Go Back   Aleviweb.com - Alevi Alevilik ve Aleviler Forumu > Aleviler ve Alevilik > Alevi Kültürü

Alevi Kültürü Alevilik üzerine kültürel yazılar, çıkarımlar, sonuçlar

Cevapla
 
Seçenekler Arama Stil
Alt 30.08.2006, 14:41   #21
Yazar
islamic_manifesto
Y A S A K L I ! ! !
 
islamic_manifesto - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 29.08.2006
Bulunduğu yer: Gebze
Mesajlar: 174
Memleket: ERZURUM
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 0
İtibar Puanı: -7
islamic_manifesto geçmişte onaylanmayan yazıları olmuş

Ettiği Teşekkür: 1
3 Mesajına 5 Kere Teşekkür Edlidi


Standart

Alıntı:
Gazi Mahallesinde olup bitenlerde Salman Rüşti'nin yada Aziz Nesin'in işimidir?Evet iyi bir tahlil mutlaka yapılmalı ama konuya şimdilik girmeyecek oluşunuza üzüldüm ancak
Alevi kahvehanelerini sence kimler taradı ? Sünniler mi? Herşey ortada birileri provake etti ve alei vatandaşlarımızın yaşadığı Gazi Mahallesinde olaylar tırmandı..Sağ duyulu hareket edilebileysi.. polisle çatışmak yerine tarayanların kimler olduğu ortaya çıkarılsaydı o olaylar yaşanmazdı.Masum insanlarda ölmezdi.Ama her fırsatı polise saldırmak için bir bahane olarak görünce olaylar tabiki bu şekilde gelişir.
Alıntı:
İslama hakaret yapanların yazılarını yada linklerini verebilmek yakışır size.Eğer yüzde olarak İslama hakaret edenlerin yazıları yada sayıları çok ise ben bu siteden çıkıp gideceğim,aksi takdirde yalancı olursunuz ki bu durumda bu sitede kalamazsınız
Bu çok kolay.Sadece açılmış konu başlıklarına falan bakın.Peyganber hanımlarından bahsederken peyganber KARILARI diyenleri bir görün kafi.

islamic_manifesto Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 30.08.2006, 15:12   #22
Yazar
HENA
Üye
 
HENA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 25.08.2006
Mesajlar: 41
Memleket: SİVAS
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 45
İtibar Puanı: 10
HENA iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 1
2 Mesajına 23 Kere Teşekkür Edlidi
Standart Cem

Aleviler ibadetlerine CEM adı verirler. CEM; toplanmak, bir araya gelmek, topluca davranmak anlamlarına gelir. Ayrıca; "Cem ayini" veya "Ayini Cem" adı da verilir. Aleviler, Anadolu'da Osmanlı döneminde, Osmanlı şeriatla yönetilen Sünni bir din devleti olduğu için ibadetlerini yüzyıllarca saklı, gizli yapmışlardır. Bu nedenle cami veya kilise gibi geliştirilmiş bir dinsel, mekan mimarisi, Cemevi mimarisi v.s. oluşmamıştır. Aleviler yüzyıllarca ibadetleri olan cemleri köyün veya yerleşmenin en büyük evinde yapmışlardır. Evlerin dışında ibadetlerini, açık bulundukları sürece tekke ve dergahlar ile son yıllarda yapılan CEMEVLERİNDE yapmaya çalışmışlardır. Aleviler, yaptıkları ibadet biçimi olan CEM'in kaynağının; Hz. Muhammet'in Miraç'tan dönüşte uğradığı dergahtaki topluluğun birlikte yaptığı ve adına KIRKLAR CEMİ denilen ibadetten geldiğine inanırlar. Bu mitolojik meclis kendisini şöyle ifade ediyor: "Bizim küçüğümüz, büyüğümüz yoktur. Küçüğümüzde uludur, büyüğümüz de uludur. Birimiz kırkımız, kırkımız birimizdir." Bu anlayıştan kaynaklandığı kabul edilen Alevi ceminde kapıdan içeri giren her can, kadın olsun, erkek olsun birdir. Dışarıda toplumsal ünvanı ne olursa olsun her kişi cem erenleri meclisinde eşittir.

KURAN VE EHLİBEYT

1-Bakara Sûresi’nin 274. âyeti:
“Elleziyne yünfikuüne emvâlehüm billeyli vennehâri sırren ve alâniyeten felehüm ecrühüm inde rabbihim, ve lâ havfün aleyhim ve lâ hüm yahzenûn.”

Meâli: “Gece, gündüz, gizli, âşikâr olarak mallarını harceden kimselerin Rableri yanında mükâfatları vardır; onlar için korku yoktur, onlar mahzûn da olmazlar.”

Açıklama: Bu âyet-i kerîme Hz.Ali hakkında nâzil olmuştur. Dört dirhemi varsa birini sırren, birini alenen, birini gece karanlıkta ve birini de gündüz aydınlıkta verirdi.
Hz.Muhammed: “Niçin böyle verirdin?” diye sorduklarında:
Hz.Ali:“Şâyet, biri kabul olur ümidiyle…” diye cevap verdi.

2-Maide Sûresi’nin 55. âyeti:
“İnnemâ veliyyikümullâhü ve resûlühü velleziyne âmenülleziyne yukıymûnessalâte ve yü’tûnezzekâte ve hüm râki’ûn”

Meâli: “Sizin yârınız, işinizi gören ancak Allah’tır, Peygamberidir, namazı dosdoğru kılan, zekât veren, rükûda bulunan mü’minlerdir.”

Açıklama: Bu âyet-i kerîmenin Hz.Ali hakkında nâzil olduğunu, tefsirciler hem de Hz.Resûlullah’ın duâsı ile beraber aynen yazmışlardır. Bu âyetin nâzil olmasına sebep olan olayı Ebû Zer-Gaffari Hazretleri şöyle anlatır:
“Bir gün, mescide giren bir muhtaç kişi, Yâ Rabbî şâhid ol! Resûlullah’ın mescidine geldim, şey’en lill’âh(yardım) istedim kimse bana bir şey vermedi” diye yakındı.
Hz.Ali namaz kılıyordu ve rükû da idi. Yoksula serçe parmağındaki yüzüğünü alması için işaret etti ve elini uzattı o da sevinerek yüzüğü çıkarıp aldı. Bu durumu Resûlullah bakışlarıyla izliyordu. Bakışlarındaki hâli, orada bulunan sahâbelere bir heyecan vermişti.
Bundan duygulanan Hz.Muhammed mübarek ellerini kaldırarak:“Allah’ım! Kardeşim Mûsâ, birlik makamından; «Yâ Rabb! Meşakkete tahammül için göğsümü aç, Firavun’a karşı işimi kolaylaştır. Dilimden düğümü çöz ki, sözümü anlasınlar. Bana ailemden birini, kardeşim Harun’u vezir yap da onunla arkamı kavi kıl. Onu işimde bana ortak yap. Şunun için ki seni çok tesbih edelim, seni çok analım»” diye yalvardı.

3-Tâ-Hâ Sûresi’nin 25-34. âyetleri:
Ve “Allah’ım!Ben de Peygamberin Muhammedim. Benimde göğsümde genişlik ver, işimi kolaylaştır, bana da ehlimden Ali’yi vezir yap ve bununla güçlendir beni” diye duâ etti.
Henüz sözlerini bitirmeden Cebrâil nâzil oldu:
“Yâ Muhammed! İnnemâ veliyyikümullâhü ve resûlühü” âyetini oku dedi. Maide Sûresi’nin 55. âyeti bunun için nâzil olmuştur. Allah’ın emirlerine uyarak Hz.Ali’nin halîfe tayin edilmesi Kur’ân buyruğudur.

4-İnsan (Dehr) Sûresi'nin 8 ve 9. âyetleri :
“(8) Ve yut’ımûnettâ’âme alâ hubbihi miskiynen ve yetiymen ve esiyrâ. (9) İnnemâ nut’ımüküm livechillâhi lâ nüriydü minküm cezâen ve lâ şükûrâ.”
:“(8) Onlarda taamın azlığı ve ihtiyaçları varken, Allahü Taâlâya muhabbetlerinden dolayı fakiri, yetimi ve esiri it’âm ederler. (9) Bu it’amımız size ancak livechillâhtır. Sizden onun için mükâfat ve teşekkür murat etmeyiz.”

Açıklama : Bu âyet-i kerîmeler; Hz.Ali, Hz.Fatıma, Hz.Hasan ve Hz.Hüseyin hakkında nâzil olmuştur. İmâm-ı Hasan ve İmâm-ı Hüseyin bir gün hastalandıklarında, Hz.Peygamber ve ashâbın ileri gelenleri onları ziyaret etmeye geldiler. Hz.Resûlullah, iki hazretin iyileşmeleri için İmâm-ı Ali’ye nezir tutmalarını önerir. İmâm-ı Ali, bunun üzerine üç gün nezir olarak oruç tutmaya karar verir.
Orucun birinci gününde, arpadan yapılmış ekmekler akşam namazından sonra sofraya konulduğunda, yoksul biri kapıya gelip; “Aç olduğunu söyleyerek bir şeyler ister”. Bunun üzerine hazırlamış oldukları ekmekleri o yoksula verip, su ile iftar ederler.
İkinci oruç gününün sonunda, iftar vaktinde kapıya bir yetim gelip; “Yiyecek bir şeyler ister.” Hazırlamış oldukları o ekmekleri yetime verip, o gün de su ile iftar ederler.
Üçüncü günün sonunda da aynı hazırlık yapıldıktan sonra, kapıya bir esir gelip; “Yiyecek bir şeyler ister.” Ona da hazırlamış oldukları ekmekleri verip, su ile iftar ederler.
Dördüncü gün olduğunda İmâm-ı Ali; İmâm Hasan ve İmâm Hüseyin’in ellerini tutarak Hz.Resûlullah’ın huzûruna gider. Hz.Resûlullah, onların bu durumlarını gördüğünde ağladı ve o anda Cebrâil Aleyhisselâm’da, Kur’ân-ı Kerîm’in şu âyetini getirdi:
“İnne hâzâ kâne leküm cezâen ve kâne sa’yüküm meşkûrâ” (İnsan 22. âyet)
Meâli: Bütün bunlar mükâfat olarak size verilecek. Sa’yiniz hoşa gidecek, makbul olacak.

5-Şûra Sûresi’nin 23. âyeti:“Kul lâ es’eleküm aleyhi ecren illelmeveddete fiylkurbâ”

Meâli: “De ki; Risaletimin (Peygamberliğimin) tebliği hususunda, akrabamı (Ehl-i Beyt’imi) sevmenizden başka hiçbir ücret istemiyorum.”

Açıklama: Bu âyet-i kerîme nâzil olduğunda, sahâbe suâl ettiler ki; “Yâ Resûlullah, meveddet buyurulmuş bu kurbâ kimlerdir?”
Hz.Muhammed cevâben; “Ali, Fâtıma, Hasan ve Hüseyin” demişlerdir.Kuran’da Hz. Ali ve Ehlibeyt



Sünni çevrelerin katılmamasına ve doğru bulmamalarına karşın; Şii, Alevi ve Bektaşi çevreler Kuran’da Hz. Ali ve Ehlibeyt’ine ilişkin ayetlerin bulunduğunu, Ali ve Ehlibeyt’in vahiye konu olduklarını, ama Kuran derlemeleri yapılırken bu tür ayetlerin çıkarıldığı düşünülür, inanılır ve savunulur. Hatta 6666 ayet olması gereken Kuran’ın 6234 ayet olamasının nedeni budur. Yani, Şii / Alevi çevrelerin savına göre; Kuran’daki bu eksiklik, Ali ve Ehlibeyt’in üstünlüğüne ilişkin ayetlerle Ümeyyeoğullarının kötülüklerini dile getiren ayetlerin çıkarılmasından kaynaklanmıştır. Ayrıca, Ali ve Ehlibeyt hakkında önemli sayılacak ölçüde hadis olduğu da savunulur.

Gerek ayetlerde gerekse hadislerde ençok övgülü sözler Ali içindir. İbni Abbas, Ali’ye ilişkin 300 ayetin indiğini belirtir. Ancak, 80 ayet konusunda bilim çevreleri görüş birliğindedirler. Oysa, Ali’yi kendisine rakip alan Muaviye’yi yücelten tek bir ayet bile yoktur.[1] İbni Hambel’se; “Ali hakkında Peygamber’den gelen erdemlik içeren sözler başka kimseler hakında gelmemiştir” der. Cami gibi ünlü kaynaklara göre, Peygamber Muhammed; “Ali Kuran iledir ve Kuran Ali ile. İkisi havuz kenarında bana ulaşıncaya dek ayrılmazlar” der.

Şii-Sünni Kuran yorumcu ve bilim çevrelerine göre Hz. Ali ve Ehlibeyt’e ilişkin inen, yahut onları konu alan veya herhangi bir biçimde ima eden ayetler şunlardır: Bakara 207-208-274; Al-i İmrân 61; Nisa 54-115-117; Maide 55-67; A’raf 46; Enfal 27; Rad 29; Nûr 35-36; Şuara 214; Ahzâb 23-25-33-56; Fatır 32; Yasin 12; Saffat 24-130; Secde 18; Şûra 23; Zuhruf 67; Rahman 19; Vakıa 10; Hadid 19; Haşr 20; Hakka 12; İnsan (Hel’Ata) 9; Tekasür 8.[2]

Kuran’ın tümü Ali ve Ehlibeyt’i kapsar. Kuran’ın tümünde Ali ve Ehlibeyt’e göndermede bulunan ayetlerin surelere göre dağılımıysa şöyledir: Enfal 7; Tevbe 11; Yunus 11; Hicr 8; Nahl 19; İsra 11; Taha 21; Enbiya 10; Hacc 6; Hud 1; Yusuf 17; Furkan 12; Şuara 15; Nevml 4; Kassas 6; Ankebut 8; Mümin 4; Fussilet 8; Şûra 6; Zuhruf 14; Duhan 8; Vakia 7; Hadid 10; Mücadele 1; Haşr 2; Saf 3; Kıyam 2; Dehr 4; Mursalat 7; Naba 7; Naziat 2; Zilzal 5; Adiyat 6; Keyf 7; Meryam 8; Rum 2; Lokman 4; Secde 1; Ahzâb 13; Sebe 4; Casiye 2; Muhammed 15; Fetih 6; Hucurat 7; Kaf 2; Cuma 1; Münafikun 6; Tagaabun 3; Tahrim 4; Mülk 2; Abasa 3; Tekvir 4; İnfitar 2; Buruc 2; Beled 3; Maun 1; Kevser 1; Miminin 7; Nur 8; Fatır 2; Yasin 3; Saffat 5; Sad 16; Zümer 13; Zariyat 6; Tur 6; Necr 16; Kamar 3; Rahman 19; Kalem 9; Haakka 4; Maaric 4; Nuh 1; Cin 4; şems 6; Leyl 5; Tin 7; Kadr 5; Beyyine 2; Al-i İmrân 24; Nisa 21; Takasur 1; Asr 3; Humaza 1; İhlas 1; Fatiha 7; Bakara 67; Maide 6; Araf 12.[3]

Kuran’da Hz. Ali ve Ehlibeyt’i amaçlayan ayetlerin olduğunu dünden bugüne dünyanın en ünlü Kuran ve hadis otoriteleri de savunurlar. Çalışmalarıyla kimi ipuçları verirler. Genel kanı; Kuran’ın düzenlenmesi sırasında bu tür ayetlerin doğrudan ayıklanmasına karşın, yine de Ali ve Ehlibeyt’i amaçlayan ve doğrudan-dolaylı onlara yönelik olan azımsanamayacak ölçüde ayet kalmıştır. Bu konunun uzmanı, yani ilahiyatçı olmayışımız nedeniyle, biz yalnızca bu otoritelerin saptamalarını aktarmakla yetineceğiz.


Kuran'da yazan Ali değil mi?


Ahzâb Sûresi’nin 33. âyeti:
“İnnemâ yüriydullahü liyüzhibe ankümürricse ehlelbeyti ve yütahhireküm tathiyrâ”
Meâli: “Ey «Ehl-i Beyt», Allah sizden günahı, her türlü fenalıkları ve kötülükleri giderip sizi kemâl üzre tertemiz tathir etmek ve pâk kılmak murad eder.”
Açıklama: Bu âyet-i kerîme nâzil olduğunda, Hz.Peygamber zevcelerinden Ümmü Seleme’nin evinde idi. Hz.Muhammed; Hz.Ali, Hz.Fâtıma, Hz.Hasan ile Hz.Hüseyin’i çağırdı, onları örtündüğü abasının altına aldı ve “Allah’ım, işte bunlar benim «Ehl-i Beyt’im» dir” buyurmuşlardır.

» Ahzâb Sûresi’nin 56. âyeti:
“İnnallâhe ve melâiketehü yusallûne alennebiyy, yâ eyyühelleziyne âmenû sallû aleyhi ve sellimû tesliymâ”
Meâli: “Şüphe yok ki Allah ve melâikesi Peygamber’e selâvat getirirler. Ey îman edenler! Siz de O’na selâvat getirin; selâm getirin.”
Açıklama: Kendilerinden; “Sana nasıl selâvat edelim” diye sorduklarında Hz.Peygamber; “Allahümme salli Alâ Muhammedin ve Alâ Âl-i Muhammed” deyin buyurmuşlardır.
Şu halde, Allah ve Peygamber’in emriyle Peygamber’e selât ve selâm verilirken Âl-i’ne; Ali, Fâtıma, Hasan ve Hüseyin’e de selât ve selâm veriliyor.

» Âl-i İmran Sûresi’nin 61. âyeti:
“Femen hacceke fiyhi min ba’di mâ câeke minel’ilmi fekul te’âlev,ned’u ebnâenâ ve ebnâeküm ve nisâena ve nisâeküm ve enfüsenâ ve enfüseküm sümme nebtehil fenec’al la’netallahi alelkâzibiyn”
Meâli: “Sana ilim vâsıl olduktan sonra Îsâ hakkında her kim sana karşı çene çalarsa onlara dersin: Gelin oğullarımızı, oğullarınızı;kadınlarımızı, kadınlarınızı çağıralım siz de gelin biz de gelelim sonra lânetleşelim, Allah’ın lâneti yalancılara olsun, diye niyaz edelim.”
Açıklama: Bu âyet “Ehl-i Beyt” hakkında nâzil olmuştur. Kitap ehlinin vergi vererek dinlerinde kalabilecekleri teşri edilmiş ve İslâm iktidarı altındaki kitap ehlinin hepsi de buna râzı olmuştu. Ancak Necran Hıristiyanları, buna râzı olmamışlardı.

Bunların içlerinde Ebû Hârise adlı bilgili bir keşiş de vardı. Hz.Peygamber’e; Hz.Îsâ Peygamber ile ilgili sorular sordular ve “Biz senin Peygamberliğine inanmıyoruz bize bunu ispat et” dediklerinde, yukarıdaki âyet-i kerîme nâzil olmuştur.

Bunun üzerine Hz.Muhammed, Necran Hıristiyanlarına hitaben:
“Her ne kadar size hüccet(delil) getirdim ise siz inat ettiniz ve nizâyı artırdınız” diyerek onları mübâheleye, yani bir araya gelip Allah’ın lânetini yalancıya havale etmeye çağırdı. O gün mühlet istediler, ertesi güne bırakalım bu işi dediler. İçlerinden, Ebû Harise adlı keşiş onlara; “Muhammed yarın «Ehl-i Beyt’i» ile gelirse, sakın onunla mübâheleye girişmeyin; ashâbıyla gelirse mübâheleye girişin” dedi.

Ertesi günü, mübâhele yerine geldiler. Hz.Muhammed; Hz.Hasan ile Hz.Hüseyin önlerinde, Hz.Fâtıma arkalarında olduğu ve Hz.Ali’nin elini tuttuğu halde teşrif buyurdular. Necranlılar da aralarında oğullarının ve kadınlarının da bulunduğu, yetmiş kişiyle gelmişlerdi.

Ebû Hârise, tercümanlarına;
“Muhammed’le beraber gelenlerin kimler olduklarını” sordu. Kızı Fâtıma, dâmâdı Ali, onların iki oğlu Hasan ve Hüseyin olduğunu anlayınca, taifesine dönüp; “Bakın görün dedi, nasıl kendisinden emin; bir şüphesi, bir tereddüdü olsaydı bunlarla gelmez, mübâheleye cesaret edemezdi. Kayser’den korkmasaydık îman ederdik; mübâheleye kalkışmayalım; yoksa yeryüzünde su içer bir tek Hıristiyan kalmaz” demiş ve “Mübâheleye girişmeyeceklerini” söyleyip, vergi vermeye râzı olmuşlardır.

» Bakara Sûresi’nin 274. âyeti:“Elleziyne yünfikuüne emvâlehüm billeyli vennehâri sırren ve alâniyeten felehüm ecrühüm inde rabbihim, ve lâ havfün aleyhim ve lâ hüm yahzenûn.”
Meâli: “Gece, gündüz, gizli, âşikâr olarak mallarını harceden kimselerin Rableri yanında mükâfatları vardır; onlar için korku yoktur, onlar mahzûn da olmazlar.”
Açıklama: Bu âyet-i kerîme Hz.Ali hakkında nâzil olmuştur. Dört dirhemi varsa birini sırren, birini alenen, birini gece karanlıkta ve birini de gündüz aydınlıkta verirdi.

Hz.Muhammed: “Niçin böyle verirdin?” diye sorduklarında:
Hz.Ali:“Şâyet, biri kabul olur ümidiyle…” diye cevap verdi.

» Maide Sûresi’nin 55. âyeti:
“İnnemâ veliyyikümullâhü ve resûlühü velleziyne âmenülleziyne yukıymûnessalâte ve yü’tûnezzekâte ve hüm râki’ûn”
Meâli: “Sizin yârınız, işinizi gören ancak Allah’tır, Peygamberidir, namazı dosdoğru kılan, zekât veren, rükûda bulunan mü’minlerdir.”
Açıklama: Bu âyet-i kerîmenin Hz.Ali hakkında nâzil olduğunu, tefsirciler hem de Hz.Resûlullah’ın duâsı ile beraber aynen yazmışlardır. Bu âyetin nâzil olmasına sebep olan olayı Ebû Zer-Gaffari Hazretleri şöyle anlatır:
“Bir gün, mescide giren bir muhtaç kişi, Yâ Rabbî şâhid ol! Resûlullah’ın mescidine geldim, şey’en lill’âh(yardım) istedim kimse bana bir şey vermedi” diye yakındı.

Hz.Ali namaz kılıyordu ve rükû da idi. Yoksula serçe parmağındaki yüzüğünü alması için işaret etti ve elini uzattı o da sevinerek yüzüğü çıkarıp aldı. Bu durumu Resûlullah bakışlarıyla izliyordu. Bakışlarındaki hâli, orada bulunan sahâbelere bir heyecan vermişti.

Bundan duygulanan Hz.Muhammed mübarek ellerini kaldırarak:

“Allah’ım! Kardeşim Mûsâ, birlik makamından; «Yâ Rabb! Meşakkete tahammül için göğsümü aç, Firavun’a karşı işimi kolaylaştır. Dilimden düğümü çöz ki, sözümü anlasınlar. Bana ailemden birini, kardeşim Harun’u vezir yap da onunla arkamı kavi kıl. Onu işimde bana ortak yap. Şunun için ki seni çok tesbih edelim, seni çok analım»” diye yalvardı. (Tâ-Hâ 25-34. âyetler)
Ve “Allah’ım!Ben de Peygamberin Muhammedim. Benimde göğsümde genişlik ver, işimi kolaylaştır, bana da ehlimden Ali’yi vezir yap ve bununla güçlendir beni” diye duâ etti.

Henüz sözlerini bitirmeden Cebrâil nâzil oldu:
“Yâ Muhammed! İnnemâ veliyyikümullâhü ve resûlühü” âyetini oku dedi. Maide Sûresi’nin 55. âyeti bunun için nâzil olmuştur.

Allah’ın emirlerine uyarak Hz.Ali’nin halîfe tayin edilmesi Kur’ân buyruğudur.

» İnsan (Dehr) Sûresi'nin 8 ve 9. âyetleri :“(8) Ve yut’ımûnettâ’âme alâ hubbihi miskiynen ve yetiymen ve esiyrâ. (9) İnnemâ nut’ımüküm livechillâhi lâ nüriydü minküm cezâen ve lâ şükûrâ.”
Meâli: “(8) Onlarda taamın azlığı ve ihtiyaçları varken, Allahü Taâlâya muhabbetlerinden dolayı fakiri, yetimi ve esiri it’âm ederler. (9) Bu it’amımız size ancak livechillâhtır. Sizden onun için mükâfat ve teşekkür murat etmeyiz.”
Açıklama : Bu âyet-i kerîmeler; Hz.Ali, Hz.Fatıma, Hz.Hasan ve Hz.Hüseyin hakkında nâzil olmuştur. İmâm-ı Hasan ve İmâm-ı Hüseyin bir gün hastalandıklarında, Hz.Peygamber ve ashâbın ileri gelenleri onları ziyaret etmeye geldiler. Hz.Resûlullah, iki hazretin iyileşmeleri için İmâm-ı Ali’ye nezir tutmalarını önerir. İmâm-ı Ali, bunun üzerine üç gün nezir olarak oruç tutmaya karar verir.

Orucun birinci gününde, arpadan yapılmış ekmekler akşam namazından sonra sofraya konulduğunda, yoksul biri kapıya gelip; “Aç olduğunu söyleyerek bir şeyler ister”. Bunun üzerine hazırlamış oldukları ekmekleri o yoksula verip, su ile iftar ederler.

İkinci oruç gününün sonunda, iftar vaktinde kapıya bir yetim gelip; “Yiyecek bir şeyler ister.” Hazırlamış oldukları o ekmekleri yetime verip, o gün de su ile iftar ederler.

Üçüncü günün sonunda da aynı hazırlık yapıldıktan sonra, kapıya bir esir gelip; “Yiyecek bir şeyler ister.” Ona da hazırlamış oldukları ekmekleri verip, su ile iftar ederler.

Dördüncü gün olduğunda İmâm-ı Ali; İmâm Hasan ve İmâm Hüseyin’in ellerini tutarak Hz.Resûlullah’ın huzûruna gider. Hz.Resûlullah, onların bu durumlarını gördüğünde ağladı ve o anda Cebrâil Aleyhisselâm’da, Kur’ân-ı Kerîm’in şu âyetini getirdi:

“İnne hâzâ kâne leküm cezâen ve kâne sa’yüküm meşkûrâ” (İnsan 22. âyet)
Meâli: Bütün bunlar mükâfat olarak size verilecek. Sa’yiniz hoşa gidecek, makbul olacak.
Kısa zaman içinde ard arda mesaj yazıldığı için sistem tarafından mesajlar birleştirilmiştir (otomesajdır, ********)
Kainatın efendisi; yaratılışın özü ve özeti, bütün fazilet ve kemallerin sahibi Hz. Peygamber (Allah'ın selamı ona ve pak Ehli Beyt'ine olsun) Hz. Ali’ye hitaben şöyle buyurmuştur: “Ey Ali, seni Allah’tan ve benden başka hiç kimse hakkıyla tanıyamamıştır.”[2]

Peygamber’in bu sözü bir haber niteliğindedir ve var olan bir gerçeği bildirmektedir. Yani Ali (Allah'ın selamı ona olsun) hakkında yüzeysel bilgiler ve tanımlar var olmuştur ve de olacaktır. Ama Ali’nin (Allah'ın selamı ona olsun) varlık gerçeği hakkındaki bilgi Peygamber (s.a.a) dışındaki hiç kimse için mümkün olmamıştır.

Mübahale ayeti İslam alimlerinin naklettiği üzere Ehli Beyt (a.s) hakkında nazil olmuştur. Nitekim bir rivayette şöyle yer almıştır: “Bu ayet nazil olup, “Deki, gelin çocuklarımızı ve çocuklarınızı çağıralım…” diye buyurunca Resulullah, Ali, Fatıma, Hasan ve Hüseyin’i çağırıp şöyle buyurdu: “Allahım bunlar benim ehlimdir.”[5]

Bir rivayette de İmam Hasan Askeri (a.s) şöyle buyurmuştur: “Peygamber (s.a.a) şöyle buyurdu: “En üstün ve teşekkür etmenize en layık anne babanız Muhammed (s.a.a) ve Ali (a.s)’dır.” Ali bin Ebi Talib (a.s) da Peygamber (s.a.a)’in şöyle buyurduğunu işittiğini söylemiştir: “Ben ve Ali bu ümmetin babalarıyız.”.


Kaynak: [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

___________________İMZA___________________
Eğer kişi, akıllı ve çalışkan ise TAKDİR ET, Akıllı değil de çalışkan ise DİKKAT ET, Akıllı olupta tembel ise İKAZ ET, Hem akılsız, hem de tembel ise DEFET !

Konu HENA tarafından (31.08.2006 Saat 15:23 ) değiştirilmiştir.
HENA Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
HENA Kullanıcısına bu mesajı için 1 üye teşekkür etti:
Alt 30.08.2006, 15:22   #23
Yazar
islamic_manifesto
Y A S A K L I ! ! !
 
islamic_manifesto - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 29.08.2006
Bulunduğu yer: Gebze
Mesajlar: 174
Memleket: ERZURUM
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 0
İtibar Puanı: -7
islamic_manifesto geçmişte onaylanmayan yazıları olmuş

Ettiği Teşekkür: 1
3 Mesajına 5 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Alıntı:
HANE ; Hz. Muhammet'in Miraç'tan dönüşte uğradığı dergahtaki topluluğun birlikte yaptığı ve adına KIRKLAR CEMİ denilen ibadetten geldiğine inanırlar
O kırklar ceömindeki 40 kişiden dördünün ismini sayın kafi.
Hz.Peyganbere böyle bir isnat olmaz.Onun ibadeti namaz ve oruçdur.
O saz çalıp semah dönmemişdir.Bunun ne ilmi nede kitabi delili vardır.
Yukarıda ayet yazmanın bir anlamı yokdur.Peyganberin ilk mescidi bugün halen ayakdadır.Mescid-i Nebevi.Medineye hicretinden hemen sonra o mabedi inşa etmişdir.Bütün bu yapılanları islam yada Kur'an ile delillendirmek söz konusu değil.
Kaldı ki alevilik babadan oğula yani aileden gelen bir inanç.Oysa İslam evrenseldir.Mesajı bütün insanlığı kapsar.

islamic_manifesto Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 30.08.2006, 15:24   #24
Yazar
İşcanbaba
Forumla Bütünleşmiş
 
İşcanbaba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 06.03.2006
Bulunduğu yer: Ankara
Yaş: 56
Mesajlar: 2.531
İşcanbaba - MSN üzeri Mesaj gönder
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 81
İtibar Puanı: 1036
İşcanbaba görkemli bir forum yaşantısı varİşcanbaba görkemli bir forum yaşantısı varİşcanbaba görkemli bir forum yaşantısı varİşcanbaba görkemli bir forum yaşantısı varİşcanbaba görkemli bir forum yaşantısı varİşcanbaba görkemli bir forum yaşantısı varİşcanbaba görkemli bir forum yaşantısı varİşcanbaba görkemli bir forum yaşantısı var
İşcanbaba - MSN üzeri Mesaj gönder

Ettiği Teşekkür: 1.566
875 Mesajına 1.840 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Hena
Nedir bu,alıntı
Cemle ne bağlantısı ve ilgisi var,
Yeteri kadar esrarengizsin,Kopileyip ,ortadan yok oluyorsun
Hiç yorumsuz,Sen ne yapıdının farkındamısın?

___________________İMZA___________________

Bu ne yaman çelişki anne

Sağı solu
önü arkası yok
kalmadı
ömrümün
belki bu son hasretleri
son özlemleri
bir aşkın ardından
son gözyaşları döküşleri
yok kalmadı farkı
altı, üstü
yer ile gökyüzünün
yaşamla,ölümün


Dinimiz Sevgi
Kabemiz İnsandır
.

www.karakoykoop.org.tr
İşcanbaba Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 30.08.2006, 16:47   #25
Yazar
koçero
Yeni Üye
 
koçero - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 28.08.2006
Mesajlar: 8
Memleket: TOKAT
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 0
İtibar Puanı: 11
koçero iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 0
0 Mesajına 0 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

aydınlatıcı bilgilerinizden dolayı teşekür ederim

burdaki islamic manifesto denen arkadaş kendine bi baksın önce kendinin ne olduğundan haberi bile yok herşeyi saptırıyor başka bi yaptığı yok ismine baksanıza islamic isminde bile avrupa ve amerika lisanı var gerisini söylemeye gerek yok
herşey anlaşıyor

koçero Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 30.08.2006, 17:17   #26
Yazar
islamic_manifesto
Y A S A K L I ! ! !
 
islamic_manifesto - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 29.08.2006
Bulunduğu yer: Gebze
Mesajlar: 174
Memleket: ERZURUM
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 0
İtibar Puanı: -7
islamic_manifesto geçmişte onaylanmayan yazıları olmuş

Ettiği Teşekkür: 1
3 Mesajına 5 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Alıntı:
koçero ; burdaki islamic manifesto denen arkadaş kendine bi baksın önce kendinin ne olduğundan haberi bile yok herşeyi saptırıyor başka bi yaptığı yok ismine baksanıza islamic isminde bile avrupa ve amerika lisanı var gerisini söylemeye gerek yok
herşey anlaşıyor
Bir isme bakarak çok şey anlamışsınız.Yazılanları okursanız saptırmanın ne olduğunu ve saptıranların kimler olduğunu daha iyi anlarsınız.
Birşeyler duymuşlar ama ne olduğunu bilen yok..

islamic_manifesto Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 31.08.2006, 12:55   #27
Yazar
fatih6659
Y A S A K L I ! ! !
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 25.08.2006
Mesajlar: 25
Memleket: ANKARA
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 0
İtibar Puanı: 11
fatih6659 iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 0
0 Mesajına 0 Kere Teşekkür Edlidi
Standart ali!!!

yaw alevi kardeşler şu ali deme alışkanlıgı sizde yüksek derecelere ulşmış.ya diyorum ki bu zatı bu kadr seviyonuzda niye saygısızlık yapıpta babanızın ogluymuş gibi ali diyonuz.
ali kim?hangi ali?kusura bakmayın ama HZ.ALİ(R.A) gereken saygıyı göstermiyorsunuz...
foruma bakın eger yazılanlar kopyala-yapıştır degil ise genelde ali denmiş.

fatih6659 Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 31.08.2006, 14:01   #28
Yazar
HENA
Üye
 
HENA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 25.08.2006
Mesajlar: 41
Memleket: SİVAS
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 45
İtibar Puanı: 10
HENA iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 1
2 Mesajına 23 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Alıntı:
bulentiscan Nickli Üyeden Alıntı
Hena
Nedir bu,alıntı
Cemle ne bağlantısı ve ilgisi var,
Yeteri kadar esrarengizsin,Kopileyip ,ortadan yok oluyorsun
Hiç yorumsuz,Sen ne yapıdının farkındamısın?
evet ben ne yaptığımın farkındayım ancak burada bulunan bazı isalmi fanatiklerin ne yapmaya çalıştığının siz farkındamısınız acaba resmen sizlere islami misyonerlik yapıyor kendi düşüncelerini sizlere empoze etmeye calışıyorlar bence önce bu adamlar ne yapmaya çalışıyor diye sormanız lazımadamlar bizim için kutsal olan manevi değerlerimize inanaçlarımıza demediğini bırakmıyor halen benim ne yapmaya çalıştığımda takılı kalmışsınız ya bunlar değilmiydi hz.ALİ yi camiide katleden ,bunlar değilmiydi 37 insanımızı diri diri yakan ,bunlar değilmiydi maraşta ,çorumda ve gazi olaylarında o çok övdükleri camii de güya ibadet edip çıkşta insanları tekbirlerle yakanlar .asıl benim sormama lazım bu adamların burada ne işi var diyebana cok seslilik ceşitlilik demeyin bunlara karşı değilim ama insan haddini bilmeli.

cem ile ne alakası olduğunu sormuşsun eğer yazılanları okusaydın ne alakası olduğunu anlardın .adamlar hz.ALİnin adını bile duymaktan rahatsızlar


Alıntı:
yaw alevi kardeşler şu ali deme alışkanlıgı sizde yüksek derecelere ulşmış.ya diyorum ki bu zatı bu kadr seviyonuzda niye saygısızlık yapıpta babanızın ogluymuş gibi ali diyonuz.
sanki iman sadece onların tekelinde

1- Alevilik İslam öncesi çok tanrılı dinlerin kalıntılarını taşıyan özellikle şaman dini gelenek ve kültürünün bir kalıntısıdır. Bu gelenek ve kültür etrafında toplanan Anadolu yarımadası insanlarının bir yaşam biçimidir.
2- Aleviliğin İslam dini ile ilgisi yoktur. Orta Asya’dan Anadolu’ya göçen Türkmen kabilelerinin kültür, gelenek, örf ve adetlerini de beraber getirmelerinden ve yaşatmalarından dolayı bu gelenekler çağımıza kadar yaşamış ve Anadolu halkının bir kültürel ve yaşam biçimi olmuştur.
3- Alevilik İslam dininin kurulmasından yaklaşık yüz yıl sonra Eba Müslim Horasani zaferi ile kurulan tüm kökenlerinde Kürt geleneklerini taşıyan Hz. Muhammet, Hz. Ali ve İslam dini ile de ilgisi olmayan bir kültürdür, bir inanç biçimi değildir.
4- Alevilik ne inançtır, ne de İslam dini ile ilgisi olan bir mezheptir. Alevilik Anadolu halkının bir yaşam biçimidir, bir kültür biçimidir.
5- Aleviliğin, Kürt, Türk, Doğulu, Batılı anlamında tariflerinden tutunda Kürt Alevisi, Türk Alevi’sini birbirinden ayırarak kendi içinde Aleviliği parçalama çalışmalarına kadar amaçlanmaktadır.

Öncelikle söyleyelim ki, kim hangi şartlar altında nasıl bir yanılgıya kapılırsa kapılsın 1400 yıllık tarihin derinliklerinden gelen Alevi mozaiğini parçalamaya, onu kendi ideolojileri doğrultusunda hapsetmeye, Alevi inanç biçimini şartlanmış siyasal kafalarına göre uydurmaya çalışarak kendilerine yandaş toplamaya çalışanlar bu kirli emellerine ulaşamayacaklardır
.Daha önce verdiğim ayetlerde aslında herşeye cevap veriyor zaten ANLAYANA .

___________________İMZA___________________
Eğer kişi, akıllı ve çalışkan ise TAKDİR ET, Akıllı değil de çalışkan ise DİKKAT ET, Akıllı olupta tembel ise İKAZ ET, Hem akılsız, hem de tembel ise DEFET !

Konu HENA tarafından (31.08.2006 Saat 14:06 ) değiştirilmiştir.
HENA Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 31.08.2006, 14:16   #29
Yazar
İşcanbaba
Forumla Bütünleşmiş
 
İşcanbaba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 06.03.2006
Bulunduğu yer: Ankara
Yaş: 56
Mesajlar: 2.531
İşcanbaba - MSN üzeri Mesaj gönder
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 81
İtibar Puanı: 1036
İşcanbaba görkemli bir forum yaşantısı varİşcanbaba görkemli bir forum yaşantısı varİşcanbaba görkemli bir forum yaşantısı varİşcanbaba görkemli bir forum yaşantısı varİşcanbaba görkemli bir forum yaşantısı varİşcanbaba görkemli bir forum yaşantısı varİşcanbaba görkemli bir forum yaşantısı varİşcanbaba görkemli bir forum yaşantısı var
İşcanbaba - MSN üzeri Mesaj gönder

Ettiği Teşekkür: 1.566
875 Mesajına 1.840 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Hena Can
Ben farkındayım islami fanatilerde senin yaptının aynısını yapıyor,
Yani Kurandan Ayetlerle bizim kendilerince ne oldumuzu yazıyorlar,
Ve orumu dikkatlıce okursan,onlarla en cok yazışanda benim.
Hena,
Aktadığın ayetleri,İbadetimiz olan CEM le bir bağlantısını kuramadım,nasıl bir bağ ver yazarsan biz de bilgilenelim,
Bu Ayetler,Hangi hizmete,hangi göreve karşılık geliyor,
Hayır onlar,KUtsallaştırılan ve Tanrılaştırlan Hz.Ali den rahatsızlar.
Yazının altında yaptığın aiıntıda ki (Kaynağını yazsan daha ıyı olur)

Alıntı:
1- Alevilik İslam öncesi çok tanrılı dinlerin kalıntılarını taşıyan özellikle şaman dini gelenek ve kültürünün bir kalıntısıdır. Bu gelenek ve kültür etrafında toplanan Anadolu yarımadası insanlarının bir yaşam biçimidir.
2- Aleviliğin İslam dini ile ilgisi yoktur. Orta Asya’dan Anadolu’ya göçen Türkmen kabilelerinin kültür, gelenek, örf ve adetlerini de beraber getirmelerinden ve yaşatmalarından dolayı bu gelenekler çağımıza kadar yaşamış ve Anadolu halkının bir kültürel ve yaşam biçimi olmuştur.
4- Alevilik ne inançtır, ne de İslam dini ile ilgisi olan bir mezheptir. Alevilik Anadolu halkının bir yaşam biçimidir, bir kültür biçimidir.
bu düşünceleri paylaşıyormusun,yoksa farklı bir görüşünmü ver ,onu yazarsan senin düşüncelerini de öğrenmiş oluruz hem sende bu bilgi alışverişine emek vermiş olursun

___________________İMZA___________________

Bu ne yaman çelişki anne

Sağı solu
önü arkası yok
kalmadı
ömrümün
belki bu son hasretleri
son özlemleri
bir aşkın ardından
son gözyaşları döküşleri
yok kalmadı farkı
altı, üstü
yer ile gökyüzünün
yaşamla,ölümün


Dinimiz Sevgi
Kabemiz İnsandır
.

www.karakoykoop.org.tr
İşcanbaba Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 31.08.2006, 15:04   #30
Yazar
HENA
Üye
 
HENA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 25.08.2006
Mesajlar: 41
Memleket: SİVAS
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 45
İtibar Puanı: 10
HENA iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 1
2 Mesajına 23 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Alıntı:
bulentiscan Nickli Üyeden Alıntı
Hena Can
Ben farkındayım islami fanatilerde senin yaptının aynısını yapıyor,
Yani Kurandan Ayetlerle bizim kendilerince ne oldumuzu yazıyorlar,
Ve orumu dikkatlıce okursan,onlarla en cok yazışanda benim.
Hena,
Aktadığın ayetleri,İbadetimiz olan CEM le bir bağlantısını kuramadım,nasıl bir bağ ver yazarsan biz de bilgilenelim,
Bu Ayetler,Hangi hizmete,hangi göreve karşılık geliyor,
Hayır onlar,KUtsallaştırılan ve Tanrılaştırlan Hz.Ali den rahatsızlar.
Yazının altında yaptığın aiıntıda ki (Kaynağını yazsan daha ıyı olur)


bu düşünceleri paylaşıyormusun,yoksa farklı bir görüşünmü ver ,onu yazarsan senin düşüncelerini de öğrenmiş oluruz hem sende bu bilgi alışverişine emek vermiş olursun

Alevilik ; İnsanı merkezine koyan, (İnsanı merkez alan) Anadolu’ ya özgü, eşi ve benzeri olmayan bir felsefe, bir inanç, bir yaşam biçimi, bir kültür, bir öğreti ve hatta bunların tümünü de aşan bir toplumsal olgudur.işte benim fikrim budur.ancak hiç kimsenin bu değerlerime saygısızlıketmesine izin veremem kimsenin buna hakkı yok bu şekilde düşünüyor olmak da fanatiklik değildir .bu ayetler bizim inzncımıza dil uzatanlara cevaben verilmiştir o islami kesim kuran ı tekelinde görerek ehli beyti yok sayıyor buna cevaptır.cem ile bağlantısı yok zaten orada bir yanlış anlama var yazının başlangıcında cemi anlatım daha sonrasında verilen ayetler ile ilgisi yok .
Alıntı:
Hayır onlar,KUtsallaştırılan ve Tanrılaştırlan Hz.Ali den rahatsızlar.
yapma arkadaşım ne alakası var
Alıntı:
Ve orumu dikkatlıce okursan,onlarla en cok yazışanda benim.
o zaman seninde bu yazışmalarda anlaman gerekirdi bunların asıl zihniyetini

devamıdırKuran Ayetlerinde Hz. Ali



Kuran yorumcularına göre; Hz. Ali, Kuran’da dokuz ayette “mümin” olarak anılmıştır. Bu ayetler yalnızca onun için inmiştir. Secde 18. ayet Ali ile Velid b. Ukbe arasında geçen bir olay üzerine inmiştir. Ali, ona “fasıksın” demiştir. Enfal 62 Bedir savaşı ile ilgili olarak Ali ile Hamza gibi “müminlere”, Enfal 64’se yalnızca Ali için inmiştir. Ahzâb 23, Tanrısıyla and içip bunun sonucunda şehit olmayı bekleyen Ali içindir. Tevbe 19, Mekke’de hacılara üstünlük taslayan Abbas’la tartışarak onu yeren Ali için inmiştir. Casiye 21 ile Beyyine 7’de “mümin” olarak anılanların içinde Ali de vardır ve üstünlüğü vurgulanır. Maide 55 Mescid'de namaz kılan ve rüküde olan Ali’nin sadaka isteyen dilenciye cömertlik göstererek yüzüğünü vermesi üzerine inmiştir. Peygamber Muhammed Ali’nin bu duyarlılığı karşısında çok duygulanmış ve “ehlimden Ali’yi bana vezir kıl, onunla arkamı güçlendir” diyerek Tanrı'ya yakarışta bulunmuştur. İnsan 5-11. ayetleri de yine Ali ile eşi Fatıma’nın cömertlikleri ve işlerini kendilerinin görmesi nedeniyle inmiştir. Bakara 274’se Ali’nin 4 dirhemini gösterişten kaçınarak ihtiyaçlılara vermesi üzerine inmiştir. Mücadele 12’de Ali’nin üstün kişiliğine vurgu yapılır.[1]

Peygamber, 622 yılında Mekke’den Medine’ye gizlice göçerken, kendisinin evinde olduğu kanısını yaratmak ve ve müşriklerce izlenmesini önlemek amacıyla evde Ali’yi bırakmıştır. Ali bu yaş***** mal olabilecek oldukça tehlikeli görevi hiç ikileme düşmeden severek, içtenlikle yapmıştır. Bu Ali’nin Muhammed’e ve onun yoluna olan inancının ve bağlılığının bir sonucudur. Bunun üzerine Bakara 207. ayeti iner. Tanrı buyruğunda yüceltilen Ali için; “…Tanrı rızasına ulaşmak için adeta varlığını ve kendini satar, Tanrı’nın rızasını alır.” denir.[2]


Nahl- 42’deki “zikr ehli”nin Hz. Ali’nin kendilerini amaçladığını İbni Caber-i Taberi yazar. Suyuti, Tevbe 119’daki “gerçeklerle birlikte olun” biçimindeki hükmü “Ali ile olun” biçiminde yorumlar. Peygamber Şuara 214’ü kırk kişinin üzerinde yakın bulduğu bir topluluğa elçiliğini açıklarken, karşı çıkmalar olmuş, Peygamber de içlerinde kendisine candan yardımcı olacak birini istemiş ve bu sadece özveriye dayanan gönül görevini Ali üstlenmiştir. Suyuti’ye göre Taha 29-32. ayetler inerken, Peygamber Hz. Musa’nın kardeşi Harun’u kendisine yardımcı edinmesini örnek alarak, Ali’nin kendisine “vezir olması”nı ve Tanrı'dan Ali ile “güçlendirilmesi”ni ister. Maide 55-56’da sözü edilen “veli” Ali’dir. Ünlü yorumcu Fahrettin Razi de Maide 54’ün Hayber Savaşı’nda sancağın Ali’ye verilmesi üzerine indiğini belirtir. Al-i İmrân 61’deki “oğullarınız”la Hasan’la Hüseyin, “kadınlarınız”la Fatima, “biz”le ise Ali amaçlanmıştır.[3]

Şii bilginler gibi birçok dürüst Sünni bilgin ve Kuran-Hadis otoritesi yazdıkları yorum kitaplarında Kuran’da Ali’yi ve Ehlibeyt’i amaçlayan birçok ayetten söz ederler. Muhammed El Kanduzi, El Hamvini Tahrim 4’ün Ali için indiğini, bunun üzerine Peygamber Muhammed’in “Ali seni müjdelerim. Tanrı senin Cebrail’le kardeş olduğunu söyledi. Meleklerle müminler tanıktır” dediğini belirtirler. Yine El Kanduzi Ahzâb 25’de Tanrı’nın Ali’nin “gücü” ile “savaşın kazanıldığı”nı buyurduğunu yazar. Elhac 1’de “Ali’nin mucizesi” kanıtlanır. Enfal 62’de Bedir Savaşı’nın “Ali’nin gücü” ile kazanıldığı belirtilir. Ankebut 52, Bakara 189, Fatir 32, Yasin 12 ve Raid 43’de Ali yerin göğün bilgisine sahiptir. Her bilgi Ali’dedir. Ali, “Kitabın bilimi”ne sahiptir. Yani, “Kuran-ı natık”tır (Konuşan Kuran). Bu Sünni yazar, ayrıca Bakara 112’nin de Ali için indiğini belirtir. El Baydavi, El Hamvini gibi Şii ve El Ayyaş Vassam gibi Sünni yazarlar İnsan suresinin Ali ve Ehlibeyt için indiğini yazarlar. El Kanduzi Bakara 208’deki “silm” sözünün Hz. Ali olduğunu, “Ali’ye teslim olunuz” anlamını içerdiğini belirtir. Yine aynı yazar Bakara 257 ve 289’la Ali’nin “velâyeti” ve Ehlibeyt’in ve Peygamber’in “şefaati” ile İslam dinine girileceğinin vurgulandığını yazar. Elhaşir 20 ile Rahman 7-8-9. ayetlerinde Ali’nin “velâyeti”nin hak bilinip “yadsınmaması” gerektiğini bu yolla “hakkın kabul edilmesi” belirtilir. Maide 40’da Cennet’le Cehennem’in anahtarları Ali’ye bırakılır. Nisa 144’de “kafirlerin arkalarından gidilmemesi” istenerek Ali “veli ve vasi” kılınır. “Velilik”, Ali’ye ait olur. Bakara 58, Nur 15 ve Elmülk 27’de Ali’nin Tanrı katında “yüceliği” dile getirilir. Bakara 31-37-124’de Peygamber’le Ali ve Ehlibeyt’in “aynı nurdan yaratıldığı” vurgulanır. Enam 160’da Ehlibeyt’e kötülük yapılmasından kaçınılması önerilir. Tövbe 3’de Ali Tanrı’nın “müezzini” olarak nitelenir.[4] Hadid 3’de Ali’nin, öncellerden önce varlık gösterdiği, evrende “ilk yaratılan” olduğu vurgulanır. Şii kökenli hadis kaynakları da Peygamber’in Ali’nin “sır” olduğunu, bu yanının “yadsınamayacağı”, Ali ile birlikte Adem yaratılmadan “Tanrı’nın öz nurundan” 80 bin yıl önce var oldukları, “Tanrı’ya ilk tapınanlar” olduklarını, ikisinin nurunun tüm peygamberlerden ortaya çıktığını belirtiğini yazarak Hadid suresine dayanak kazandırırlar. Al-i İmrân 84’de de gerçek inanan ve İslam’ın Ali olduğu belirtirlir. Ali’nin inancı, örnek Müslümanlığı topluma model olarak gösterilir.[5]
Kısa zaman içinde ard arda mesaj yazıldığı için sistem tarafından mesajlar birleştirilmiştir (otomesajdır, ********)
Kuran’da Hz. Ali ve Ehlibeyt



Sünni çevrelerin katılmamasına ve doğru bulmamalarına karşın; Şii, Alevi ve Bektaşi çevreler Kuran’da Hz. Ali ve Ehlibeyt’ine ilişkin ayetlerin bulunduğunu, Ali ve Ehlibeyt’in vahiye konu olduklarını, ama Kuran derlemeleri yapılırken bu tür ayetlerin çıkarıldığı düşünülür, inanılır ve savunulur. Hatta 6666 ayet olması gereken Kuran’ın 6234 ayet olamasının nedeni budur. Yani, Şii / Alevi çevrelerin savına göre; Kuran’daki bu eksiklik, Ali ve Ehlibeyt’in üstünlüğüne ilişkin ayetlerle Ümeyyeoğullarının kötülüklerini dile getiren ayetlerin çıkarılmasından kaynaklanmıştır. Ayrıca, Ali ve Ehlibeyt hakkında önemli sayılacak ölçüde hadis olduğu da savunulur.

Gerek ayetlerde gerekse hadislerde ençok övgülü sözler Ali içindir. İbni Abbas, Ali’ye ilişkin 300 ayetin indiğini belirtir. Ancak, 80 ayet konusunda bilim çevreleri görüş birliğindedirler. Oysa, Ali’yi kendisine rakip alan Muaviye’yi yücelten tek bir ayet bile yoktur.[1] İbni Hambel’se; “Ali hakkında Peygamber’den gelen erdemlik içeren sözler başka kimseler hakında gelmemiştir” der. Cami gibi ünlü kaynaklara göre, Peygamber Muhammed; “Ali Kuran iledir ve Kuran Ali ile. İkisi havuz kenarında bana ulaşıncaya dek ayrılmazlar” der.

Şii-Sünni Kuran yorumcu ve bilim çevrelerine göre Hz. Ali ve Ehlibeyt’e ilişkin inen, yahut onları konu alan veya herhangi bir biçimde ima eden ayetler şunlardır: Bakara 207-208-274; Al-i İmrân 61; Nisa 54-115-117; Maide 55-67; A’raf 46; Enfal 27; Rad 29; Nûr 35-36; Şuara 214; Ahzâb 23-25-33-56; Fatır 32; Yasin 12; Saffat 24-130; Secde 18; Şûra 23; Zuhruf 67; Rahman 19; Vakıa 10; Hadid 19; Haşr 20; Hakka 12; İnsan (Hel’Ata) 9; Tekasür 8.[2]

Kuran’ın tümü Ali ve Ehlibeyt’i kapsar. Kuran’ın tümünde Ali ve Ehlibeyt’e göndermede bulunan ayetlerin surelere göre dağılımıysa şöyledir: Enfal 7; Tevbe 11; Yunus 11; Hicr 8; Nahl 19; İsra 11; Taha 21; Enbiya 10; Hacc 6; Hud 1; Yusuf 17; Furkan 12; Şuara 15; Nevml 4; Kassas 6; Ankebut 8; Mümin 4; Fussilet 8; Şûra 6; Zuhruf 14; Duhan 8; Vakia 7; Hadid 10; Mücadele 1; Haşr 2; Saf 3; Kıyam 2; Dehr 4; Mursalat 7; Naba 7; Naziat 2; Zilzal 5; Adiyat 6; Keyf 7; Meryam 8; Rum 2; Lokman 4; Secde 1; Ahzâb 13; Sebe 4; Casiye 2; Muhammed 15; Fetih 6; Hucurat 7; Kaf 2; Cuma 1; Münafikun 6; Tagaabun 3; Tahrim 4; Mülk 2; Abasa 3; Tekvir 4; İnfitar 2; Buruc 2; Beled 3; Maun 1; Kevser 1; Miminin 7; Nur 8; Fatır 2; Yasin 3; Saffat 5; Sad 16; Zümer 13; Zariyat 6; Tur 6; Necr 16; Kamar 3; Rahman 19; Kalem 9; Haakka 4; Maaric 4; Nuh 1; Cin 4; şems 6; Leyl 5; Tin 7; Kadr 5; Beyyine 2; Al-i İmrân 24; Nisa 21; Takasur 1; Asr 3; Humaza 1; İhlas 1; Fatiha 7; Bakara 67; Maide 6; Araf 12.[3]

Kuran’da Hz. Ali ve Ehlibeyt’i amaçlayan ayetlerin olduğunu dünden bugüne dünyanın en ünlü Kuran ve hadis otoriteleri de savunurlar. Çalışmalarıyla kimi ipuçları verirler. Genel kanı; Kuran’ın düzenlenmesi sırasında bu tür ayetlerin doğrudan ayıklanmasına karşın, yine de Ali ve Ehlibeyt’i amaçlayan ve doğrudan-dolaylı onlara yönelik olan azımsanamayacak ölçüde ayet kalmıştır. Bu konunun uzmanı, yani ilahiyatçı olmayışımız nedeniyle, biz yalnızca bu otoritelerin saptamalarını aktarmakla yetineceğiz.
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

___________________İMZA___________________
Eğer kişi, akıllı ve çalışkan ise TAKDİR ET, Akıllı değil de çalışkan ise DİKKAT ET, Akıllı olupta tembel ise İKAZ ET, Hem akılsız, hem de tembel ise DEFET !

Konu HENA tarafından (31.08.2006 Saat 15:25 ) değiştirilmiştir. Sebep: Automerged Doublepost
HENA Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Hizli Erisim


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 11:17.


Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
Yazılan yazılar ve yayınlanan resimlerin tüm hakları yazan kişiye aittir. Site hakları Aleviweb.com adına saklıdır.

Yandex.Metrica