Go Back   Aleviweb.com - Alevi Alevilik ve Aleviler Forumu > Toplumsal Konular > Etkinlikler, Duyurular, Tanıtımlar > İmza ve Yardım Kampanyaları

İmza ve Yardım Kampanyaları Çeşitli konularda gördüğünüz, duyduğunuz, desteklediğiniz imza ve yardım kampanyalarını bu bölümde ziyaretçilerimize duyurabilirsiniz.

Cevapla
 
Seçenekler Arama Stil
Alt 07.06.2008, 13:53   #1
Yazar
venge hak
Forumla Bütünleşmiş
 
venge hak - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 12.09.2006
Bulunduğu yer: Yeraltı
Mesajlar: 2.693
Memleket: ERZİNCAN
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 84
İtibar Puanı: 1391
venge hak görkemli bir forum yaşantısı varvenge hak görkemli bir forum yaşantısı varvenge hak görkemli bir forum yaşantısı varvenge hak görkemli bir forum yaşantısı varvenge hak görkemli bir forum yaşantısı varvenge hak görkemli bir forum yaşantısı varvenge hak görkemli bir forum yaşantısı varvenge hak görkemli bir forum yaşantısı varvenge hak görkemli bir forum yaşantısı varvenge hak görkemli bir forum yaşantısı var

Ettiği Teşekkür: 1.693
1.297 Mesajına 3.346 Kere Teşekkür Edlidi


Thumbs up imza kampanyası (yüzbaşı burhan erdem'e vicdan çağrısı)

Özetleyecek olursak
Veysel Güney 10 Haziran 1981 günü Gaziantep’te idam edildi. İdamından sonra cenazesi ailesine verilmek üzere yüzbaşı Burhan Erdeme’e teslim edilir. Fakat cenaze aileye teslim edilmemiştir. Mezarlık kayıtlarında Veysel Güney’in kimsesizler mezarlığında yattığı kayıtları geçmektedir. Veysel Güney’in 27 yıldır kayıp mezarı tüm aramalara rağmen halen bulunamamıştır. Veysel’in anne babasının yaşları şu anda 80 i geçmiştir. Ve bir ailenin oğlunun mezarının nerde olduğunu bilmemesi kadar acı bir şey olamaz heralde. Cenazeyi ailesine teslim etmek üzere teslim alan Yüzbaşı Burhan Erdem şu anda emekli bir vatandaştır. Ve şimdi Mersin 78’liler Derneği tarafından 10 Haziran 2008 de yani Veysel’in idam edildiği gün de bazı gazetelerde “YÜZBAŞI BURHAN ERDEM’E VİCDAN ÇAĞRISIDIR” başlığı altında bir ilan yayınlanacaktır. Bu çağrının altına imza atmak isteyen dostlara aşağıda ki linki tıklasınlar...


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

****************************************

VEYSEL GÜNEY HAKKINDA DAHA AYRINTILI....

Veysel Güney 1957’de Malatya Hekimhan’da doğar.
Malatya’da başladığı eğitimini İzmir’de liseyi bitirerek tamamlar.
İskenderun Meslek Yüksek Okulunda okurken İskenderun Demir Çelik Fabrikasında çalışmaya başlar.
Devrimci mücadeleyle burada tanışır. Demir çelik işçilerinin örgütlenmesinde, Türkeş’in İskenderun’a gelişinin engellenmesi girişiminde sivrilir. Devrimci Yol’un İskenderun sorumlusu olduğu iddiasıyla gözaltında öldürülen Necdet Erdoğan Bozkurt için bir karakola gerçekleştirilen “misilleme” eyleminden sonra aranmaya başlar. 12 Eylül darbesi’nin eli kulağındadır.
İskenderun’da barınma şansı kalmayan Veysel Gaziantep’e geçer. 12 Eylül darbesinden 3 ay kadar sonra Gaziantep’te Ali İhsan Özer ile birlikte kaldığı ev polis ve askerin ortak operasyonuyla basılır. Ali İhsan çatışmada ölür, Veysel yaralı yakalanır.
Çatışma sırasında o zaman komiser olan Atilla Çınar (sonradan çeşitli kentlerde emniyet müdürlüğüne kadar yükselir) yaralanır, Teğmen Şahin Akkaya alnından yediği tek kurşunla ölür.
Veysel, teğmeni öldürdüğü iddiasıyla yargılanır. İki duruşmada (ki ikinci duruşmaya kalma nedeni tanık polislerin bir kısmının başka bir operasyon nedeniyle duruşmaya katılamamasıdır) idam cezası alır. Avukat tutmasına izin verilmez. Cezaevinde kaldığı yaklaşık beş ay süresince sürekli hücrede tutulur. Görüşmecilerine izin verilmez, mektup yazması ve alması yasaktır.
10 Haziran 1981 günü idam edilir. İdama gidişi ve tavrı unutulmaz. Diğer devrimciler gibi başı diktir. Sloganlarla, marşlarla gider. Öyle ki idam edileceğini öğrenen cezaevindeki diğer devrimcileri teselli etmek ona düşer.
Veysel idama götürülürken yakalandığından beri hiç görüşme şansı olmayan ailesiyle birer dakika görüştürülür. Annesine, babasına “üzülmemelerini, her hangi bir namussuzluk yapmadığını” söyler. Küçük kardeşi ağabeyinin vakur tavrından etkilenir, “unutulmayacaksın, hesabın sorulacak” cümlelerini kurunca gözaltına alınır. Kardeşlerden biri darağacına, diğeri hücreye gider.
Veysel’in bu ana kadar ki süreci diğer devrimcilerle neredeyse aynıdır. Fark idamdan sonra başlar. Veysel’in cenazesi ailesine teslim edilmez. Cenazeyi isteyen aile tehditlerle karşılaşır. Cenazeyi alamadan Gaziantep’ten ayrılmak zorunda kalırlar.
Aynı şekilde ailesine yazdığı mektup da verilmez. Son isteği olan mektup yazmasına izin verilmiştir ama mektup aileye iletilmez.
******
Aradan 25 yıl geçer. Veysel’in cenazesinin ve mektubunun verilmediği çoktan unutulmuştur. “Tarihin güncelleştirilmesi” gündemiyle çeşitli konularda çalışma yapmaya başlayan Mersin 78’liler Derneği Veysel Güney olayını gündeme alır. Veysel’in mezarına ulaşmak için bir ekip oluşturulur. Bunun için neler yapılabileceği tartışılır.
Önce aileyle bağlantıya geçilir ve “korkutulmuş olan” aile ikna edilir. Aile 78’lilerin avukatlarına vekalet vermeyi kabul eder.
Sonra konunun basının gündemine taşınmasına çalışılır. Mersin’deki yerel yayınlardan sonra Radikal Gazetesi ile görüşülür ve Radikal Veysel’in ölüm yıldönümünde (12 Haziran 2006) “Veysel Güney nerede” başlığıyla olayı manşete taşır. Aynı gün Mersin 78’lilerden oluşan bir grup aile ve Gaziantep’li 78’lilerle birlikte Gaziantep Cumhuriyet Savcılığına, Gaziantep Büyükşehir Belediyesine, Adalet ve İçişleri Bakanlıklarına dilekçeyle başvurarak Veysel Güney’in mezarının bulunmasını ve aileye teslim edilmesini isterler.
İdam edilen bir insanın mezar yerinin bilinmiyor olması kamuoyunda büyük etki yaratır. Olay bir anda basının gündemine oturur. Resmi başvurudan birkaç gün sonra yayınlanan bir kitap Veysel olayını bir kez daha gündeme taşır. Emekli Savcı Mete Göktürk’ün yazdığı “Adaleti Gördünüz mü?” adlı kitapta Veysel’in idamı anlatılmaktadır.
Savcı Mete Göktürk, Veysel Güney’in yaralı yakalandığı çatışma sırasında Gaziantep’te Cumhuriyet Savcı Yardımcısıdır. Çatışmanın geçtiği evi ilk inceleyen hukukçu odur. Veysel’in idam edildiği gece de “infaz savcısı” olarak görevdedir.
Yaralı yakalanan Veysel’i sorgulamıştır, idam edilen Veysel’in infazına tanıklık etmiştir. Bu anlamıyla konunun en önemli tanığı sayılabilecek Göktürk, “Veysel’in çatışma sırasında silah kullanıp kullanmadığının belli olmadığını, eve yapılan baskının özensiz yapıldığını” söylemektedir. Savcının söylemi Veysel’in söylemiyle örtüşmektedir. Veysel ısrarla “teğmeni öldürmediğini” söylemektedir. (Ki bu durum sonradan ulaşılan veda mektubunda bile görülmektedir.) Göktürk, ilk sorguya ve infaza sivil savcı olarak katılsa da dava sıkıyönetim mahkemesine aktarıldığı için bu şüpheleriyle ilgili hukuki bir süreç işletememiştir.
Milliyet gazetesi’nin Göktürk ile yaptığı söyleşi “Veysel’in hukuksuz idam edildiği” başlığıyla manşete taşınmıştır. Mezarı arama sürecine hukuksal bir boyut da böylece katılmıştır.
Mezar yeri için yapılan başvurulara Cumhuriyet Savcılığı ve Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nden gelen olumsuz yanıtlardan sonra Mersin 78’liler Derneği Başkanı’na gelen “özel numara” kayıtlı bir telefon olayın gidişatını değiştirmiştir. “78’lilere yardımcı olmak istediğini” söyleyen telefondaki meçhul ses “Veysel’in mezarını bildiğini, resmi kayıtlarla birlikte birkaç gün içerisinde 78’lilere aktarabileceğini” söyler. “Tekrar arayacağını” söyleyerek kapatır telefonu ve ipucunu verir, “Veysel’in mezarı Gaziantep Eski Mezarlığı’ndadır”.
Bu telefon konuşmasından bir iki gün sonra Gaziantep’ten arayan bir gazeteci “mezar yerinin tespit edildiği” haberini verir. 78’liler Antep’e hareket eder. Mezarlık müdürü ve gazeteciyle görüşülür. Mezarlık müdürü Haziran 1981’e ait kayıtları çıkarır. 9Haziran 1981’in son kaydı ilginçtir. 105341 numaralı mezarda “Faili meçhul” biri yatmaktadır. Ölüm gerekçesi “İ.D” (idam)dır. Cenazenin geldiği yer “Orduevi” olarak kayıtlıdır. Yaşında “yetişkin erkek” olduğu görülmektedir. Ve mezar ücreti ödenmemiştir.
Bu kayıttan hemen sonra ise 10 Haziran 1981 tarihli cenazelerin kaydına rastlanmaktadır. Öyle anlaşılmaktadır ki Veysel’i idam edenler adı ve mezar yeri belli olmasın diye “Faili meçhul” olarak gömmek istemişler ama mızrak çuvala sığmamıştır.
Mezarlık müdürü 1980 li yıllarda mezarlıkta bir görevliye haber göndermiş, mezara gelen görevli “olayı çok iyi hatırladığını, cenazeyi kendinin gömdüğünü” söyleyerek mezar yerini göstermiştir. Bu görevli idam gecesi kendilerinin de ceza evine götürüldüğünü, idam sırasında Veysel’in dini telkini kabul etmeyerek “güneşten geldim, güneşe gidiyorum” dediğini de söylemektedir. Cenazenin taşınması işini de kendi yapmıştır. Ve görevliye bakarsanız “meslek hayatında unutamadığı günlerden biridir”. Bu kadar ayrıntıyı o nedenle hatırlamaktadır. Hatta görevli Veysel’in cenazesini gömerken mezara büyük bir taş koyduğunu ve o taşın altında bir parmağının ezildiğini, o gecenin anısı olarak hatırlamaktadır.
Söz konusu mezar yeri tespit edilince Savcılığa yeniden başvuru yapılmış ve mezarın açılarak DNA testinin yapılması istenmiştir. Savcılık bu başvuruyu kabul etmiş ve mezar açılmıştır.
Mezarın açılmasına basın yoğun ilgi göstermiş, olay onlarca kamera ve otuzun üstünde gazeteci tarafından takip edilmiştir. Bu süreçte NTV’den Skytürk’e, Sabah’tan Yeni Şafak’a kadar pek çok yayın organında Veysel’e ilişkin haber ve yorumlar yayınlanmıştır.
Mezarın açılmasıyla birlikte mezarın Veysel’e ait olduğu savı daha da güçlenmiştir. Mezarlık görevlisinin söylemleri ile açılan mezar uyuşmuş ve mezardan bir iskelet çıkarılmıştır. Çıkarılan iskeletin tamamı önce İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderilmiştir. Bir ayı geçen bir süreçten sonra İstanbul Adli Tıp Kurumu “görev bölgesinde olmadığı” gerekçesiyle örnekleri tekrar Gaziantep’e göndermiş, yapılan yeni başvuruyla örnekler bu kez Ankara Adli Tıp Kurumu’na gönderilmiştir. Ankara Adli Tıp Kurumu Veysel’in kardeşinden alınan örneklerin gönderilen iskeletle uyuşmadığını, anne babasından alınacak örneklerle bir kez daha inceleme yapılmasının uygun olacağını söyleyen bir rapor düzenlemiş, anne babadan alınan örnekler gönderildiğinde de “uyuşma sağlanamadığını” açıklamıştır.
Mezar arama süreci sırasında Veysel’in ailesine verilmeyen mektubuna ulaşmak aile adına Kara Kuvvetleri Komutanlığı’ndan dava dosyası istenmiş, alınan 299 sayfalık dosyada “veda mektubunun” yanı sıra, yargılamanın hiçbir hukuk kuralına uymadan yapıldığı da ortaya çıkmıştır. Veysel’in mektubu kamuoyuna açıklandığında pek çok basın organında “25 yıl geciken mektup” başlığıyla yayınlanmış ve Veysel Güney olayı bir kez daha gündeme taşınmıştır.
Dava dosyasını inceleyen hukukçular onlarca hukuksuzluk tespit etmiş ve “iade muhakeme” için başvurular yapılmıştır. Dava dosyasından çıkan bir belge ise cenazenin kime teslim edildiğini kanıtlamıştır. Cumhuriyet Savcısı Mete Göktürk imzalı bu belgede “infazı gerçekleştirilen Veysel Güney’in cenazesinin babası Ali Güney’e teslim edilmek üzere Yüzbaşı Burhan Erdem’e teslim edildiği” görülmektedir. Yüzbaşı Burhan Erdem ve hükümet tabibinin de imzasını taşıyan bu tutanağa rağmen cenaze aileye teslim edilmemiştir. 25 yıl sonra ortaya çıkan bu belgeyle birlikte Burhan Erdem’in yaşadığı adresini de savcılığa bildirerek yeniden başvuru yapılmış ancak bu başvuru da sonuçsuz kalmıştır.
DNA testlerinin sonuçlarının (ve dolayısıyla iskeletin) Gaziantep’e döndüğü gün basına ilginç bir haber yansımıştır. Aynı gün Gaziantep-Kahramanmaraş yol ayrımında “adli tıp mühürlü” bir iskelet tarlaya saçılmış halde bulunmuştur. İskeletin en az yirmi yıllık olduğu da basına yansımıştır. Kahramanmaraş Savcılığı’na yapılan başvuruda bu iskeletin yirmi yıl önceki bir cinayet davasıyla ilgili olduğu söylenmiştir. İlginç olan şudur ki bu dava yirmi yıl önce sonuçlanmış, ceza alanlar cezalarını yatıp çıkmış, davanın yeniden görülmesi ya da cesette yeniden inceleme yapılması konusunda herhangi bir başvuru yapılmamıştır. Bu iskeletin ortada hiçbir şey yokken ortaya çıkması ise manidardır.
Veysel’in cenazesi “devlete zimmetlidir”. Veysel, işkencede öldürülüp bir tarafa atılan, gözaltında kaybedilen biri değildir. Darbe hukukuna göre yargılanmış ve “resmen” idam edilmiştir. İdam edilmiş olmasına karşın “faili meçhul” kaydıyla gömülmüştür. TBMM İnsan hakları komisyonuna yapılan başvuruya Gaziantep Savcılığı’nın gönderdiği cevabi yazıda “her ne kadar DNA testleri uyuşmasa da Veysel Güney’in Gaziantep Mezarlığı 105341 nolu mezarda yattığı anlaşılmaktadır” denilerek “faili meçhul” kayıtlı mezarın Veysel’e ait olduğu kabul edilmiştir.
Şimdi yapılacak iş bu mezarın açılan mezarla aynı olduğunu kanıtlamak ya da açılan mezar doğru değilse Veysel’in nerede olduğunun gösterilmesini istemektir.
Veysel’in dosyası ile ilgili yeniden yargılama süreci devam ederken Veysel’i bulmak hepimizin onurunu kurtaracaktır. Yolumuz yeniden kimsesizler mezarlığına düşmesin diye…

___________________İMZA___________________
Yaşamak! Bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine.....

dinin her türlüsünün devlet aygıtının dışına çıkarılması için mücadele etmeliyiz...


aç insanlar, aç bebeler
ezilen, sömürülen hor görülen insanlar
ve işkenceden geçen nice yiğitler
varlığıyla ısıtan ve ışık saçan insanlar
selam sizlere...........


yalanla besliyorlar sizi
halbuki açsınız
etle beslenmeye muhtaçsınız
ve beyaz bir sofrada
bir kerre bile yemek yemeden doyasıya
göçüp gidersiniz
bu her dalı yemiş dolu dünyadan...
YALANIM VARSA BAŞBAKAN OLAYIM

ikrare xore wayir biwejiye, rae xu wind meqe...
(ikrarına sahip çık yolunu kaybetme...)
venge hak Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
venge hak Kullanıcısına bu mesajı için 2 üye teşekkür etti:
Alt 07.06.2008, 14:52   #2
Yazar
ceritlı
Forumla Bütünleşmiş
 
ceritlı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 27.08.2007
Bulunduğu yer: ankara
Mesajlar: 2.396
Memleket: SİVAS
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 79
İtibar Puanı: 1591
ceritlı ışıl ışıl bir geleceğe gidiyorceritlı ışıl ışıl bir geleceğe gidiyorceritlı ışıl ışıl bir geleceğe gidiyorceritlı ışıl ışıl bir geleceğe gidiyorceritlı ışıl ışıl bir geleceğe gidiyorceritlı ışıl ışıl bir geleceğe gidiyorceritlı ışıl ışıl bir geleceğe gidiyorceritlı ışıl ışıl bir geleceğe gidiyorceritlı ışıl ışıl bir geleceğe gidiyorceritlı ışıl ışıl bir geleceğe gidiyorceritlı ışıl ışıl bir geleceğe gidiyor

Ettiği Teşekkür: 6.639
1.204 Mesajına 2.466 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

büyük bir acı bunca sene çektirdiniz allah aşkına bu sese kulak ver evlatlarının mezarını bilsinler nolur yüzbaşı burhan erdem'i vicdana çağırıyorum

___________________İMZA___________________
islamın temeli ahlak
ahlakın özü bilgi
bilginın özü akıldır

hacı bektaş veli

HADDİNİ BİLEN MERTTİR
VATAN BÖLÜNMEZ TEKTİR
CUMHURİYET İÇİNDE
CUMHURİYET KURAN NAMERTTIR
ceritlı Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
ceritlı Kullanıcısına bu mesajı için 1 üye teşekkür etti:
Alt 07.06.2008, 16:18   #3
Yazar
KARARTI
AYIN ŞAİRİ
 
KARARTI - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 25.11.2006
Mesajlar: 1.186
Memleket: ERZİNCAN
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 63
İtibar Puanı: 853
KARARTI parlak bir geçmişe sahipKARARTI parlak bir geçmişe sahipKARARTI parlak bir geçmişe sahipKARARTI parlak bir geçmişe sahipKARARTI parlak bir geçmişe sahipKARARTI parlak bir geçmişe sahipKARARTI parlak bir geçmişe sahip

Ettiği Teşekkür: 902
522 Mesajına 1.149 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

yzb. burhan erdem biraz vicdan varsa sende vicdana gel yeterdaaa.

KARARTI Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
KARARTI Kullanıcısına bu mesajı için 1 üye teşekkür etti:
Alt 07.06.2008, 21:32   #4
Yazar
venge hak
Forumla Bütünleşmiş
 
venge hak - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 12.09.2006
Bulunduğu yer: Yeraltı
Mesajlar: 2.693
Memleket: ERZİNCAN
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 84
İtibar Puanı: 1391
venge hak görkemli bir forum yaşantısı varvenge hak görkemli bir forum yaşantısı varvenge hak görkemli bir forum yaşantısı varvenge hak görkemli bir forum yaşantısı varvenge hak görkemli bir forum yaşantısı varvenge hak görkemli bir forum yaşantısı varvenge hak görkemli bir forum yaşantısı varvenge hak görkemli bir forum yaşantısı varvenge hak görkemli bir forum yaşantısı varvenge hak görkemli bir forum yaşantısı var

Ettiği Teşekkür: 1.693
1.297 Mesajına 3.346 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Alıntı:
Arkadaşları vazgeçmedi
Aile, cenazenin verilmesi için başvurduğunda ret yanıtı aldı. İdamından önce de, 'Size cenazesi bile verilmeyecek' demişlerdi. Sıkıyönetim mahkemesine, ilgili komutanlıklara, milletvekillerine, bürokratlara defalarca başvurdular. Tek istedikleri oğullarının bir mezarının olmasıydı. Başvuralar sonuçsuz kaldı. Acıları büyüyen aile sonunda vazgeçti.
Ailesi ve arkadaşları, ölümünün 25. yıldönümünde Veysel Güney'i arıyor. 78'liler Derneği üyeleri, bugün saat 13.00'te Gaziantep Adliyesi'nin önünde buluşarak bir basın açıklaması yapacak. Bilgi Edinme Yasası uyarınca Veysel Güney'in gömüldüğü yerin söylenmesi için valiliğe, savcılığa ve mezarlıklar müdürlüğüne başvurucak. 78'liler Derneği Mersin Şubesi Başkanı Ethem Dinçer, "Bir insanın mezarından bile korkuluyor. Bir ailenin en önemli hakkı elinden alınıyor. Bu insanlık suçu. Biz bu mezarı buluncaya kadar mücadele edeceğiz" diye konuştu. Kardeşi Ayhan Güney de şunları söyledi: "Acımız 25 yıl hiç azalmadı. Ağabeyimin bir mezarı bile olamadı. Annem, babam hastalandı. Onların hastalıklarından dolayı, dayanamamalarından korktuğumuz için zamanla vazgeçmiştik. Ama ben ağabeyimin bir mezarının olmasını istiyorum. Yerini bilmek istiyorum."
Alıntı:
Size bir tek dörtlük şiir yazıyorum

Mezarımı yol kenarına kazın
Üzerine devrim şehiti yazın
Başına yumruklu yıldız kazın
Gidiyorum Ölümsüzlüğe Hoşça kalın…


Selamlar.

Sizin Veysel.

___________________İMZA___________________
Yaşamak! Bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine.....

dinin her türlüsünün devlet aygıtının dışına çıkarılması için mücadele etmeliyiz...


aç insanlar, aç bebeler
ezilen, sömürülen hor görülen insanlar
ve işkenceden geçen nice yiğitler
varlığıyla ısıtan ve ışık saçan insanlar
selam sizlere...........


yalanla besliyorlar sizi
halbuki açsınız
etle beslenmeye muhtaçsınız
ve beyaz bir sofrada
bir kerre bile yemek yemeden doyasıya
göçüp gidersiniz
bu her dalı yemiş dolu dünyadan...
YALANIM VARSA BAŞBAKAN OLAYIM

ikrare xore wayir biwejiye, rae xu wind meqe...
(ikrarına sahip çık yolunu kaybetme...)
venge hak Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 08.06.2008, 16:12   #5
Yazar
KIZIL.FIRTINA
** Z İ L E L İ **
 
KIZIL.FIRTINA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 27.08.2006
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 307
Memleket: TOKAT
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 48
İtibar Puanı: 65
KIZIL.FIRTINA yakında sevilen bir üye olabilir

Ettiği Teşekkür: 31
42 Mesajına 71 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

cenaze yi teslim etmemiş... şuan sivil bir emekli vatandaş bahsedilen cenazeyi teslim etemeyen kişi.bu nedenle orduyu karalayamayız. gerçi bu cümlemin konuyla alakası yok..konuya dönersek eğer; o gazetelerdeki ilanı okuduysa kesinlikle cevap verir.eğer vermezse zaten vicdan azabından ölür.bu kadar kolaydır.yani içinde anne babaya teslim edilmeyen bir evladın cenazesi psikolojisi ile yanıp tutşur.tutşmayın demeyin.vicdan azabı kadar beter bi şey yoktur..eminki okuyup o kişide gelir yerini söyler

___________________İMZA___________________
Öp Elimi Barışah
KIZIL.FIRTINA Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 08.06.2008, 20:22   #6
Yazar
equlibrium
innocence
 
equlibrium - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 11.03.2008
Bulunduğu yer: ankara
Mesajlar: 631
Memleket: ÇORUM
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 48
İtibar Puanı: 355
equlibrium gercekten iyi biriequlibrium gercekten iyi biriequlibrium gercekten iyi biriequlibrium gercekten iyi biri

Ettiği Teşekkür: 177
243 Mesajına 381 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

vicdan azabıyla ölseydi şimdiyekadar ölürdü sadece bi anda diyecek ki tamam söliycem vicadana gelmesini değil keyfinin gelmesini beklemeliyiz

___________________İMZA___________________
bir insanın yalan söylmesi her zaman bağışlanabilir
sevimli birşeydir yalan çünkü gerçeğe götürür bizi

dostoveyski (suç ve ceza)


Hayata başlarken şartları sen koymadın ki


Sana sanal bir dünya koydular


Gözlerini bağladılar, seni hep korkuttular, inanmanı sağladılar


Şimdi bir kıyıda durmuş uzaklara bakmalısın, heyecanlısın


Okyanuslar bilinmez, ürkütebilir seni


Uzat elini, hayat her gün yeniden başlar


Aç güzelim saçını savursun rüzgar


Aç güzelim saçını güneş parıldatsın


Aç güzelim saçını yağmur ıslatsın


Süzülsün damlalar tellerinden


Biliyorum seni saran o çemberi


Biliyorum özgürlük emek ister


Bulutsuzluk Özlemi




equlibrium Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
equlibrium Kullanıcısına bu mesajı için 1 üye teşekkür etti:
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Hizli Erisim


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 20:50.


Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
Yazılan yazılar ve yayınlanan resimlerin tüm hakları yazan kişiye aittir. Site hakları Aleviweb.com adına saklıdır.

Yandex.Metrica