Go Back   Aleviweb.com - Alevi Alevilik ve Aleviler Forumu > Aleviler ve Alevilik > Alevilik Tarihi

Alevilik Tarihi Alevi toplumunun tarihi, tarihsel olaylar, kişiler, durumlar, değerlendirmeler

Cevapla
 
Seçenekler Arama Stil
Alt 26.08.2006, 20:34   #1
Yazar
HENA
Üye
 
HENA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 25.08.2006
Mesajlar: 41
Memleket: SİVAS
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 47
İtibar Puanı: 10
HENA iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 1
2 Mesajına 23 Kere Teşekkür Edlidi


Standart Alevİlİk Felsefesİ

Alevilik bir yaşama biçimidir. Bu yaşama biçiminin kendine özgü tarihi ve felsefesi vardır. Bu felsefeyi kavramadan Aleviliği anlamak ve öğrenmek olanaksızdır.

Alevilik, felsefesini temelde, İslamiyet'ten almıştır. Bu felsefede; İslamiyet'i etkileyen Budizm, Sabiilik, Zerdüştlük, Maniheizm, Musevilik, İsevilik; eski Ege kültürü, Türklerde ise Şamanizm yan etki olarak ortaya çıkar.

Alevilik, yalnız Türklerin değil, Arap ve Acem toplumlarının bir bölümünün de felsefesidir. Fakat Alevilik, en orijinal ve felsefesine en uygun haliyle Türkler arasında; özellikle de Anadolu'da varlık kazanmış, yaşamıştır. Bugün, gerçek Alevilik Türkiye'de yaşamaktadır. Bu özelliği İran’ın kuzey bölgelerinde (Erdebil) ve batısındaki kırsal Türk-Kürt kesimlerinde görmek de mümkündür.

İslam toplulukları tarih içinde dini, yer yer reforme ederek onu ideoloji olarak kullanmışlardır.Varoluşu, felsefesi ve yarattığı sınıfsal kültür bağlamında devrimci, ilerici ve bilimsel bir öze sahiptir Alevilik.

Alevi olmak için, anne babanın Alevi olması yetmez. Aleviliği, sahip olduğu ilke ve değerler etrafında kabullendiğini Alevi toplumunun ve dedelerin huzurunda, cem töreninde ifade etmen gerekir.

Aleviliğin sahip olduğu değerler ve tarihsel miras, onu benzeri bir çok inanç, kültür ve felsefeden keskin çizgilerle ayırmaktadır.

Aleviliğin özü öylesine güçlüdür ki, yeryüzünde Aleviler kadar kıyıma, katliama, sürgüne ve soykırıma uğramış, yok edilmek istenmiş, alçakça iftiralarla ve karalamalarla karşı karşıya kalmış başka bir inanç olmamasına karşın varlığını, özünü ve yaşamsal ilkelerini koruyabilmiş, geliştirebilmiş, çağdaşlaştırabilmiş ve bu güne dek sürdürebilmiştir.

İslamın bahçesinde yetişen bir gül olan Alevilik, Zerdüştilik ve Ezidilik başta olmak üzere, Mazdekizm, Budizm ve Maniheizm gibi din ve inançlardan büyük oranda etkilenmiş ve kendini şekillendirirken, temel olarak sevgiyi ve insani değerleri esas almıştır. Ehl-i Beyt sevgisini temel ve esas alan bir inançtır.

Tarihi boyunca bir çok din, kültür ve inançtan etkilenmiş olan Alevilik aynı güçte ve oranda birçok inanç, felsefe ve kültürü etkilemiştir.

Aleviler tarafından kurulan tüm devletlerde, ilk yapılan iş, kütüphaneler, okullar ve üniversiteler kurmak olmuştur. Nizari İsmaililerinin kurduğu Alamut Kalesi’nin kütüphanesinde yüzbinden fazla kitabın olduğu ve bugün dünyanın en eski (hâlâ varlığını sürdüren) üniversitesi olan El-Ezher Üniversitesi’nin Mısır’da bir Alevi Devleti olan Fatimiler tarafından kurulduğu gerçeği göz önünde tutulursa, Aleviliğin, iktidar anlayışında, bilgeliğin ve erdemin başat olduğu anlaşılacaktır.

Alevilik, ortaya çıktığı koşullar itibariyle, işçilerin, köylülerin, küçük esnafın yani ezilen emekçi sınıfların, ortodoks-sünni islam anlayışı ve diktasına karşı, haktan, hukuktan, bilimden ve gerçekten yana bir tavır geliştirmesiyle politik-devrimci bir nitelik kazanmıştır.

Alevilik bir hümanizmadır. Şiddetten, savaştan ayrı ve uzak durur. Ama mazlumun, ezilenin ve yoksulun zulme ve sömürüye karşı başkaldırı hakkını saklı tutan bir düşünce sistemine sahiptir.

___________________İMZA___________________
Eğer kişi, akıllı ve çalışkan ise TAKDİR ET, Akıllı değil de çalışkan ise DİKKAT ET, Akıllı olupta tembel ise İKAZ ET, Hem akılsız, hem de tembel ise DEFET !
HENA Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 26.08.2006, 22:28   #2
Yazar
İşcanbaba
Forumla Bütünleşmiş
 
İşcanbaba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 06.03.2006
Bulunduğu yer: Ankara
Yaş: 56
Mesajlar: 2.531
İşcanbaba - MSN üzeri Mesaj gönder
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 84
İtibar Puanı: 1036
İşcanbaba görkemli bir forum yaşantısı varİşcanbaba görkemli bir forum yaşantısı varİşcanbaba görkemli bir forum yaşantısı varİşcanbaba görkemli bir forum yaşantısı varİşcanbaba görkemli bir forum yaşantısı varİşcanbaba görkemli bir forum yaşantısı varİşcanbaba görkemli bir forum yaşantısı varİşcanbaba görkemli bir forum yaşantısı var
İşcanbaba - MSN üzeri Mesaj gönder

Ettiği Teşekkür: 1.566
875 Mesajına 1.840 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Hena Can
Yazın kendi içinde,çelişkilerle dolu,

Alıntı:
Alevilik bir yaşama biçimidir. Bu yaşama biçiminin kendine özgü tarihi ve felsefesi vardır. Bu felsefeyi kavramadan Aleviliği anlamak ve öğrenmek olanaksızdır
alevilik yaşam felsefesidir. tamam diyelim.

Alıntı:
Alevilik, felsefesini temelde, İslamiyet'ten almıştır.
Eminmisin ,İslami veya islam yaşam biçimi ve felsfesinii ile alevilik aynı mı?
Hiç kıyasladın mı?
Yukarıdaki iki örnek yeterli sanırım.
Canlar bir yazıyı alıntı yapıp buraya aktarırken tekrar tekrarokuyun,
Felsefenin gereği olan mantık dairesinde sorgulayın öyle aktarın.
Alevilik bir yaşam biçimi diye başlamış,aleviliğin ,İnanç ve Kültür boyutu ne olaçak,
Daha önceki bir yazında da dikkat çekiştim amma ,daha dikkatli olalım canlar.

___________________İMZA___________________

Bu ne yaman çelişki anne

Sağı solu
önü arkası yok
kalmadı
ömrümün
belki bu son hasretleri
son özlemleri
bir aşkın ardından
son gözyaşları döküşleri
yok kalmadı farkı
altı, üstü
yer ile gökyüzünün
yaşamla,ölümün


Dinimiz Sevgi
Kabemiz İnsandır
.

www.karakoykoop.org.tr
İşcanbaba Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 27.08.2006, 01:35   #3
Yazar
Yezdinşêr
Forum Katılımcısı
 
Yezdinşêr - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 25.08.2006
Yaş: 30
Mesajlar: 122
Memleket: SİVAS
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 0
İtibar Puanı: -35
Yezdinşêr hakkında olumsuz fikirler mevcut

Ettiği Teşekkür: 0
3 Mesajına 3 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Yarabbilalemin yine islama samanizme baglayanlar cikiyor iste. Ya simdi burasi bir alevi sitesi ve bir arama yapsan buna benzer binlerce metin ortaya cikacaktir Forumda. Ama sen simdi nerden bu konuyu copy past yaptin bilmiyorum ama. Aleviligin islam icinde bir yerini kanitlayan ,cürüten bir sürü konu var forumda niye dönüp dolasip ayni yere geliniyor anlamiyorum.

bence sunu yapsan daha iyiydi yani bir konu acarsin Benim aleviligim diye. Herkes orada kendi aleviliginin tanimini yapar bu kadar kolay.Hatta ben acarim birazdan bu konuyu. hosuma gitti

hatta konuyu copy past yaptigin yerin de linkini vereyim
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]


Simdi egerki Alevilik konusunda bilgin eksik oldugunu düsünüyorsan zaten burada hepimiz birbirizime yardimci olmaya calisiriz. Ama sen kalkip baska sitelerden copy past yapip buraya ögreten tipine bürünürsen hepimiz kaybederiz. Kimsenin kimseden bilgi eksikliginden cekinecek durumu yoktur. Bu site fazlasiyla eksi ve arti kutuplar acisindan alevilik üzerine herseyi paylasabilecegimiz bir yerken . 10 . mesajda konu anlatmak degil daha cok tartismalara girerek kendi fikirlerimizi savunarak ve tartisarak daha dogruya yönelecegimizi düsünüyorum.


Konu Yezdinşêr tarafından (27.08.2006 Saat 01:40 ) değiştirilmiştir.
Yezdinşêr Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 27.08.2006, 03:15   #4
Yazar
gnost
Forumla Bütünleşmiş
 
gnost - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 21.02.2006
Mesajlar: 3.867
Memleket: ÇORUM
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 98
İtibar Puanı: 1138
gnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı var

Ettiği Teşekkür: 828
1.206 Mesajına 2.509 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Aynı tip tatışmaların yapıldığı okadar çok başlık varken yeni bir başlık açarak "suyun kaldırma kuvvetini bulmuş gibi" bir şeyler yazmak çok hoş değil.İnandığınız yada düşlediğiniz yada yaşadığınız Alevilik ile ilgili görüşlerinizi siteyi biraz taradıktan sonra yazsanız inanın hem kendi sağlığınız hemde sitenin selameti açısından son derce iyi olacaktır.Ayrıca açılmış başlıklara cvaplar yazmak yerine yeni başlık açmak böyle geniş bir sitede biraz "ben" cillik ve biraz çocukluk gibi bir durum.Yani"bu açılan benim başlığım he he heyyt" gibi bir yaklaşım oluyo ki bu çok komik.Elbette kendi düşüncelerinizle ilgili başlıklar açabilirsiniz ama lütfen foruma bir göz atın.

___________________İMZA___________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
gnost Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 27.08.2006, 04:15   #5
Yazar
Yezdinşêr
Forum Katılımcısı
 
Yezdinşêr - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 25.08.2006
Yaş: 30
Mesajlar: 122
Memleket: SİVAS
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 0
İtibar Puanı: -35
Yezdinşêr hakkında olumsuz fikirler mevcut

Ettiği Teşekkür: 0
3 Mesajına 3 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Alıntı:
yozcay Nickli Üyeden Alıntı
Aynı tip tatışmaların yapıldığı okadar çok başlık varken yeni bir başlık açarak "suyun kaldırma kuvvetini bulmuş gibi" bir şeyler yazmak çok hoş değil.İnandığınız yada düşlediğiniz yada yaşadığınız Alevilik ile ilgili görüşlerinizi siteyi biraz taradıktan sonra yazsanız inanın hem kendi sağlığınız hemde sitenin selameti açısından son derce iyi olacaktır.Ayrıca açılmış başlıklara cvaplar yazmak yerine yeni başlık açmak böyle geniş bir sitede biraz "ben" cillik ve biraz çocukluk gibi bir durum.Yani"bu açılan benim başlığım he he heyyt" gibi bir yaklaşım oluyo ki bu çok komik.Elbette kendi düşüncelerinizle ilgili başlıklar açabilirsiniz ama lütfen foruma bir göz atın.
Forumdaki konulari söyle bir gez bakalim benim söyledigimle ilintili bir baslik var mi iyi gez ama. Ben dedimki bir baslik olsun herkes orada kendi aleviligini copy past yapmadan alevi ozanlarindan siirlerle alinti yapmadan ve hicbir kaynagi arastirmadan aklinda olanlarla yazacaklarini yazacagi bir konu basligi dedim. Egerki sen yukaridaki mesajinla suyun kaldirma kuvvetini cürüttügünü yada böyle siteye yeni gelenlere despotca bogma cabalarindan vazgecersen bence senin sagligin ve sitenin düzeni acisindan daha iyi olur. Siteyi takibe almis durumdayim. Bir kac kisilik var ve yeni gelenlerin yazilarina agzina tikamak gibi bir cabayla yazilar yaziyorlar. Bence bundan vazgecse bu bir kac kisi iyi olur.
Hayir hem mesajimi elestiriyorsun sonrada girip cevap yaziyorsun elestirdigin konuya.

Yezdinşêr Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 27.08.2006, 05:15   #6
Yazar
gnost
Forumla Bütünleşmiş
 
gnost - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 21.02.2006
Mesajlar: 3.867
Memleket: ÇORUM
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 98
İtibar Puanı: 1138
gnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı var

Ettiği Teşekkür: 828
1.206 Mesajına 2.509 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Konuyu açan kişi siz değilsiniz ve bu refleksinizi anlamış değilim.Neden üzerinize alındınız acep?

___________________İMZA___________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
gnost Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 27.08.2006, 06:54   #7
Yazar
Yezdinşêr
Forum Katılımcısı
 
Yezdinşêr - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 25.08.2006
Yaş: 30
Mesajlar: 122
Memleket: SİVAS
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 0
İtibar Puanı: -35
Yezdinşêr hakkında olumsuz fikirler mevcut

Ettiği Teşekkür: 0
3 Mesajına 3 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

bende yukarida konu acacagimi belirtmistim bu yüzden cevabinizi bana olarak algiladim.

Yezdinşêr Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 03.09.2006, 11:44   #8
Yazar
kizilbas_ank
Yeni Üye
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 03.09.2006
Mesajlar: 2
Memleket: SİVAS
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 0
İtibar Puanı: 10
kizilbas_ank iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 0
0 Mesajına 0 Kere Teşekkür Edlidi
Exclamation Eleştiri değil ekleme ve takdir

Değerli akadaşlar,
Bu yazıyı çok dikkatli okumanızı rica ediyorum. Her yerden saldırıya ve asimilasyon politikalarına maruz kaldığımız bu günlerde çok daha büyük projelerin yapılması gerekirken sadece forumlarda bunların tartışılması her ne kadar yetersiz görünse de bu konunun açılması beni çok mutlu etti.

bence henanın verdiği bilgiler büyük ölçüde doğru ve tatminkar. İscan ve yezdinşer arkadaşları da oldukça saldırgan buldum. henanın gönderdiği yazı alıntıda olsa kendi yazısıda olsa aleviliği tüm yönleriyle tanıtmış ve açıklamış. Bence bizimde üstünde düşünmemiz gereken bu şekilde aleviliği asgari uzlaşma zeminlerinde ifade edecek bir tanım. Şöyle ki alevilikten ne islamı, ne anadolu halkının yaşayış biçimini ve gördüğü zulümleri, ne hacı bektaşı veliyi ve diğer pirleri ne anadoluyu ne Hz. Ali'yi ve ahlibeyti ne şamanizmi çıkarabilirsiniz. BUnları çıkardığınızda elinizde kalan alevilik olmayacaktır en azından alevi olanların hepsinin kendini dahil göreceği bir kimlik olmayacaktır. Bu yüzden alevilik tanımları yapılırken oldukça esnek bir zeminde tutulması gerekiyor yoksa gerçek alevi olarak tanımlayacaklarımız bir elin paraklarını geçmeyecek sayılara inecektir.

Bu konuda yorumlarınızı, eleştirilerinizi ve yardımlarınızı çok acil bir şekilde bekliyorum. Öncelikle yezdinşer ve işcan arkadaslardan kendi alevilik tanımlarını yapmalarını bekliyorum.

kizilbas_ank Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 03.09.2006, 13:10   #9
Yazar
İşcanbaba
Forumla Bütünleşmiş
 
İşcanbaba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 06.03.2006
Bulunduğu yer: Ankara
Yaş: 56
Mesajlar: 2.531
İşcanbaba - MSN üzeri Mesaj gönder
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 84
İtibar Puanı: 1036
İşcanbaba görkemli bir forum yaşantısı varİşcanbaba görkemli bir forum yaşantısı varİşcanbaba görkemli bir forum yaşantısı varİşcanbaba görkemli bir forum yaşantısı varİşcanbaba görkemli bir forum yaşantısı varİşcanbaba görkemli bir forum yaşantısı varİşcanbaba görkemli bir forum yaşantısı varİşcanbaba görkemli bir forum yaşantısı var
İşcanbaba - MSN üzeri Mesaj gönder

Ettiği Teşekkür: 1.566
875 Mesajına 1.840 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Alıntı:
bulentiscan Nickli Üyeden Alıntı
Hena Can
Yazın kendi içinde,çelişkilerle dolu,


alevilik yaşam felsefesidir. tamam diyelim.


Eminmisin ,İslami veya islam yaşam biçimi ve felsfesinii ile alevilik aynı mı?
Hiç kıyasladın mı?
Yukarıdaki iki örnek yeterli sanırım.
Canlar bir yazıyı alıntı yapıp buraya aktarırken tekrar tekrarokuyun,
Felsefenin gereği olan mantık dairesinde sorgulayın öyle aktarın.
Alevilik bir yaşam biçimi diye başlamış,aleviliğin ,İnanç ve Kültür boyutu ne olaçak,
Daha önceki bir yazında da dikkat çekiştim amma ,daha dikkatli olalım canlar.
Kızılbaş_ank;
Bu yazının neresi saldırgan;hangi cümle de saldırı var,Yazımı bir daha oku,

Benim Alevilik anlayışımı sormuşssun,
Ben Alevilik tanımımı bir çok yazımda yazdım,eğerki benim yazılarımı tarasan bulursun.Biraz emek sarf et,
Sen kendi tanımını nıye yapmadın, onu anlamadın ,ne yapacaksın benım tanımlarımı
Alıntı:
Şöyle ki alevilikten ne islamı, ne anadolu halkının yaşayış biçimini ve gördüğü zulümleri, ne hacı bektaşı veliyi ve diğer pirleri ne anadoluyu ne Hz. Ali'yi ve ahlibeyti ne şamanizmi çıkarabilirsiniz. BUnları çıkardığınızda elinizde kalan alevilik olmayacaktır en azından alevi olanların hepsinin kendini dahil göreceği bir kimlik olmayacaktır. Bu yüzden alevilik tanımları yapılırken oldukça esnek bir zeminde tutulması gerekiyor yoksa gerçek alevi olarak tanımlayacaklarımız bir elin paraklarını geçmeyecek sayılara inecektir.
Böyle bir tahlil yapmışsın,önce tanımını yap ve o tanımın altını bu tip tahlillerle doldur. ki bu tahlilinde yuvarlak bir anlatım ne tarafa çekersek o tarafa gideçek cinsten,senin tanımınla çok esnek,
Anadoluda bir terim vardır,"Her rüzgarın önünde kamış gibi eğlip,sonra dik duramak " diye öylemi yapalım,
Alevilerin hepsini içine koıyaçak bi kimlikleri vardır, buda aleviliktir,
ALEVİLİK,
İbadedt inanç bazında ,herkes aynı rituelde ibadet ederler ve 1001 sürenekle inanırlar,
Şimdi alevilik,siyasal ve ideoljik olarak yol ayırımındadır,bu 500 yıllık gelneği,yeni aslına uygun geleneklerle,uygulama ile aşılaçaktır, bunlar bir günden yarına olaçak şeyler değildir, ve neler kalıp kalmadığını iyi tahlil etmen gerek.
Korku dönemi bitti,Bir ideolojiye veya siyasallığa payanda olma dönemi bitti,
Örtüleri üstümüzden atmalıyız,atacağız.
Dostca Kal.
Saldırgan cümlelerimide yazarsan sevinirim.

___________________İMZA___________________

Bu ne yaman çelişki anne

Sağı solu
önü arkası yok
kalmadı
ömrümün
belki bu son hasretleri
son özlemleri
bir aşkın ardından
son gözyaşları döküşleri
yok kalmadı farkı
altı, üstü
yer ile gökyüzünün
yaşamla,ölümün


Dinimiz Sevgi
Kabemiz İnsandır
.

www.karakoykoop.org.tr
İşcanbaba Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 03.09.2006, 17:24   #10
Yazar
Bulent74ankara
Y A S A K L I ! ! !
 
Bulent74ankara - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 08.08.2006
Bulunduğu yer: Ankara
Mesajlar: 340
Memleket: ÇORUM
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 0
İtibar Puanı: 43
Bulent74ankara iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 0
6 Mesajına 6 Kere Teşekkür Edlidi
Standart Sevgili Hena

Sevgili Hena,

Önce saygı, sevgi sana. Yazını okurken birden geçmişe gittim. Neden? 26 ay Irak'ta kaldığım Arapları (Caferiler/Şia'lar) çok yakından tanıdım. Üniversite master yaptığım dönem de hocam şunu derdi: Kitapları inceleyerek Alevilik tam anlamıyla anşılmaz, saha çalışması önemlidir. Doğru. Arapları tanımak için önce Arapların toplumun da yaşamak gerek ki kültürlerini öğrenelim. Yazında diyorsun ki: Alevilik, yalnız Türklerin değil, Arap ve Acem toplumlarının bir bölümünün de felsefesidir. Yanılıyorsun güzel arkadaşım, hemde çok. Bana bir tane Aleviliği ve Alevi kelimesini bilen bir Arap gösterebilir misin? Kısa örnek: Kerbela Şantiyesin de 8 ay görev aldım. Kerbela'yı ve Kerbela halkını çok iyi tanıyan biriyim. Arap (Şia/Caferi) Ben Aleviyim dediğim zaman aldığın yanıt: Alevi nedir?

Caferi/Şia'ların gelenekleri, yaşam tarzlarını Anadolu Alevilerine hiç uymaz. Onlar Şeriat kurallarına sıkı bağlıdır. Kadınların adeta bir hayan kadar değeri yoktur. Ve çok kadınlı evlilik vardır. Ben Kerbala'da 12 tane karısı olan Şia biliyorum. Şimdi çok ilginç gelir sana, erkeğin erkeğe parayla kadın satmakda vardır. Satın alınan kadın erkeğin karısı olur. Bu Anadolu Aleviliği de var mı? Kesinlikle yoktur. Çünkü Anadolu Aleviliğinde kadının değeri büyüktür.
İslamiyeti iyi anlamak için önce Kitabını okumak ve akıl sorgulaması yapmak gerek. Kuran-ı Kerim ve Yüce Mealin de bulunan şiddet ayetleri ve özellikle kadını aşağı gören ayetleri göreceksiniz.
Ve kendi kendinize soru yönetleteceksiniz. Ney? İslamiyette Alevilik birbirine uymadığını açık bir şekilde göreceksiniz.

Irak da kaldığım süre de Necep de bulunan Ali'nin mezarını ziyaret etmiştim. Necep de Necep Ul Belaga adlı eseri almış ve okumuştum. Arapça bilirim. Anadolu Alevilerin gönlünde olan Ali ile Tarihi yani İslamin Ali'si birbirinden çok farklıdır.
Neyse zamanım kısa olduğu için kısa tutmak zorundayım.

Saygılarımla

B.ÜNVER

Aleviliği Arap felsefesidir diye yazıyorsun, işte sana ayetlerden örnek.


İşte ayet: Kur. 33/33: “Evlerinizde oturun, eski cahiliyede olduğu gibi açılıp, saçılmayın...”


3. Sonra mirasta erkek kardeşiniz; İki pay alırken, siz bir alacaksınız...

Erkek kardeşiniz sizden çok alırken siz bakıp duracaksınız.

İşte ayet: Kur. 4/11: "Allah çocuklarınız hakkında, erkeğe iki dişinin hissesi kadar tavsiye eder...”


4. Tanıklıkta, bulunamazsa eğer ikinci bir erkek,

İki kadın bir erkek yerine tanıklık edecek...

İşte ayet: Kur. 2/282: "Erkeklerinizden iki şahit tutun, eğer iki erkek bulunmazsa, şahitlerden razı olacağınız bir erkek, biri unuttuğunda ona hatırlatacak iki kadın olabilir...”


5. İmam Hatibi, İlâhiyat Fakültesini bitirseniz de; avukat, savcı, yargıç, vali, kaymakam, imam olamazsınız...

Bir yakınınızın ölüm töreninde bile erkeklerin en az on metre gerisinde yer almak zorundasınız.

Yedi kat yabancı ölünüzün namazını kılarken; siz, gerilerden bakıp duracaksınız...

Çünkü şeriata göre sizler “Alken ve Dinen eksik” sayılırsınız


İşte ayet: Kur. 4/5: "Allah'ın sizi koruyucu kılmış olduğu mallarınızı beyinsizlere vermeyin. Kendilerini bunların geliriyle yedirin, giydirin ve onlara güzel söyleyin.”

(Açıklama: Beyinsiz kimi çevirilerde; akılsız ve sefih olarak gösterilmiştir. Akılsız, beyinsiz, sefih; güzel sözden ve güzel giydirilmekten ne anlasın. İslam âlimleri bu konuda ikiye ayrılmıştır. Kimi beyinsizden murat: “Farık ve mümeyyiz olmayan akıl hastalarıdır…” der. Kimi de buna kadınlar da dahil der. Bu nedenle İslam’da kadınlara kamu yönetiminde görev verilmez. Kadın; imamlık yapamaz, ezan okuyamaz, müezzin olamaz. Erkeklerle bir arada namaz kılamaz… )

6. İslam’da kadının yeri evinin dip köşesidir, mutfaktır;

Çocuk bakımıdır, yataktır, okumak ona ne lazımdır…

Şeriat gelirse eğer; okumanız, yazmanız da gider elinizden, cahil kalırsınız...

Dahası; kemikleriniz bile sertleşmeden, 9-10 yaşlarında,

Sünnettir diye para (kalın, mehir…) karşılığı bir erkeğe nikahlanırsınız…

İşte HADİS: "Ayşe, o zaman (İstendiğinde…) altı yaşında idi. Tanrı elçisi Medine'ye hicret ettikten sonra dokuz yaşında iken Ayşe ile zifaf oldu." (Milletler ve Hükümdarlar Tarihi, V. Taberi. s. 836-840. "Sahih-i Buhari Muhtasarı Tecrid-i Sarih Tercemesi ve Şerhi. 7. Baskı. Cilt. 10. s. 78. Hadis No: 1553)

7. Boşanmak isteseniz bile, boşanamazsınız.

Canı isterse boşar sizi kocalarınız.

Eğer üç kere boşarsa sizi kocanız,

Yeniden kocanıza dönmek için

Başka bir erkekle gecelemek zorundasınız (Hulle…).



İşte ayet: Kur. 2/229-230: "Boşanma iki defadır, ya iyilikle tutma, ya da iyilik yaparak bırakmadır. Bundan sonra kadını boşarsa, kadın başka biriyle evlenmedikçe bir daha kendine helal olmaz. Eğer ikinci koca da onu boşarsa, Allah'ın yasalarını koruyacaklarını sanırlarsa eski karı-kocanın birbirlerine dönmelerinde bir engel yoktur."


8. İslam şeriatında kadınlarla ilgili bir kural daha vardır.

Bu kural bu gün İran’da uygulanmaktadır.

Bu kuralın adı Muta nikahıdır.

Muta nikahı; Ücrette anlaştıkları takdirde bir kadınla bir erkeğin geçici nikah kıymasıdır.

Bu nikah bir saatliğine, bir geceliğine, bir haftalığına olabilir.

Alan razı, veren razı, kim karışabilir?..

İşte ayet: Kur. 4/24: “Onlardan faydalandığınıza mukâbil, kararlaştırılmış olan mehirlerini (Ücretini) verin.”

(Açıklama: Bu evlilik çoğu İslam ülkelerinde uygulanmamakta ise de; bu gün bile, İran'da uygulanmaktadır. Az sonra okuyacağınız “İranlı Fatma'yı Dinlemezseniz” adlı yazıda bu konuda daha ayrıntılı bilgi vardır.)


9. Yine İslam şeriatına göre kadınlar mallar arasında sayılır.

Bir Müslüman mallarını sayarken; şu kadar karım, şu kadar cariyem, şu kadar altınım, şu kadar atım, eşeğim, devem ve ekinim var diye övünür.

Bir savaşta yenilen ülkenin kadınları, kızları cariye sayılarak mal gibi bölüştürülür.



İşte ayet: Kur. 3/14: “Kadınlara, oğullara, kantar kantar altın ve gümüşe, nişanlı atlar ve develere, ekinlere karşı aşırı sevgi beslemek insanlara güzel gösterilmiştir: bunlar dünya hayatının nimetleridir, oysa gidilecek yerin güzeli Allah katındadır.”

10. Şeriata göre siz, kocanızın tarlası sayılırsınız...

Kocanız tarlasına, istediği şekilde girebilir, siz buna karışamazsınız.

Karışmaya kalkarsınız,

“Dik başlılık etmiş” olursunuz.

Dik başlılık ettiğiniz takdirde de dayağı hak etmiş olursunuz.



Dik başlı sayılmanız için kocanızın sizden kuşkulanması yeterlidir.

Kocanızın sizden kuşkulanması halinde kim bilir başınıza neler gelir…



Dik başlılık etmenizden kuşkulanırsa kocalarınız,

Kocanızın sizi bir güzel dövmesine katlanmalısınız...

Öyle ki eşim beni dövüyor diye dava bile açamazsınız.

Dayak yediğiniz halde boynunuzu büküp kocanızın gönlünü etmek zorundasınız.



İşte ayetler:

1) K. 2/223: “Kadınlarınız sizin için bir tarladır. O halde tarlanı*za nasıl isterseniz varın ve kendiniz için ileriye hazırlık yapın. Allah'tan korkun ve mutlaka O'nun huzuruna varacağınızı bilin! (Bu hu*susu) Mü'minlere müjdele!..”

(Açıklama: "Tarlaya girme" konusunu Sayın Prof. Dr. İlhan Arsel ve ben pozisyon değişikliği olarak yorumluyorsak da; “tarla” konusunda Humeyni'nin yorumu yakışıksızdır.

Humeyni'nin bu âyeti yorumunu öğrenmek isterseniz: Humeyni'nin, aşağıda adlarını verdiğim kitaplarına bakabilirsiniz.

Örneğin; "Tavzîh-ul Mesail'deki fetvası: Madde 453 ve Tahrîr-ul Vesile'deki fetvası: C.2, s. 241."

Bu kitaplar bulamayabilirsiniz... O zaman kütüphanelere giderek; 27 Ocak 1987 tarihli Hürriyet gazetesinde "Ürperten Humeyni" başlıklı Uğur Dündar'ın Zekeriya Beyaz ile yaptığı röportaja ve yine 01-14 Ağustos 1991 tarihli Ak-Zuhur adlı derginin 4. Sayfasına bakabilirsiniz.

Ak-Zuhur adlı dergi İBDA-C’nin haftalık yayın dergisi idi. Gerek AK –ZUHUR ve gerekse Hürriyet gazetesini kütüphanelerde bulabilirsiniz.

Eğer bu gazeteleri bulamazsanız Diyanet’ten emekli İmam Arif Tekin tarafından yazılan Kaynak yayınlarınca yayınlanan ve kitapçılarda satılmakta olan "KUR'AN'IN KÖKENİ" adlı kitabın, 68-71. sayfasındaki "Ömer'in görüşleri doğrultusunda inen ayetler" bölümüne bakabilirsiniz.

Şeriatçılar bu kitapta yazılanları REDDİYE yazarak çürüteceklerine mahkemeye vererek toplatmak istemişlerse de kitap beraat etmiştir ve serbestçe satılmaktadır.

Gerek emekli İmam Arif Tekin'in ve gerekse Humeyni'nin söylediklerini burada açıklamaya dilim varmıyor...

İnsanlar, Kuran'ı ana dilleri ile okuyup anlamaya başladıkları an bu tür söylemleri ne Allah'a ne de Peygamberine yakıştıracaklardır.

Bana öyle geliyor ki şimdi “Kuran'ın değişmiş olabilir!” diyenleri kâfir sayanlar; 50-100 yıl gibi kısa bir zaman içinde, bu kez de, “Kuran'ın değişmemiş olduğunu ileri sürenleri kâfir sayacaklardır.”

Çünkü Kuran’da İnsan Hakları Evrensel Bildirileri ile Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve uygulanmakta olan hukukumuza ters düşen âyetler vardır.

Ör. Zina edenlerin taşlanarak öldürülmesi “Recm...” Bu konu için Kuran’ın; 5/44, 45 ve 2/159 âyetlerine ve Hadis kitaplarına bakabilirsiniz.

Hadis kitaplarına bakarsanız bizzat İslam Peygamberinin bir kadına Recm cezası uyguladığını görürsünüz.

Osmanlı döneminde de Sultan Ahmet’teki Dikili Taş önünde zina yapan bir kadına Recm cezası uygulanmıştır.

Ne var ki bizimkiler İslam’da Recm yoktur diyorlar.

Tarih boyunca uygulananları ve günümüzde şeriatla yönetilen ülkelerdeki uygulamaları görmezden gelerek “Recm yok da Kırbaçlama cezası vardır!” diyorlar.

Oysa kırbaç cezası; evli olmadıkları halde zina yapan çiftlere verilir. Eğer zina yapanlarda biri bekarsa; ona kırbaç, diğeri evli ise ona Recm cezası uygulanır. İkisi de evli ise her ikisine de Recm cezası uygulanır.

Ne var ki bizim Yaşar Nuri Öztürk, Zekeriya Beyaz gibileri bu konulara hiç değinmezler. “İslam’da Recm yok!” diyerek işin içinden çıkmaya çalışırlar.

Yine bizim İmam Hatip okullarında da bu konular hakkında öğrencilere bilgi verilmez.

Türk çocukları ise Arapça’yı bilmediklerini için, okuduklarını anlamadan ezberlerler… Oysa Kuran, okunup anlaşılması için gönderilmiştir…

Hadi “İslam’da Recm yok kırbaçlama cezası var.” demelerini kabul edelim; İnsaf, kırbaçlama cezası yanında; kısasa kısas, hırsızın elinin kesilmesi, mirasta kadına erkek kardeşinin yarısının verilmesi, bir erkek yerine, iki kadının tanıklık yapması, karısını üç kere boşayan ve yeniden almak isteyen erkeğin “Hulle”ye katlanması, bir adamın evlatlığının karısı ile evlenmesi (Bk. 33/37), din değiştirenlerin (Mürtetlerin) öldürülmesi, Müslüman olmayanların kafir, müşrik olarak aşağılanıp suçlanması ve bu türden yüzlerce âyetler, günümüz hukuku ile ne oranda bağdaşır? Bu kurallar aklı başında Türk Müslümanları tarafından uygulanır mı?.. Şurasını da önemli belirtelim ki günümüz dinci hükümeti zina’yı suç olmaktan çıkarmıştır. Buna karşın hiçbir din alimi zina’yı suç olmaktan çıkaranlara ses çıkarmamıştır… Kaldı ki Kuran’ın yüzlerce ayeti Cumhuriyet kurucularınca uygulamaktan kaldırılmıştır. Bu konuda 9. Cumhur Başkanı Süleyman Demirel, Cumhur Başkanı iken, “Türkiye Cumhuriyetince uygulanmayan Kuran ayetlerinin sayısının 230-232 olduğunu…” açıklamıştır. (Hürriyet. 1 Kasım 1999)

Bir de İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nden okuyalım:

“Madde 18: Herkesin düşünce, vicdan ve din özgürlüğüne hakkı vardır. Bu hak din yada inancı özgürlüğünü tek başına yada topluca değiştirme ve açık yada özel olarak öğretme, uygulama ibadet ve gözetim yoluyla açıklama özgürlüğünü içerir.

Şimdi bir de Kuran’dan şu ayeti okuyalım:

K. 9/29: “Kitap verilenlerden, Allah’a, âhret gününe inanman, Allah’ın ve Peygamberinin haram kıldığını haram saymayan, hak dinini din edinmeyenlerle boyunlarını büküp kendi elleriyle cizye verene kadar savaşın.”

Biri insan sözü biri Allah sözü. Bilmem bu sözler bir parça düşündürür mü sizi? Bu sözler din ve inanç özgürlüğüne tahakküm değil mi?

Bu arada Atatürkçü laik kimi aydınlarımız, “Dinimiz; Barış ve hoşgörü dinidir!” diyorlar. Yalnız yukarıdaki ayet bunların savlarını çürütmüyor mu?

Demek ki bu arkadaşlarımız laikliğin ne demek olduğunu bilmiyorlar. Laiklik demek: “Dini, insanların vicdanına özgülemek!” demektir. Bütün dinlere aynı uzaklıkta durmak demektir.

Yukarıdaki ayette insanların din ve inanç özgürlüğüne saygı var mı, yok mu? Sağduyu sahibi okuyucularımın takdirine sunuyorum….

Artık; vahiy çağı, geçmiştir. Artık laikliği ilke olarak benimsemiş demokrat aydınların “ortak aklı” gereğince uygulanmaya konmuş hukuk kuralları geçerlidir. Ör. İnsan Hakları Evrensel Bildirisi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Anayasa gibi...) :

2.) Kur. 4/34: “Serkeşlik (dik başlılık) etmelerinden endişelendiğiniz kadınlara öğüt verin, yataklarında onları yalnız bırakın, nihayet dövün.”

Açıklama 4: Gelişmiş dünya hukukunun hiçbirinde endişe, kuşku, üzerine hükme varmak, ceza vermek yoktur.

Burada kadınlara öğüt vermek emri de; kadınları öğüde muhtaç, aciz bir varlık gibi gösterme anlayışı vardır.

Hele kadınların yatağına girmemekle onları yola getirme düşüncesi kadınların cinsellik için yelkenleri indireceği düşüncesini yansıtır.

Bütün bunlardan sonra dövme yoluna gidilebileceği emri vermek ise günümüz anlayışı ile bağdaşmaz. İslam allameleri bu nedenle daha önceki çevirilerinde “dövün” emrine yer verdikleri halde; sonraki çevirilerinde; dövün emrini, “Hafifçe Dövün”e çevirmişlerdir. Hem değiştirmişler; hem de “Kuran’ın bir harfi bile değiştirilmemiştir” demişlerdir.

Bu kısa açıklamadan sonra dönelim bıraktığımız yere…

+

11. Yaşam boyunca, kocanızla siz birbirinize düşman sayılırsınız.

“Böyle şey mi olur?” derseniz, Allah’ın ayetini inkar etmiş sayılırsınız.

Ve de Kafir olarak anılırsınız

Hâlâ inanmıyorsanız

Aşağıdaki ayeti okumalısınız…



İşte ayet: K. 2/36: "Şeytan oradan ikisinin de (Adem ile Havva’nın) ayağını kaydırttı, onları bulundukları yerden çıkardı, onlara “Birbirinize düşman olarak inin, yeryüzünde bir müddet yerleşip geçineceksiniz’ dedik.”

+

12. İslam şeriatına göre: Kadınlar, “alken ve dinen eksik” sayılır.

Sözlerime inanmayanlar "Şeriat ve Kadın" adlı kitabı okumalıdır...



İşte ayet: K. 4/5: “Allah'ın sizi koruyucu kılmış olduğu mallarınızı, beyinsizlere (Başka çevirilerde: Akılsızlara, sefihlere...) vermeyin, kendilerini bunların geliriyle rızıklandırıp giydirin ve onlara güzel söz söyleyin. ”

(Açıklama 5: Kimi yorumcular akılsız, beyinsiz, sefih sözcüklerinin temyiz kudreti olmayanları amaçlandığını ileri sürerlerse de (Turan Dursun da bu görüşte idi…) kimi yorumculara göre kadınlar kast edilmektedir, ki doğrusu da budur.

Çünkü; akılsıza, beyinsize, sefihe güzel söz söylemenin ne yararı olabilir ki...

Şu hadisler ikinci yorumcuların görüşlerini doğrulamaktadır.

HADİS: Sahih-i Buhari Tercemesi, C.1.s.222-225, H. No. 209: "Ebû Saîd (Sa'd b.Sinân)-i Hudrî radiya'llâhu anhümâ'dan: Şöyle demiştir: Bir kurban, ya Ramazan bayramında Resû'llah salla'llâhu aleyhi ve sellem Efendimiz, yanımıza namazgâha çıktı. Kadınların yanından geçti. Ve (onlara): "kadınlar, sadaka veriniz. Zirâ bana cehennem halkı gösterildi, çoğu sizler idiniz." Buyurdu

Kadınlar: "Yâ Resûlâ'llâh, neden?" diye sordular. "Çünkü siz (ötekine, berikine) çokça lâ'net eder, zevclerinize karşı küfrân-ı ni'met gösterirsiniz. Ne acîptir ki kendini zapteden tam akıllı ve dîninde azimli kimsenin aklını sizin kadar eksik akıllı, eksi dinli hiç bir kimsenin çelebildiğini görmedim." buyurdu.

“Aklımızın, dînimizin eksikliği nedir? Yâ Resûlâ'llâh." dediler. "Kadının şahâdeti, erkeğin şahâdetinin yarısı değil midir?" diye sordu. "Evet." dediler. İşte bu aklınızın eksikliğinden. Hayız gördüğü zaman da namaz kılmaz, oruç tutmaz değil mi?" buyurdular. "Evet." dediler. İşte bu da dîninizin eksikliğinden." Cevâbını verdi."

Kadınlar hakkında çok daha şaşırtıcı hadisleri bir arada toplu olarak İlhan Arsel'in, " Şeriat ve Kadın" adlı kitabında bulabilirsiniz.)

+

13. Şeriata göre erkeklerden aşağı sayılırsınız.

Aklınız mı yok! Neden, erkekten aşağı olmayı Allah’ın emri sanırsınız?



İşte ayet: Kur. 4/34: "Allah'ın kimini kimine üstün kılmasından ötürü ve erkeklerin mallarından sarf etmelerinden dolayı, erkekler kadınlar üzerinde hakimdirler."

+

14. Şeriat gelince "Hak dini hâkim kılmak için" kafire karşı savaş açılacaktır.

Kocalarınız ve erkek yakınlarınız, boşu boşuna cephelerde kırılacaktır..

Erkekler savaşta kırılacağından; evli kadınların çoğu dul kalacaktır.

Bu nedenle dul kalan kadınlar yanında kızlar da erkeksiz kalacaktır.

Erkeksiz kalan kadınlar-kızlar; zorunluluk nedeniyle, birer, ikişer, üçer, dörder... sağ kalan erkeklerle nikahlanacaktır.



İşte ayet: K. 9/29: "Kitap verilenlerden; Allah'a, ahret gününe inanmayan, Allah'ın haram kıldığını haram saymayan, hak dini din edinmeyenlerle, boyunlarını büküp kendi elleriyle cizye verinceye kadar savaşın.”

+

15. İslam şeriatına göre; bir erkek kadınlar arsında eşitliği sağlayacağına inandığı takdirde 4’e kadar kadın alabilir.

Ve istediğini boşayarak 4 sayısını aşmamak üzere yüzlerce kadını nikahlayabilir.

4. Halife Ali’nin oğlu Hasan böylece yüzü aşkın kadınla evlenmiştir.

Bu nedenle kendisine Mutaallaka Hasan (Boşayan Hasan) denmiştir. (Bkz. İhyau Ulumid-din. İmam Gazali)

Sorarım size aklı başında hangi kadın üzerine kuma (nöker) kabul edebilir?

Unutmayın halk arasında “Eşini kıskanmayana domuz!” denir.



İşte ayet: K. 4/3: “… Hoşunuza giden başka kadınlarla iki, üç ve dörde kadar alabilirsiniz; şâyet aralarında haksızlık adâletsizlik yapmaktan korkarsanız bir tane almalısınız…”

+

16. Tesettür Allah’ın değil, Peygamberin emridir.

Çünkü “Allah, hükmünü yerine getirendir.

Yine Allah, bir şeyin olmasını istediğinde “Ol” demesi yeterlidir .

Ve “Allah’ın emri göz açıp kapama süresi içinde yerine gelir.”



“Allah’ın emri göz açıp kapayıncaya kadar yerine geldiğine göre”

l400 yıl içinde bütün kadınlar örtünmemişse, niye?



Dünyadaki bütün kadınlar örtünmediğine göre,

Örtünme emri Allah’ın emri değildir.



İşte ayetler: (K. 13/41. 16/40. 19/35. 36/82. 40/68.54/50. 65/3)

+

17. İslam içtihadına göre: “Kadının saçının bir teli ve de tırnağının ucu yabancı bir erkek tarafından görülmemelidir.”

İslam’a göre bir kadın; elini, gözünü, yüzünü gözünü yabancı bir erkeğe göstermemelidir.

Bu nedenledir ki İslam ülkelerinde kadınlara çarşaf, burka giydirilir, ellerine de eldiven geçirilir.

Günümüzde saçların görünmemesi için başa done geçirilir ve üstünden de sıkma baş getirilir.

Demek istiyorum ki dinin emri Türban değil tesettürdür.

Eğer şeriat devleti kurulursa bilin ki sizlere türban değil çarşaf giydirilir…

Çünkü İslam şeriatı insanı kendine benzetir.

Ey benim türbancı kızım, senin en alımlı, en tahrik edici yerin; saçların değil, elin, gözün, yüzündür…



İşte ayetler: K. 24/31: ”…Örtülerini göğüslerinin üzerine kapasınlar. Vücutlarının alımlı yerlerini kimseye göstermesinler…” K. 33/59: "Ey Peygamber! Eşlerine, kızlarına ve mümin kadınlarına, dışarı çıkarken üstlerine örtü almalarını söyle..."


Konu Bulent74ankara tarafından (03.09.2006 Saat 17:55 ) değiştirilmiştir. Sebep: Automerged Doublepost
Bulent74ankara Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Hizli Erisim


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 12:16.


Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
Yazılan yazılar ve yayınlanan resimlerin tüm hakları yazan kişiye aittir. Site hakları Aleviweb.com adına saklıdır.

Yandex.Metrica