Go Back   Aleviweb.com - Alevi Alevilik ve Aleviler Forumu > İnsan/Yaşam > İnsanları Tanıyalım > Dünyadan Devrimci Şahsiyetler

Dünyadan Devrimci Şahsiyetler Dünyayı değiştirmiş, yaptıklarıyla, icraatlarıyla dünya tarihine adını yazdırmış önemli devrimci ve önemli şahsiyetler.

Cevapla
 
Seçenekler Arama Stil
Alt 21.07.2015, 10:49   #21
Yazar
haziran_AW
yorgun savaşçı
 
haziran_AW - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler
Space Invaders Champion! Pacman Champion! Breakout Champion! Castle Defend Champion! Balloon Bomber Champion!
Tournaments Won: 1

Üyelik tarihi: 30.11.2006
Bulunduğu yer: ANKARA
Mesajlar: 3.603
Memleket: AMASYA
Cinsiyet:
haziran_AW - MSN üzeri Mesaj gönder
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 94
İtibar Puanı: 1415
haziran_AW görkemli bir forum yaşantısı varhaziran_AW görkemli bir forum yaşantısı varhaziran_AW görkemli bir forum yaşantısı varhaziran_AW görkemli bir forum yaşantısı varhaziran_AW görkemli bir forum yaşantısı varhaziran_AW görkemli bir forum yaşantısı varhaziran_AW görkemli bir forum yaşantısı varhaziran_AW görkemli bir forum yaşantısı varhaziran_AW görkemli bir forum yaşantısı varhaziran_AW görkemli bir forum yaşantısı var
haziran_AW - MSN üzeri Mesaj gönder

Ettiği Teşekkür: 3.577
1.695 Mesajına 3.780 Kere Teşekkür Edlidi


Standart

gnostun o kadar kuyruğuna girmişsin ki okuduklarını bile anlamaz olmuşsun.kazık kadar adamsın herhangi bir mesajımda doğu perinçek ve işçi partisi savunuculuğu yaptığımı gördünmü.ha yapabilirmiyim elbette yaparım.sizin gibi bölücü hdp'nin şakşakçılığını yapacağıma vatan diyenlerin yanında olurum.ama sen vermişsin ipleri gnostun eline o nasıl yönlendirirse öyle yazıyorsun.güya bana saldırmak adına işçi-vatan partisi genel başkanı doğu perinçek'i dürzü topal,topal timur vs. gibi ahlak dışı saygısız bir üslupla yermeye çalışıyorsun.öncelikle şunu belirtiyim ki dilediğini söyleyip yazabilirsin.doğu perinçek ve partisini savunacak değilim.eylem ve söylemlerinden sorumlu tutulamam.ikincisi bir insanın engelli olması ile alay edip,engelini siyaset malzemesi yaparak kendisine hakaret ettiğinizi sanıyorsunuz ve kendinizi aleviden sayıyorsunuz.insan bile değilsiniz ki alevi olasınız.diyorum ya gözünüzü kan bürümüş kime nerden hangi açığından saldırsak diye birbirinizle yarış halindesiniz,gözlerinize perde inmiş okuduğunuzu,söylediğinizi görüp duymuyorsunuz.etrafınızdakilerden biri de kalkıp "ya abi böyle söylenir mi,bize yakışırmı,insan olan başkasının engeli ile dalga geçermi" diyememiş.şakşakçılığa,tarafgirliğe o kadar kapılmışsınız ki birbirinizi gazlamaktan balon gibi şiştiniz.kapadokyaya gidin orda turistleri balona bindirip gezdiriyorlar.

suruçda hayatını kaybedenler şehit milli kurtuluş savaşında ki kayıplarımız ölü.zihniyetinizin en net izahı budur işte.kurtuluş savaşımızın tahlilini yapmak senin boyunu on kat aşar.bak ne güzel söylüyorsun adı üzerinde milli.senin gibi millet düşmanlarının hatta mahirin ifadesiyle vatan hainlerinin ağızlarına alamayacakları kadar değeri ve kutsalı olan bir kavram.milli kurtuluş savaşımızın şehitlerini siyaseten ayırma çabasıda hadsizliğin diğer bir daniskası.künye defterlerini mi tutuyorsun nerden bildin kim sağcı kim solcu hangisi faşist.milli bir amaç için toplanmış yaşları 14-15 olan kahramanları sınıflandırmak senin haddine mi.mustafa kemalin emrinde vatan uğruna şehadet şerbetini içtiler.sen gidip bölücü örgütünüzün leşleri ile ilgilensene.sana ne bizim şehitlerimizden.

daha hala mahir davulu çalıyorsun.bırak bu laf cambazlığını.mahirin sözleri yukarda.diyebiliyorsan mahir bunları söylememiştir,alıntı uydurmadır de gitsin.diyemiyorsan bana niye sataşıp duruyorsun.denizde mahirde kemalist olduklarını söylüyor.kemalizmden dönenin solcu olamayacağını hatta vatan haini olacağını söylüyor.pişkinliğinize hayranım,gencecik devrimciler daha o günlerden sizi bize tarif etmiş bu vatan hainlerini iyi tanıyın mücadeleyi bırakmayın demiş.maşallah hiç üzerinize alınmıyorsunuz.kemalist vatansever milli devrimci mahir hazırladığınız çuvala sığmıyor işte.karabatak gibi ne çırpınıp duruyorsunuz.

___________________İMZA___________________
zaman her zaman haklı çıkarmıştır beni.dile kolay 10 yıl oldu bu imzayı atalı.

yılandan korkmam yalandan korktuğum kadar(korkmadım)

nokta kadar menfaat için,virgül gibi eğilme(eğilmedim)

http://hizliresim.com/Po3PZ6][img]http://i.hizliresim.com/Po3PZ6.png

haziran_AW Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 21.07.2015, 11:08   #22
Yazar
haziran_AW
yorgun savaşçı
 
haziran_AW - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler
Space Invaders Champion! Pacman Champion! Breakout Champion! Castle Defend Champion! Balloon Bomber Champion!
Tournaments Won: 1

Üyelik tarihi: 30.11.2006
Bulunduğu yer: ANKARA
Mesajlar: 3.603
Memleket: AMASYA
Cinsiyet:
haziran_AW - MSN üzeri Mesaj gönder
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 94
İtibar Puanı: 1415
haziran_AW görkemli bir forum yaşantısı varhaziran_AW görkemli bir forum yaşantısı varhaziran_AW görkemli bir forum yaşantısı varhaziran_AW görkemli bir forum yaşantısı varhaziran_AW görkemli bir forum yaşantısı varhaziran_AW görkemli bir forum yaşantısı varhaziran_AW görkemli bir forum yaşantısı varhaziran_AW görkemli bir forum yaşantısı varhaziran_AW görkemli bir forum yaşantısı varhaziran_AW görkemli bir forum yaşantısı var
haziran_AW - MSN üzeri Mesaj gönder

Ettiği Teşekkür: 3.577
1.695 Mesajına 3.780 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Alıntı:
Benide merak etmişsinizdir ki a çok tanirsınız.Bağımsız bir Sosyalistim.Mahir Çayanların yolunda gidenlerin Sosyalist kaldıkları sürece yanlarındayım.
senin neyini merak edeyim.aramızdaki 500 kilometreye rağmen faşist kürt terör örgütünün kanına bulanmış,nakşi selocanın yamaklığını yapan meczubun biri olduğunu çok açık görüyorum.bağımsız olamayacak kadar göbekten vatan hainlerine bağlı,onların kirli düşüncelerini sol adına yayma gayreti içinde ortalarda dolaşan kürtçü ırkçı faşistin tekisin.

işte bu yüzden bende "Kürtçü tavır takınan… Atatürk’ü burjuva ve şoven diye eleştirmeye kalkan vatan hainleriyle kol kola giden komünist ve tehlikeli oluşumlardan uzak durun… Bir kemalist kesinlikle vatansever, milliyetçi olmalıdır." diyen mahirin sözünü sözünü dinleyip sizden uzak duruyorum.sen kim sosyalizm kim.senden olsa olsa ML kılğa bürünmüş nakşi teör örgütüne basit bir piyon olur.onun için bile çok çalışman lazım.bu halinle oraya da almazlar.

___________________İMZA___________________
zaman her zaman haklı çıkarmıştır beni.dile kolay 10 yıl oldu bu imzayı atalı.

yılandan korkmam yalandan korktuğum kadar(korkmadım)

nokta kadar menfaat için,virgül gibi eğilme(eğilmedim)

http://hizliresim.com/Po3PZ6][img]http://i.hizliresim.com/Po3PZ6.png

haziran_AW Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 21.07.2015, 12:46   #23
Yazar
Amistofes
Forumla Bütünleşmiş
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 06.06.2008
Mesajlar: 2.456
Memleket: İSTANBUL
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 69
İtibar Puanı: 639
Amistofes isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyeAmistofes isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyeAmistofes isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyeAmistofes isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyeAmistofes isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyeAmistofes isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üye

Ettiği Teşekkür: 5.807
1.202 Mesajına 2.257 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

sorun
Kaypakkaya’nın Marksistliğini, Denizler ve Mahirlerle aynı kalemde dile getiren, Kürt sorunu ve Kemalizm konusundaki kategorik farkını görmeyenlere ısrarla Mahir Çayan ve Deniz Gezmiş’in pratiğinde Kürt sorunu ve Kemalizmin yerinin ne olduğu sorulmalıdır. Tereddütsüz belirtmek gerekir: Kemalizm ve ulusal sorun bağlamında Çayan’ın eseri problemlidir.
Mahir Çayan’ın Kürt sorunu ve Kemalizme yaklaşımı elbette dönemin önemli birçok simasından, en başta da Perinçek ve Mihri Belli’den ileridir, ancak Çayan Kemalizmden kopuşmuş değildir. Dolayısıyla, Kemalizm ve ulusal sorun bağlamında açık bir kopuş yaşayan Kaypakkaya varken, bugünden Mihri Belli’ye ve Perinçek’e bakarak Çayan’ı olumlamak anlamsızdır. Aksine Kaypakkaya’nın pratiği, Çayan’ı eleştirmeyi meşru hale getirmektedir.
Mahir Çayan Kürt sorunu hakkında neredeyse hiç söz söylememiştir. Yazılı olarak Kürt sorunundan bahsettiği tek yerdeyse, Mihri Belli’nin ilerisindedir; ama o kadar. ‘Kürt sorunu misak-ı milli sınırları içinde çözülür’ önerisine karşı çıkmakta, Leninist ulusların kendi kaderini tayin hakkına değinmektedir ancak ayrılma hakkının da tek çözüm yolu olduğunun iddia edilemeyeceğini belirterek, “Kürt emekçi halkı”ndan, “iki tarafın burjuva ve küçük burjuva milliyetçi unsurları”ndan söz etmektedir (s.207). Bu, açıkça Leninist ulusların kendi kaderini tayin hakkı anlayışının gerisinde bir yaklaşımdır. Bire bir, hatta dogmatik denilebilecek bir tarzda ‘Leninist ulusal soruna bakış’ı takip ediyor olsa bile, Kaypakkaya’nın ayrıntılı analizi, Çayan’ın fersah fersah ilerisindedir. Ne ‘Kürt milleti’ yerine ‘Kürt emekçi halkı’ lafını koymakta, ne de Kürt tarafının burjuva ve küçük burjuva unsurlarından söz etme gereği duymaktadır.
Çayan’a göre Türkiye ‘gizli işgal’ altındadır. Bir başka deyişle “...ülkemiz yarı işgal altındadır. Bu nedenle İkinci bir Milli Kurtuluş Savaşı vermemiz gerekiyor.” (s.28) Amaç ise, “Emperyalizmin işgali altındaki ülkemizde...” (s.76) mücadele vererek “Milli demokrasiye sahip, bağımsız Türkiye’yi kurmak”tır (s.31). Bu yaklaşımdan hareketle yaptığı birçok saptaması göstermektedir ki ‘gizli işgal’ durumunda ‘açık işgal'in gerektirdiği politik pratiklerin aynısını sergilemek gereklidir. İkisine karşı mücadele bağlamında dikkate değer bir politik pratik fark yoktur. Yani, Türkiye’de açık ya da gizli, sonuçta bir işgal olduğu için, işgale karşı olan tüm kuvvetlerle, başta da Kemalistlerle stratejik nitelikte bir ittifak gündeme gelebilmekte, ittifak bir gereklilik olarak öne çıkmaktadır. Kurulması zaruri olacak böyle bir ittifakı bozacak tüm unsurlara, haliyle Kürt milli davasına bırakalım yer olmamasını, bu tür “tali” sorunların ittifakı bozucu nitelik taşıdıkları bile söylenebilir. Türkiye’yi gizli de olsa bir işgal altında gören Çayan için Kürt milletinin ayrılma hakkı doğal olarak ikincil niteliktedir.
Geliştirdiği gizli işgal anlayışına sıkı sıkı bağlı kalarak sosyalist devrimi reddederken söyledikleri, Kürt sorununa ilişkin problemli yaklaşımının nedenini ortaya bir kez daha koymaktadır: Çayan’a göre “...bugün için tayin edici çelişme, proletarya ile burjuvazi arasındaki çelişme değil, Yankee emperyalizmi ile bütün Türkiye halkı arasındadır” (s.101).[8] “Yurt çapında esas mücadele Kemalistler ile işbirlikçiler arasında değil, proleter devrimcilerle Amerikan emperyalizmi arasında olmaktadır.” (s.166) Böyle olunca, asli çelişkiyi öne çıkarmak, mücadeleyi asli çelişkiden hareketle ilerletmek gerekecektir. ABD emperyalizmi gibi somut bir düşman varken Kürt milletinin bağımsızlığı nasıl politikanın konusu olabilir? Aksine, ABD’ye karşı kurulacak muhtemel cephenin bölünmesi anlamına geleceği için gerici bir rol oynayacağı bile düşünülebilir.
Mahir Çayan, kendi hareketlerini, Kemalistlerle elbette ittifak kuracak olan ama kesinlikle Kemalist olarak adlandırılamayacak bir hareket olarak tanımlar. Doğu Perinçek’ten şu sözleri aktarır: “Bizim partimiz MİLLİ KURTULUŞ cephesidir. Bizim partimizin komutanı Mustafa Kemal'dir. Bizim partimizin üyeleri Amerikan sömürücüleriyle ortaklık etmeyen bütün bir MİLLET'dir.” Ardından da bu Kemalist saptamaya şöyle bir yanıt vererek kendini Kemalizmden ayırdığını düşünür: “Hemen anlaşılacağı gibi, bu milli cephe partisi, Kemalist Doğan Avcıoğlu'nun ‘halkın içinden gelen ve halkın nabzını elinde tutan’, içinde milli cepheyi teşkil eden Devrim Partisidir. (Bkz. D. Avcıoğlu, Türkiye'nin Düzeni, s: 523) İşte kendisiyle küçük burjuva radikalleri arasında hiçbir fark görmeyen, ‘Hep dostluk, mücadele yok’ diyen sağ oportünizm! Bizim partimiz ne milli cephe partisidir, ne de bizim partimizin komutanlığı küçük burjuva radikallerine aittir. Bizim partimiz sosyalistlerin partisi, Marksist bir partidir ve partimizin de eylem kılavuzu kemalizm değil, bilimsel sosyalizmdir!” (s.147)
Yani Kemalizm birinci kurtuluş savaşının öncüsüdür, bu temelde kendileri birinci kurtuluş savaşının devamcılarıdır ama ikinci kurtuluş savaşının öncüsü birincideki gibi küçük burjuvazi olamaz, üçüncü bunalım döneminde öncü proleter devrimciler olacaktır. Anlaşılacağı gibi, böyle bir proleter devrimciliği Kemalizmden kopuşmamış bir proleter devrimciliktir! Kemalizmin takipçisi olan bir devrimciliktir!
Mahir Çayan Kemalistlere yönelik pratik olumlu tavrını bir tür Kemalist anlayışla, teorik bir duruşla (Kemalizmin küçük burjuva niteliği) buluşturmakta, hatta oradan almaktadır. Öyle ki, emperyalizmle uzlaşanların Kemalizm kapsamı içine sokulmasını Kemalizmin aşağılanması olarak nitelemektedir. (s.112)
Çayan’a göre, “Türkiye devrimler tarihi bir bakıma küçük burjuva devrimler tarihidir.”(s.78) Bu temel tespitten hareketle erken yazılarından son yazılarına kadar Kemalizmin küçük burjuva niteliği konusunda kararlıdır: “Kemalizm, küçük-burjuvazinin en sol, en radikal kesiminin milliyetçilik tabanında anti-emperyalist bir tavır alışıdır.” (s.332) “Kemalizm, küçük burjuva devrimciliğinin, işgal altındaki bir ülkede –Türkiye’de– emperyalizme karşı bir isyan bayrağıdır.” (s.109) “Kemalistler için ülkemizdeki, asker-sivil aydın zümrenin jakobenleri diyebiliriz.” (s.334)
Son yazılarında küçük burjuvazi yerine reformist burjuvazi demeye başlamaktadır ama metinlerden anlaşıldığı kadarıyla reformist burjuvazi de küçük burjuvaziye denk düşmektedir. Küçük burjuvazi uzun yıllar, başka sınıfsal oluşumlarla rekabet halinde de olsa, iktidarı elinde tutmuştur: “1919-23 harekatı reformist burjuvazinin harekatıydı. Cumhuriyet, reformcu burjuvazi, radikaller, tefeci bezirgan ve eşraf devletiydi.” (s.357) Dolayısıyla, “I. Milli Kurtuluş Savaşının ve de 1923 Anadolu Devriminin önderinin büyük-burjuvazi olduğunu söylemek gerçeklere aykırıdır.” (s.334)
Mahir Çayan’da Kemalizmle ilişki köklüdür, son yazılarında yer alan cumhuriyetin kuruluşundan 1970’lere kadar uzanan Türkiye tarihsel dönemleştirmelerinde kendini tartışılmaz bir şekilde ortaya koymaktadır.
Çayan, 1950’lere kadar uzanan dönemi şöyle tasnif etmektedir:
“1) 1923-32 Dönemi: Ülkenin bağımsız, ekonomisinin ise bir milli tüketim ekonomisi olduğu evre. “Bürokrat-burjuvazisinin doğuş evresi. Bu evre, yönetimde Kemalistlerin en ağırlıkta olduğu evredir. “2) 1932-42 Dönemi: Bu evrede, bürokrat-burjuvazinin, ticaret burjuvazisi ve de yabancı tekellerle birleşip yavaş yavaş tekelci-burjuvaziye doğru dönüşmeye başladığı evredir. 1932 Dünya krizinin oluşturduğu ekonomik sarsıntıdan bu zümre geniş ölçüde istifade etmiş ve palazlanmaya başlamıştır. (Bkz, 1932 Milli Korunma Kanunu, Savunma). “3) 1942-50 Dönemi: Savaş yıllarında özellikle Saraçoğlu döneminde, Saraçoğlu yönetiminin fiyatları serbest bırakması, ülkede dörtnal bir enflasyon yaratmış, Marshall, Truman yardımları paravanası altında, Amerikan emperyalizmi ülkeye iyice girmiş ve yabancı sermayeye geniş imtiyazlar sağlanmıştır. (Ülkenin sömürgeleşme sürecinin başlaması).” (s.337)
Tüm bu dönemin büyük bölümünde Mahir Çayan’ın küçük burjuva olarak gördüğü CHP’nin (s.14) tek parti iktidarı mevcuttur. Mahir Çayan 1945’e kadar Türkiye’de anti-emperyalist bir CHP iktidarı bulunduğunu söylemektedir. (s.113)[9] Yeni, ilerici küçük burjuvazi bu dönem boyunca iktidarı elinde tutmayı başarmıştır.[10]


Konu Amistofes tarafından (21.07.2015 Saat 12:49 ) değiştirilmiştir.
Amistofes Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 21.07.2015, 12:53   #24
Yazar
Amistofes
Forumla Bütünleşmiş
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 06.06.2008
Mesajlar: 2.456
Memleket: İSTANBUL
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 69
İtibar Puanı: 639
Amistofes isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyeAmistofes isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyeAmistofes isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyeAmistofes isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyeAmistofes isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyeAmistofes isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üye

Ettiği Teşekkür: 5.807
1.202 Mesajına 2.257 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Her nedense son dönemlerde Kemalist - ulusalcilar üç Fidanlara Altmışsekiz kuşağı nın düşüncelerinden medet kapmaya başlamalarının asıl nedeni kendi çürümüş zihniyetlerinin haklılığını pekiştirmek için sarılmaları manıdardır!

Peki sormazlar mı neden bu akımı yok ettiniz ettirdiniz?


[1] Devletin şiddetine maruz kalan sınıflar, cinsler, etnik gruplar, mezhepler vb. ve şiddete tepki olarak kitlelerin içinden ilgili konjonktürde devrimcileşerek politik özneler çıkması ile, devletin şiddetine maruz kalan politik öznelerin devrimcileşmesi bambaşkadır. Birincisinde, şiddetin kitleler içinden devrimci veya reformcu politik özneler yaratıp yaratmadığı noktasına odaklanılabilir. Ne bir özne olarak şiddete maruz kalmaktadırlar, ne de kitlesel tepkileri devlete karşı bir şiddet pratiğine dönüşürse bir öznenin devlete uyguladığı şiddet olarak anlaşılabilir. Deyiş yerindeyse, öncelikle bir özne yaratmaları gerekmektedir. Aslında buradan, kitle politikası ile öncü politika, sosyal devrim ile toplumsal devrim ikilikleri temelinde, devrimcilik ile kitleler arasındaki ilişkinin öne çıktığı bir noktaya gelinmektedir.

[2] Devrimcilikten reformculuğa geçiş neredeyse bir genel kural, ancak tersi, reformcu bir öznenin devrimcileşmesi istisnadır. Mesela Latin Amerika’nın sert ikliminde bu tür devrimcileşme örnekleri görülmüş, reformcu nitelikteki kimi politik öznelere dönük devlet şiddeti, ilgili öznelerden bazılarını devrimcileştirmiştir.

[3] Devlet vurgusu ısrarla yapılmalıdır. Ezilenlerle ezenler arasındaki mücadele ezilenlerin devletle mücadelesi şeklinde gerçeklik kazanır. Aksi iddialar, bizzat pratikte yanlışlanır.

[4] Mahir Çayan, Toplu Yazılar, Özgürlük Yayınları, İstanbul 1995. Bu kitaptan yapılan aktarmalarda, sayfa numarası ilgili pasajın sonunda gösterilecektir.

[5] Türkiye’de politik Marksizmin bir parçası olup olamadığı başka konudur. Sonuçta çabası budur.

[6] ‘Devrimci Marksizm’ tanımı problemlidir, Marksizmin devrimciliğini ifade etmek için önüne bir sıfat koymak gereksizdir.

[7] Bu arada belirtmek gerekir ki, bir politik özneyi Marksist olarak niteleyebilmek için elbette ilk önce ilgili öznenin kendisine Marksist demesi gerekir. Aksini tartışmak skolastiktir.

[8] Aynısını s.112’de de tekrarlar.

[9] Çayan’ın 1970’lere uzanan Türkiye tarihi analizinin gösterdiği gibi, Kemalizm CHP nezdinde uzun yıllar ilerici olarak nitelenmektedir. Çayan’a göre “İstiklâl-i tam Türkiye yolunun her alanda tam bağımsız olmaktan geçtiğinin bilincinde olan bu yönetimin lideri G. Mustafa Kemal, milli ekonomi konusunda çok hassas davranmıştır.” (s.336) Mahir Çayan açıkça yanılmaktadır. Kemalist burjuvazinin böyle bir yaklaşımı olmadığı dönem incelendiğinde görülebilmektedir. 1929 krizine kadar Kemalist devletin yabancı sermayeyi ülkeden kovma yönünde hiçbir pratiğine rastlanamamaktadır. Kriz, beraberinde yabancı sermayenin çekilmesini getirmiştir, yani yabancı sermayeyi kovan yoktur, vb.

[10] Gerçi küçük burjuvazinin iktidarına ilişkin saptamaları zaman zaman değişir. Bir yerde küçük burjuva diktatörlüğünün 1950’ye kadar ülkeyi elinde tuttuğunu, (s.342-3) bir başka yerde ise 1946’ya kadar tuttuğunu söyler. (s.354) Ancak bu önemli değildir, tarih farklılıkları içerikteki değişiklikten kaynaklanmamaktadır.

[11] 1971’de ise laik tekelci burjuvazi tam bir hakimiyet kurmuştur, feodaliteyi tasfiye etmiştir. (s.358)

“1. Devre-Reformcu burjuvazi, adam Atatürk, sağa kayıyor adam İnönü. / 2. Devre-Tefeci bezirgan ve feodal unsurların adamı Menderes / 3. Devre-Reformist burjuvazi (MBK) / 4. Devre-Tekelci burjuvazi, emperyalizm ve tefeci bezirgan ittifakı, adam: Demirel / 5. Devre-Emperyalizm ve tekelci burjuvazi diktatörlüğü adımı -Koçaş, Erim-Kuvvet Komutanları” (s.359)

[12] “(B)arışçıl mücadele metodları temel alınarak yapılan örgütlenme asla savaşma aşamasına geçemez.” (s.347)

[13] Emperyalistler arası savaş olanağının ortadan kalktığı, artık uzlaşabilir oldukları tezleri hala savunulmaktadır. ABD imparatorluğu tanımlamalarının temel argümanlarından biri budur.

[14] Bunu Mao’dan destek alarak dile getirir. (s.137) Erken yazılarında proletarya temel güç olarak görülmektedir. “(İ)şçi sınıfı öncülüğü olmadan ne anti-emperyalist savaş başarıya ulaşabilir, ne de sosyalizme geçiş mümkün olabilir.” (s.85) Bu sözler açıkça işçi sınıfının fiili öncülüğünü temel almaktadır. “Mücadelemizin bu evresinde, bu koşullar altında proleter devrimcilerin ana görevi (...) işçi sınıfına bütün siyasi gerçekleri açıklama kampanyası ile sosyalist bilinç götürmek, işçilerin kendiliğinden gelişen hareketlerini örgütlemek ve proletaryayı öz partisine kavuşturmaktır.” (s.105) Bir başka yerde de proletaryayı öz partisine kavuşturmanın milli cephenin kurulması yönündeki en önemli adım olacağını söyler. (s.113)

[15] Hatta, proletarya olgun değilse gençlik bile önemli olabilir: “İçinde bulunduğumuz evre proletaryanın kendisi için sınıf durumunda olmadığı ve proleter sosyalist bir partinin bulunmadığı bir evredir. Bu aşamada, Amerikan emperyalizmine karşı mücadelede anti-emperyalist etkin azınlık ne denli önemli ise, anti-emperyalist gençlik de o denli önemlidir.” (s.13)

Okunma 13990 defa


Konu Amistofes tarafından (21.07.2015 Saat 12:56 ) değiştirilmiştir.
Amistofes Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 21.07.2015, 14:41   #25
Yazar
haziran_AW
yorgun savaşçı
 
haziran_AW - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler
Space Invaders Champion! Pacman Champion! Breakout Champion! Castle Defend Champion! Balloon Bomber Champion!
Tournaments Won: 1

Üyelik tarihi: 30.11.2006
Bulunduğu yer: ANKARA
Mesajlar: 3.603
Memleket: AMASYA
Cinsiyet:
haziran_AW - MSN üzeri Mesaj gönder
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 94
İtibar Puanı: 1415
haziran_AW görkemli bir forum yaşantısı varhaziran_AW görkemli bir forum yaşantısı varhaziran_AW görkemli bir forum yaşantısı varhaziran_AW görkemli bir forum yaşantısı varhaziran_AW görkemli bir forum yaşantısı varhaziran_AW görkemli bir forum yaşantısı varhaziran_AW görkemli bir forum yaşantısı varhaziran_AW görkemli bir forum yaşantısı varhaziran_AW görkemli bir forum yaşantısı varhaziran_AW görkemli bir forum yaşantısı var
haziran_AW - MSN üzeri Mesaj gönder

Ettiği Teşekkür: 3.577
1.695 Mesajına 3.780 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

eeee yani sonuç ne.özellikle ilk alıntıda çayanın fikri yapısının kemalizme ne kadar sıkı sıkıya bağlı olduğu bir kez daha vurgulanarak anlatılmış.kaypakkaya ile ayrılıkda zaten mahirin kürt meselesine bakışından kemalist tutumundan kaynaklanmadı mı.hepimizin bildiği bir gerçeği niye çarpıtmaya çalışıyorsunuz o zaman.mahir kendisinin de ifade ettiği gibi sapına kadar Atatürkçüydü.ayrılıkçı kürtçülerle işi olmazdı.mücadelesini emperyalizme karşı verilen ikinci kurtuluş savaşı olarak görüyordu ve bu yüzden hareketinin neferlerini milli unsurlarla destekliyordu.halkçı,milliyetçi,devrimci ilkelerden asla dönmedi.milliyetçi devrimciliği faşizm olarak değerlendirmedi aksine devrimcinin milliyetçi olması gerektiğini söyledi.işte biz o bahsettiği milliyetçi devrimcileriz.bahsettiği türk devrimcileriyiz.bu toprağın milliyetçi sosyalistleriyiz.sınır ötesinden devşirilmiş,toprağın türkülerine yabancı,geleneklerine aykırı,milleti bölücü,kürtçü borazancılara benzemememiz normaldir.rica ediyorum artık mahirin adını ağızlarınıza almayın.kendi teorisyeniniz aponun peşine düşün,o nediyor siz ona bakın.

___________________İMZA___________________
zaman her zaman haklı çıkarmıştır beni.dile kolay 10 yıl oldu bu imzayı atalı.

yılandan korkmam yalandan korktuğum kadar(korkmadım)

nokta kadar menfaat için,virgül gibi eğilme(eğilmedim)

http://hizliresim.com/Po3PZ6][img]http://i.hizliresim.com/Po3PZ6.png

haziran_AW Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 21.07.2015, 15:19   #26
Yazar
gnost
Forumla Bütünleşmiş
 
gnost - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 21.02.2006
Mesajlar: 3.867
Memleket: ÇORUM
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 96
İtibar Puanı: 1138
gnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı var

Ettiği Teşekkür: 828
1.206 Mesajına 2.509 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

''1923 Devrimi,muhtevası burjuva olan bir devrimdir...ortak cephe bu kanadın, darbeciliğin çıkar yol olmadığını anlayıp, sağ kanadı artık dostu olarak görmediği zaman mümkün olacaktır...'' Mahir Çayan Tüm yazılar kitabından.

Mümkünde olmamış tır.

''ordu göreve'' gibi bir slogana yaslanan zihniyetle Sosyalistlerin ne işi olabilirdiki.

___________________İMZA___________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
gnost Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 21.07.2015, 16:01   #27
Yazar
haziran_AW
yorgun savaşçı
 
haziran_AW - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler
Space Invaders Champion! Pacman Champion! Breakout Champion! Castle Defend Champion! Balloon Bomber Champion!
Tournaments Won: 1

Üyelik tarihi: 30.11.2006
Bulunduğu yer: ANKARA
Mesajlar: 3.603
Memleket: AMASYA
Cinsiyet:
haziran_AW - MSN üzeri Mesaj gönder
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 94
İtibar Puanı: 1415
haziran_AW görkemli bir forum yaşantısı varhaziran_AW görkemli bir forum yaşantısı varhaziran_AW görkemli bir forum yaşantısı varhaziran_AW görkemli bir forum yaşantısı varhaziran_AW görkemli bir forum yaşantısı varhaziran_AW görkemli bir forum yaşantısı varhaziran_AW görkemli bir forum yaşantısı varhaziran_AW görkemli bir forum yaşantısı varhaziran_AW görkemli bir forum yaşantısı varhaziran_AW görkemli bir forum yaşantısı var
haziran_AW - MSN üzeri Mesaj gönder

Ettiği Teşekkür: 3.577
1.695 Mesajına 3.780 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

mahir ordumuzun komutanı Mustafa Kemaldir diyor ama.

___________________İMZA___________________
zaman her zaman haklı çıkarmıştır beni.dile kolay 10 yıl oldu bu imzayı atalı.

yılandan korkmam yalandan korktuğum kadar(korkmadım)

nokta kadar menfaat için,virgül gibi eğilme(eğilmedim)

http://hizliresim.com/Po3PZ6][img]http://i.hizliresim.com/Po3PZ6.png

haziran_AW Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 21.07.2015, 16:55   #28
Yazar
gnost
Forumla Bütünleşmiş
 
gnost - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 21.02.2006
Mesajlar: 3.867
Memleket: ÇORUM
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 96
İtibar Puanı: 1138
gnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı vargnost görkemli bir forum yaşantısı var

Ettiği Teşekkür: 828
1.206 Mesajına 2.509 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Ulusal-milli kurtuluş mücadelesinde komutan Mustafa Kemal dir.İnkar mı edecekti.

___________________İMZA___________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
gnost Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 22.07.2015, 12:14   #29
Yazar
Amistofes
Forumla Bütünleşmiş
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 06.06.2008
Mesajlar: 2.456
Memleket: İSTANBUL
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 69
İtibar Puanı: 639
Amistofes isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyeAmistofes isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyeAmistofes isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyeAmistofes isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyeAmistofes isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyeAmistofes isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üye

Ettiği Teşekkür: 5.807
1.202 Mesajına 2.257 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

ulusal mücadele gercegi Fikret Baskaya [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]



“...tarihçinin tahrifatı teknik olmaktan öte ideolojiktir: çatışan çıkarlar dünyasında vurgulamayı seçtiği her olgu, [ tarihçi istese de istemese de] ekonomik, siyasal, ırkçı, ulusçu ya da cinsiyetçi bir çıkar çevresinin amacını destekler.” Howard Zinn [1]
“Asıl Devlet Partisi” tarafından sipariş edildiği anlaşılan, satışı için nerdeyse milli seferberlik ilan edilip, tüm devlet kurumları tarafından da pazarlanan, Şu Çılgın Türkler adlı romanın arka kapağındaki tanıtım yazısında, Milli Mücadele’yle ilgili olarak: “ dünyadaki en meşru, en ahlaklı, en kutsal savaşlardan birinin, emperyalizme karşı verilmiş ve kazanılmış ilk kurtuluş savaşının, bir millileşme ihtilalinin romanı, şaşırtıcı bir yakın tarih destanı...” [2] deniyor. Aynı eserin başka bir yerinde de: “ Bugün Türk gençliği biri ötekine benzemeyen iki tarihe inanıyor: Biri bu romanın esas aldığı sağlıklı ve dürüst, belgelere dayalı, hepimize gurur veren gerçek tarih... Öteki Cumhuriyeti yıkmak için çabalayanların uydurdukları, yalanlarla dolanlarla dolu, sahte tarih” [3] deniyor... Buradaki amacım, resmi ideolojideki aşınmaya karşı bir savunma, nafile bir zorlama, Mete K. Kaynar’ın [4] isabetli bir şekilde “bir resmi tarih mevlüdü” dediği söz konusu romanın eleştirisini yapmak değil. Belli ki, bu zorlama tarihî roman, seksen yıllık dönemde oluşturulan resmi ideolojinin aşınmasından duyulan rahatsızlığın ifadesi... Elbette egemen sınıfın ve akıl hocalarının tarihi tahrif etmekte, yaşanmış olanı kendi ihtiyaçları doğrultusunda ‘yeniden kurgulamakta’ çıkarı vardır. İktidar olmak ve iktidarda kalmak için gizlemeye, gizlemek için de yalan, tahrifat, yok saymaya, vb. ihtiyaçları var ve buraya kadar bir sorun yok... Özakman ve benzerlerinin, gerçek dünyada hiçbir karşılığı olmayan bir anti-emperyalizmden söz etmeleri de şaşırtıcı değil. Asıl sorun kendilerini solda sayanların, yalanın değil, gerçeğin safında yer alması gerekenlerin de, egemen resmi tarih anlayışını içselleştirmiş olmalarıyla ilgili... Resmi tarih Milli Mücadele’nin sadece bir kurtuluş savaşı değil, aynı zamanda yeryüzünün ezilen halklarına kurtuluş yolunu gösteren anti-emperyalist bir mücadele olduğunu vâz ediyor. Resmi tarihten bağımsızlaşamayan, yakın tarihe eleştirel bakma basiretini ortaya koyamayan, gerçeğe asıl ihtiyacı olması gereken sol da, 1918-1923 döneminde anti-emperyalist bir kurtuluş savaşı verildiğini sanıyor... Aslında bu durum Türkiye’deki sol hareketin ideolojik-entellektüel azgelişmişliğinin de bir göstergesidir. Kaydetmek gerekir ki, anti-emperyalizm konusundaki kafa karışıklığı sadece Türkiye’ye özgü bir şey değil. Sovyet Devrimi’nin hemen arkasından oluşturulan Üçüncü Enternasyonal’in [Komintern] yaklaşımlarındaki tutarsızlıklar, Üçüncü Enternasyonal’a sinmiş Avrupa-merkezli ideolojik yabancılaşma da, anti-emperyalizm konusundaki kafa karışıklığına kaynaklık etti ve bugün dahi söz konusu kafa karışıklığı aşılmış değil. İlginç olan bir şey de, Üçüncü Enternasyonal’in sömürgeler, anti-emperyalist mücadele ve ulusal kurtuluş savaşlarına dair yaklaşımlarının oluşmasında Türkiye’ye ilişkin tartışmaların merkezi bir öneme sahip olmasıdır. Bu sorunla ilgili tartışmaya ilerleyen sayfalarda dönmek üzere, Milli Mücadele’nin anti-emperyalistliği söylemini tartışmaya başlaya biliriz. Gerçekten Birinci emperyalistler arası paylaşım savaşına, itilaf devletleri [İngiltere, Fransa, Çarlık Rusyası, İtalya...] karşısındaki, İttifak devletleri [Almanya, Avusturya-Macaristan...] safında katılan Osmanlı İmparatorluğunun, yenilğinin ardından bir anti-emperyalist mücadele yürütmesi teorik olarak mümkün müdür? İttihatçıların, emperyalistler arası bir savaşta taraf olmaktan beklentileri ne idi? Pratikte olanlar nasıl oldu ve kimin için ne anlama geliyordu? Milli Mücadele aslında kimin mücadelesiydi? Osmanlı imparatorluğunun bakiyelerinden biri olan T.C. bölgedeki emperyalist çıkarlar aleyhine mi varlığını sürdürdü yoksa, emperyalist çıkarların ve emperyalist savaş sonrasında oluşturulan status quo’nun, ya da aynı anlama gelmek üzere ‘yeni dünya düzeninin’ bir bileşeni miydi? Esas itibariyle bir diplomatik süreç olan 1918-1923 aralığında Yunanlılara karşı yürütülen savaş bir kurtuluş savaşı sayılabilir miydi? Osmanlı İmparatorluğunu emperyalist savaşa sokanla, bir hükümet darbesiyle [coup d’état], bir anayasal monarşi olan rejimin adını Cumhuriyet olarak değiştiren aynı odak olduğuna göre, olup bitenleri anti-emperyalizm ve ulusal kurtuluş kavramlarıyla açıklamak soruna uzaktan bakmak anlamına gelmez mi? Bir bütün olarak emperyalistler arası savaşın başladığı 1914’den T.C. ile savaşın galibi İtilaf devletleri arasındaki “Yakındoğu İşleri Hakkında Laussanne [Lozan] Konferansı’nın sona erdiği 24 Temmuz 1923 arasında, “Ortadoğu’yu sarsan on yılda” anti-emperyalizm kavramına uygun bir şey yaşandı mı? 1913’ten itibaren iktidar üzerinde tam denetim kurmayı başaran İttihat ve Terakki Partisi [Fırkası], Osmanlı devletini emperyalistler arası boğazlaşmaya dostlar alış- verişte görsün diye sokmadı... Amaç, yeniden paylaşımdan pay koparmak, imparatorluğu büyütmekti. Lâkin hesap daha baştan yanlış yapılmıştı, zira, emperyalistler arası savaş, Osmanlı topraklarını paylaşmak için çıkartılmıştı. Dolayısıyla, Osmanlı İmparatorluğunun taraf olduğu İttifak devletleri kazansa dahi paylaşımdan alabilecekleri pay sınırlıydı. Üçlünün [triumvirat- Enver, Talat, Cemal Paşalar] en karizmatik ve en gözü pek şahsiyeti olan Enver Paşa, emperyalistler arası savaşa: “Asya’daki Türkleri ve Müslümanları birleştirmek, Avrupa’da kaybettikleri toprakları geri almak, Adriyatik’ten Hint sularına kadar uzanan büyük bir imparatorluk kurmak üzere girdiklerini” açıkça ifade ediyordu. Kimbilir, belki böylesine büyük bir imparatorluğun başında olmayı da hayal ediyordu... Emperyalist savaşın tarafı olanlar yenilgiden sonra bir mucize sonucu anti-emperyalist mi olmuşlardı? Yoksa çok büyük ödünler karşılığında küçük bir devlete razı mı olmuşlardı? Rivayet olunduğu gibi ortada bir ‘başarı’ varmıydı? Eğer varsa kimin başarısıydı? “Ulusal kurtuluş” söyleminin gizlediği ‘gerçek’ Nasıl bir kişinin kendi hakkında söyledikleri onun hakiki şahsiyeti hakkında fikir edinmek için yeterli değilse, bir sosyal hareketin niteliği de o hareketi yönetenlerin söylediklerine bakılarak anlaşılamaz. “Ulusal kurtuluş” kavramı, bir emperyal güç tarafından işgal ve/veya ilhak edilmiş, tahakküm altındaki bir halkın bir ayaklanma, sonucu özgürleşmesi, kendi kaderini tayin eder hale gelmesini ifade eder. Ulus denilen hiçbir zaman ‘proleter‘bir ulus olmadığına, olamayacağına [kapitalizmin ulaştığı aşama veri iken] ve toplum uzlaşmaz çelişkilere sahip sınıflara bölünmüş olduğuna göre, ulusal kurtuluş kavramı kaçınılmaz olarak problemlidir. Bu yüzden tırnak içine alınmıştır


Konu Amistofes tarafından (22.07.2015 Saat 12:29 ) değiştirilmiştir.
Amistofes Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 22.07.2015, 12:17   #30
Yazar
haziran_AW
yorgun savaşçı
 
haziran_AW - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler
Space Invaders Champion! Pacman Champion! Breakout Champion! Castle Defend Champion! Balloon Bomber Champion!
Tournaments Won: 1

Üyelik tarihi: 30.11.2006
Bulunduğu yer: ANKARA
Mesajlar: 3.603
Memleket: AMASYA
Cinsiyet:
haziran_AW - MSN üzeri Mesaj gönder
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 94
İtibar Puanı: 1415
haziran_AW görkemli bir forum yaşantısı varhaziran_AW görkemli bir forum yaşantısı varhaziran_AW görkemli bir forum yaşantısı varhaziran_AW görkemli bir forum yaşantısı varhaziran_AW görkemli bir forum yaşantısı varhaziran_AW görkemli bir forum yaşantısı varhaziran_AW görkemli bir forum yaşantısı varhaziran_AW görkemli bir forum yaşantısı varhaziran_AW görkemli bir forum yaşantısı varhaziran_AW görkemli bir forum yaşantısı var
haziran_AW - MSN üzeri Mesaj gönder

Ettiği Teşekkür: 3.577
1.695 Mesajına 3.780 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Alıntı:
gnost Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Ulusal-milli kurtuluş mücadelesinde komutan Mustafa Kemal dir.İnkar mı edecekti.
çarpıtma,başkasının ulusunun kurtuluş mücadelesinden bahsetmiyor.mahir mustafa kemalin başlattığı mücadeleyi 1.ulusal kurtuluş mücadelesi kendilerinin kinide aynı mücadelenin devamı olarak 2.ulusal kurtuluş mücadelesi olarak kabul ediyor.mustafa kemalin izindeyiz ordumuzun komutanıda mustafa kemaldir diyor.yani bu gün bizim dediğimizin aynısını söylüyor.mustafa kemalin askeriyiz.

___________________İMZA___________________
zaman her zaman haklı çıkarmıştır beni.dile kolay 10 yıl oldu bu imzayı atalı.

yılandan korkmam yalandan korktuğum kadar(korkmadım)

nokta kadar menfaat için,virgül gibi eğilme(eğilmedim)

http://hizliresim.com/Po3PZ6][img]http://i.hizliresim.com/Po3PZ6.png

haziran_AW Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Hizli Erisim


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 08:29.


Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
Yazılan yazılar ve yayınlanan resimlerin tüm hakları yazan kişiye aittir. Site hakları Aleviweb.com adına saklıdır.

Yandex.Metrica