Go Back   Aleviweb.com - Alevi Alevilik ve Aleviler Forumu > Toplumsal Konular > Din

Din Dini tartışmalar ve teoriler

Cevapla
 
Seçenekler Arama Stil
Alt Dün, 04:36   #11
Yazar
Raya Haq
Forumu İyi Bilen
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 10.10.2016
Mesajlar: 347
Memleket: TUNCELİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 11
İtibar Puanı: 10
Raya Haq iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 11
27 Mesajına 29 Kere Teşekkür Edlidi


Standart

''Beni Kureyza''
Hendek savaşı sırasında müslümanlara akdedilmiş ve müslümanların saflarında savaşmayı gerekli kılan kuvvetli bir antlaşma varken sırt çevirmişler ve aleyhlerine dönmüşler. Böylece Medineyi kuşatmış olan Kureyş müttefiklerinin ordusuyla birlikte fiilen savaşa katılmışlar.
Müslümanlar Hendek Savaşını bitirir bitirmez Kureyzaoğullarını kuşatma altına almışlar. 15-25 gün gibi süreyle kaleleri yıkılmaya devam edimiş. Kesin olarak yenileceklerini anlayınca Yahudilikten Müslümanlığa geçmiş olan Sa'd B Muaz'ın vereceği karara razı olarak teslim olacaklarını söylemişler. Sa'd B Muaz ise onlar hakkında Tevrat'ın gereği olan şu kararı vermiş:
"Savaşır durumdaki erkekler öldürülecek, kadın ve çocuklar esir alınacak. Malları müslümanlar arasında savaş ganimeti olarak paylaşılacak."
Bu hüküm uygulamaya konulmuş ve buna dayanılarak öldürülmüşler.

Kalelerini kuşatan Muhammed hiç acele etmemiş. 1 aya yakın süre ablukaya aldığı kaleye giriş çıkışı engellemiş. Beni Kureyzalılar açlık ve susuzluk ile de mücadele ediyorlarmış. Hayber Kalesi'nde, Muhammed önderliğindeki Müslümanların ablukası nedeni ile açlık ve susuzluk ile mücadele eden Beni Kureyzalılar, Muhammed ile anlaşma yoluna gitmek zorunda kalmışlar. Muhammed onlara bir anlaşma sunmuş. Derhal silahlarını bırakıp teslim olacaklarmış ve Muhammed'in eski Yahudi yeni Müslüman olan sahabelerinden Sa'd bin Muaz'ın vereceği cezayı kabul edeceklermiş. Çaresizlik içindeki Yahudi Beni Kureyza'lılar, istemeden de olsa teklifi kabul etmişler,savaşmadan silahlarını teslim etmişler.

Sahih hadislerde anlatılanlara göre, kaledeki çaresiz Yahudilerin eli silah tutabilenlerden 400-900 arasında bir erkek topluluğu öldürülmüş, 400-900 arası olduğu söylenilen Yahudilerin büyük çoğunluğu Hz. Ali tarafından katledilmişti. Ali o gün kafa kesmekten çok yorulmuş ve kafa kesme işlemi sırasında yorgunluktan sürekli olarak kılıç kullandığı kolunu değiştiriyormuş, Muhammed ise kesim işleminin yanına çadır kurdurmuş ve kesim işlemini gözlemliyormuş. Katledilen Yahudi erkekleri topluca gömülmüşler. Tüm silah tutabilen erkekleri öldürülen yahudilerin artık zenginlikleri müslümanların olmuş.

Katliamdan sonra, Dıhyetü'l-Kelbı adındaki delikanlı Arap, Muhammed'e gelmiş; tutsak kadınlardan birini kendisine alması için ondan izin istemiş. Muhammed de : "Haydi git de bir câriye al!" diye karşılık vermiş. Ne var ki Dıhye gidip Safiyye'yi almış. Bunu gören bir başka Arap hemen koşup Muhammed'e haber vermiş. Safiyye'nin Dıhye'ye değil; "Peygamber"e uygun olacagını söylemiş. Muhammed'de Dıhye'yi çağırtmış; başka bir cariyeyi almasını söylemiş. Dıhye'ye verilen "cariye", Safiyye'nin kocasının kızkardeşidir. Muhammed, kendisine "karı" olmanın karşılığında Safiyye'yi "azâd" etmiş. Ümmü Süleym, Safiyye'yi hazırlamış ve gece olunca da Muhammed'in koynuna sokmuş. Babası ve kocası öldürülen bir kadını, aynı gün (veya 1 gün sonra). Hem de babasını ve kocasını öldürenlerin liderine eş olarak. Safiyye, o sırada daha genç bir kız iken muhammed 57 yaşında idi.

(Bkz. Sahih-i Buhari Muhtasarı Tecrîd-i Sarih Tercemesi, Ankara, 1985, Diyanet Yayınlarından, 2/299-310.)

Hoşgörüymüş!
Bir insan düşünün, kız çocuklarının gözleri önünde öldürülmüş babalar düşünün,en sevdikleri canlı canlı katledilmiş ve sonrasında bu kız çocuklarını cariye olarak askerlerine seks kölesi olarak dağıtan, en güzelini de kendine ayıran birini düşünün,bunu yapan kim? Hani nerede barış? Bir de bu olayın din kültürü kitaplarında geçtiği bir dönem vardı, ballandıra ballandıra anlatan hocalarımız vardı,tabi hikaye çarpıtılmış haliyle anlatıldı hep bizlere..

Raya Haq Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt Dün, 04:39   #12
Yazar
Raya Haq
Forumu İyi Bilen
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 10.10.2016
Mesajlar: 347
Memleket: TUNCELİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 11
İtibar Puanı: 10
Raya Haq iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 11
27 Mesajına 29 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

mmü Habibe’nin yanına girdim sarımtırak rengi olan veya başka bir koku getirterek bir genç kıza sürdü eline bulaşan kokuyu yanaklarına sürdü ve dedi ki: Vallahi güzel kokuya ihtiyacım yok, fakat Rasûlullah (s.a.v.)’den işittim şöyle buyurmuştu: “ALLAH’a ve ahiret gününe inanan bir kadının bir ölüye üç günden fazla metem tutması caiz değildir. Ancak kocası için dört ay on gün matem tutabilir ve süslenemez.” (Ebû davud, Talak: 35; İbn Mâce, Talak:
1196- Zeyneb (r.anha) dedi ki: Cahş’ın kızı Zeyneb’in kardeşi öldüğü zaman yanına girmiştim güzel koku getirterek süründü ve şöyle dedi: Vallahi güzel kokuya falan ihtiyacım yok fakat Rasûlullah (s.a.v.)’den işittim “ALLAH’a ve ahiret gününe inanan bir kadının herhangi bir ölü için üç geceden fazla yas tutması caiz değildir. Ancak kocası için dört ay on gün yas tutabilir buyurmuşlardı.” (Buhârî, Talak: 4.)

Kurana ve hadislere gore kocasi olen bir kadin icin bekleme suresi 3 aydir.Fakat malumunuz Muhammed ,Safiye'ye Kureyza katliyamindan donerken, daha donus yolunda sahip oluyor.

Nerde kaldi 3 ay bekleme suresi diye sordugumuzda da.'sen donus yolunda gecen sureyi nereden biliyorsun?' diye sacma sapan bir savunma geliyor.

Halbuki Mekke ve Kureyza arasi cok yakin mesafe oldugunu baska hadislerdende anlayabiliyoruz.
Yani birakin deve ustunde uc ay yol almayi,deveyi sirtiniza alsaniz bir iki gunde varabileceginiz bir mesafe.
Bu mesafeyi hangi hadisten ogrendin diye merak eden olabilir ihtimaliyle gosteriyorum.Buyrun iki namaz arasi kadar kisa bir mesafe.

Cüveyri'ye, Nârı' aracılığıyla İbni Ömer (r.a.)'in şöyle dediğini nak*leder:
- Rasûlüllah (s.a.v.) Hendek'ten döndüğü gün aramıza gelip: "Hiç kimse Kureyza oğulları yur*duna varmadan önce ikindi namazını kılmayacak" diye ilan etmiş*ti. Bir kısmı vakit geçecek korkusuyla Kureyza'ya varmadan yolda ikindiyi kıldılar. Diğerleri, "vakit geçse bile biz Rasûlüllah (s.a.v.)'in emrettiği yere varmadan namazı kılmayacağız" dediler. Rasûlüllah iki gurubu da azarlamadı. Hadisi Buharî ve Müslim rivayet ediyor.[533]

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Raya Haq Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Hizli Erisim


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 15:24.


Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
Yazılan yazılar ve yayınlanan resimlerin tüm hakları yazan kişiye aittir. Site hakları Aleviweb.com adına saklıdır.

Yandex.Metrica