Go Back   Aleviweb.com - Alevi Alevilik ve Aleviler Forumu > İnsan/Yaşam > Mizah, Komiklikler, Eğlence

Mizah, Komiklikler, Eğlence Gülmek güldürmek için yazılar, resimler, videolar

Cevapla
 
Seçenekler Arama Stil
Alt 12.03.2006, 01:54   #1
Yazar
heterodoks
Forumla Bütünleşmiş
 
heterodoks - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 24.02.2006
Bulunduğu yer: Alem-i Cihan
Mesajlar: 4.071
Memleket: OUT OF TURKEY
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 93
İtibar Puanı: 692
heterodoks parlak bir geçmişe sahipheterodoks parlak bir geçmişe sahipheterodoks parlak bir geçmişe sahipheterodoks parlak bir geçmişe sahipheterodoks parlak bir geçmişe sahipheterodoks parlak bir geçmişe sahip

Ettiği Teşekkür: 660
683 Mesajına 1.610 Kere Teşekkür Edlidi


Smile Bektaşi Fıkraları

Dostlar birbirinden güzel ve eşsiz Bektaşi Fıkralarıni burada Alevi Kültürü başlığında tanıtmak ve paylaşmak isterim.

sizlerde katkı sunarsanız sevinirim.


Bektaşiye biri sormuş:
- Dünya, öküzün boynuzlarının üstünde duruyormuş, doğru mu?
- Dünyada o kadar çok öküz var ki... Demek ki en heybetlisi o, bu yükü kaldırdığına göre!

___________________İMZA___________________

RENK HABER
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

ALEVİ HABER AJANSI
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Alıntı:
  • Zorunlu din dersi kaldırılmalıdır.
  • Alevi yerleşim bölgelerine cami yapılmasına son verilmelidir.
  • Cemevlerimize derhal “ibadet yeri” statüsü verilmelidir.
  • Hacı Bektaş Dergahı ve diğer Alevi büyüklerine ait dergahlar, Turizm Bakanlığından alınarak Türkiye Alevi Bektaşı Federasyonu’nun idaresine verilmelidir.
  • Diyanet İşleri Başkanlığı kaldırılmalıdır. Her inanç grubu demokratik bir şekilde çalışan ve kendi kendini finanse eden inanç kurumları haline getirilmelidir.
  • Alevilik kendi başına bir inanç kurumu olarak kabul edilmeli ve her alanda yasalarca güvence altına alınmalıdır.
  • Nüfus cüzdanlarındaki din hanesi çıkartılmalıdır.
heterodoks Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
heterodoks Kullanıcısına bu mesajı için teşekkür eden üyeler:
karahan (18.10.2007)
Alt 12.03.2006, 02:06   #2
Yazar
heterodoks
Forumla Bütünleşmiş
 
heterodoks - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 24.02.2006
Bulunduğu yer: Alem-i Cihan
Mesajlar: 4.071
Memleket: OUT OF TURKEY
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 93
İtibar Puanı: 692
heterodoks parlak bir geçmişe sahipheterodoks parlak bir geçmişe sahipheterodoks parlak bir geçmişe sahipheterodoks parlak bir geçmişe sahipheterodoks parlak bir geçmişe sahipheterodoks parlak bir geçmişe sahip

Ettiği Teşekkür: 660
683 Mesajına 1.610 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Bana da yuh

Bektaşinin biri musallayla mezar arasında bir dükkan çalıştırırmış. Musallada duası edilip mezarlığa doğru yol almaya başlayan salın arkasından bakar ''sana da yuh'', dermiş.

Gel zaman git zaman, Baba erenlerin de günü gelir, hakkın rahmetine kavuşur. Bu kez de bizim erenlerin musallada duası edilir ve salı mezarlığa doğru yol almaya başlar.

O sırada erenlerin salını gören komşu esnaflar, ''o, bizim sevdiklerimizin arkasından yuh çekerdi'', gelin biz de bunun arkasından ''yuh'' çekelim, derler ve başlarlar hep bir ağızdan ''YUHH'' çekmeye.

Kendine çekilen yuhları içeriden duyan Baba erenler tabutu açıp kafayı uzatır ve yuh çeken topluluğa bakar, ''eğer ben de onlar gibi gidiyorsam bana da yuh'', der.



Bu kez de Tanrıyı gör...

Koyu sofu bir adamcağızla Bektaşi, bir başka kente gitmek üzere bir kervana katıldılar. Sofu, ikindi üzeri namaz kılacağını söyledi. Bektaşi :

''Geç kalırsan kervanı kaçırırsın , sünneti bırak da yalnız farzı kılıver'', diye ögüt verdi.

Bektaşi'nin sözüne uydu adam. O gece bir yerde konakladılar. Ertesi sabah sofu, Bektasi'ye sitem etti.

''Dün bana sünneti kıldırmadın, gece rüyamda Peygamber Efendimizi gördüm''.

Bektaşi adamın sözünü ağzına tıkadı:

''Daha ne istiyorsun! Farzı da bırak, rüyanda bu kez Tanrı'yı göresin''



Orucu tutmayacağım

Mahalle kahvesinde konuşuluyormuş:

- Gökte Ay görülmeyince, ramazan başlamaz; oruç için Ay'ı görmek şarttır...

Bu sözler Bektaşi'nin kafasına girmiş, Ay'ı görmemek için geceleri göğe değil yere bakıyormuş, evde de perdeleri kapatmış...

Ama, bir gece yere bakarak yürürken, bir su birikintisinin içinde Ay'ın aksini görmesin mi!..

- Ulan, demiş, çok kurnazsın, yapacağını yaptın, ama, ne yaparsan yap, şu orucu tutmayacağım...



Namazı yeseydin ya

Osmanlı'da bir adamı zaptiyeler sille tokat karakola götürüyorlarmış...

Bektaşi sormuş:

- Ne yaptı bu adam, suçu ne?..

- Oruç yemiş...

Bektaşi adama yaklaşmış:

- Ulan, demiş, madem günah işleyecektin, oruç yerine şu beş vakit namazı yeseydin ya...




Hatunu azad ettim

Bektaşi'nin biri İranlı, öteki Arap iki zengin arkadaşı varmış..

Bir gün İranlı demiş ki:

- Ey ahali, kölelerimden Yakut ile cariyelerimden Zümrüt'ü azad eyledim...

Arap altta kalır mı:

- Ben de cariyelerimden Sümbül ile kölelerimden Reyhan'ı azad ediyorum...

Herkes dönmüş Bektaşi'ye bakıyor, Baba Erenler yoksul, ne cariyesi var, ne kölesi...

Ama, bizimki altta kalır mı?..

- Ulan, demiş, ben de bizim hatunu azad ettim...




Tanrıdan istek

Bektaşi, dua etmiş:

''Ey ulu Tanrım, bana bir rakı parası ver!"

Yanından geçen softa da, ellerini kaldırmış:

"Rabbim, bana iman ver!"

Bu iki duayı da işiten hoca, Bektaşiye:

"Bak, herkes ne isitiyor Tanrı"dan, sen rakı parası istiyorsun. Utanmıyor musun?", demiş.

Bektaşi usulca: "Ne yapalım hoca efendi, herkes kendisinde olmayanı ister", demis.



Allah şimdi ne yapıyor

Yolda yürüyen bir Bektaşinin önüne bir atli çıkar:

"Baba, bir müşkülüm var. Beni aydınlatır mısın?"

Bektaşi yanıt verir:

"Elimden gelirse hay hay, oğlum."

Atlı: "Şunu öğrenmek istiyorum. Şu anda Allah ne yapıyor?"

Soruya içerleyen Bektaşi:

"Sen hele aşağı gel de yanıt vereyim."

"Niye ki?", diye sorar atlı.

Bektaşi: "Böyle yüksek bir suale yüksekten yanıt vermek gerekir"

Atlı attan iner, ve ata Bektaşi biner.

Atlı: "Eee, Allah şimdi ne yapıyor, dersin?"

Bektaşi: "Ne yapacak, atı senin gibi budalanın elinden alıp, benim gibi akıllıya veriyor. Hadi sana kolay gelsin"!



Karışmak haddimize mi?

Sultan Abdülmecid bir gün Boğaziçi'nde büyük bir bağın tam ortasındaki köşkünde oturan bir Bektaşi babasını ziyarete gitmis.
Bektaşi, o gün komşu bağdaki bir arkadaşını ziyarete gitmiş.
O dönünceye kadar padişah bağın her tarafını dolaşmış.
Bektaşi dönünce karşılıklı konuşmaya başlamışlar:

Abdülmecid: "Erenler, bağın maşallah çok büyük. Üzümünü ne yapıyorsun?''

Bektaşi: "Müritlerle ve canlarla birlikte yeriz Sultanım."

Abdülmecid: "Buradaki üzüm yemekle biter mi? "

Bektaşi: "Yemediğimizi de sıkıp fıçılara basar, suyunu içeriz!"

Abdülmecid: "Peki ama, sıkılmış üzüm şarap olmaz mı?"

Bektaşi: "Vallahi Sultanım, biz üzümü sıkıp fıçılara basariz. Allah ne isterse o olur. Üst tarafına karışmak haddimize mi?"



Allahın kelamı

Bir mecliste Kuranı Kerim'den söz açılmıştı .Kuran'ın eşsizliğinden ve olağanüstü bir eser olduğundan bahsedilirken, odanın bir köşesinde kendi halinde çubuğunu içmekte olan bir Bektaşi söze karışarak :

-Evet, Allah'ın kelamı cidden eşsizdir. Ama, yazısı biraz karışıktır!,...der.
Dinleyenlerden biri hayret ve biraz da hiddetle sorar :
-Karışık mıdır, nereden biliyorsun?
Bektaşi acınacak bir tavırla cevap verir :
-Alnımın yazısından!





Yanlışlıkla ağzına girmiş...

Sofulardan bir zevzek, Bektaşi ile güya alay etmek için ona her rastlayışında rüyalar uydurur söyler ve bu rüyaların konularını da , mutlaka Bektaşi babalarını küçültecek uydurma vakalara ayırırmış.

Bir sabah Bektaşi işine giderken bu zevzek herif yine kendisini karşılamış:

- Aman dostum, bu gece öyle bir rüya gördüm ki bayılacaksın.

Diye söze başlamış ve rüyasında, bir Bektaşi babasının kendisinin ağzına tükürdüğünü anlatmış.

Bektaşi, rüyayı büyük bir dikkatle dinlemiş.

- Hakikaten, rüya çok mühim... Her halde bizim baba senin suratına tükürecekmiş. Fakat bu tükürük, yanlışlıkla ağzına girmiş







Doğru Söz!

Bektaşi içiyordu. Kendisine:

- Sarhoş olmaktan korkmuyor musun, dediler. O:

- Hayır, benim sarhoşluğumdan kimseye bir zararım dokunmaz ki. Siz asıl içmeden sarhoş olanlardan çekinin.

- Kim onlar?

- Bunlar bir takım sonradan görmelerdir ki, ellerine dünya malı geçtiği için ne oldum delisi olurlar.







Allah affeder. Fakat....

Bir gün Bektaşiye sormuşlar:

- Baba erenler, niçin oruç tutmazsınız?

- Vallahi tutmak isterim ama halim mecalim yok.

- İftara çağırsalar gider misin?

- Aaa... doğrusu ne yapar eder giderim.

- Canım, bu nasıl olur? Allah’ ın emrini dinlemiyorsun da kulların davetine icabet ediyorsun.

- Bunda şaşılacak ne var? Bilirsiniz ki Cenabı Hak merhametlilerin merhametlisidir. Bir eşref saatine gelirse kulların günahını derhal affedebilir. Fakat insanlar böyle midir ya? Onlar, en küçük bir sebepten güceniverirler. Bunun için davetlere derhal icabet etmek gerekir.



Ne kadar değişmişsin!

Bektaşi bir gün eski dostlarından birine rastlamış. Evvelce, pek kılık kıyafet düşkünü olan bu dostunu şimdi pek mükellef bir kılıkta görünce garipsemişse de, bir şey sormaya lüzum görmemiş. Yalnız, onunla konuşu konuşa evine gitmek için:

- Azizim! Burada ne bekliyorsunuz? Buyurun, beraber gidelim. Hiç olmazsa eski günlerden konuşuruz, demiş.

Fakat adam bu teklifi kabul etmemiş:

- Beni affetseniz. Burada beklemeye mecburum.

Diyerek cevap vermiş.

Bektaşi nasılsa bir meraka kapılmış. Sormaya başlamış:

- Birini mi bekliyorsun, azizim?

- Evet. Eşeğimi getireceklerdi.

- Eşeği ne yapacaksın?

- Vallahi dostum, şimdi üç adım bile yaya gidemiyorum.

- Yaaa! Demek ki sen, eşek olmayınca üç adım bile gidemiyorsun, ha? Vah, vah, vah. Meğer ne kadar değişmişsin



Ben çaktım, O çaktı!
Bektaşinin birine sormuşlar:

- Erenler, dün gece ne iş gördün. Bektaşi:

- Hava açıktı. Tepsiyi alıp bahçeye çıktım, derken gökyüzü bulutlandı. Ben çaktım, şimşek çaktı, ben çaktım. Sonra ben sızmışım. O ne yaptı bilmem!...

___________________İMZA___________________

RENK HABER
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

ALEVİ HABER AJANSI
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Alıntı:
  • Zorunlu din dersi kaldırılmalıdır.
  • Alevi yerleşim bölgelerine cami yapılmasına son verilmelidir.
  • Cemevlerimize derhal “ibadet yeri” statüsü verilmelidir.
  • Hacı Bektaş Dergahı ve diğer Alevi büyüklerine ait dergahlar, Turizm Bakanlığından alınarak Türkiye Alevi Bektaşı Federasyonu’nun idaresine verilmelidir.
  • Diyanet İşleri Başkanlığı kaldırılmalıdır. Her inanç grubu demokratik bir şekilde çalışan ve kendi kendini finanse eden inanç kurumları haline getirilmelidir.
  • Alevilik kendi başına bir inanç kurumu olarak kabul edilmeli ve her alanda yasalarca güvence altına alınmalıdır.
  • Nüfus cüzdanlarındaki din hanesi çıkartılmalıdır.
heterodoks Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
heterodoks Kullanıcısına bu mesajı için 6 üye teşekkür etti:
Alt 12.03.2006, 02:10   #3
Yazar
heterodoks
Forumla Bütünleşmiş
 
heterodoks - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 24.02.2006
Bulunduğu yer: Alem-i Cihan
Mesajlar: 4.071
Memleket: OUT OF TURKEY
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 93
İtibar Puanı: 692
heterodoks parlak bir geçmişe sahipheterodoks parlak bir geçmişe sahipheterodoks parlak bir geçmişe sahipheterodoks parlak bir geçmişe sahipheterodoks parlak bir geçmişe sahipheterodoks parlak bir geçmişe sahip

Ettiği Teşekkür: 660
683 Mesajına 1.610 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

HER ŞEY ALLAH'TAN

(Bir tren kazasının "Takdiri ilahi" , "Her şey Allah'tan" şeklindeki yaklaşımlarla açıklanmasını eleştiren birinin, guruptaki Avni Anıl'a ne düşündüğünü sorması üzerine, Avni Anıl'ın anlattığı fıkradır.)


"Bektaşi'nin biri her gün kasabada 'Her şey Allah'tan', 'Her şey Allah'tan' diye mırıldanarak dolaşır dururmuş. Bir gün kasabanın serseri delikanlılarından biri yine böyle mırıldanarak dolaşmakta olan Bektaşi'ye arkasından sessizce yaklaşmış, ensesine okkalı bir şaplak atmış. Canı fena halde yanan Bektaşi'nin pür hiddet dönüp kendisine ters ters baktığını görünce;
- Öyle ne bakıyorsun baba erenler demiş, hani her şey Allah'tandı.
- Tabii demiş Bektaşi, her şey Allah'tan da ben hangi deyyusu aracı ettiğine bakıyorum."


HANGİSİ SARI, HANGİSİ KIRMIZI

(İlhan Selçuk'un bir köşe yazısından alınmıştır.)


Bektaşi -ya da Alevi- iki öküzüyle tarlasını sürermiş; kırmızı öküz az yem yiyip, çok çalışırmış; sarı öküz lanet mi lanetmiş!.. Hem çok yermiş, hem tembelmiş!.. Bir gün öfkelenmiş Bektaşi:

- Ey Allahım, demiş, şu sarı öküzün canını al da kurtulayım..

Baba Erenler ertesi sabah ahıra girince ne görsün, kırmızı öküz sizlere ömür, sarı lanet capacanlı...

Dışardan bir çocuk çağırmış Bektaşi, öküzleri göstermiş:

- Ulan, demiş, bunların hangisi sarı, hangisi kırmızı?..

Çocuk göstermiş:

- Bu sarı, bu kırmızı!..

Bektaşi gözlerini göğe çevirmiş:

- İmanım, demiş, bacak kadar çocuk renkleri biliyor da, sen ayıramıyor musun?..



ŞİMDİ YALNIZ KALDIM


Bektaşi dalıp gitmişti. Güzel ve sakin bir havada Tanrıyla başbaşaydı. Belli ki Tanrı ile halleşiyordu.

Onun dalgınlığını izleyen, yakınındaki masada oturan merakla sordu:

-Dalmış gitmişsin, kimin kimsen yok mu, yalnızmısın?

Daldığı alemden ayrılmak zorunda kalan Bektaşi:

-Asıl şimdi yalnız kaldım,dedi.




ORASINI ALLAH BİLİR


Şarap yapmak yasaklanmış; sıkı bir kontrolle, şarap yapan yakalandığında kellesi vuruluyordu.

Bağ bozumu vakti geldiğinde, Bektaşi üzümlerin suyunu küplere doldurdu. Durumdan haberdar olan hükümdar, Bektaşinin küpleri başına geldiğinde, hiddetle sordu:

-Üzüm suyu küplere ne için dolduruldu?

Bektaşi, yakalanmışlığının telaşı ile cevap verir:

-Dolduruyorum ki, orada sirke olsun.

Hükümdar, biraz yumuşayarak yeniden sordu:

-Sirke dersin ama, ya şarap olursa!

Hükümdarın yumuşadığını gören Bektaşi:

-Orasını Allah bilir,dedi.




İTİBAR


Softanın biri Bektaşinin önüne geçti:

-Ey Erenler; iyisin, hoşsun, ilim irfan sahibisin; bir de oruç tutup, namaz kılsan, bizim nazarımızda da itibarın olur o zaman, dedi.

Bektaşi gülümseyerek:

-Sizin nazarınızda itibar kazanmak için, Tanrı önündeki itibarımı zedeleyemem, dedi.





ALDATMAK


Meyhanelerden çıkmazdı hiç. İçkisini içer, geç vakitte naralar atarak evinin yolunu tutardı. Ne çocuğuna, ne eşine, ne anasına,babasına ve ne de çevresine hayrı dokunmamıştı. "Ayyaş Hamdi" böyle bir yaşamın sonunda rahmetli oldu.

Cenaze namazı kılındıktak sonra İmam sordu:

-Merhumu nasıl bilir siniz?

-İyi insandı... Kimseye kötülüğü olmadı... Toprağı bol olsun... ve benzer cevapları duyan Bektaşi sabredemedi ve yanındakinin kulağına fısıldadı:

-Bizi neyse de, Allahı da aldatmaya yelteniyorlar.




BİR DE SENİN KULUNA BAK


Bektaşi Baba İstanbul'da gezinirken, Padişahın Sarayı olduğunu zannettiği görkemli bir binanın yakınından geçmekte idi. Binanın önünde şatafatlı bir fayton durmakta idi. Binadan sırmalı elbiseleri olan adam çıkınca, muhafızlar selama durdu. Adam faytona binerken, Bektaşi meraklalandı ve muhafızlardan birinin yanına sokularak sordu.

-Faytona binen padişahmıdır?

-Hayır padişahın bir kuludur. Cevabını aldı.

Bektaşi, tepeden tırnağa önce faytondaki adama baktı. Sonrada kendi haline baktıktan sonra, ellerine açarak:

-Tanrım, bir padişahın kuluna bak! Sonra, bir de senin kuluna bak! Diye söylendi.



KABAHAT TARLAYI GÖSTERENDE


Köylü yağmur duasına çıkıyormuş, Bektaşi'ye ''sen de gel'' demişler. Baba Erenler kalabalığa katılmış, yolda küçük tarlasının yanından geçerken elindeki sopayı tarlaya dikmiş, göğe bakarak:

- Bizimki de, demiş, burası!..

Duadan sonra bir yağmur bir yağmur, ortalığı seller basmış, Bektaşi'nin tarlasında ne varsa sular almış götürmüş. Bu manzarayı gören Bektaşi, ellerini yukarı kaldırmış:

- Ulan, demiş, kabahat sende değil, bu tarlayı sana gösterende..!




AKŞAMDAAAAAN, AKŞAMA

Zaptiyebaşı yolda çakırkeyif rasladığı Bektaşi'yi çevirmiş ve kükremiş:


‘‘Söyle bre zındık, namaz vakti cami mihrabında secdeye vardığın olur mu?’’


Erenler çok hızlı ve çok vurgulu bir biçimde cevaplamış:


‘‘Her bayram, her bayram.’’


Zaptiyebaşı bu kez ‘‘Peki ey kafir, şarap zıkkımlanır mısın?’’ diye sormuş.


Bektaşi suçüstü yakalanmış olmasının ürkekliği ve yalana başvurmanın faydasının olmadığının farkına vararak, eliyle küçümseme işareti yaparak yanıt vermiş:


‘‘Eh, akşamdaaaaan akşama.’’

___________________İMZA___________________

RENK HABER
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

ALEVİ HABER AJANSI
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Alıntı:
  • Zorunlu din dersi kaldırılmalıdır.
  • Alevi yerleşim bölgelerine cami yapılmasına son verilmelidir.
  • Cemevlerimize derhal “ibadet yeri” statüsü verilmelidir.
  • Hacı Bektaş Dergahı ve diğer Alevi büyüklerine ait dergahlar, Turizm Bakanlığından alınarak Türkiye Alevi Bektaşı Federasyonu’nun idaresine verilmelidir.
  • Diyanet İşleri Başkanlığı kaldırılmalıdır. Her inanç grubu demokratik bir şekilde çalışan ve kendi kendini finanse eden inanç kurumları haline getirilmelidir.
  • Alevilik kendi başına bir inanç kurumu olarak kabul edilmeli ve her alanda yasalarca güvence altına alınmalıdır.
  • Nüfus cüzdanlarındaki din hanesi çıkartılmalıdır.
heterodoks Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
heterodoks Kullanıcısına bu mesajı için teşekkür eden üyeler:
bsm?h (13.06.2007)
Alt 12.03.2006, 02:14   #4
Yazar
heterodoks
Forumla Bütünleşmiş
 
heterodoks - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 24.02.2006
Bulunduğu yer: Alem-i Cihan
Mesajlar: 4.071
Memleket: OUT OF TURKEY
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 93
İtibar Puanı: 692
heterodoks parlak bir geçmişe sahipheterodoks parlak bir geçmişe sahipheterodoks parlak bir geçmişe sahipheterodoks parlak bir geçmişe sahipheterodoks parlak bir geçmişe sahipheterodoks parlak bir geçmişe sahip

Ettiği Teşekkür: 660
683 Mesajına 1.610 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Bektaşi Fıkraları
Vikipedi, özgür ansiklopedi


Bektaşi olarak bilinen tarikat/inanç grubu mensuplarıyla ilgili, halk arasında sıkça anlatılan fıkralardır. Fıkralarda Bektaşiliğin batıni yönü ele alınmakta, dinin sadece "dış yönü"nü görenler mizahi bir dille eleştirilmektedir. Kimisi bu fıkraların Bektaşiliğe iftira atmak için sonradan çıkarıldığını, kimiyse Bektaşi fıkraları adı verilen aslında fıkraların aslında "Hurufi" adı verilen, batıni ve İslam dışı tarikata ait olduğunu söyler.


Bu fıkraların birkaç örneği şunlardır:


"Bektaşinin biri bir gün nasıl olduysa oruç tutmuş. Bir adam da 'Bir gün oruç tutmadım, bunu nasıl ödeyeceğim' diye hayıflanıp duruyormuş. Bektaşi de adama "Üzülme o tutmadığın bir günü biz tuttuk" diyerek karşılık vermiş.



"Bir hoca vaaz verirken 'Zina, içki, kumar arttı, ahlaksızlık yaygınlaştı, bu gidişle dünya alt üst olacak' demiş. Bektaşi de 'Ne biliyorsun, belki altı üstünden iyi çıkar!" demiş.


kaynak: "http://tr.wikipedia.org/

___________________İMZA___________________

RENK HABER
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

ALEVİ HABER AJANSI
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Alıntı:
  • Zorunlu din dersi kaldırılmalıdır.
  • Alevi yerleşim bölgelerine cami yapılmasına son verilmelidir.
  • Cemevlerimize derhal “ibadet yeri” statüsü verilmelidir.
  • Hacı Bektaş Dergahı ve diğer Alevi büyüklerine ait dergahlar, Turizm Bakanlığından alınarak Türkiye Alevi Bektaşı Federasyonu’nun idaresine verilmelidir.
  • Diyanet İşleri Başkanlığı kaldırılmalıdır. Her inanç grubu demokratik bir şekilde çalışan ve kendi kendini finanse eden inanç kurumları haline getirilmelidir.
  • Alevilik kendi başına bir inanç kurumu olarak kabul edilmeli ve her alanda yasalarca güvence altına alınmalıdır.
  • Nüfus cüzdanlarındaki din hanesi çıkartılmalıdır.
heterodoks Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
heterodoks Kullanıcısına bu mesajı için 4 üye teşekkür etti:
Alt 12.03.2006, 02:17   #5
Yazar
heterodoks
Forumla Bütünleşmiş
 
heterodoks - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 24.02.2006
Bulunduğu yer: Alem-i Cihan
Mesajlar: 4.071
Memleket: OUT OF TURKEY
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 93
İtibar Puanı: 692
heterodoks parlak bir geçmişe sahipheterodoks parlak bir geçmişe sahipheterodoks parlak bir geçmişe sahipheterodoks parlak bir geçmişe sahipheterodoks parlak bir geçmişe sahipheterodoks parlak bir geçmişe sahip

Ettiği Teşekkür: 660
683 Mesajına 1.610 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

GÖZÜM ORASINI SEÇMIYOR

Bektaşi'ye sormuşlar.
- Niye namaz kılmıyorsun? Kuranı açıp göstermiş.
-Burada 'namaz kılmayın' diyor.
-Iyi ama, üstünde 'abdestiniz bozulmuşsa namaz kılmayın diye yazıyor.
Bektaşî başını sallamış.
- Valla, benim gözüm orasını seçmiyor.


SANA DÜŞEN

Bektaşi'yi toplum içinde küçük düşürmek isteyen biri.
-Bektaşî efendi, borcunuz var mı? Diye sormuş.
-Evet bakkala biraz borcum var.
-Canım onu sormuyorum. Namaz borcun var mı?.
Bektaşî kızmış:
-Onu ancak tanrı sorar, Sana düşen bakkal borcunu sormak.


OLMAZ OLUR MU ?.

Biri Bektaşi'ye sormuş.
- Allah var mı?
Baba Erenler:
- Olmaz olur mu, demiş. Yetmiş senedir birbirimizle uğraşıyoruz hep onun dediği oluyor.


ZOR VE KOLAY OLAN

Bektaşi'ye sormuşlar: - Dünyanın en zor ve en kolay şeyleri nedir?
Bektaşî şöyle demiş: -En kolayı, nasihat vermek, en zoru kendini bilmektir.


BAŞKA IŞIMIZ YOK TA...

Uzun süre yolda olan Bektaşi'nin mintanı kirlenmiş.
Görenler ayıplamışlar.
- Erenler gömleğin çok kirli yıkasana!. Bektaşî nasıl olsa yine kirlenecek değil mi?.
- Sende yine yıkarsın.
-Yine kirlenir. Yine yıkarsın..... Bektaşî dayanmamış.
- Imanım başka işimiz yokta, biz bu dünyaya gömlek yıkamaya mı geldik.


ANCAK BU KADAR OLUR.

Bektaşi"ye sormuşlar.
- Niye bu dünya düz değilde, böyle dalık tepelik, inişli çıkışlı?
- Imanım diye cevap vermiş Bektaşi; altı günde yaratılan dünya ancak bu kadar olur. (Kuran Incil gibi dinni kitaplarda, tanrının dünyayı 6 günde yaratığı yazılıdır.)


GIDER GELIR.

Bektaşi"ye : - Koskoca ramazan geçti gidiyor, sen hala oruç tutmadın! Bu nasıl iştir? diye sormuşlar.
Bektaşi: - Imanım, demiş ramazan gider yine gelir. Bu can giderse bir daha zor gelir.



ÜLAMANIN GÖZÜ KALMIŞTIR.

-Hocayım diye köye gelmişti. Zamanın bilgini olarak geçinirdi. Bir gün şunları söyledi:
- Ey ümmeti müslimin! Cenabül Rabbil Alemin, Ahalinin rızkını üçe ayırmıştır. Bu rızkın birini dilleri ile,ikincisini elleri ile ülâmalar almıştır. Üçüncü hisse de sair halka bırakılmıştır.
Deyince Bektaşî de: O hissede de ülâmanın gözü kalmıştır, dedi. (Ülâma; seçkin, zengin, üst-sınıf, devletin ileri gelenleri)


ENELBATIL MI DEMELIY DI?

Bir mecliste konuşmacının biri Halacı Mansuru çok över. Dinleyicilerden biri ;
- Yahu Hiç 'Enel Hak' ben Allah'ın denir mi ?
Toplantıda bulunan Bektaşî.
- Dur hele efendi. Enelbatıl mı demeliydi. (Enel-batıl; doğru olmayan, haksız, inançsız, gerçek dışı, boş)


USULÜ ERKÂNIYLA IÇEN...

Alevi/Bektaşîlikte her şey usulü erkânı ile yapılır, içki içmekte. Bektaşî bir gün meyhaneye girmiş, etrafına bakmış, köşede duran şarap küpüne :
- Selâm ün aleyküm ey küp, diye selâm vermiş.
Içeridekilerden biri:
- Erenler, burada bunca insan varken küpe selâm vermek de ne demek oluyor?
Bektaşî gülümsemiş:
- Içinizde usulü erkânıyla içen bir o var da, onun için ona selâm verdim.




SU ILE FAZLA OYNAMAYA GELMEZ

Bir mecliste Bektaşiyi namaza davet etmişler, bakmış herkes kalkıyor, O' da kalkmak zorunda kalmış.
Yanında ki sofu
-Erenler sen abdest aldın mı? diye sormuş.
Bektaşi:
- Imanım hamurumuz topraktan yoğrulmuş, su ile fazla oynamaya gelmez.


ISLAM'IN ŞARTI

Sofu Bektaşiye Islamın şartını sorar.
-BIR'dir. der Bektaşi.
Sofu: -Daha islamın şartının 5 olduğunu bilmiyorsun, birde bilimdem dem vuruyorsun. Deyince.
Bektaşi:
- Imanım, hac ve zakatı siz kaldırdınız, oruçla namazı da biz kaldırdık, geriye kelimeyi şahadetten başka ne kaldı ?.


GÖMLEĞIM KURUMASIN DIYE

Yılın birinde çok kuraklık olur. Köylüler bu yıl açlıktan kırılırız diye yakınırlar. Oradan geçen Bektaşi dervişini görünce, yağmur yağdırması için yardım isterler. Köylülerin üzüntüsünü gören Bektaşi, bir tas su ister ve gelen su ile gömlegini ıslayıp bir taşın üstüne serer. Az sonra kara bulutlar çöker şarıl şarıl yağmur yağmaya başlar. Bunu gören köylüler:
- Sen Evliyalar Evliyası-sın! deyip, ayağına kapanırlar. Bektaşi:
- Bu işin Evliyalığımla bir ilğisi yok, bu günlerde yukarıda ki ile aram biraz açık, gömleğim kurumasın diye yağdırıyor yağmuru

___________________İMZA___________________

RENK HABER
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

ALEVİ HABER AJANSI
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Alıntı:
  • Zorunlu din dersi kaldırılmalıdır.
  • Alevi yerleşim bölgelerine cami yapılmasına son verilmelidir.
  • Cemevlerimize derhal “ibadet yeri” statüsü verilmelidir.
  • Hacı Bektaş Dergahı ve diğer Alevi büyüklerine ait dergahlar, Turizm Bakanlığından alınarak Türkiye Alevi Bektaşı Federasyonu’nun idaresine verilmelidir.
  • Diyanet İşleri Başkanlığı kaldırılmalıdır. Her inanç grubu demokratik bir şekilde çalışan ve kendi kendini finanse eden inanç kurumları haline getirilmelidir.
  • Alevilik kendi başına bir inanç kurumu olarak kabul edilmeli ve her alanda yasalarca güvence altına alınmalıdır.
  • Nüfus cüzdanlarındaki din hanesi çıkartılmalıdır.
heterodoks Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
heterodoks Kullanıcısına bu mesajı için 6 üye teşekkür etti:
Atanali (04.10.2007), bsm?h (13.06.2007)
Alt 16.03.2006, 18:15   #6
Yazar
Türkan
Forumla Bütünleşmiş
 
Türkan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 25.02.2006
Mesajlar: 2.248
Memleket: ÇORUM
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 81
İtibar Puanı: 1255
Türkan görkemli bir forum yaşantısı varTürkan görkemli bir forum yaşantısı varTürkan görkemli bir forum yaşantısı varTürkan görkemli bir forum yaşantısı varTürkan görkemli bir forum yaşantısı varTürkan görkemli bir forum yaşantısı varTürkan görkemli bir forum yaşantısı varTürkan görkemli bir forum yaşantısı varTürkan görkemli bir forum yaşantısı var

Ettiği Teşekkür: 968
596 Mesajına 1.324 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Bir fıkrada ben ekledim arkadaşlar.

Ahirette de yaşadık!

Bektaşi vaaz dinlemeye gitmiş.Hoca vaazinde içki içmenin bütün kötülüklerini,zararlarını sayıp dökmüş, hatta içki içenlerin sirat köprüsünden boyunlarında dünya da içtikleri bütün içki şişeleri asılı olduğu halde geçeceklerini anlatmış.Bektaşi sormuş:

"Hocam boyna asılan şişeler boşmu olacak dolumu ?"

Hoca, incecik köprüden geçilirken içi dolu şişelerle dengenin kolay sağlanamayacığını düşünerek:

"Elbette ki dolu olcak" diye yanıt vermiş.

Bektaşi:

" Hay ağzını öpeyim hocam, desene ahirette de yaşadık " demiş...

Türkan Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Türkan Kullanıcısına bu mesajı için 5 üye teşekkür etti:
Alt 18.03.2006, 04:22   #7
Yazar
candacan
Forumla Bütünleşmiş
 
candacan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 21.02.2006
Bulunduğu yer: Çorum
Yaş: 58
Mesajlar: 2.105
Memleket: ÇORUM
Cinsiyet:
candacan - MSN üzeri Mesaj gönder
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 75
İtibar Puanı: 776
candacan parlak bir geçmişe sahipcandacan parlak bir geçmişe sahipcandacan parlak bir geçmişe sahipcandacan parlak bir geçmişe sahipcandacan parlak bir geçmişe sahipcandacan parlak bir geçmişe sahipcandacan parlak bir geçmişe sahip
candacan - MSN üzeri Mesaj gönder

Ettiği Teşekkür: 389
526 Mesajına 1.179 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Aklı olsaydı

Günün birinde kalabalık bir halk topluluğu, bir cuma namazı öncesi, bir caminin önünde bir deveyi dövmektedirler. Tesadüfen ordan geçen bir bektaşi:
- Ya, bu hayvanı niye dövüyorsunuz, der.
- İyi de bu deve camiye girdi, yanıtını alır.
- Bırakın şu hayvancağızı. Aklı olsa zaten camiye girmezdi, der.
Deve dövülmekten kurtulur.

___________________İMZA___________________
Aldı götürdüler beni asmaya,
Gözlerimden ışığımı kısmaya,
Memleketten umudumu kesmeye,
Yetmedi güçleri gülüm sen öldür
.
Seyduna
candacan Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
candacan Kullanıcısına bu mesajı için 5 üye teşekkür etti:
Alt 20.03.2006, 17:46   #8
Yazar
sibelxxx
Forum Katılımcısı
 
sibelxxx - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 03.03.2006
Bulunduğu yer: istanbul
Yaş: 41
Mesajlar: 202
Memleket: MALATYA
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 49
İtibar Puanı: 12
sibelxxx iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 0
7 Mesajına 14 Kere Teşekkür Edlidi
Standart BektaŞİ Fikralari

BEKTAŞİ FIKRALARI

İSLAM?IN ŞARTI
Sofu Bektaşi ye İslam'ın şartını sorar.

-Biridir. der Bektaşi.

Sofu: -Daha İslam'ın şartının 5 olduğunu bilmiyorsun, birde bilimden dem vuruyorsun. Deyince. Bektaşi: - Îmanım, haç ve zekatı siz kaldırdınız, oruçla namazı da biz kaldırdık, geriye kelimeyi şahadetten başka ne kaldı ?.

GÖMLEĞÎM KURUMASIN DİYE: Yılın birinde çok kuraklık olur. Köylüler bu yıl açlıktan kırılırız diye yakınırlar. Oradan geçen Bektaşi dervişini görünce, yağmur yağdırması için yardim isterler. Köylülerin üzüntüsünü gören Bektaşi, bir tas su ister ve gelen su ile gömleğini ıslayıp bir tasın üstüne serer. Az sonra kara bulutlar çöker şarıl şarıl yağmur yağmaya baslar. Bunu gören köylüler:

- Sen Evliyalar Evliyasısın! deyip, ayağına kapanırlar.

Bektaşi: - Bu isin Evliyalığımla bir ilgisi yok, bu günlerde yukarıda ki ile aram biraz açık, gömleğim kurumasın diye yağdırıyor yağmuru.

SU İLE FAZLA OYNAMAYA GELMEZ. Bir mecliste Bektaşi'yi namaza davet etmişler, bakmış herkes kalkıyor, O? da kalkmak zorunda kalmış. Yanında ki sofu:

-Erenler sen abdest aldın mi? Diye sormuş.

Bektaşi: - İmanım hamurumuz topraktan yoğrulmuş, su ile fazla oynamaya gelmez, demiş.


ALLAH SİMDİ NE YAPIYOR? Bir atlı, yol kenarında yorgun Bektasiyi dinlenirken görünce, sununla biraz alay edeyim der ve sorar;

-Erenler bilgin olurmuş, size bir sorum olacak; Çok merak ediyorum, acaba Allah su anda ne yapıyor?. Bektaşi yolcunun edep-sizliğine bozulur ve:

- Îmanım çok büyük bir soru sordun, böyle yüksek bir soruyu ancak yüksek bir yere çıkıp öyle cevaplayabilirim. Burada senin attın sırtında başka yüksek yer yok, sen in, ben ata binip, oradan cevaplayım bu sorunu. Adam attan iner ve Bektaşi biner ve, Bektaşi su cevabi verir:

-Allah şu anda, senin gibi bir akılsızdan ati aldı benim gibi bir akıllıya verdi. Deyip oradan dört nala uzaklaşır.

HERKES KENDİNDE OLMAYANI İSTER . Bektaşi?nin biri her nasılsa camiye gitmiş, yani başında namaz kılan adam.

-Allah?ım! Beni dinden, imandan eksik etme, diye dua ediyormuş. Bektaşi?de başlamış duaya.

- Allah'ım bana bir şişe rakı parası ihsan eyle... Bunu duyan adam.

- Bre dinsiz imansız herif , hiç Allah?tan rakı parası istenir mi?. Bektaşi

- Kızma be Îmanım, herkes kendinde olmayanı ister. Sen biraz daha din, iman istiyorsun. Benim dinim, Îmanım tamamdır, onun için bende rakı parası istiyorum.


MESCİT NE TARAFTAYDI
Yıllarca dergahta eğitim görüp, saz çalıp, semah döndüren, Cem yürüten Bektaşi dervişini, Piri var git falanca bölgede kendi dergahını kur diye salmış. Gideceği yere varan Bektaşi, hemen yoldan çeçen birine;

- Mescit şu tarafta değimliydi hemşerim yahu? diye sormuş.

? Mescit şu tarafta arka sokakta demiş yolcu. Bektaşi; Yahu niye, o yol meyhaneye gitmiyor mu? Yolcu:

- Yok tövbe, meyhane soldan aşağıda 3. sokakta demiş. Bektaşi sağ ol demiş. Mescide gider gibi yapıp, dönüp meyhaneye dalmış.


SEELAM ALEYKÜM KÜP
Alevi/Bektaşîlikte her şey usulü erkânı ile yapılır, içki içmekte. Bektaşi bir gün meyhaneye girmiş, bağıran çağıran, döküp deviren, Bektaşi?nin selamını alanı bırak, geldiğini bile duyup gören yok. Bektaşi kapının arkasında duran yıllanmış şarap küpüne dönüp yüksek sesle;

- Selamın aleyküm KÜP, demiş.. Bir anda meyhanede ses solup kesilmiş, herkes Bektaşi?ye bakıyor. Biri sormuş;

- Erenler n?oldu kafayı mı oynatın, burada insanlar varken dönüp küpe selam veriyorsun. Bektaşi;

- Bakın, şu küp yılladır içer, yinede edebiyle oturup, gelen gideni de selamsız bırakmaz, siz iki bardak atınca, kendinizi de unutuyorsunuz, selamı sabahı da.




ENEL-BATIL MI DEMELİYDİ? Bir mecliste konuşmacının biri Halacı Mansuru çok över. Dinleyicilerden biri ; - Yahu Hiç ?En-el Hak? ben Allah?ın denir mi ? Toplantıda bulunan Bektaşî. - Dur hele efendi. En-el-batıl mi demeliydi. (Enel-batıl; doğru olmayan, haksiz, inançsız, gerçek dişi, bos)


SENDE Mİ ÇOCUKLARA UYDUN.
Mahallenin yaramaz çocukları, gezgin Bektaşi dervişiyle alay edip onu taslamaya başlamışlar. Bektaşi yaramaz çocukların taslarından kaçıp kasabanın dışına kendini zor atmış. Tam bu arada ceviz gibi büyük büyük bir dolu yağmaya başlamış. Bektaşi başını yukarı kaldırmış, hey Allah"im sende mi çocuklara uydun, demiş.



BEN NASIL OLSA ARABAYLA GİDİYORUM. Mahşer günü herkes günahlarını sırtlamış, hesap vermeye gidiyormuş. Bektaşi'nin günahı o kadar çokmuş hiç öyle sırtlamakla cırtlamakla götürülecek gibi değil. Hepsini bir arabaya yüklemişler, üstünde Bektaşi"yi atmışlar. - Git Allah"in belası, git de günahlarının cezasını çek demişler. Bektaşi türkü söyleyerek giderken yolda yaslı bir nine görmüş. Nineni günahı bir keseden az ama, zavallıcık kendini götüremiyor ki günahlarını taşısın. Bektaşi seslenmiş: - Nine, nine". At o torbayı benimkilerin üstüne. Ben nasıl olsa arabayla gidiyorum.

GİDER GELİR.
Bektaşi"ye : - Koskoca ramazan geçti gidiyor, sen hala oruç tutmadın! Bu nasıl istir? diye sormuşlar. Bektaşi: - Îmanım, demiş ramazan gider yine gelir. Bu can giderse bir daha zor gelir.


ANCAK BU KADAR OLUR.
Bektaşi"ye sormuşlar. - Niye bu dünya düz değil de, böyle dağlık tepelik, inişli çıkışlı? - İmanım diye cevap vermiş Bektaşi; 6 günde yaratılan dünya ancak bu kadar olur. (Kuran İncil gibi dini kitaplarda, tanrının dünyayı 6 günde yaratığı yazılıdır.)



ZOR VE KOLAY OLAN Bektaşi?ye sormuşlar: - Dünyanın en zor ve en kolay şeyleri nedir? Bektaşi söyle demiş: -En kolayı, nasihat vermek, en zoru kendini bilmektir.

OLMAZ OLUR MU ? Biri Bektaşi'ye sormuş. - Allah var mi? Baba Erenler: - Olmaz olur mu, demiş. Yetmiş senedir birbirimizle uğraşıyoruz hep onun dediği oluyor.

SANA DÜSEN.

Bektaşi?yi toplum içinde küçük düşürmek isteyen biri. -Bektaşi efendi, borcunuz var mı? Diye sormuş. -Evet bakkala biraz borcum var. -Canim onu sormuyorum. Namaz borcun var mı?. Bektaşi kızmış: -Onu ancak tanrı sorar, Sana düsen bakkal borcunu sormak.


GÖZÜM ORASINI SEÇMİYOR. Bektaşi'ye sormuşlar. - Niye namaz kılmıyorsun? Kuranı açıp göstermiş. -Burada ?namaz kılmayın? diyor. -İyi ama, üstünde abdestiniz bozulmuşsa namaz kılmayın diye yazıyor. Bektaşi basını sallamış. - Valla, benim gözüm orasını seçmiyor.



ÇAKMAK ÇAKIP DURMA
Bir yağmur, dolu, sel, Bektaşi?nin bostan tarlasında ne varsa hepsini silip süpürüp alıp götürmüş, daha da hava gürleyip şimşekler çakıyormuş, Bektaşi tarlada saklandığı kulübeden çıkmış gökyüzüne dönüp: - Daha ne çakmak çakıp duruyorsun, geriye hiç bir şey bırakmadın işte.. demiş.

CAMİYE SOKMADIK YA
1970 yılların başında solcu öğrenci gerillalar, dağda aç kalınca, Alevi köylüden, yemek istemişler, köylü PİR evini göstermiş. Dede tanrı misafiri deyip bunların karnını doyurmuş, sonra muhabbete dalmışlar.. Solcu öğrenciler, siyasi konulardan sömürüden, adaletsizlikten vs. konuşmuşlar, aklına yatan Dede haklısınız çocuklar haklısınız demiş. Öğrenciler evirip çevirip konuyu, dedelerinde hakkulah yiyip halkı sömürdüklerini, onları dinle uyuduklarını, halk için hiç bir şey yapmadıklarını söylemişler.. Dede biraz düşünmüş: - O kadarda değil, hiç bir şey yapmadıysak, en azından bu halkı bin yıldır camiye sokmadık.. demiş..

sibelxxx Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
sibelxxx Kullanıcısına bu mesajı için 4 üye teşekkür etti:
??retmen (28.06.2007), bsm?h (13.06.2007)
Alt 20.03.2006, 17:52   #9
Yazar
Ceyhun
Yollarda
 
Ceyhun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler
Tournaments Won: 1

Üyelik tarihi: 21.02.2006
Bulunduğu yer: Istanbul
Yaş: 36
Mesajlar: 6.751
Memleket: ÇORUM
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 50
İtibar Puanı: 1607
Ceyhun ışıl ışıl bir geleceğe gidiyorCeyhun ışıl ışıl bir geleceğe gidiyorCeyhun ışıl ışıl bir geleceğe gidiyorCeyhun ışıl ışıl bir geleceğe gidiyorCeyhun ışıl ışıl bir geleceğe gidiyorCeyhun ışıl ışıl bir geleceğe gidiyorCeyhun ışıl ışıl bir geleceğe gidiyorCeyhun ışıl ışıl bir geleceğe gidiyorCeyhun ışıl ışıl bir geleceğe gidiyorCeyhun ışıl ışıl bir geleceğe gidiyorCeyhun ışıl ışıl bir geleceğe gidiyor

Ettiği Teşekkür: 2.035
2.262 Mesajına 7.329 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Mizah ve Alevi Kültürü bölümündeki Bektaşi Fıkraları konularını Alevi Kültürü forumumuzda birleştirip, sabitledim. Bektaşi fıkralarını burada paylaşmaya devam edebiliriz.

___________________İMZA___________________



Suya düşen bir karanfilse yüreğin
bırak kendini ırmağın türküsüne gülüm
vursun seni o taştan bu taşa
o çağlayandan bu çağlayana...
Ceyhun Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 15.04.2006, 22:48   #10
Yazar
Ece
Forumun Bir Parçası
 
Ece - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 03.04.2006
Mesajlar: 708
Memleket: İZMİR
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 54
İtibar Puanı: 51
Ece yakında sevilen bir üye olabilir

Ettiği Teşekkür: 0
13 Mesajına 16 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Gömlek yikamaya mi geldik?

Seker bayraminda herkez yeni ve temiz elbiselerini giyip, birbirleriyle bayramlastiklari gün,bir fakir Bektasi dedesi, üstü basi pis bir halde Beyazit Cami nin önünden gecerken, bembeyaz sarigi, tertemiz cübbe ve latasi ile bir hoca karsisina cikip:
_Be adam,mübarek bayram günü bu pis gömlek ile dolasilir mi? Gömlegini yika! deyince Bektasi aldirmayarak:
_Be hocam,yikayayim ama kirlenir,demis.
Hoca:
_Yine yika, demis.
Bektasi:
_Yine de kirlenir, diye diretmis.
Hoca inatla:
Yine yika, deyince Bektasi nin tepesi atmis ve su cevabi vermis:
_Behey imamim.Biz bu dünyaya gömlek yikamaya mi geldik? demis.

Ece Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Ece Kullanıcısına bu mesajı için 2 üye teşekkür etti:
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Hizli Erisim


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 12:06.


Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
Yazılan yazılar ve yayınlanan resimlerin tüm hakları yazan kişiye aittir. Site hakları Aleviweb.com adına saklıdır.

Yandex.Metrica