Go Back   Aleviweb.com - Alevi Alevilik ve Aleviler Forumu > Aleviler ve Alevilik > Alevi Kültürü

Alevi Kültürü Alevilik üzerine kültürel yazılar, çıkarımlar, sonuçlar

Cevapla
 
Seçenekler Arama Stil
Alt 22.03.2009, 13:20   #1
Yazar
Türkmendagi
Forumun Bir Parçası
 
Türkmendagi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 05.01.2008
Bulunduğu yer: Almanya
Mesajlar: 512
Memleket: BALIKESİR
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 49
İtibar Puanı: 489
Türkmendagi bulunduğu yerlere neşe getiriyorTürkmendagi bulunduğu yerlere neşe getiriyorTürkmendagi bulunduğu yerlere neşe getiriyorTürkmendagi bulunduğu yerlere neşe getiriyorTürkmendagi bulunduğu yerlere neşe getiriyor

Ettiği Teşekkür: 572
313 Mesajına 596 Kere Teşekkür Edlidi


Standart Türk Dünyası'nda Nevruz geleneği


Türk Dünyası'nda Nevruz geleneği

Çeşitli adlarla ve yaygın olarak Nevruz adıyla kutlanan bu bahar bayramıyla ilgili olarak Türk topluluklarında çeşitli gelenekler meydana gelmiştir. Orta Asya'dan, Balkan Türkleri'ne ve hatta Amerika'daki Kızılderililerin yaşatılan âdetlerinde bu gelenekleri ve törenleri tespit edebiliyoruz.

K. K. Yudahin'in eserinden Kırgız Türkleri'nde Nevruz gününün, Mart ayında olduğu ve yeni yılın ilk günü anlamına geldiği ifade edilir. Bu günde "Nouruz Köcö " denilen özel bir yemek yaparlar. "Köcö", darı yarması veya bulgur konulmak suretiyle yapılan bir nevi tirittir.

Kazak Türkleri de Kırgız Türkleri'nin yaptığı aşı pişirirler. Ayrıca Nevruz törenlerinde mevlit okuturlar. O günü evler baştanbaşa temizlenir, yeni elbiseler giyilir. Nevruz törenleri sırasında ev duvarlarına veya çeşitli eşyaların üzerine kil kaplar atılarak parçalanır. Ateş üzerinden atlanır. Çadırlar kurulup sofralar açılır.

Özbekistan'ın Semerkant, Buhara, Andican taraflarında, Nevruz günü başlayan törenler bir hafta kadar devam eder. Halk bu törenlerde çadır çadır gezerek birbirlerinin bayramını kutlar. Bu ziyaretlerde ikram edilen yemek "aş" adı verilen pilavdır. Köpkarı, güreş, at yarışları, horoz dövüşleri gibi gösteriler düzenlenir.

Tacikistan'da Nevruz Mart ayının başından, 21 Mart gününe kadar baharın gelişini ve tabiatın canlanmasını karşılamak amacıyla kutlanır. Nevruzda yenilen "Ş" harfi ile başlayan 7 yiyecekten süt; temizliği, tatlı; yaşama sevincini, şeker; serinlik ve dinlenmeyi, mum; ateşe tapınmayı, tarak; kadının güzelliğini temsil eder. İslâmeyetten sonra İslâmî geleneklere göre "Ş" ile başlayan 7 nesne bunların yerini almıştır.

Afganistan'da Nevruz, Türkler arasında doğum günü olarak kutlanır. Bugün herkes en yeni elbiselerini giyerler. Kabir ve akraba ziyaretleri yapılır, güreş tutulur ve oğlak oyunu oynanır. İnsanlar arasındaki dargınlıkların kaldırılmasına çalışılır. Yeni yıla nasıl başlanırsa, yılın öyle geçeceğine inanılır.

Türkmenistan'da Nevruz bayramında halk gününü ülkemizdeki dini bayramlara benzer bir şekilde geçinmekte, karşılıklı ev ziyaretleri yapılmakta, tebrik mesajları gönderilmektedir. Nevruz kutlamaları basın yayın organlarında geniş bir şekilde yer almaktadır.

Azerbaycan'da her yıl Mart'ın 2123'ünde, Nevruz bayramı büyük törenlerle kutlanır. Mezarlık ziyareti yapılır. Bu ziyaretlerde hazırlanan helva pilav ve diğer yiyecekler fakirlere dağıtılır. "Gapı Pusma", "Suya Yüzük Atma", "Su Başı", "Baca Baca" adetlerinde uzun yılların gelenekleri çeşitli motif ve oyunlarla sürdürülür. Semeni göğertilir. Yani tohum çimlendirilir.

Nevruz; Karapapaklar'da Nevruz, Kırım Türkleri'nde Navrez, gündönümü; Batı Trakya Türkleri'nde Mevris, Makedonya ve Kosova Türkleri'nde Sultanı Navrız , Gagauzlarda İlkyaz bayramı adıyla yukarıda bahsettiğimiz ortak coşku ve geleneklerle kutlanmaktadır.

Çok geniş coğrafyaya yayılmış olan topluluklarda Nevruz törenlerinde genellikle şu oyunların değişmeden devam ettiği gözlenir: Gökböri Oyunu. Türkistan'da oynanan milli oyunların başında yer alır. Bu oyuna "gökböri, köpkâri, oğlak/ulak, buzkaşi, kökpar, kükbar" gibi isimler de verilir. At yarışları, cirit oyunu, kılıç sallama, yamba kapma, güreş, at üzerinde güç gösterisi, sinsin oyunu, huntu oyunu. Bu oyunlar genellikle spora dayalıdır.

Oyunların bir kısmı ise seyirliktir. Bunları halk tiyatrosu veya Orta oyunu şeklinde değerlendirebiliriz: Koskosa oyunu; deve oyunu; ekende yoh, biçende yoh, yeyende ortag gardaş oyunu; kış bovay; yolbars; argımak.

Nevruz bayramında mahalli eğlencelere de yer verilir. Gençler aralarında mani ve şiir söyleyerek yarışırlar. Bunlardan bazıları:Halay oyunu, Yaşıl yarpag, Gızılgül, Hahışta, Benövşe, Bahtıyar ve atışmalardır.

Anadolu sahasında da oynanan bu oyunların yanısıra 21 Mart'ta büyük bir coşkuyla kutlamalar yapılmaktadır. Geçmişte o güne has olarak macunlar, şerbetler, hediyeler hazırlanarak devlet erkanı büyükten küçüğe, bunları birbirlerine takdim ederlerdi. Bu adetler günümüzde Mesir Macunu Şenlikleri adı altında hâlâ devam etmektedir. Anadolu'da Yörük Bayramı günümüzde de kutlanarak bu adeti yaşatmaktadırlar.

Anadolu'da "Sultanı Nevruz", "Nevruz Sultan", "Mart Dokuzu" ve "Mart Bozumu" gibi adlarla bilinen nevruz, gelenekleriyle bütün Türk toplumu içerisinde yaşamaya devam etmektedir.

___________________İMZA___________________
Medet ya Ali
Türkmendagi Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Türkmendagi Kullanıcısına bu mesajı için teşekkür eden üyeler:
slistre (07.01.2016)
Alt 22.03.2009, 13:21   #2
Yazar
Türkmendagi
Forumun Bir Parçası
 
Türkmendagi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 05.01.2008
Bulunduğu yer: Almanya
Mesajlar: 512
Memleket: BALIKESİR
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 49
İtibar Puanı: 489
Türkmendagi bulunduğu yerlere neşe getiriyorTürkmendagi bulunduğu yerlere neşe getiriyorTürkmendagi bulunduğu yerlere neşe getiriyorTürkmendagi bulunduğu yerlere neşe getiriyorTürkmendagi bulunduğu yerlere neşe getiriyor

Ettiği Teşekkür: 572
313 Mesajına 596 Kere Teşekkür Edlidi
Standart


Tahtacı Türkmenleri'nde; Nevruz Bayramı eski Mart'ın dokuzudur ve Sultan Nevruz olarak adlandırılır. Nevruz, Tahtacı Türkmenleri'nin yaylaya çıkışında; 22-23 Mart tarihlerinde kutlanmaktadır. Tahtacı Türkmenleri'nde Nevruz; ölülerin yedirilip içirildiği gün olarak kabul edilir. Burada eski Türk inanç sisteminin atalar kültürü kendini gösterir.

22 Mart Nevruz'dan bir gün önceyi karşılamaktadır. Bu gün Nevruz hazırlıkları yapılır. Çamaşırlar yıkanır, yemekler hazırlanır Nevruz günü yenilen yemekler arasında ıspanaklı börek, soğan kabuğu ile boyanmış yumurtalar, yufka, sarı burma, şeker, leblebi, lokum sayılabilir. 23 Mart günü öğleden sonra kadınlar geniş bir tabağa çerezler koyarak "hak üleştirir"ler. Yiyecekler dağıtılarak "ölünün ruhuna değsin" dileğinde bulunurlar. Bu bayramda herkes güler yüzlüdür. Suçlar bağışlanır. Bayrama katılmak zorunludur. Katılmayanlar köy halkınca dışlanır.

Yörükler arasında; Nevruz ile birlikte, kışın bittiği ve bahar mevsiminin başladığı kabul edilir. Köy ve yaylalarda 22 Mart'ta, şehirlerde ise Nevruz günü pazara rastlamazsa, bu tarihi takip eden Pazar günü kutlanır. Köy halkı 22 Mart sabahı yaylalara doğru yola çıkarlar. Daha önceden "davar evleri"ne yerleşmiş olanlar köylerden gelen akraba ve komşularına ev sahipliği ederler. Köylerden gelen grupla, yayladakiler karşılaştıklarında bir el silah atarak "Nevruzunuz kutlu, dölünüz hayır ve bereketli olsun" şeklinde selamlaşırlar. Gelen misafirler çadırlara yerleşir, kendilerine ikramlarda bulunulur. Sürü sahipleri tarafından kesilen kurbanlar birlikte yenilir. Sünni olan yörüklerde imamlar tarafından yapılan dualara halk katılır ve şükrederler.

Gençler tarafından eğlenceler düzenlenir, yemekler yenir, şarkı ve türküler söylenir, oyunlar oynanır. Eğlenceler geç saatlere kadar devam eder.

Güneydoğu Anadolu Bölgesi illerimizden Gaziantep ve çevresinde 22 mart gününe "Sultan Nevruz" adı verilir. Diyarbakır'da; Nevruz günü halk, eğlence ve mesire yerlerine giderek Nevruz'u kutlarlar. Kars ve çevresinde; bu tarihte kapı dinleme, baca baca adetleri görülür. Evde bulundurulan çeşitli meyvelerden baca baca gezenlere verilir.

Tunceli ve çevresinde; bu gün erkekler alınlarına kara sürerek su kaynaklarına giderler. Bu karaları orada temizleyerek dua ve niyazda bulunurlar. Özellikle Orta Anadolu'da Nevruz, "Mart Dokuzu" olarak bilinir. Diğer bölgelerdekine benzer kutlama adetleri yapılır. Nevruzla ilgili Anadolu'da görülen diğer gelenekler arasında, ağacın güneşten etkilenmemesi için ağaca bez bağlanarak yapılan "Mart ipliği" adeti ve özellikle Giresun'da "Mart Bozumu" adeti önem taşır.

Tekirdağ'da Nevruz soğukların sonu, baharın başlangıcı olarak kabul edilir ve "Nevruz Şenlikleri" adıyla kutlanır. İzmir, Uşak, Sivas ve Şebinkarahisar'da hemen hemen aynı geleneklerin devam ettiği görülür.

Bilindiği üzere eski takvim Mart ayından başlardı. Mart ayının ilk on iki günü ayrı ayrı ayları temsil etmek suretiyle, o yıl içinde neler olacağı ilk on iki günden tespit olunurdu. O gün yedi çift, bir tek baş harfi "S" ile başlayan yiyeceklerden yenilmesi adettendir.

Altay Türkleri arasında 21 Mart'a tekabül eden günde kutlanan "Cılgayak" bayramı vardır. Bu bayram da Nevruz gibi baharın gelişi, tabiatın canlanması ve yeni bir yıla giriş bayramı olarak kutlanır. Bu bayramın hazırlıkları yaz mevsiminde başlar. Bir önceki yıldan toplanarak saklanmış yılın ilk çıkan bitkileri olan kandıklar ve onların sargay adı verilen kökleri çıkarılarak bunlardan çeşitli yiyecekler hazırlanır. Ayrıca bu bayram için bal katılmış yoğurt, dondurulmuş ve kurutulmuş et, koyun ve mal tırnaklarından yemekler yapılır. Dört tahıl hazırlanır. Güneş bayramının kutlandığı kır başına vurmaya başladığı zaman dört tahılın üzerine arçın bırakılır. Ateşle bu arçınlar alaslanır. Büyükler çocuklar gibi oyunlar oynar. Akşama doğru köye dönülürken hep bir ağızdan şarkılar söylenir.


Nevruz'un bir bahar bayramı olduğun ortaya koyan delillerden birisi de Saha Türkleri arasında yaşatılan Isıah Bayramı'dır. Bu bayram hakkında ilk bilgileri veren Dr. Yakup Deliömeroğlu şunları söylemektedir:" Göktanrı dini geleneklerinin hâkim olduğu Saha Türklerinde Isıakh bayramı, ilkbaharın gelmesi ve yılın bereketli geçmesi için Tanrı'ya bir şükür bayramıdır. Saha Türkologları ve halkı Isıakh bayramının Türkistan kökenli olduğunu bilmektedirler.

21-22 Haziran tarihleri de Nevruz'da olduğu gibi güneş sisteminin ayrıcalıklı bir dönemidir; çünkü bugün yılın en uzun günüdür. Diğer yandan Saha Türkleri'nin yaşadığı Sibirya'da bahar yeni hissedilmeye başlanır.

Isıah bayramında törenlere, Akşaman'ın dualar ve kımızla tören alanını temizlemesiyle başlanır. Tören alanına yarım ay şeklinde genç ak ağaçlar dikilir. Alana ateş yakılır ve bu ateş törenler bitene kadar söndürülmez. Akşaman'ın yere kımız serpmesi, duaları ve dualarla yakılan ateşle geçmiş yılın kötülüklerinin kovulduğuna, yeni başlayan güzel günlere zarar vermelerinin önlenmiş olduğuna inanılır. Ak ağaçlara başta genç kızlar ve genç erkekler olmak üzere halk yeni yılda olmasını istedikleri dileklerini tutarak bez parçası bağlarlar. Bu inanış ve âdet dünyanın hemen her yerinde bütün Türk halklarında hâlâ yaşamaktadır.

Isıah bayramı hakkında ilk belgelere Hollandalı gezgin İdesa'nın notlarında rastlanmaktadır. İdesa 17. Yüzyılda Sibirya'dan Çin'e yaptığı seyahatte Isıah bayramının Sahaların tek bayramı olduğunu yazar. Saha halkının İlkbaharın gelişini büyük bir coşkuyla kutladıklarından, ateş yakma ve ateşin törenler son bulana kadar söndürülmesi, bol miktarda kımız yapılması, yerlere kımız serpilerek "temizlenmesi" ve misafirlerin bu içki ile ağırlanmaları adetlerinden bahseder.

Bugün de yaşayan bu geleneklerle Isıah, takvimî bir bayram olarak Saha halkının örf, adet ve tarım faaliyetleriyle kopmaz bir hal almıştır. Sahalar bu bayramı 2122 Haziran günlerinde yılbaşı olarak kutlamaktadırlar. Onlar bu bayramı yenilenme, tabiat ve insan doğasının kaynaşması, iyilik, temizlik ve aydınlığın başlangıcı ve geleceğe umutla bağlanmanın günü olarak kutlamaktadırlar.

Uzun süren bir kışın ardından Saha halkı bir araya gelip eğlenir; eğlencelerde kımız içilmesi, bayram yerinde pişirilen şiş kebapların yenmesi, milli oyunların oynanması, güreş, at yarışları, Olonhosut yarışları ve vazgeçilmez olarak Osuohay dansı yapılmaktadır. Olonhosut yarışları kaya parçalarını kaldırarak omuzdan arkaya atarak yapılan güce dayalı bir Sibirya sporudur. Sibirya'da yaşayan Hakaslar ve diğer Türk halklarında da aynı spor yaygındır. Osuohay ise Isıakh törenlerinin vazgeçilmez kısmını oluşturmaktadır. Kımızlar içilip bazı yarışmalar, eğlenceler yapıldıktan sonra Anadolu halaylarında da bulunan, ellerin parmakların birebir kilitlenmesiyle yanyana dizilen insanlar Isıakh ateşinin etrafında dans veya halay çekmeye başlarlar. Bazı destanlarda bu halayın 9 gün sürdüğü yazılmaktadır."

Bugün de büyük coşkuyla kutlanan Isıah bayramı 1991 yılında Saha Cumhuriyeti kurulduktan sonra diğer Türk Cumhuriyetlerinde olduğu gibi resmi tatil olarak ilan edilmiştir.

Kaynak: Hatice Emel AŞA, Yeni Avrasya Dergisi, Mart-Nisan 2000

___________________İMZA___________________
Medet ya Ali
Türkmendagi Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Türkmendagi Kullanıcısına bu mesajı için teşekkür eden üyeler:
slistre (07.01.2016)
Alt 22.03.2009, 13:24   #3
Yazar
Türkmendagi
Forumun Bir Parçası
 
Türkmendagi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 05.01.2008
Bulunduğu yer: Almanya
Mesajlar: 512
Memleket: BALIKESİR
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 49
İtibar Puanı: 489
Türkmendagi bulunduğu yerlere neşe getiriyorTürkmendagi bulunduğu yerlere neşe getiriyorTürkmendagi bulunduğu yerlere neşe getiriyorTürkmendagi bulunduğu yerlere neşe getiriyorTürkmendagi bulunduğu yerlere neşe getiriyor

Ettiği Teşekkür: 572
313 Mesajına 596 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Resimlerle Türk Dünyası'nda Nevruz




























___________________İMZA___________________
Medet ya Ali
Türkmendagi Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Türkmendagi Kullanıcısına bu mesajı için 2 üye teşekkür etti:
Alt 22.03.2009, 13:30   #4
Yazar
Türkmendagi
Forumun Bir Parçası
 
Türkmendagi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 05.01.2008
Bulunduğu yer: Almanya
Mesajlar: 512
Memleket: BALIKESİR
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 49
İtibar Puanı: 489
Türkmendagi bulunduğu yerlere neşe getiriyorTürkmendagi bulunduğu yerlere neşe getiriyorTürkmendagi bulunduğu yerlere neşe getiriyorTürkmendagi bulunduğu yerlere neşe getiriyorTürkmendagi bulunduğu yerlere neşe getiriyor

Ettiği Teşekkür: 572
313 Mesajına 596 Kere Teşekkür Edlidi
Standart



İmam Ali ve Nevrûz



Hz. Ali’nin 598’in 21 Mart’ında Nevrûz günü doğmuş olması ya da doğumunun bu güne rastlamış olması, son derece büyük bir anlam taşır. Hz. Ali gibi sayısız üstün meziyetlere sahip olan bir önderin, Nevrûz gibi her bakımdan oldukça anlamlı bir günde doğmuş olması, hem Nevrûz’un değerini yücelterek onun daha geniş bir kesimce benimsenmesini sağlamış, hem onun kişiliğinin anlamını ve gizini daha da derinleştirmiştir.


Ali ve evlatlarının, Emeviler’in, zamanın Arap töre ve geleneklerini İslam’a egemen kılma gayretlerine, müslümanları Arap ve Mevali biçiminde bölme çabalarına, çeşitli haksız uygulamalarına cesurca karşı çıkmaları, Arap olmayan halklar arasında saygınlığının artmasına neden oldu. İran, Uzak-Doğu, Mezopotamya, Küçük-Asya vb. memleketlerin Arap-olmayan halkları tarafından sempatiyle karşılandı. Nitekim Ehl-i Beyt, Araplar içinde barınma olanağı bulamadığı için, kurtuluşu ancak adı geçen halklar arasında buldu. Bunlar ağırlıkla Ali ve Ehl-i Beyt’in temsil ettiği tarafı benimseyip Şia-i Ali saflarına katıldılar.


Bu olgu Aleviliğe, Ali taraftarlığı’na duyulan ilginin genişlemesiyle kalmadı; onun içerikçe renklenip güçlenmesine de yol açtı. Sadece Kuran’a ve onun buyruklarına dayanarak, toplumsal yaşamı tüm yönleriyle ayakta tutup yönlendirmek güçtü. Toplumun sahib olduğu eski töre ve geleneklerden de yararlanılmalıydı. Emeviler, sözkonusu alandaki ihtiyacı, Arap töresini egemen kılarak gidermeyi yeğlemişti. Bununsa diğer halklarca, özellikle de Arap-soylu olmayan ve de Mevali diye adlandırılıp horlananlarca kabul edilmesi pek mümkün değildi. Ali ve Ehlibeyt’in, biçime takılıp kalmak yerine, işin özüne, hakikate ve insani olana değer vermeleri, Mevali halkları her bakımdan rahatlatıyordu. İyi ve güzel olan, akla ve mantığa uyan, insanın yararına olan her ne varsa, tümüne kapılar açık tutuldu. Mevali halkların Şia-i Ali saflarına gelişleriyle, eski inanç ve kültürlerin insancıl gelenek ve görenekleri, düşünsel ve felsefi yaklaşımları bir kısmıda beraberlerinde geldi. Böylece Şia-i Ali hattı, değişik inanç ve kültür sistemleri arasında gerçekleşen büyük bir kaynaşmaya sahne oldu. Yeni ve ileri bir anlayışın, hoşgörünün, barış, sevgi ve dostluğun yolu daha da genişleyip güzelleşti. Geniş bir alanda, değişik inanç ve kültür sistemlerinin etkileşimi temelinde, eşine rastlanması güç, büyük ve yeni bir sentez gerçekleşti. İş bu kadarla da kalmadı, Alevilik de Aleviler de başlangıçta ve İslam dini kapsamında ortaya çıkan durumdan çok daha ileri, karmaşık ve farklı bir anlayış düzeyine ulaştılar. Ali adıyla başlayan bu inanç ve kültür sistemi, olduğu yerde kalmadığı gibi, onu tarihin akışına uyarlayarak, gelişip ilerlemenin yolunu açtı. İnanç sistemi ile sosyal ve siyasal mücadelesini birleştirerek, değişime ve gelişmeye açık bir yapılanmayı gerçekleştirdi. Engin hoşgörü ve evrensel değerler, işte bu zemin üzerinde ve belirtilen tarihsel koşullar ortamında oluştu denilebilir. Nevrûz ve onun gibi daha pek çok değer, Alevilik’te yer buldu, onu renklendirip zenginleştirdiler.


Nevrûz Edebiyatımızda İmam Ali:


Alevi şair ve ozanları, Nevrûz’u konu edinen çokça şiir ve deyiş yazıp söylemişler. Nevrûziyye diye adlandırılan bu şiir türüne, Bâki, Nef’î , Nedîm gibi Divan şairlerinde de rastlıyoruz. Anlaşılma güçlüklerinden ötürü Divan şiirindeki sözkonusu örneklere burada yerverme gereğini duymuyoruz. Pir Sultan Abdal gibi Alevi şairleri, Nevrûziyye’lerinde, Nevrûz’un anlam ve önemini, İmam Ali’nin bugünle bütünleşen doğumu olayını, kişiliğini işliyor; bugünün büyük bayram olduğunu vurguluyorlar. 16. yüzyıl Dede ve şairlerimizden olan Pir Sultan Abdal’ın aşağıdaki bu deyişinin, kendi türünün en güzel örneklerinden olduğu kanısındayız:


Sultan Nevrûz günü cemdir erenler,
Gönüller şad oldu ehl-i imanın,
Cemâl yâri görüp doğru bilenler,
Himeti erince Nevrûz Sultan’ın.


Cümle eşya bugün destur aldılar,
Aşk ile didâra karşı yandılar,
Erenler ceminde bâde sundular,
Himmeti erince Nevrûz Sultan’ın.

Erenler dergâhı rûşen bu günde,
Doldurmuş bâdeyi, sunar elinde,
Susuz olan kanar kendi gönlünde,
Himmeti erince Nevrûz Sultan’ın.


Sultan Nevrûz günü canlar uyanır,
Hal ehli olanlar nura boyanır,
Muhib olan bugün ceme dolanır,
Himmeti erince Nevrûz Sultan’ın.


Pîr himmet eyledi bugün kuluna,
Cümle muhib bugün cemde buluna,
Cümle eşya konar kudret balına,
Himmeti erince Nevrûz Sultan’ın.


Aşık olan canlar bugün gelürler,,
Sultan Nevrûz günü birlik olurlar
Hallâk-ı cihandan ziya olurlar,
Himmeti erince Nevrûz Sultan’ın.


Pîr Sultan’ın eydür, erenler cemde,
Akar çeşmim yaşı her dem bu demde,
Muhabbet ateşi yanar sinemde,
Himmeti erince Nevrûz Sultan’ın.


Pir Sultan Abdal, "Sultan Nevrûz günü cemdir erenler" deyip herkesi "ceme dolanma"ya çağırıyor. "Aşık olan canlar"ın Sultan Nevrûz günü biraraya geldiklerini, "birlik" olduklarını söyler. "Cümle eşya bugün destur aldılar" dizesi ile de, Nevrûz gecesinde, sabaha doğru "cümle eşya"nın secdeye kapanıp "destur" yani izin alıp, varlıklarını yeni süreçte veya girilen yeni yılda da devam ettirmek istediklerine işaret eder.


Yine Hüsnü Baba, Nevrûziyye’lerinden birinde bu konuyu anımsatır ve Kuran’ın Nevrûz günü vahyedildiği inancını yineler:


Geldi dünyaya bu dem lütf-u adâletle Ali
Nûra gark oldu heman arz-ü semavât-ü celi
Cümlece ins ile cinn yüz sürüp dedi belî
Ehl-i islama bugün vahy ile Kur’an geldi


Bu dörtlükte yeralan Cümlece ins ile cinn yüz sürüp dedi belî dizesi ise Nevrûz’da veya Mart Dokuzu’nda, "ins ile cinn" cümle mahlukatın, bütün varlıkların secdeye gelerek "yüz sürüp" ikrar verdiklerini, yani "beli" dediklerini belirtir. Özellikle Türkiye’de yaşayan Aleviler arasında yaygın olan bir inanca göre, bu gece yarısından sonra, ağaçlar ve diğer varlıklar secdeye gelirken, bir çok değişiklikler olur, hatta derelerde su yerine süt aktığına inanılır. Kim o sırada suya girip yıkanır ve o secde anını gözetlerse, tüm günahlarından arınır, Hak nezdinde makul olup büyük sevap kazanır. Bu yüzdendir ki, ağırlıkla Dersim, Erzincan, Sivas gibi yörelerde, kimi yaşlılar, söz konusu gece, suların soğukluğuna aldırış etmeden derelere koşup yıkanmak için çaba gösterirler.
Hüseyin Hüsnü Erdikut Baba, Hz. Ali ve Nevrûz bağlantısını şöyle dile getiriyor:
Nübüvet izharı bugünde oldu,
Cenâb-ı Ali de bugünde doğdu,
Kâinât bugünde nûr ile doldu,
Bugün Nevruz oldu eyyam bizimdir
Sevinelim canlar bayram bizimdir.


Görüldüğü gibi Hüsnü Baba "Nübüvet izharı bugünde oldu" diyerek nur-u nübüvet’in, yani nebiliğe yolaçan o erişin de bugün de gerçekleştiğini, İmam Ali’nin Nevrûz gününde dünyaya gelmesiyle evrenin nûrla dolduğunu dile getirmektedir.


Y. Fahir Ataer Baba da "Bugün her günden üstündür" dedikten sonra, "Hemen Sâki kadeh döndür" dizesinde, bu bayramda bâde içildiğini de belirtir:


Ali’nin doğduğu gündür
Bu gün her günden üstündür
Hemen Sâki kadeh döndür
Bu gün Nevrûz-u Sultandır


Şükrü Metin Baba ise Nevrûziyye’lerinden birinde aynı temayı yineler:


Sâki-i kevserdir ol Şâh-ı Merdân
Sundular kevseri ol demde heman
Süreriz demleri yıkılsa cihan
Şâh olur kalbimiz Sultân-ı Nevrûz.


14.-15. yüzyıl Alevi-Bektaşi şairlerinden Kaygusuz Abdal da, Hz. Ali’nin doğumunu söz konusu etmeden doğrudan Nevrûz’u işler:


Erişti bâd-ı nevrûz gülistane
Gülistan vakti yetti kim uyane


Temamen yeryüzü cünbişe geldi
Behişte benzedi devr-i zamâne


Gülistan goncesin açtı donandı
Divane oldu bülbüller divane


Yine simurga haber verdi hüdhüd
Otağın başına konmuş sahane


Güvercin çifti ile ötegeldi
Dudak dudağa verdi canı cane


Kışın hâmûş olan kuşlar aceb kim
Fırak ü derd ile geldi lisane


Yine bülbül gülistan arzu kıldı
Tutiye şekker ü baykuş virane


Zihi fazl-ı bahar ü revnak-ı gül
Zihi zevk ü safâ nâm ü nişane


Bezendi dağ ü sahrâ nûr-i rahmet
Nihâni nesneler geldi iyâne


Hazaran ravnaka geldi çemenler
Ki serzeniş kılar hûr-i cihâne


Eğer bildinse hoş Kaygusuz Abdal
Yüzün hâk eylegil pir ü cüvâne


(bâd-ı nevruz: nevrûz rüzgârı; gülistan: güllük, gül bahçesi; cünbiş: hareket, canlanma; behişt: Cennet; simurg: tasavvufu sembolize eden, onun sembolü olduğuna inanılan mitolojik bir kuş, anka kuşu; hâmûş: susan, sessizleşen; tutiye şekker: güzelce ötüşen sevgili papağanlar; "Zihi fazl-ı bahar ü revnak-ı gül": Baharın erdemi ne kadar hoş ve gül ne kadar güzel, "Zihi zevk ü safâ nâm ü nişane": ne güzel zevk ve keyf, adlar ve işaretler; nihâne: gizli, saklı; hâk: toprak.)


Nevrûz’un İran kökenli olması, onun mitolojik yanı ile Hz. Ali’nin kişiliğinin içiçe geçmesinde etkili olmuştur. Bu olgu bir yandan Hz. Ali’nin, üstün sıfatlarla bezenip insan-ı kâmil’in biricik proto-tipi, temel örneği haline getirilmesi, hatta ilahlaştırılması üzerinde etkili olurken; diğer yandan söz konusu geleneğin, onun şahsında daha çekici bir hale gelmesine, geniş taraftar bulmasına neden olmuştur. Dahası, Hz. Ali’nin 21 Mart’ta doğmuş olması, Nevrûz gibi eski bir geleneğin, özellikle de Hz. Ali taraftarlığı çizgisinde de olsa, varlığını ve etkinliğini İslami dönemde de sürdürmesini kolaylaştıran önemli bir etken olmuştur.


___________________İMZA___________________
Medet ya Ali
Türkmendagi Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Türkmendagi Kullanıcısına bu mesajı için teşekkür eden üyeler:
slistre (07.01.2016)
Alt 22.03.2009, 13:35   #5
Yazar
Türkmendagi
Forumun Bir Parçası
 
Türkmendagi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 05.01.2008
Bulunduğu yer: Almanya
Mesajlar: 512
Memleket: BALIKESİR
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 49
İtibar Puanı: 489
Türkmendagi bulunduğu yerlere neşe getiriyorTürkmendagi bulunduğu yerlere neşe getiriyorTürkmendagi bulunduğu yerlere neşe getiriyorTürkmendagi bulunduğu yerlere neşe getiriyorTürkmendagi bulunduğu yerlere neşe getiriyor

Ettiği Teşekkür: 572
313 Mesajına 596 Kere Teşekkür Edlidi
Standart


Nevruziye



Gönüller şad oldu ilk bahar geldi

Nevruz bayramına eriştik ya hu

Çemenzar şevk ile nura bezendi

Nevruz bayramına eriştik ya hu..



Gelin cümle canlar birlik olalım

Arz-ı niyaz edip dara duralım.

Muhabbet bezminde zevkler bulalım

Nevruz bayramına eriştik ya hu..





Atlattık bu demde gamlı günleri

Eriştik safaya sürdük demleri

Açılınca ŞAHIN gonca gülleri

Nevruz bayramına eriştik ya hu..

___________________İMZA___________________
Medet ya Ali
Türkmendagi Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Türkmendagi Kullanıcısına bu mesajı için teşekkür eden üyeler:
slistre (07.01.2016)
Alt 22.03.2009, 13:49   #6
Yazar
Türkmendagi
Forumun Bir Parçası
 
Türkmendagi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 05.01.2008
Bulunduğu yer: Almanya
Mesajlar: 512
Memleket: BALIKESİR
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 49
İtibar Puanı: 489
Türkmendagi bulunduğu yerlere neşe getiriyorTürkmendagi bulunduğu yerlere neşe getiriyorTürkmendagi bulunduğu yerlere neşe getiriyorTürkmendagi bulunduğu yerlere neşe getiriyorTürkmendagi bulunduğu yerlere neşe getiriyor

Ettiği Teşekkür: 572
313 Mesajına 596 Kere Teşekkür Edlidi
Standart



Nevruziye

Gelin ey kardeşler seyran edelim
Alinin doğduğu eyyam bu demdir
Bu zevkle münkiri hayran edelim
Alinin doğduğu eyyam bu demdir


Çerağlar uyansun, kurulsun cemler
Gülbankler çekilsin, sürülsün demler
Cümbüşe gelsünler cümle erenler
Alinin doğduğu eyyam bu demdir


Nerdedir sakiler, sunsunlar bade
Gönüller zevk ile olsun küşade
Eriştik hamd olsun biz de murade
Alinin doğduğu eyyam bu demdir


Bakın çemenzarı süslemiş güller
Açılmış şakayik, lâle, sümbüller
Feryade başlamış şevkle bülbüller
Alinin doğduğu eyyam bu demdir


Geldi Sultan Nevruz, kalmadı elem
Melâik, halâyik cümlesi hürrem
Erenler lütfedip, eyledi kerem
Alînin doğduğu eyyam bu demdir


Bilin ki, bu demdir mes'adet demi
Ref'etmiş erenler cümle elemi
Erişti bizlere Şahın keremi
Alinin doğduğu eyyam bu demdir


Hüsnü baba eyler candan niyazı
Dem sunsun sakiler, kılsunlar bâzı
Okunsun nefesler, çalsınlar sazı
Alinin doğduğu eyyam bu demdir




___________________İMZA___________________
Medet ya Ali

Konu Türkmendagi tarafından (22.03.2009 Saat 14:04 ) değiştirilmiştir.
Türkmendagi Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 22.03.2009, 13:57   #7
Yazar
Türkmendagi
Forumun Bir Parçası
 
Türkmendagi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 05.01.2008
Bulunduğu yer: Almanya
Mesajlar: 512
Memleket: BALIKESİR
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 49
İtibar Puanı: 489
Türkmendagi bulunduğu yerlere neşe getiriyorTürkmendagi bulunduğu yerlere neşe getiriyorTürkmendagi bulunduğu yerlere neşe getiriyorTürkmendagi bulunduğu yerlere neşe getiriyorTürkmendagi bulunduğu yerlere neşe getiriyor

Ettiği Teşekkür: 572
313 Mesajına 596 Kere Teşekkür Edlidi
Standart


bir sema nefesi

Gelin ey nazenin canlar
Bugün Nevzuru Sultandır
Safalar sürsün ihvanlar
Bugün Nevruzu Sultandır


Bütün mü'min, bütün İslam
Bugün etmek gerek bayram
Hemen sun sâkiya, gel cam
Bugün Nevruzu Sultandır


Alİyyülmürteza Hayder
Cihanı garkı nur eyler
Bütün kurt kuş bunu söyler
Bugün Nevruzu Sultandır


Alinin doğduğu gündür
Bugün, her günden Üstündür
Hemen Saki kadeh döndür
Bugün Nevruzu Sultandır


Nice sırlar olup zahir
Aliden oldu hak bahir
Şükreyle sen gel ey (Fâhİr)
Bugün Nevruzu Sultandır

___________________İMZA___________________
Medet ya Ali
Türkmendagi Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Türkmendagi Kullanıcısına bu mesajı için 1 üye teşekkür etti:
Alt 22.03.2009, 14:00   #8
Yazar
Türkmendagi
Forumun Bir Parçası
 
Türkmendagi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 05.01.2008
Bulunduğu yer: Almanya
Mesajlar: 512
Memleket: BALIKESİR
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 49
İtibar Puanı: 489
Türkmendagi bulunduğu yerlere neşe getiriyorTürkmendagi bulunduğu yerlere neşe getiriyorTürkmendagi bulunduğu yerlere neşe getiriyorTürkmendagi bulunduğu yerlere neşe getiriyorTürkmendagi bulunduğu yerlere neşe getiriyor

Ettiği Teşekkür: 572
313 Mesajına 596 Kere Teşekkür Edlidi
Standart



Aşık oldum Mecnun gibi leylâya
Kalmadı kararım düştüm sahraya
Can verildi sandım o dem eşyaya
Alinin avazın duyduğum gece


Uyandım gafletten, açıldı gözüm
Bağlı gördüm Hakka, can ile özüm
Ruşen oldu gönlüm, güldü gül yüzüm
Erenler meydanın gördüğüm gece


Rehber aldı beni çıkardı taşra
Pâk edip çirkâptan kılmıştı ihya
Muhammed Ali sırrın eyledi ifşa
Mansurun darına durduğum gece


Ol saatte aldı pîrîm elimi
Bağladı tığı bendle benim belimi
Hacı Bektaş remziyle kesti dilimi
Mürşit eteğini tuttuğum gece


Erişti Muhabbet zevki sem'ime
Yakmıştım kendimi aşkın şem'ine
Girmiştim (Remziye) kırklar cem'ine
Hızrın dolusunu içtiğim gece


___________________İMZA___________________
Medet ya Ali
Türkmendagi Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Türkmendagi Kullanıcısına bu mesajı için teşekkür eden üyeler:
slistre (07.01.2016)
Alt 22.03.2009, 14:06   #9
Yazar
Türkmendagi
Forumun Bir Parçası
 
Türkmendagi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 05.01.2008
Bulunduğu yer: Almanya
Mesajlar: 512
Memleket: BALIKESİR
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 49
İtibar Puanı: 489
Türkmendagi bulunduğu yerlere neşe getiriyorTürkmendagi bulunduğu yerlere neşe getiriyorTürkmendagi bulunduğu yerlere neşe getiriyorTürkmendagi bulunduğu yerlere neşe getiriyorTürkmendagi bulunduğu yerlere neşe getiriyor

Ettiği Teşekkür: 572
313 Mesajına 596 Kere Teşekkür Edlidi
Standart



NEVRUZİYE

Erler geldi bize mihman olarak
Nevruz bayramını kutlamak İçin
Şahın meydanında erkân kurarak
Nevruz bayramını kutlamak için


Bİr yere cem oldu ehli meveddet
Sürdüler demlerin bunlar akıbet
Sakiler sundular camı muhabbet
Nevruz bayramını kutlamak için


Bugün mevcudata gulgule düştü
Çemenzar zeminden taşraya göçtü
Bülbüller şevk ile güllere üstü
Nevruz bayramını kutlamak için


Bugündür mevludu Şah-ı Velayet
Bugün İzhar oldu nuru nübüvvet
Bugüne mü'minler eyledi hürmet
Nevruz bayramını kutlamak için


Gösterdi ruyinî burcu Hamelden
Şemsi burcu safabahş oldu andan
Yaz eyyamı nişan verdi bahardan
Nevruz bayramını kutlamak İçin


Kâinat zevk ile sürura daldı,
Münkir münafıklar hayrette kaldı
Raksederek şia semaa kalktı
Nevruz bayramını kutlamak için


Teberra ehline ederek lanet
Mühibban pür neşe olmuşlar sermest
(Hüsnü) ye bîr dolu ettiler himmet
Nevruz bayramını kutlamak için

___________________İMZA___________________
Medet ya Ali
Türkmendagi Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Türkmendagi Kullanıcısına bu mesajı için 2 üye teşekkür etti:
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Hizli Erisim


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 18:15.


Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
Yazılan yazılar ve yayınlanan resimlerin tüm hakları yazan kişiye aittir. Site hakları Aleviweb.com adına saklıdır.

Yandex.Metrica