Go Back   Aleviweb.com - Alevi Alevilik ve Aleviler Forumu > Aleviweb > Ek Bölümler / Diğer Siteler > Alevionline

Alevionline Alevionline.com ve Turkulerinsesi.com adresinden yayın yapan Alevionline haber / bilgi sitesine ait forum.

Cevapla
 
Seçenekler Arama Stil
Alt 15.01.2009, 19:43   #1
Yazar
_Hayat
Ay'ın İlk Hali
 
_Hayat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 14.10.2006
Mesajlar: 1.756
Memleket: OUT OF TURKEY
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 68
İtibar Puanı: 734
_Hayat parlak bir geçmişe sahip_Hayat parlak bir geçmişe sahip_Hayat parlak bir geçmişe sahip_Hayat parlak bir geçmişe sahip_Hayat parlak bir geçmişe sahip_Hayat parlak bir geçmişe sahip_Hayat parlak bir geçmişe sahip

Ettiği Teşekkür: 1.081
656 Mesajına 1.283 Kere Teşekkür Edlidi


Post Memleket Tayyip Tipi Siyasetçileri Bekliyor

AKP'nin seçim başarıları hep tartışma konusu oldu. Özellikle halkı sürekli azarlayan; iki-üç ayda bir ya işçiyle, ya köylüyle, ya başka bir toplum kesimiyle münakaşaya giren bir liderin nasıl olup da bu kadar popüler olabileceği üzerine kafa yorulmuştur muhakkak.

Nasıl oluyor da liderliğini sürekli kavga eden bir başkanın yaptığı bir parti gittikçe oyunu arttırıyor ve başarısını perçinliyor?

Bunun yanıtı "halk adamı" denen komik kavramda yatıyor. 80 sonrasının da verdiği apolitikleşmeyle, halk artık "halk adamı" teriminden "kendisine örnek olabilecek ve kendisine örnek olmak isteyen" kişileri değil, "kendisine benzeyen" kişileri anlıyor.

Formül şöyle:

Abartı bir tahsiliniz olmayacak.
Eski liderlere baktığınızda, şöyle veya böyle iyi bir tahsili olduğunu görürsünüz. Demirel'den Çillere, Yılmaz'dan Erbakan'a, Baykal'dan Bahçeli'ye sanıyorum hepsinin en azından bir "profesörlük" ünvanı bulunmakta. Lisansını tamamlamış, yükseğine geçmiş, doktora falan bir şekilde iyi bir tahsil yapmıştır genelde liderler. Bu konuda belki Ecevit'i istisna tutabiliriz lakin onun da Robert Kolej geçmişi, bir nebze göze çarpmakta.

Ancak Recep Tayyip Erdoğan'ın öğrenim geçmişi bu kadar parlak değil. Sanıyorum (yanılıyor da olabilirim) Recep Tayyip Erdoğan, ülkemizin İngilizce bilmeyen ilk başbakanı olma özelliğini elinde bulunduruyor. Elbette bu eğitim hadisesini sınıfsal bir ayrıma çevirmemek gerekiyor. Bir-iki tane daha fazla okul bitirmekle daha iyi bir yönetici olmak eşanlamlı değil. Burada vurgulamak istediğim; tersi... Sanki 12 Eylül ile beli bükülmüş, küreselleşme ile beyni uyuşmuş günümüz toplumu, artık "okumamış" veya en azından "fazla abartmamış" insanlardan hoşlanıyor. Abartandan hoşlanmak bir koşul olmadığı gibi, abartmayandan hoşlanmak da koşul olamamalı.

Sokak ağzıyla konuşmak önemli
Halkın artık "halk adamı" deyiminden "halka örnek olabilecek kişi" yerine, "halkın aynası" anlamını çıkarmasına paralel olarak; sokak ağzı konuşmak da çok önemli. Toplum artık, televizyonda "kendisi gibileri" görmekten hoşlanıyor. Bayağı televizyon dizileri, saçma yarışmalar ve benzeri zırvanın artması da bu tezi doğrulayabilir. Sokak ağzıyla konuşabilmek; seni protesto eden çiftçiye bir başbakan gibi değil de, herhangi bir insan gibi "Ananı da al git lan buradan" diyebilmek önemli. Televizyonda izleyen herhangi bir birey de kendisine o lafları diyen çiftçiye muhtemelen benzer bir tepki verirdi. Şimdi "Bir başkabakan herhangi biri gibi mi davranmalı?" sorusu soruyorsanız eğer; olması gerekenden değil, olandan bahsettiğimizi hatırlayalım.

Kavgacı görüntü çizeceksiniz
Bizim toplumda eskiden "delikanlılık" kültürü vardı. Mahallede bir sorun olduğunda; hemen koşan, canını dişine takan "delikanlı" abiler makbuldü. Ancak gel zaman git zaman o delikanlılık kültürü yerini "racon kesme" kültürüne bırakıverdi. Mahalleleri o delikanlı, kimin bir sorunu olsa hemen müdahale etmeye hazır "kavgacı" abilerinin yerini; fiiliyattan çok görüntüye önem veren, bakışa, cekete, paltoya yatırım yapan bir tür "mikro-mafya" insanları aldı. Sokaklar, mahalleler artık olaya "heyt ulen" diye müdahale eden "delikanlı" abiler yerine; her an her olaya müdahale etme potansiyeli taşıyan, ancak müdahaleyi kendi çapında daha organize bir hale getirmeye de çaba gösteren "çeteleşmiş" bir tür "küçük mafya babaları" kapladı. Bunların en önemli özelliği; daha stratejik davranmalarıydı. Eşyanın tabiatına uygun olarak, daha harbi olan, sıkça başını belaya sokabilen ve kendini tehlikeye atan "delikanlı" kültürü tasfiye oldu. Yerine "abilere" özenen, "çeşitli siyasi (!) gençlik gruplarına sırtını dayayan", ağır abi özelliğini "çevresine" (arkasına derler sokak ağzıyla) borçlu olan bir yeni model geldi mahallelere. Geçmiş yılların Mükremin Çıtırları, ya namus belasına dama düştü, ya da bir kavgada kör bir bıçağın kurbanı oldu. Arkasında da sürekli evlatlarının başını belaya sokmasından bıkmış acılı bir aileyi bırakarak. O Mükremin Çıtırların yerini; çeşitli ticari işleri olan, kendilerine işadamı ismini veren, kendi güçlerinin dışında daha başka "abilere" de sırtını dayayan Polat Alemdarlar alıverdi.

Peki bu toplumda neyi etkiledi? Mahallenin abilerinin profilindeki değişimle, siyasi fikirlerin ne ilgisi var demeyeceksiniz umarım. Halk, siyasete en basit haliyle, yani bir hak alma mücadelesi biçimiyle baktığı için, kavga ile arasında bir bağ kurar sürekli. Halk gerek geçmişte, gerekse şimdi kavgacı siyasetçileri sevmiştir bu yüzden. Kendilerini onların daha iyi savunacağını düşünür. Ancak geçmişte topluma ve çevresindekilere karşı son derece nazik olmasına rağmen ABD gibi bir deve kafa tutarak Kıbrıs'a çıkan Ecevit'in kavgacılığına hayran kalmıştı. Mükremin Çıtır gibi; mahallenin koruyanı, kollayanı. Herkese karşı sevgiyle yaklaşanı. Ama mahalle dışından gelip, mahallenin kızlarını rahatsız eden tipleri gördün mü; üç kişinin arasına gözü kapalı dalanı severdi halk. Halkın Ecevit'e olan sevgisi; Mükremin Çıtır'a olan sevgisine benzerdi.

Şimdiyse bu "kavgacı" profili biraz değişti. Deli Yürek/Polat Alemdar familyasında olduğu gibi daha imaj ön planda bir hal aldı. Daha görüntüde, daha simgesel. Pahalı bir palto, ağdalı laflar ve kaliteli taşlardan bir tespih gibi. Eskiden paltonun fiyatı, laflarının ağırlığı, tesbihinin taşları bir önem taşımazdı. Mahallenin kızlarına sarkan 3 yabancının arasına "dalıp/dalamadığın" belirleyiciydi. Mükremin Abiler mahalleleri terkedip; Polat Reis'ler yerleşince; tüketim çağına uygun yeni bir "kavgacılık" kültürü getirdiler mahalleye. İşte Recep Tayyip Erdoğan'ın kavgacılığı da bu "racon kesme" kavgacılığına benziyor. Recep Tayyip Erdoğan Ecevit'ten çok daha fazla "kavgacı" bir görüntü veriyor. Siyahla, beyaz gibi adeta. Köylüyü azarlayan, işçiye "ayak" diyen, iş isteyen vatandaşa çıkışan bir başbakan Recep Tayyip Erdoğan. Ecevit'i siz vatandaşla kaç defa kavga ederken gördünüz? Tam aksine, oldukça nazik, hatta bu tavrından dolayı yıpratılmış bir insandı Ecevit. Ama bir günde, ABD'nin tüm tehditlerine rağmen çıkmıştı adaya. Mahallenin kızına sarkan yabancıya, gözü kapalı dalmıştı yani. Peki siz Recep Tayyip Erdoğan'ı dış güçlere ne zaman somut bir restleşmede gördünüz? Konuşan ama yapmayan. Gürleyen ama yağmayan bir profil çiziyor daha büyük güçlerin karşısında. Gazze'de din kardeşleri bombalanırken; dünyanın öbür ucundaki Venezüella Başkanı Chavez, İsrail elçisini kovuyor ama bizim başbakan sürekli "İsrail çok ayıp ediyor ha..." diyerek racon kesiyor. İcraat? Uluslararası denge ama değil mi? O işler bizim bildiğimiz gibi kolay da değil yani. Öyle hop diye elçi mi gönderilir? Farklı bir galakside mi yaşıyoruz? (Bu söz 2003 yılında kendisini IMF ile yapılan anlaşmalar nedeniyle protesto eden öğrencilere R. Tayyip Erdoğan tarafından söylenmiştir bu arada)

IMF'ye kafa tutmaya gelince; "Farklı bir galakside mi yaşıyorsunuz siz?" yanıtı. İsrail elçisini göndermeye gelince, "Olur mu öyle şey" yanıtı. ABD'ye kafa tutmak düşünülemez bile. İşte Erdoğan'ın kavgacılığı. Günümüzün "kavgacı" politikacısı da böyle "görüntüde veya kendinden zayıfla karşılaşınca" kavgacı olmalı. Sonuçta imaj çağında yaşıyoruz.

Aklına ilk geleni söyleyen siyasetçi iyidir
Bunların dışında bir çok özellik sayılabilir. Bilimi fazla umursamamak gerek örneğin. Modern toplum nüfusun artmasının kıt kaynaklar üzerindeki etkisinden ve çevre tahribatından endişelenirken; "Avrupalılar bizim çoğalmamızı istemiyor. Onların ne dediği önemli değil. En az 3 çocuk yapalım." diyebilme becerisi olması lazım. Bilimmiş, tarihmiş boş iş. Kahvehanedeki insan gibi ilk aklına geleni söyleyivereceksin "halk adamı" tipinde bir siyasetçi olmak için.

Hata yapınca umursamayacaksın
Toplumun değişen dinamikleri ve finans sektörünün gelişmesi; pazarlama ve tüketim kültürünün en ücra köşelere dahi ilerlemesi neticesinde "pazarlama" kültürünü kanıksayan bir toplum olduk. O yüzden; Demirel'in geçmişte de kullandığı "Dün dündür, bugün bugün" siyaseti normalleşti. Toplum artık siyasetçilerin geçmişte yaptıklarıyla falan ilgilenmiyor. Kapıya gelen pazarlamacıdan her aldığımız mal bozuk çıkmasına rağmen, bir sonraki gelişinde yine ağdalı laflarına heyecanlanıp bir ürün daha aldığımız gibi; siyasetçinin de bugün söyledikleriyle ilgileniyoruz. O yüzden yeni siyasetçi modeli hata yapınca umursamamalı. Yani Recep Tayyip Erdoğan'ın sürekli geçmişiyle çelişmesi, "gömleği değiştirmesi" gibi.

Sonuç gibi bir şey
Sonuç olarak; AKP'ye rakip olmak isteyen partiler böyle liderler bulmalı. Ki bulacaklardır da. Kafayı çalıştırırlarsa daha çabuk bulurlar. Çalıştıramazlarsa biraz gecikirler. Ama eninde sonunda; siyaset hayatımız Recep Tayyip Erdoğan ekolü siyasetçilerin egemenliğine girecek gibi görünüyor (felaket tellallığı gibi oldu).



Ceyhun Günal


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

___________________İMZA___________________
Suya düşen bir karanfilse yüreğin
bırak kendini ırmağın türküsüne gülüm
vursun seni o taştan bu taşa
o çağlayandan bu çağlayana...
_Hayat Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
_Hayat Kullanıcısına bu mesajı için 1 üye teşekkür etti:
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Hizli Erisim


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 19:55.


Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
Yazılan yazılar ve yayınlanan resimlerin tüm hakları yazan kişiye aittir. Site hakları Aleviweb.com adına saklıdır.

Yandex.Metrica