştı. 1969 yılında Adana’da yapılan Altın Ses müsabakasında 1. olarak ilk plak çalışmasına başladı. İlk beste ve güftesi olan “İkimiz bir fidanız” isimli eserini okudu. Bu eseri 2 yıl sonra müsaade vererek bir çok sanatçının seslendirmesine olanak tanıdı. (örneğin: Tülay Özer, Kamuran Akkor)

Sanatçımız bu yıllarda yaptığı başta Ben Buyum, Falcı, Ben Köylüyüm, Dokunmayın Dünyama gibi eserlerle bugünkü arabesk müziğinin ilk temellerini 1969 yıllarında atanlardan biri olarak bu güne kadar 53 kaset, 800 eser, 6 Altın Plak, 1 Altın CD, Ben Tövbemi Geri Aldım, Son Mektup isimli Long Play çalışması ile Altın Long Play ödülünü aldı. 1988 yıllarında ise arabesk arabesk müzikteki bazı olumsuzlukları eleştirenler, Kültür Bakanlığınca ve ülkede yarattığı olumlu olumsuzlukları incelenmek amacı ile Kültür Bakanlığının tertiplediği kongrede konuşmacı olarak bulunan Hakkı Bulut’tan arabesk bir parça (örnek olması amacı ile) istendi. Sanatçı "Seven Kıskanır" isimli şarkısını bakanlığa sundu. Büyük beğeni ve ilgi gören bu eserle ilk kez TRT’nin kapıları resmi olarak Hakkı Bulut’a açıldı. Bu şarkı TRT ekranlarında halka ve A.K.M.’ de (Atatürk Kültür Merkezi) basına sunuldu.

Halk müziği motifleri üzerine temel kuran sanatçının müziği 37 yılda ne bir benzeri nede bir taklidi mümkün olmamış, ülkenin müziğinde bir ilk olarak çıkmış beste, güfte ve sesi ile devam etmektedir. Halkın büyük bir kesimi tarafından tanınsa da Anadolu’da öğretmenlik yaptığı yıllar ve İstanbul’dan uzakta kalışı nedeni ile kaset ve eserleri dinlenirken, medyadan hep uzak kalmanın sıkıntılarını da yaşamamış değildir. Bütün beste ve güfteleri kendisine ait olan sanatçı 10 sinema filminde de oynamıştır.


Hakkı Bulut Ben Buyum




Konu Aw Munzur tarafından (28.03.2008 Saat 16:00 ) değiştirilmiştir.
Aw Munzur Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Aw Munzur Kullanıcısına bu mesajı için 1 üye teşekkür etti:
Alt 27.01.2008, 11:06   #19
Yazar
Aw Munzur
Forumla Bütünleşmiş
 
Aw Munzur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler
Snake Champion! Basketball Champion!
Üyelik tarihi: 30.04.2006
Mesajlar: 2.002
Memleket: TUNCELİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 77
İtibar Puanı: 1114
Aw Munzur görkemli bir forum yaşantısı varAw Munzur görkemli bir forum yaşantısı varAw Munzur görkemli bir forum yaşantısı varAw Munzur görkemli bir forum yaşantısı varAw Munzur görkemli bir forum yaşantısı varAw Munzur görkemli bir forum yaşantısı varAw Munzur görkemli bir forum yaşantısı varAw Munzur görkemli bir forum yaşantısı varAw Munzur görkemli bir forum yaşantısı var

Ettiği Teşekkür: 2.240
747 Mesajına 1.528 Kere Teşekkür Edlidi
Standart Alevi Bektaşi Halk Ozanı

Nesimi Çimen



Nesimi Çimen (d. 1931 - ö. 2 Temmuz 1993), Alevi Bektaşi halk ozanı.

Aslen Tunceli hozat'lı olan Nesimi Çimen 1931 yılında Adana'nın Saimbeyli ilçesinde doğdu. Daha sonra tüm ailesiyle birlikte Kayseri'nin Sarız ilçesine yerleşti ve bir köy ağasının yanında maraba olarak çalışmaya başladı. Ağanın kızı Dilber'e aşık olunca, birlikte Kayseri'den kaçıp Elbistan'ın Sevdili Köyü'ne yerleştiler.[1] Anadolu Aleviliği'nin yoğun yaşandığı bu bölgede uzun süre kaldıktan sonra İstanbul'a taşındı. İşçi olarak Almanya'ya gitmek için çabaladı, fakat nefes darlığı olduğu için başaramadı ve ailesiyle beraber Osmaniye'nin Kadirli ilçesine göç etti. Bu dönemde yazar Yaşar Kemal ile tanıştı ve onun da yardımıyla bir fabrikada işe başladı.

Greve çıkan işçilerin başına geçince işten altıldı ve ailesinin geçimini sağlamak için ozanlığa başladı. 1967 yılında Tunceli'de sergilenen bir Pir Sultan Abdal oyununda oynayan ve deyişler söyleyen Nesimi, salonda olay çıkınca gözaltına alındı ve bıyığının yarısı tek tek yolunmuş bir vaziyette serbest bırakıldı.[1] Ailesiyle birlikte Zeytinburnu'nda bir gecekonduya yerleşti. Evinde konaklayanlar arasında Yaşar Kemal, Atıf Yılmaz, İlhan Selçuk, Behice Boran, Mehmet Ali Aybar, Harun Karadeniz, Yılmaz Güney, Mahzuni Şerif, İhsani, Emekçi ve Ali Özgentürk gibi isimler vardı.

Küçük yaşta türkü derlemeleri yapan Nesimi, topladığı folklor değerlerini radyo arşivlerine kazandırdı. Hatayi, Pir Sultan Abdal ve diğer usta ozanların nefeslerini söyleyerek kendisini tanıttı. Nefeslerini, türkülerini bağlama ile değil, göğsünde taşıdığı cura eşliğinde söyledi ve cura çalmada ün kazandı. Kendi yazdığı deyişlerini de okuyup söylemiştir.

2 Temmuz 1993 günü Sivas'ta, Madımak Oteli'nin yakıldığı ve 37 kişinin öldürüldüğü katliamda hayatını kaybetti. Cenazesi İstanbul Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedildi.

Balet ve müzisyen Mazlum Çimen'in babasıdır
.


Nesimi Çimen - Bağışla Beni



Konu Aw Munzur tarafından (28.03.2008 Saat 16:00 ) değiştirilmiştir.
Aw Munzur Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Aw Munzur Kullanıcısına bu mesajı için 4 üye teşekkür etti:
Alt 22.02.2008, 17:42   #20
Yazar
Aw Munzur
Forumla Bütünleşmiş
 
Aw Munzur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler
Snake Champion! Basketball Champion!
Üyelik tarihi: 30.04.2006
Mesajlar: 2.002
Memleket: TUNCELİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 77
İtibar Puanı: 1114
Aw Munzur görkemli bir forum yaşantısı varAw Munzur görkemli bir forum yaşantısı varAw Munzur görkemli bir forum yaşantısı varAw Munzur görkemli bir forum yaşantısı varAw Munzur görkemli bir forum yaşantısı varAw Munzur görkemli bir forum yaşantısı varAw Munzur görkemli bir forum yaşantısı varAw Munzur görkemli bir forum yaşantısı varAw Munzur görkemli bir forum yaşantısı var

Ettiği Teşekkür: 2.240
747 Mesajına 1.528 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Ceylan



25.06.1974 yılında İstanbul Fındakzade'de doğdu.Aslen Tunceli'lidir.

İlk sahne deneyimini daha yedi yaşında Almanya'da babası ile birlikte düğün salonlarında yaşadı.1983 yılında girdiği bir yarışmada ilk birinciliğini kazandı. 1984 yılında Türkiye'ye dönerek ilk kasetini çıkardı.İlk kasetleri arasında ‘Yaktı beni,Zalim,Ana kuşağı, Güneş yine doğacak albümleri vardır.''Seni sevmeyen ölsün'' kaseti bir milyon üç bin gibi bir rakama ulaşarak ülkemizde kırılması zor bir rekora ulaştı.

Bugüne kadar 28 kaset ve 15 sinema filmine imza atan Ceylan'ın aldığı bazı ödüller


1987 yılında Müzik Magazin
1988 yılında Kral TV
2000 yılında Kral TV
2000 yılında Magazin Gazetecileri
2001 yılında Magazin Gazetecileri


Ceylan - Ah Gönlüm




Konu Aw Munzur tarafından (22.04.2008 Saat 16:53 ) değiştirilmiştir.
Aw Munzur Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Aw Munzur Kullanıcısına bu mesajı için 2 üye teşekkür etti:
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Hizli Erisim


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 12:33.


Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
Yazılan yazılar ve yayınlanan resimlerin tüm hakları yazan kişiye aittir. Site hakları Aleviweb.com adına saklıdır.

Yandex.Metrica