Go Back   Aleviweb.com - Alevi Alevilik ve Aleviler Forumu > Aleviler ve Alevilik > Alevi Araştırmaları

Alevi Araştırmaları Alevilik üzerine araştırmalar, teorik yazılar, düşünceler, incelemeler

Cevapla
 
Seçenekler Arama Stil
Alt 25.10.2015, 22:13   #31
Yazar
Dede-baba
Forumun Bir Parçası
 
Dede-baba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 26.07.2008
Mesajlar: 903
Memleket: ERZİNCAN
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 50
İtibar Puanı: 346
Dede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üye

Ettiği Teşekkür: 196
814 Mesajına 1.396 Kere Teşekkür Edlidi


Standart Cem Ibadetinin Kurani Dayanağı Var mi

Ayin-i cem:

Alevilerin Allaha yakarış şekli olup, içerisinde tevhit (Allahın birliği) Hz. Muhammed'in peygamberliğinin tastiki ve Hz Ali'nin velayeti'in dille ve kalben söylendiği aynı zamanda tevelle ve temennanın (ehlibeyiti seveni sevme düşmanlarına düşman olma) yer aldığı bir ibadettidir.

İsmişah! Bismişah Allah Allah...

Hakk, Dost, Zahir, Batın, Hazır, Gaib. Sırr-ül Sır Erenlerinin Gülcemallerine aşk...

Ber-Cemal-i Muhammed, Kemal-i İmam Hasan, İmam Hüseyin, Ali ra Bülende salavat...

Allahümme Salli Ala Seyyidina Muhammed-in ve ala Ali Muhammed...

Kur'an-ı Kerim'in batıni yorumuna girerken...Hayırlar fet ola... Şerler def ola.. Hakk-Muhammed-Ali yardımcımız, yol göstericimiz... rehberimiz ola...

“....Ey İnananlar, Cuma günü salat/ İbadet için çağrı yapıldığında, Allah'ı zikretmeye koşun ve alım satımı bırakın. Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır...."
( Cuma suresi 9)


Ey İman edenler, Cuma günü ibadet
İçin çağrı olunca size orada olun elbet

Tanrı'yı zikretmeye koşun alış verişi,
Bırakın. Buyruktur Tanrıyı ansın her bir kişi

Eğer, bilirseniz bu daha hayırlı size
Boş işleri bırakıp bir olunuz birlikte
(Cuma Suresi-9-)


Kur’an-ı kerimde genel anlamda namaz/Salat İbadeti için zaman ve mekan (cami yada mescid-cemevi) şartı yokken yani ibadet her yerde yapılabilirken…

Belli bir vakit tayin edilip toplu olarak cemaatle Tanrıyı anma Cuma Suresi 9. ayette vardır. Kur’an’da hiçbir yoruma gerek duyulmadan açıkça Cuma namazını farz kılmıştır.

Cuma İbadetinin cemaatle farz kılınmasının sebebi Cuma hutbelerine dayanır.. Peygamber Cuma hutbelerinde İslamın ilkelerini anlatır.. kabilelerin başta kan davaları olmak üzere Probleriyle ilgilenir.. Herkesin birbirinden Rızalık alması ve hoşnut olması sağlanırdı. Böylece Toplumsal barış birlik ve beraberlik tahsis edilirdi..

Burada dikkat edilmesi gereken bir başka konu da Cuma namazının kadın erkek ayrımı yapılmadan tüm inananlara farz kılınmış olmasıdır. Ancak Sünni ve Şii Müslümanlar bu gerçeği göz ardı ederek Cuma namazı sanki sadece erkeklere farz kılınmış gibi hareket etmektedirler.

Ayet dikkatlice incelendiğin Cuma İbadetinin Tüm günü kapsadığı da anlaşılacaktır.. yani öğlen yada akşam gibi belli bir zaman şartı da yoktur. Sünni yada Şiilerin öğlen vakti Cuma ibadeti yapmaları sadece bir yorumdur.


ALEVİ-BEKTAŞİ İSLAM ANLAYIŞINDA CUMA İBADETİ


Kur’an’ın bu Tanrısal buyruğunu Aleviler, Bilindiği gibi Cuma günleri yani Perşembeyi Cumaya bağlayan gece kadın erkek ayrımı yapmadan zikir ve salatı birleştirerek Cuma namazı (halka namazı) kılarak yerine getirirler. Kur'ran da ibadettin gece yapılanının daha makbul olduğu belirtildiği için, Alevi- Bektaşiler İbadeti gündüz değil, Perşembeyi cumaya bağlayan gece yaparlar...

Eski takvimde ( Hicri ) yeni günün başlangıcının gün batımı olduğu gerçeği dikkate alındığında Perşembeyi Cumaya bağlayan akşamın Cuma günü içersinde yer aldığı görülecektir. Bu açıdan bakıldığında Alevilerce Cuma akşamları yani Perşembeyi Cumaya bağlayan akşam yapılan Cem ayinleri Kur’an’daki Cuma namazı buyruğunun yerine getirilmesi amacıyla gerçekleştirilen bir toplu dua etkinliğidir.

Hiç kuşku yok ki, Cem ayini, Kur’an’da buyurulan toplu tapınmanın yani namazın Türk / Türkmen toplumlarınca şekle dökülmüş halidir. Sünni ve Şii Müslümanlar Cuma namazı adı verilen toplu tapınmada kadınlara yer vermezken Aleviler bu konuda da ne denli doğru bir uygulama içerisinde olduklarını göstermektedirler.

Nitekim Hünkar Hacı Bektaş Veli şöyle buyurmaktadır.

‘‘Erkek dişi sorulmaz muhabbetin dilinde
Hakk’ın yarattığı her şey bakın yerli yerinde
Bizim nazarımızda kadın-erkek farkı yoktur
Noksanlık ve çirkinlik senin görüşlerinde...’’

Şimdi perşembeyi Cumaya bağlayan yapılan ayin-i cem hakkında bilgi verelim;


1-Sünni ve Şii islam ekolünde cuma günleri toplu ibadet anlayışı varken.. Alevi-Bektaşiler- Perşembeyi cumaya bağlayan gece ibadet ederlerdi.. Buna 48 perşembe " yada 48 Cuma ibadeti denir..

2-Ayin-i Cem de halka namazı (İki rekatlık peygamber namazı)kılınır.. Niyaz edililir… peygamber Efendimizin sünneti ve İmam Cafer sadık Efendilerimizn içtihatı üzre. Cuma ibadetinde Toplumun sorunları dinlenir.. birbirinden hakkı olanlar dile gelir.. suçlu olanlar dar-ı mansura durur... Rızalık alınır...

3-Kırk sekiz Perşembe İbadeti... halkın tümünün katılmak zorunda olduğu bir ibadettir...

4-Allah aşkına semahlar dönülür.. Ehli beyt’in isimlerinin zikredildiği, Duvaz imamlar okunur... İmam Hüseyin aşkına göz yaşı dökülür...

4-Nur Suresi emri gereği Hakk-Muhammed-Ali aşkına yakılan Çerağ'ın söndürülmesiyle...Ayin-i Cem biter.. ki genelde Cem ibadeti, sabahın ilk saatlerine kadar...sürer..

5-Kırk sekiz perşembe ibadeti bir yıl içerisinde yer alan 52 haftan 4 dört hafta içerisinde yani Muharrem ayında yapılmaz...

Allah Eyvallah Gerçeğin Demine Hû diyelim..

Dede-baba Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 25.10.2015, 22:26   #32
Yazar
Dede-baba
Forumun Bir Parçası
 
Dede-baba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 26.07.2008
Mesajlar: 903
Memleket: ERZİNCAN
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 50
İtibar Puanı: 346
Dede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üye

Ettiği Teşekkür: 196
814 Mesajına 1.396 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Alıntı:
SORU Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Dede-Baba aleviler yılarca kuran'a itibat etmemişlerken sizin her dediğinizi kuran'a dayandırmanız ne kadar doğru olabilir ki ? Alevilerin kitabı insan'dır...Bakınız ozanlarımız insan'ı okunacak bir kuran olarak görüyorlar...Bunun üzerine deyişler yazıyorlar ve bu deyişlerin hepsinin ortak noktası ise ''insan'' olmasıdır...
.

Sayın TonyMontana,


"Aleviler Kur'ana itibar etmez" sözünüzdeki yanlış noktaları düzeltmek gerekirse, Aleviler yıllardır Sünni/Şiiler gibi Kur'anı algılamamış, yorumlamamıştır.. Alevilerin Kur'an ayetlerini algılamları ve yorumu farklıdır. Bütün ulularımız, Erenlşerimiz Kur'an'a tabi olmuş, Kur'an ayetlerini deyişlere yansıtmıştır...



Alevi-Bektaşi Öğretisinde Kur'anı hakkıyla anlayabilecek ve yorumlayabilecek kimseler sadece hz. Muhammed'in neslinden gelen 12 İmamlar ve Seyid dedelerimiz Pirlerimizdir. yani Ehli beyt nesli..


".. Kıyamete kadar Ehl-i Beyt ve Kur'an birbirinden ayrılmayacak.."
Hz. Muhammed Mustafa



Yani dedelerizin her sözü Kur'an kabul edilir.. Bağlamanında bu adı TELLİ KUR'AN'DIR.

Kur'an-ı Kerim ol Hakk'ın kelâmıdır. Kelam sözdür, dildir. Söz nefestir. Erenler sözü Hakk nefesidir. Alevi-Bektaşi Erkanında erenlerin sözlerine nefes ya da Kur'an derler.


Cemlerinde üç nefesler bölümünü üç Kur'an'lar diye isimlendirmişlerdir ki bunlar: Pir Sultan Abdal, Şah Hatayi , Kaygusuz Abdal Sultan'dır... ol o erenlerden Kur'an ayetlerini beyan edegelirler....

Bizim kabul ettiğimiz iki Kur'an vardır. Birisi Kur'an-ı Samet olan Mushaf yani yazılı Kur'an, diğeri de Kur'an-ı Natık'tır ki; Velâyet mertebesine ermiş olup En'el Hakk diyebilen Kâmil İnsan'dır.



Er nefestir. Nefes Haktır dediler
Öyledir ey deli gönül öyledir
Nefes yaratılmış oku dediler
Öyledir ey deli gönül öyledir.

Erenler bu yola bir sır koydular
Erenler dediğim kırklar yediler
Gönülden gönüle yol var dediler
Öyledir ey deli gönül öyledir.

İmirza iptidasıdır yolunun
Günahın bağışlar sefil kulunun
Hak Muhammed’indir. Mürvet Ali’nin
Öyledir ey deli gönül öyledir.



Şeriat ilmi ile tarikat, tarikat ilmi ile hakikat bilinmez. Ama marifet ilmi ile şeriat ve tarikat bilinir. İnsan, İnsan-ı Kâmil olmayınca sadece insan olmak ile kendine kemâlet sıfatını yakıştırmamalı.

Bu makama ermiş olan kimselerin düşünceleri, sözleri ile En'el Hakk kavramı bu kadar basite indirgenmemelidir. Zira Kemâlet mertebesine ermek o kadar basit değildir ve daha birinci kapı bilinmeden son kapıya varılmaz. Kaldı ki hakikat vardır hakikatten içeri. Buraya erişebilenlerin dört kapı-kırk makamı geçebilmek için yıllarca verdikleri hizmet ve çektikleri çileler her babayiğidin harcı olamaz.

Kur'an-ı Kerim'in dili de insanı kemalete götüren makamlar gibi aşama aşamadır..

Şeriat'ta Kur'an; kurallara uymak, zahir alem için verilen hükümleri yerine getirmektir

Tarikat'ta Kur'an; kuralları yorumlamak, kendi dilinde anlamlar çikartmak/anlamaya çalismak ve bunları yaşama geçirmektir.

Marifet'te Kur'an; Düşünceye dalmak, manadan anlam çıkartmak ve öze giden yolu bulmaktır.

Hakikat'te Kur'an; hiçbir aracısız Hakk ile birebir muhabbettir. Bu duruma Kaygusuz Abdal Sultan şöyle der:

Cümle ilmin hem kabı olmuş gönül
Nutk-ı Hakk gönüle eyler hem nüzûl

Ol ki nûtkîn âdeme can eyledi
Kendini gönülde pinhân eyledi

Bu gönülün sırrını sen ey gönül
Gel beri Kaygusuz Abdal'dan işit


Bundan başka, (İsmet Zeki Eyuboğluna göre Kaygusuz tapşirması ile şiirler yazan) Vizeli Alaeddin şöyle seslenir.

Evliya'dan gelen kelâm
Okunan Kur'an değil mi?
Gerçek evliyanın sözü
Sûre-i rahman değil mi?


Bu muhabbette evliyanın gönlünden seslenen Hakk'ın kendisidir. Dolayısı ile evliyanın sözü Hakk sözüdür

Dede-baba Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 25.10.2015, 22:38   #33
Yazar
Dede-baba
Forumun Bir Parçası
 
Dede-baba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 26.07.2008
Mesajlar: 903
Memleket: ERZİNCAN
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 50
İtibar Puanı: 346
Dede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üye

Ettiği Teşekkür: 196
814 Mesajına 1.396 Kere Teşekkür Edlidi
Standart ilk camileri kim yaptirdi

Camileri kimler yaptırdı


Ravzatul Ahbab kitabının III. Cilt, 103. sayfasında ve IV. Cilt 100. sayfasında yazıldığına göre,

"...muhteşem camileri Muaviye yaptırdı. Buralarda Hazreti Ali'ye ve evlâtlarına lanet eden hutbeler okuttu. Hazreti Ali'yi ve evlâtlarını sevenlerin katline fermanlar çıkardı...."


Ahmet Refik'in 'Büyük Askeri Tarihi Umumiyesi'ne göre,

"...camileri Muaviye yaptırmıştır. Sünniliği her tarafa Muaviye yaymıştır...."


Şirketi Sahafıyei Osmaniye Elhac Ahmet Hulusi fi 11 Şevval, -ene 306 tarihiyle Matbaayı Arnire'de İstanbul'da basılan Dibacei Tercümei Tıbyan'm yazdığına göre:


Hazreti Muhamrned ile namaz kılmak için yapılan cami hakkında 'La takım ebeden'' ayeti gelince

"...Allahü-teâlâ o camilerde namaz kılmayı Hazreti Muhammed'e yasak etti. Peygamber'imiz sahabeden birkaç kişiden müteşekkil heyet gönderdi. Mescidi Tarra denilen camiye vardılar. Ana ateş urup yaktılar ve camiin binasını bozup yıktılIar. Ve o caminin yerini cife ve kinase ile doldurdular...."


(II. Cilt, sy. 204, Tevbe Suresi)

Ve Ata eder: Ömer bin Hattap zamanı hilâfetinde vakta ki Ensar fethl olundu . Müslimine emreyledi ki yine mescit bina edeler. Lâkin iki -mescidi birbirinin yanında yapmayalar ki, biri diğerine zarar vermeye."

(Bu sözlerden anlaşılan şudur: Ömer, hilâfeti zamanında Hz. Muhammed'in Medine şehrinde bulunan yardımcılarını, ensarını mağlup etti.

Ensarın isteklerine karşı koyarak, cami yapılması için emir verdi. böylece, Peygamber Efendi'mizin yıktırdığı camileri ilk defa olarak Ömer yaptırdı. Ondan sora da Muaviye bu yapilara minare ekledi.)

Allah Eyvallah

Dede-baba Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 25.10.2015, 22:45   #34
Yazar
Dede-baba
Forumun Bir Parçası
 
Dede-baba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 26.07.2008
Mesajlar: 903
Memleket: ERZİNCAN
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 50
İtibar Puanı: 346
Dede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üye

Ettiği Teşekkür: 196
814 Mesajına 1.396 Kere Teşekkür Edlidi
Standart Musayipligin Kur'ani dayanağı nedir

Degerli canlar... Cem ibadeti sadece tv'lerde gördügümüz görgü ceminden ibaret değildir. Farklı bir cem Ayini olan musahiplik cemi hakkında biraz bilgi vermek istiyorum:

MUSAHİPLİK CEMİ:

Degerli canlar, musahip arapca kardes demektir. musayip tutma her aleviye şart koşulmuştur. Şöyle ki Bu ibadet... Peygamber Efendimizden kalan bir sünnettir; Müslümanlar Mekke'den Medine'ye hicret ettiklerinde... Mekke'li ve Medineli müslümanlar bir araya toplanmışlardı... Bütün müslümanların hicretinden sonra Ve Allah emri.... Cibril-i Emin nefesiyle Hz. Muhammed Mustafa'ya 'da Hicret emri geldi... Ve yine Hz. Muhammed Allah'ın emriyle Hz. Ali'yi kendi yatağına yatırdı... Medine'ye hicret etti...

Peygamber Medine'ye ulaştığında aşağıdaki Ayet-i Kerime nail oldu...

İsmişah! Bismişah Allah Allah...

Hakk, Dost, Zahir, Batın, Hazır, Gaib. Sırr-ül Sır Erenlerinin Gülcemallerine aşk...

Ber-Cemal-i Muhammed, Kemal-i İmam Hasan, İmam Hüseyin, Ali ra Bülende salavat...

Allahümme salli ala seyyidina Muhammed-in ve ala Ali Muhammed...

"Onlar ki Hakk'a bağlanıp hicret ettiler...
Mallarıyla canlarıyla Allah yolunda savaştılar

Onlar ki (hicret edenleri) barındırıp yardımda bulundular
İşte bunlar, birbirilerinin dostu ve yâridirler

O kimseler ki İnkâr edip küfre saparlar
Hiç şüphesiz onlarda birbirilerinin yâridirler

Eğer böyle yapmaz (birbirinize dost ve yakın olmaz) iseniz
Her zaman yeryüzünde fitne ve fesata izin verirsiniz...

(Enfal suresi ayet 72-73)

Ve böylece Hakk emri... Peygamber sünnetiyle Muhacir ile Ensar birbiriyle kardes kılındı.

Medine'ye En son. gelen ise... Peygamber'i Mekke'li müşriklerden korumak için O'nun yatağına yatan Hz. Ali idi.... ve kendisine kardes kalmamıştı. Üzgün olan Hz. Ali Peygamber'in yanına gitti... Herkesin bir kardeşi olduğunu kendisinin ise bulunmadığını söyledi..

Peygamber Hz. Ali'ye hitaben dediki; "Ya Ali sen benim dünya ahret kardesimsin, Musa'ya Harun neyse sende bana Öylesin",ve sonrasında orada bulunan bütün müslümanlara hitaben, bu Allah'ın isteğidir. Diye Buyurdu.

Değerli canlar, bu tarihten sonra Alevi-islam inancına sahip kimseler, Hakk emri... Peygamber'imizin sünneti İmam Caferi Sadık'ın Erkanı üzre kendi akrabaları dışında bir kimseyi kendine kardeş kıldı.

Musahipler:

1-Dünya- ahret kardes olup iki cihandada birbirinden sorumludur.

2-Musahiplik evli çiftler arasında ise. ve bu kimselerin kızları birbiriyle evlenemez...

3- Birbirlerine ihtiyaç duyduklarında yanlarında olmaları gerekir.

4- Müsahiplik... Kişilerin kendilerinin karar vereceği bir şey olmayıp... dede-baba'nın izni ve Müsahiplik Ayin-i Cemi ile olur... ..

Kimler bibiriyle müsahip olamaz

***Dede-baba ve Pir, Taliple

***Alim, cahille...

***Mü'min ile Münafık& İnanan ile İnanmayan

***Piri olan ile Pirsiz olan& düşkün

***Evli kimseler bekar ile

***Genç ile yaşlı

***Zalim, mazlum ile

MÜHAİP OLAMAZ...
***

***Müsahiplerin hem kendileri hemde aileleri birbirlerinin dünya-ahret kardeşidirler... bekar kimseler arasında olan Müsahiplikler de ise.. sonradan evlilik yada cinsellik içeren her türlü ilişki yasaktır... düşkünlük sebebi saylır.. yoldan düşer..

Allah Eyvallah

Dede-baba Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
aleviler, sorular


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Hizli Erisim


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 20:43.


Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
Yazılan yazılar ve yayınlanan resimlerin tüm hakları yazan kişiye aittir. Site hakları Aleviweb.com adına saklıdır.

Yandex.Metrica