Go Back   Aleviweb.com - Alevi Alevilik ve Aleviler Forumu > Aleviler ve Alevilik > Alevi Araştırmaları

Alevi Araştırmaları Alevilik üzerine araştırmalar, teorik yazılar, düşünceler, incelemeler

Cevapla
 
Seçenekler Arama Stil
Alt 08.02.2016, 21:57   #151
Yazar
aris
Tecrübeli Üye
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 15.06.2015
Mesajlar: 92
Memleket: OUT OF TURKEY
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 13
İtibar Puanı: 32
aris iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 280
61 Mesajına 112 Kere Teşekkür Edlidi


Standart

Alıntı:
haziran_AW Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
sayın aris,
bu sözleri hiç düşünmeden,tamamen duygusallıkla sarf ettiğinizi düşünüyorum.duygularınız aklınızın önüne geçmiş.televizyonda haber programlarını izlerken;bir şehit cenazesini,sur,cizre,silopi vs. evlerini terk edip kışın günü sırtında bohçasıyla kalacak yer arayan insanımızı veya suriyeli mülteci haberlerini aynı duygusallığı yaşıyorum.insanın duyguları aklının önüne geçiyor.değilse aklı başında olan bir insan,mantıklı düşünen,gözlerine perde inmemiş bir insan "Barışın kimle yapılacağı önemli değil." gibi bir cümle kurabilir mi."BARIŞ" ne kadar sihirli bir kelime.derin anlamlar barındırır içinde.ya uygulaması ne olacak,daha teoriği bile sakatken.kimle barış.bunun adını bir koysanız önce.kiminle kimi barıştırmaya çalışıyorsunuz.sanki ilkokul öğrensiyiz.ali velinin saçını çekmiş de küsmüşler.siz 35 yıldır akan kanı bu kadar mı hafife alıyorsunuz.yaklaşımınız ciddiyetten uzak.

TOPLUMSAL SÖZLEŞME;

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

açtığınız diğer başlıktan devam edelim o zaman.
Duygusallık belli bir davranışın tekrarı ile algıda oluşan oluşan hisisyattır kanatimce.Belki de öğrenilmiş davranışa yönelik nörolojik tepkisidir.
İnsanızya;
bazen yolda yürürken bir karınca sürüsüne basmamak için adımımızı büyük atarız.Yaralı bir canlıya yardım etme isteği normal her insan için duyumsaması gereken birer tepkidir.Sokakta kışın aç bekleyen hayvanlara yiyecek taşımak
yazın kavurucu sıcağında bir kap su bırakmak bilince varmış insanın olmazsa olmazlarındandır.
Dedimya insanız;
insanlar ölüyor.farklı kimliğiyle ,farklı amaçlarıyle çatışmalarda insanlar ölüyor.
Eko sistem içerisinde her canlı kapladığı hacimle,bu dengenin dengeleyenidir.
Doğanın bütünleyeni olarak,doğayla arasına koyduğu mesafeyi edindiği bilince borçlu olan insan,haketmediği bu coğrafyaları kendi tekeline alarak eko sistem içerisinde kendi gettolarını kurmuş diğer canlılarıda aşağlayarak farklılığını ortaya koymaya çalışmıştır.Bu farklılığın benim için bir anlamı yok.
Hkikat insanın diğerlerine gösterdiği rıza ile Eko denge içerisinde her canlıya hakkaniyetle davranmasıyla mümkündür.
Bir kara parçası için insanın diğer insanları zapturap altına almaaya çalışması
biz buna emperyalde diyoruz ,doğru bulmuyorum.
Neden?
Bugün ABD güçlü istediği gibi at koşturuyor.
Yarın çin,rusya güçlü olacak.Yani sürekli güçlü olan diğerlerini sömürge altına alacak.Şuan rasyonel toplumsal yapı böyle diyebilirsin.
Bizde kendi topraklarımızı korumamız gerekir düşüncesinde olabilirsin.
Bende bu toprakların korunmasının yanındayım.
Bunu yaparken kendi içimizdeki farklılıklrla barış içinde olup
Daha sağlam yürüyebiliriz.
Bunlar kürtlerdir.
Diyeceksin; bizim kürtlerle sorunumuz yok!
Derdimiz bölücü örgüt.
Kürt kesimi bizden anayasal taleplerde bulunuyor.
Kendi kurdukları ve oy verdikleri parti ile bunu dekare ederek
taleplerini sürekli güncelliyorlar.
Bunu görmezden gelmek bize bir şey kazandırmaz.
Yazdıklarından anşldığı gibi akıllı bir adamsın.
Az buçuk yazılarımdan benide tanımışındır.
her kes kadar bu ülkeye bağlı bir insanım.
sadece sizler gibi düşünmüyorum.

aris Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 10.02.2016, 16:44   #152
Yazar
akalem
Kontrollü Üye
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 25.05.2015
Mesajlar: 109
Memleket: AMASYA
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 0
İtibar Puanı: -86
akalem pek olumlu bakılan bir üye değil

Ettiği Teşekkür: 265
45 Mesajına 68 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Alıntı:
haziran_AW Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
senin aklın ve insanlığın bebek katili teröristlerden yana.bizde bu millet düşmanlarıyla birebir mücadele halindeyiz.sen olayları uzaktan izlerken biz canımızı ortaya koymuşuz.haliyle ne senin aklına ne de insanlığına ihtiyacımız var.alevi edebi can alanın karşısında durmayı gerektirir.işte bizim durduğumuz nokta tam da burasıdır.masumları korkakca, bombayla,mayınla,dürbünlü tüfekle uzaktan öldürenlerin,kadın,yaşlı çocuk demeden katledenlerin karşısındayız.ne mutlu bize ki milletimizin emrinde mücadelemize devam ediyoruz.safımızı milletden ve devletten yana belirlemişiz.senin gibi teröristi kutsayıp,bölücülere destek olmaktansa bin kere ölmeyi tercih ederiz.sen teröre bulaşmış halkını(artık kimse onlar bir türlü cevap veremiyorsun) kutsamaktansa devletimizi kutsamak onurumuzdur.son haininin kafası koparılana kadar da mücadelemiz devam edecektir.

sanırım devletimizin yetkili organları akalem gibi terör şakşakçısı,bölücü destekçisi,devlet millet düşmanlarının ıp adreslerini kaydedip kimliklerini saptıyordur.sanal alemde klavye kahramanlığı yapan bu kişilerinde cezalandırılması en büyük arzumuzdur.
.....
Zift kokulu çorak bir karanlık kapladı ülkeyi.



Ölüm karanlığı bütün hayatın üstüne çöktü.



Şimdi her gün kendi çocuklarımızı öldürüyoruz.



Evlerin bodrumlarını toplu mezarlara çeviriyoruz.



Bütün gücümüzü öldürmeye harcadığımızdan yaşatacak gücümüz kalmadı.



“Bin kişiyi öldürdük, inşallah daha da fazla öldüreceğiz” diyen nutuklar dinliyoruz.



Bu nutuklar alkışlarla karşılanıyor.



“Daha öldür, daha öldür” naraları yankılanıyor.



Vampirlerle dolu bir tımarhanede gibiyiz.



Öldürüyorlar…



Daha da öldürmek istiyorlar…



Tek görmek istedikleri kan…



Kana doymuyorlar.



Hırsızlıklarını, cinayetlerini, yolsuzluklarını kanla yıkamak istiyorlar, bebeklerin, çocukların, kadınların, yaşlıların kanlarıyla, alınlarına kazınmış “sen bir hırsızsın” yazısının üstünü kapamaya uğraşıyorlar.



Dini, çaldıkları paraları içine doldurdukları bir çuval gibi kullanıyorlar.



Hırsızlıkla dindarlığı eşanlamlı gösterecek yeni bir lügat yazmaya çabalıyorlar.



Din alimleri, yolsuzluğun, hırsızlığın, cinayetin fetvacıbaşısı oluyor.



Günahları büyüdükçe hapishaneleriyle camileri büyüyor.



“Allahın evini” günahkarca, günahları aklamak için kullanıyorlar.



Kendi ahlaksızlıklarından, zorbalıklarından öylesine gözleri dönmüş ki hiç haya etmeden küçük çocuklara şehvet duymanın dindeki yerini tartışıyorlar.



Hukuk tanımıyorlar, yasa tanımıyorlar, kural tanımıyorlar.



Fikirden nefret ediyorlar.



Fikirsizliklerini ellerinde bir hüviyet gibi taşıyorlar.



Bir fikri olanı, fikrini söyleyeni hemen cezalandırmak istiyorlar, aç bırakmak, işsiz bırakmak, hapishanelere doldurmak istiyorlar.



Kendi suçları büyüdükçe, kendilerini eleştirenleri suçluyorlar.



Tek bir adama tapınıyor ve hepimize de aynı adama tapınmamızı söylüyorlar.



Bir kimliğimiz, kişiliğimiz, fikrimiz, inancımız, ırkımız, dinimiz, mezhebimiz olmayacak, tek bir putun önünde secdeye geleceğiz, o put ne derse biz “o” olacağız.



Başka biri olmamız yasak olacak.



Ve hep öldüreceğiz.



Bize benzemeyen herkesi öldüreceğiz.



Bizim putumuza tapınmayanları yok edeceğiz.



Bizden bunu istiyorlar.



Bir cenneti bunun için bir cehenneme çevirdiler.



Bunun için soğuk bodrumlardan ölüler fışkırıyor.



Bunun için evler topa tutuluyor.



Bunun için ülke kana batıyor.



Bunun için insanlar hapishanelere tıkıyorlar.



Bunun için sabaha karşı evler basılıyor.



Bunun için bilim adamları işlerinden atılıyor.



Bunun için her eleştiri “ihanetle” damgalanıyor.



Bunun için “vampirleşmeyen”, “öldürün” diye bağırmayan, hırsızlığı kutsamayan, cinayetleri alkışlamayan, putlara tapınmayan herkesi “düşman” yaftasıyla yaftalayıp zindanlara, mezarlara dolduruyorlar.



Vampirlerle dolu bir tımarhaneye çevirdiler bu ülkeyi.



Yeryüzündeki cehennem yaptılar.



Bir cennet olabilirdik.



Her fikirden, her inançtan insanın birlikte hayatın tadını çıkarabildiği, birbiriyle şakalaşabildiği, güvenli, zengin, mutlu bir ülke olabilirdik.



Marmara sahillerinde söğütlerin altında dolaşabilir, Mezopotamya ovasına karşı gülebilir, Meriç kıyılarında yürüyüş yapabilir, Karadeniz’in tepelerinde türküler söyleyebilir, Orta Anadolu’nun buğday tarlalarının arasında koşabilir, Ege’de rüzgarlarla dalgalanabilir, Akdeniz’de geçmişin ve geleceğin sularında yıkanabilirdik.



Dünya bizi saygıyla ve hayranlıkla selamlayabilirdi.



Yenilgilerimizden zaferler yaratabilirdik.



Yenilgilerimizden şiirler, şarkılar yapabilirdik.



Çıplak ayaklı kızlar gezebilirdi sahillerimizde.



Başörtlü kızlarımız gülmenin tadını çıkarabilirdi.



Müminler bir şadırvan şıkırtısıyla dolaşabilirdi sokaklarımızda, hakemliklerine herkes güvenebilirdi.



Kadınlarımız, erkeklerimiz, çocuklarımız güneşli bir gün gibi gülümseyebilirdi.



Yargıçlarımızı hürmetle selamlayabilirdik.



Polisler “abilerimiz”, jandarmalar “kardeşlerimiz,” subaylar “dostlarımız” olabilirdi.



Kollarımıza istersek “azadi”, istersek “hürriyet” dövmeleri kazıyabilirdik.



Sırtımızı sıcak bir duvara dayayıp içine bir dal taze soğan sokuşturduğumuz ekmekle peynirin tadını çıkarabilirdik.



Mutlu olabilirdik.



Olabilirdik gerçekten.



Bir cennet olabilirdi bu memleket…



Gönderine hırsızlık bayrağı çektikleri kanlı bir cehennem direğine çevirdiler ülkeyi.



Bir putla birkaç kuruş uğursuz para için…



AHMET ALTAN / HABERDAR
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

akalem Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 21.02.2016, 14:28   #153
Yazar
slistre
Forumun Bir Parçası
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 30.04.2015
Mesajlar: 613
Memleket: KIRKLARELİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 24
İtibar Puanı: 424
slistre gercekten iyi birislistre gercekten iyi birislistre gercekten iyi birislistre gercekten iyi birislistre gercekten iyi biri

Ettiği Teşekkür: 349
202 Mesajına 255 Kere Teşekkür Edlidi
Standart Erdoğan kalibresinde kim var bu ülkede!

Alıntı:
akalem Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
.....
Zift kokulu çorak bir karanlık kapladı ülkeyi.



Ölüm karanlığı bütün hayatın üstüne çöktü.



Şimdi her gün kendi çocuklarımızı öldürüyoruz.



Evlerin bodrumlarını toplu mezarlara çeviriyoruz.



Bütün gücümüzü öldürmeye harcadığımızdan yaşatacak gücümüz kalmadı.



“Bin kişiyi öldürdük, inşallah daha da fazla öldüreceğiz” diyen nutuklar dinliyoruz.



Bu nutuklar alkışlarla karşılanıyor.



“Daha öldür, daha öldür” naraları yankılanıyor.



Vampirlerle dolu bir tımarhanede gibiyiz.



Öldürüyorlar…



Daha da öldürmek istiyorlar…



Tek görmek istedikleri kan…



Kana doymuyorlar.



Hırsızlıklarını, cinayetlerini, yolsuzluklarını kanla yıkamak istiyorlar, bebeklerin, çocukların, kadınların, yaşlıların kanlarıyla, alınlarına kazınmış “sen bir hırsızsın” yazısının üstünü kapamaya uğraşıyorlar.



Dini, çaldıkları paraları içine doldurdukları bir çuval gibi kullanıyorlar.



Hırsızlıkla dindarlığı eşanlamlı gösterecek yeni bir lügat yazmaya çabalıyorlar.



Din alimleri, yolsuzluğun, hırsızlığın, cinayetin fetvacıbaşısı oluyor.



Günahları büyüdükçe hapishaneleriyle camileri büyüyor.



“Allahın evini” günahkarca, günahları aklamak için kullanıyorlar.



Kendi ahlaksızlıklarından, zorbalıklarından öylesine gözleri dönmüş ki hiç haya etmeden küçük çocuklara şehvet duymanın dindeki yerini tartışıyorlar.



Hukuk tanımıyorlar, yasa tanımıyorlar, kural tanımıyorlar.



Fikirden nefret ediyorlar.



Fikirsizliklerini ellerinde bir hüviyet gibi taşıyorlar.



Bir fikri olanı, fikrini söyleyeni hemen cezalandırmak istiyorlar, aç bırakmak, işsiz bırakmak, hapishanelere doldurmak istiyorlar.



Kendi suçları büyüdükçe, kendilerini eleştirenleri suçluyorlar.



Tek bir adama tapınıyor ve hepimize de aynı adama tapınmamızı söylüyorlar.



Bir kimliğimiz, kişiliğimiz, fikrimiz, inancımız, ırkımız, dinimiz, mezhebimiz olmayacak, tek bir putun önünde secdeye geleceğiz, o put ne derse biz “o” olacağız.



Başka biri olmamız yasak olacak.



Ve hep öldüreceğiz.



Bize benzemeyen herkesi öldüreceğiz.



Bizim putumuza tapınmayanları yok edeceğiz.



Bizden bunu istiyorlar.



Bir cenneti bunun için bir cehenneme çevirdiler.



Bunun için soğuk bodrumlardan ölüler fışkırıyor.



Bunun için evler topa tutuluyor.



Bunun için ülke kana batıyor.



Bunun için insanlar hapishanelere tıkıyorlar.



Bunun için sabaha karşı evler basılıyor.



Bunun için bilim adamları işlerinden atılıyor.



Bunun için her eleştiri “ihanetle” damgalanıyor.



Bunun için “vampirleşmeyen”, “öldürün” diye bağırmayan, hırsızlığı kutsamayan, cinayetleri alkışlamayan, putlara tapınmayan herkesi “düşman” yaftasıyla yaftalayıp zindanlara, mezarlara dolduruyorlar.



Vampirlerle dolu bir tımarhaneye çevirdiler bu ülkeyi.



Yeryüzündeki cehennem yaptılar.



Bir cennet olabilirdik.



Her fikirden, her inançtan insanın birlikte hayatın tadını çıkarabildiği, birbiriyle şakalaşabildiği, güvenli, zengin, mutlu bir ülke olabilirdik.



Marmara sahillerinde söğütlerin altında dolaşabilir, Mezopotamya ovasına karşı gülebilir, Meriç kıyılarında yürüyüş yapabilir, Karadeniz’in tepelerinde türküler söyleyebilir, Orta Anadolu’nun buğday tarlalarının arasında koşabilir, Ege’de rüzgarlarla dalgalanabilir, Akdeniz’de geçmişin ve geleceğin sularında yıkanabilirdik.



Dünya bizi saygıyla ve hayranlıkla selamlayabilirdi.



Yenilgilerimizden zaferler yaratabilirdik.



Yenilgilerimizden şiirler, şarkılar yapabilirdik.



Çıplak ayaklı kızlar gezebilirdi sahillerimizde.



Başörtlü kızlarımız gülmenin tadını çıkarabilirdi.



Müminler bir şadırvan şıkırtısıyla dolaşabilirdi sokaklarımızda, hakemliklerine herkes güvenebilirdi.



Kadınlarımız, erkeklerimiz, çocuklarımız güneşli bir gün gibi gülümseyebilirdi.



Yargıçlarımızı hürmetle selamlayabilirdik.



Polisler “abilerimiz”, jandarmalar “kardeşlerimiz,” subaylar “dostlarımız” olabilirdi.



Kollarımıza istersek “azadi”, istersek “hürriyet” dövmeleri kazıyabilirdik.



Sırtımızı sıcak bir duvara dayayıp içine bir dal taze soğan sokuşturduğumuz ekmekle peynirin tadını çıkarabilirdik.



Mutlu olabilirdik.



Olabilirdik gerçekten.



Bir cennet olabilirdi bu memleket…



Gönderine hırsızlık bayrağı çektikleri kanlı bir cehennem direğine çevirdiler ülkeyi.



Bir putla birkaç kuruş uğursuz para için…



AHMET ALTAN / HABERDAR
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Alttaki yazı da 2009 senesinde Ahmet Altan tarafından yazılmış:
ERDOĞAN KALİBRESİNDE KİM VAR BU ÜLKEDE!

“Başbakan Erdoğan, Türkiye’yi de aşan çok geniş bir vizyonun sahibi... Tayyip Erdoğan, en zor, en belalı işlerden birine girişerek yirmi beş yıllık savaşı durdurdu. Bunu yaparken, sadece ‘tarihî liderlerde’ görülebilen bir özelliğini ortaya koyarak, kendi taraftarlarının bir kısmıyla çelişebilme cesaretini de sergiledi. Herkesin ‘savaş’ diyerek oy topladığı bir ülkede o ‘barış’ dedi. Bunu büyük bir kararlılıkla, rakiplerinin ucuz ve hamasi demagojilerine aldırmadan yaptı.
Şu anda Türkiye’de Erdoğan’ın çapında bir politikacı yok. Buna, Erdoğan’a en çok kızanların bile ‘hayır’ diyebileceğini sanmıyorum. Erdoğan’ın ‘kalibresine’ sahip kim var bu ülkede? Onun cesaretine ve vizyonuna sahip kim var? Kimse yok.

ERDOĞAN DÜNYANIN ÖNEMLİ LİDERLERİNDEN
Erdoğan, Türkiye’de rakipsiz. Ama artık sadece Türkiye’de değil bence dünyada da önemli liderlerden biri.
Başbakan, sadece Türkiye’deki savaşı durdurmadı, Dışişleri Bakanı Davutoğlu’nun da büyük katkılarıyla, bütün bölgeye barış getirecek ‘açılımlar’ yaptı. Bir yandan Müslüman dünyada hayranlık toplayan bir ‘lider’ olurken, bir yandan da Batı’nın fikirlerine önem verdiği, desteklediği bir yönetici oldu. Dünya sahnesinin önemli liderlerinden biri artık.
Bütün tarihî liderler gibi o da tarihe kendi adını kendi elleriyle, risk alarak yazdı. Hak ettiği alkış belki hemen patlamayacak ama bir iki yıl sonra bu barışın etkisini herkes hissetmeye başladığında alkışlar daha da kuvvetlenecek.”

Kılavuzunuz Ahmet Altan ise gittiğiniz yol önce AKP/PKK sonra Fethullah yeni CHP /PKK yoludur. Dün tayyibe övgüler dizen bu yeşil sever yazarımız bugün fetoş ve CHP ye övgüler diziyor ise buradaki hikmet-i harbiyeyi iyi kavramak gerekir. Bunu kavramak için öyle çok okumuş olmaya gerek de yok, çocukluğunuzda uzun eşek oynamış olsaydınız bu gibi tiplerin bir kaç yazısını okuduğunuzda nasıl bir kişilik sergilediklerini anlardınız.

Geçmiş olsun!

slistre Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 23.02.2016, 12:11   #154
Yazar
slistre
Forumun Bir Parçası
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 30.04.2015
Mesajlar: 613
Memleket: KIRKLARELİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 24
İtibar Puanı: 424
slistre gercekten iyi birislistre gercekten iyi birislistre gercekten iyi birislistre gercekten iyi birislistre gercekten iyi biri

Ettiği Teşekkür: 349
202 Mesajına 255 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Alıntı:
aris Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Duygusallık belli bir davranışın tekrarı ile algıda oluşan oluşan hisisyattır kanatimce.Belki de öğrenilmiş davranışa yönelik nörolojik tepkisidir.
İnsanızya;
bazen yolda yürürken bir karınca sürüsüne basmamak için adımımızı büyük atarız.Yaralı bir canlıya yardım etme isteği normal her insan için duyumsaması gereken birer tepkidir.Sokakta kışın aç bekleyen hayvanlara yiyecek taşımak
yazın kavurucu sıcağında bir kap su bırakmak bilince varmış insanın olmazsa olmazlarındandır.
Dedimya insanız;
insanlar ölüyor.farklı kimliğiyle ,farklı amaçlarıyle çatışmalarda insanlar ölüyor.
Eko sistem içerisinde her canlı kapladığı hacimle,bu dengenin dengeleyenidir.
Doğanın bütünleyeni olarak,doğayla arasına koyduğu mesafeyi edindiği bilince borçlu olan insan,haketmediği bu coğrafyaları kendi tekeline alarak eko sistem içerisinde kendi gettolarını kurmuş diğer canlılarıda aşağlayarak farklılığını ortaya koymaya çalışmıştır.Bu farklılığın benim için bir anlamı yok.
Hkikat insanın diğerlerine gösterdiği rıza ile Eko denge içerisinde her canlıya hakkaniyetle davranmasıyla mümkündür.
Bir kara parçası için insanın diğer insanları zapturap altına almaaya çalışması
biz buna emperyalde diyoruz ,doğru bulmuyorum.
Neden?
Bugün ABD güçlü istediği gibi at koşturuyor.
Yarın çin,rusya güçlü olacak.Yani sürekli güçlü olan diğerlerini sömürge altına alacak.Şuan rasyonel toplumsal yapı böyle diyebilirsin.
Bizde kendi topraklarımızı korumamız gerekir düşüncesinde olabilirsin.
Bende bu toprakların korunmasının yanındayım.
Bunu yaparken kendi içimizdeki farklılıklrla barış içinde olup
Daha sağlam yürüyebiliriz.
Bunlar kürtlerdir.
Diyeceksin; bizim kürtlerle sorunumuz yok!
Derdimiz bölücü örgüt.
Kürt kesimi bizden anayasal taleplerde bulunuyor.
Kendi kurdukları ve oy verdikleri parti ile bunu dekare ederek
taleplerini sürekli güncelliyorlar.
Bunu görmezden gelmek bize bir şey kazandırmaz.
Yazdıklarından anşldığı gibi akıllı bir adamsın.
Az buçuk yazılarımdan benide tanımışındır.
her kes kadar bu ülkeye bağlı bir insanım.
sadece sizler gibi düşünmüyorum.
Anayasamızda, hiçbir ırka, mezhebe, dine ayrıcalık tanınmamıştır. siz kürtleri ön plana çıkartarak ayrımcılığın tohumlarını ekmektesiniz. Bizlerin ayrı ayrı etnisitelere bölünmesini, ayrı mezheplerin ve tarikatların kurulup onlara da birer kimlik inşası oluşturulmasının gerektiğini anlatmaya çalışıyorsunuz. Dünyada önce bölünüp sonra tekrar bir araya getirilen tek bir devlet ve millet var mıdır, varsa lütfen açıklayın, bizler de engin tecrübelerinizden yararlanmış olalım!
Balkanlar'da yaşananlar daha dün gibi taptaze beyinlerimizde canlılığınmı korumaktadır. İnsanları önce sen arnavut, sen slav, sen hırvat, sen boşnak deyip böldüler, birbirlerine kırdırdılar, sonrada bir daha bir araya gelemiyecek derecede ayrı ayrı devletçikler kurdurup, ''küçük olsun, bizim olsun'' taktiğiyle köleleştirdiler.
Yoksa sizdebu ''köleleştirme'' bir adıyla ''küreselleşme (Turuncu devrim)''e inananlardan mısınız?


Konu slistre tarafından (23.02.2016 Saat 12:16 ) değiştirilmiştir.
slistre Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
slistre Kullanıcısına bu mesajı için 2 üye teşekkür etti:
1959 (26.02.2016), haziran_AW (23.02.2016)
Alt 26.02.2016, 02:22   #155
Yazar
1959
Forum Katılımcısı
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 19.03.2015
Mesajlar: 108
Memleket: AFYON
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 17
İtibar Puanı: 299
1959 sevilen bir üye1959 sevilen bir üye1959 sevilen bir üye

Ettiği Teşekkür: 99
66 Mesajına 96 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Amerikan,Alman pasaportu kapmak ve ırkından kurtulmak isteyen her Kürt,Laz T.c vatandaşları ölümü göze alıp kaybolup gidiyorlar...
Kimsenin gıkı çıkmıyor...
Türklüğün içinde kaybolduğunuzda mı zorunuza gidiyor?
Üstelik Atatürk Türk kelimesini bütün TiC. vatndaşlarının üst kimliği olarak yasalaştırmışken...
Almanlar Türk okullarını kapatıp Almanlaştırırken hiç sorun yok..
ama Türkiyede kürtce okul açın diyen gene aynı Almanya...Abd...

1959 Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
1959 Kullanıcısına bu mesajı için teşekkür eden üyeler:
slistre (26.02.2016)
Alt 26.02.2016, 13:31   #156
Yazar
slistre
Forumun Bir Parçası
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 30.04.2015
Mesajlar: 613
Memleket: KIRKLARELİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 24
İtibar Puanı: 424
slistre gercekten iyi birislistre gercekten iyi birislistre gercekten iyi birislistre gercekten iyi birislistre gercekten iyi biri

Ettiği Teşekkür: 349
202 Mesajına 255 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Alıntı:
1959 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Amerikan,Alman pasaportu kapmak ve ırkından kurtulmak isteyen her Kürt,Laz T.c vatandaşları ölümü göze alıp kaybolup gidiyorlar...
Kimsenin gıkı çıkmıyor...
Türklüğün içinde kaybolduğunuzda mı zorunuza gidiyor?
Üstelik Atatürk Türk kelimesini bütün TiC. vatndaşlarının üst kimliği olarak yasalaştırmışken...
Almanlar Türk okullarını kapatıp Almanlaştırırken hiç sorun yok..
ama Türkiyede kürtce okul açın diyen gene aynı Almanya...Abd...
Almanya dediniz aklıma 6 Madımak katliamcısı geldi. Bu katilleri Ankara Esenboğa havalimanından gece yarısı kaçıran ve onlara sahte pasaport düzenleyen Alman gizli servisi BND yi deşifre eden, bu uğurda hayatını ortaya koyup şehit olan değerli bilim adamımız Pfr. Dr. Necip Hablemitoğlu'nu da bu vesileyle bir kez daha analım.
Işıklar içersinde yatsın!

Alman gizli servisinin Türkiye'de heinrich böll, Konrad adenhaur, frederich Ebert gibi vakıfları serbestçe ülkemizde faaliyet gösterdikleri halde, bizim Almanya'ya gönderdiğimiz bürokratlar, devlet memurlarımız MİT ajanı olarak fişlenip yurt dışı ediliyorlar, sivil toplum kuruluşlarının (Alman gizli servisinin Türkiye'de devşirdiği kişiler) ya da yukarıdaki Alman vakıflarının onayladığı devlet görevlileri ise Almanya'ya gönderildiğinde doğrudan kabul ediliyor.
Alman devletinin menfaatlerine hizmet etmeyen hiç bir kimse Almanya'da dernek, vakıf kuramıyor, AABF dahil.
PKK gibi illegal örgütler ile İslami terör örgütlerinin yanında sözde Alevi federasyonunun aynı caddede faaliyet göstermesi ve birbirlerine tek bir kez olsun rahatsızlık vermemelerin altındaki sır Alman devletinin menfaatleri söz konusu olduğunda eylem yapmak için yurt dışında faaliyete geçirilmek üzere Alman devleti tarafından koruma altına alınmalarında yatmaktadır. Tıpkı Madımak'ta olduğu gibi, görevlerini yapıp, Alman devletinin şefkatli kolları arasına alınmaları gibi.

Baba İlyas Torunu Aşık Paşa, 14. yy. da Garipnamesinde tıpkı bu günü özetlemiş:
''Türk Diline kimesne bakmaz idi
Türkler'e her giz gönül akmaz idi.''


Konu slistre tarafından (26.02.2016 Saat 13:35 ) değiştirilmiştir.
slistre Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
slistre Kullanıcısına bu mesajı için teşekkür eden üyeler:
1959 (27.02.2016)
Alt 11.03.2016, 10:02   #157
Yazar
Ferhat Güneyli
Kontrollü Üye
 
Ferhat Güneyli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 30.03.2015
Mesajlar: 481
Memleket: SİVAS
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 0
İtibar Puanı: 304
Ferhat Güneyli sevilen bir üyeFerhat Güneyli sevilen bir üyeFerhat Güneyli sevilen bir üyeFerhat Güneyli sevilen bir üye

Ettiği Teşekkür: 452
249 Mesajına 425 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Alıntı:
slistre Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Almanya dediniz aklıma 6 Madımak katliamcısı geldi. Bu katilleri Ankara Esenboğa havalimanından gece yarısı kaçıran ve onlara sahte pasaport düzenleyen Alman gizli servisi BND yi deşifre eden, bu uğurda hayatını ortaya koyup şehit olan değerli bilim adamımız Pfr. Dr. Necip Hablemitoğlu'nu da bu vesileyle bir kez daha analım.
Işıklar içersinde yatsın!

Alman gizli servisinin Türkiye'de heinrich böll, Konrad adenhaur, frederich Ebert gibi vakıfları serbestçe ülkemizde faaliyet gösterdikleri halde, bizim Almanya'ya gönderdiğimiz bürokratlar, devlet memurlarımız MİT ajanı olarak fişlenip yurt dışı ediliyorlar, sivil toplum kuruluşlarının (Alman gizli servisinin Türkiye'de devşirdiği kişiler) ya da yukarıdaki Alman vakıflarının onayladığı devlet görevlileri ise Almanya'ya gönderildiğinde doğrudan kabul ediliyor.
Alman devletinin menfaatlerine hizmet etmeyen hiç bir kimse Almanya'da dernek, vakıf kuramıyor, AABF dahil.
PKK gibi illegal örgütler ile İslami terör örgütlerinin yanında sözde Alevi federasyonunun aynı caddede faaliyet göstermesi ve birbirlerine tek bir kez olsun rahatsızlık vermemelerin altındaki sır Alman devletinin menfaatleri söz konusu olduğunda eylem yapmak için yurt dışında faaliyete geçirilmek üzere Alman devleti tarafından koruma altına alınmalarında yatmaktadır. Tıpkı Madımak'ta olduğu gibi, görevlerini yapıp, Alman devletinin şefkatli kolları arasına alınmaları gibi.

Baba İlyas Torunu Aşık Paşa, 14. yy. da Garipnamesinde tıpkı bu günü özetlemiş:
''Türk Diline kimesne bakmaz idi
Türkler'e her giz gönül akmaz idi.''

Bu kadar arsızlığı, namussuzluğu ancak bir ırkçı faşist yapabilir. Bu satırlar bir namussuza aittir.

Sivas katliamı internettte videolar ile kayıtlıdır. Katliamı yapanlar Türk faşistlerdir. Silistre de bir faşist. Milleti belirsiz. Belirli olsa da faşist. Bulduğunuz yerde gömün buna! Zaten arıyoruz bu salyalıyı. Kendi adıma söylüyorum, Ankara da seni bana getirirlerse göbeğine zülfikarı sokacağım. Burada ötmek marifet değil, karşımda oyna göreyim boyun ne kadar!


Konu Ferhat Güneyli tarafından (11.03.2016 Saat 10:04 ) değiştirilmiştir.
Ferhat Güneyli Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 11.03.2016, 10:12   #158
Yazar
Ferhat Güneyli
Kontrollü Üye
 
Ferhat Güneyli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 30.03.2015
Mesajlar: 481
Memleket: SİVAS
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 0
İtibar Puanı: 304
Ferhat Güneyli sevilen bir üyeFerhat Güneyli sevilen bir üyeFerhat Güneyli sevilen bir üyeFerhat Güneyli sevilen bir üye

Ettiği Teşekkür: 452
249 Mesajına 425 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Savunmasız insanları yakmak adamlık değil. Aradan 500 sene geçse biz Sivas'taki çakal ulumalarını unutmayacağız. Gerçi aldık intikamını. Ama daha vereceğiniz çok hesap var.
Bizi belimizden bağlayan Zülfikâr eğer döner bize destur verirse siz düşünün yağlı göbeklerinizi!

Besleme dalkavuklar sizi!

Ferhat Güneyli Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 13.03.2016, 17:19   #159
Yazar
slistre
Forumun Bir Parçası
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 30.04.2015
Mesajlar: 613
Memleket: KIRKLARELİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 24
İtibar Puanı: 424
slistre gercekten iyi birislistre gercekten iyi birislistre gercekten iyi birislistre gercekten iyi birislistre gercekten iyi biri

Ettiği Teşekkür: 349
202 Mesajına 255 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Yavuz'un, Şah İsmail'e ''Sen ki ey eşşek Türk'' diye hitap ederek satırlarına başladığı mektubunu iyi okuyamazsak Madımağı, Maraş'ı, Çorum'u vb. birçok katliamın altındaki sosyal gerçekliği de kavrayamamış oluruz.

Aleviliğe gönlü akmayanların, Türk insanına da gönlü akmaz.
Ulumuz Fuzuli'nin de belirttiği gibi:

“Fuzuli, gökten yere insen sana yer yok
Yürü var gel, ya Arap’tan ya Acem’den”

Ya Arap olacaksın, ya da Acem...Günümüzde ise ya AB-D yada dünya vatandaşı. Yeter ki Türk olma...
Bu düşünceyi beyinlerimize kazımak için anlı şanlı görsel ve yazılı basınımız her gün kirli bilgi bombardımanlarına devam etmekte olup, kendisine ''Alevi aydını'' payesi verilen sözde aydınlarımızda bu koroya katılıp halkımızı bölmek, parçalamak için adeta birbirleriye yarış halindedirler. İnancı siyasetlerinin aracı haline getirenler de Türk'ü tarihten silmenin verdiği intikam ateşiyle bu korodaki yerlerini almışlardır.

Maalesef görüntü budur!

slistre Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Hizli Erisim


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 13:21.


Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
Yazılan yazılar ve yayınlanan resimlerin tüm hakları yazan kişiye aittir. Site hakları Aleviweb.com adına saklıdır.

Yandex.Metrica