Go Back   Aleviweb.com - Alevi Alevilik ve Aleviler Forumu > Aleviler ve Alevilik > Alevi Araştırmaları

Alevi Araştırmaları Alevilik üzerine araştırmalar, teorik yazılar, düşünceler, incelemeler

Cevapla
 
Seçenekler Arama Stil
Alt 24.10.2015, 02:59   #21
Yazar
Dede-baba
Forumun Bir Parçası
 
Dede-baba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 26.07.2008
Mesajlar: 913
Memleket: ERZİNCAN
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 50
İtibar Puanı: 346
Dede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üye

Ettiği Teşekkür: 196
814 Mesajına 1.396 Kere Teşekkür Edlidi


Standart

SORU: EHLİ BEYT DEMEK PEYGAMBER'İN EV HALKIDIR. O ZAMAN HZ. AİŞE VALİDEMİZ VE PEYGAMBER'İN TÜM HANIMLARI EHLİBEYT'TİR. SİZ NEDEN SADECE HZ. FATIMA- ALİ-HASAN-HÜSEYİN'İ EHLİBEYT'ten kabul edip diğerlerini dışlıyorsunuz?


Ehl-i Beyt; Hz. Muhammed Mustafa Efendimizin ailesi ve evlâtlarıdır. Mü’minlerin anneleri Hz. Hatice, Hz. Fatıma, Hz. Ali, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin , Ehl-i Beytin şerefli ferdleridir.( Râzî, Tefsir-i Kebir, XXV, 181)

Peygamber'imizin şerefli nesebi Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin vasıtasıyla devam ettiği için, onların kıyamete kadar gelecek olan evlâtları da Ehl-i Beyt’in birer parçasıdır. Onları sevmek ben müsmanım diyen her inanna Kur'an emri ile farzdır. Bu sevgi çok şerefli ve gereklidir. Kalbinde azıcık Ehl-i Beyt sevgisi bulunmayan kimse, Hz. Rasûlullah’ın sevgisinde yalancıdır...


Yüce Allah, Hz. Peygamber'in Ehl-i Beytini bizzat Kur’an’da zikretmiş ve onlara şu şekilde iltifatta bulunmuştur:

İsmişah! Bismişah Allah Allah...

Ber-Cemal-i Muhammed, Kemal-i İmam Hasan, İmam Hüseyin, Ali ra Bülende salavat...

Allahümme salli ala seyyidina Muhammed-in ve ala Ali Muhammed...




“... Ey Ehl-i Beyt! ALLAH sizden sadece günahı gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor.” (Ahzab/33)


Ümmü Seleme validemiz demiştir ki:

“...Bu âyet-i kerime benim evimde indi. Hz Rasûlullah (s.a.v) Ali, Fâtıma, Hasan ve Hüseyin’i çağırdı. Onları Hayber yapımı geniş bir elbisenin altına topladı, kendisi de içine girdi ve:

“İşte bunlar benim Ehl-i Beytimdir” buyurdu. Sonra inen ayet-i kerimeyi okudu ve:

“ALLAHım! Onlardan kötülükleri gider. Onları tertemiz et!” diye duâ etti. Ben: “Yâ Rasûlullah, ben Ehl-i Beytten değil miyim? dedim.” Hz. Rasûlullah ,

“Sen benim ehlimsin. Sen zaten hayır içindesin”
buyurdu.( Taberî, Câmiü’l-Beyân, Cüz:XXII, Shf:7; Ibnu Kesir, Tefsir, VI, 412-413.).."

Zeyd b. Erkam (r.a) anlatıyor:

ALLAH Rasûlü (s.a.v), Mekke ile Medine arasında Hummen ( Gadir Humm) denilen suyun başında bir hutbe verdi. ALLAH’a hamd, sena ve zikirden sonra şöyle buyurdu:

“Ey insanlar! Dikkat ediniz; ben bir beşerim. Rabbimin ölüm elçisinin gelmesi ve benim ona icabet edip aranızdan gitmem yakındır. Sizlere hukuku ağır iki kıymetli emanet bırakıyorum. Birincisi ALLAH’ın Kitabı’dır. Onda nur ve hidayet vardır. ALLAH’ın Kitabına sımsıkı sarılın. Onunla meşgul olun, onu öğrenin, öğretin; hükümlerini anlayın. İkinci emanet Ehl-i beytimdir.

Ehl-i Beytim hakkında ALLAH’tan korkmanızı hatırlatırım.

Ehl-i Beytim hakkında ALLAH’tan korkmanızı hatırlatırım.

Ehl-i Beytim hakkında ALLAH’tan korkmanızı hatırlatırım. ”


Erkam’ı dinleyenler arasında bulunan Husayn b. Sebre;

--- Ehli beyt kimlerdir? diye sordu



Ehl-i Beyt, kendilerine sadakanın haram olduğu kimselerdir” dedi. Husayn,

“Onlar kimdir?” diye sorunca Zeyd b. Erkam (r.a),

“Ali’nin ailesi, Akîl’in ailesi, Cafer ve Abbas’ın âilesidir” dedi. Husayn,

“Bunlara sadaka haram mıdır?” diye sorunca, Zeyd (r.a),

“Evet” dedi.
(Müslim, Fedâilü’s-Sahâbe, 36; Nesâî, Sünen-i Kübrâ, Menâkıb, 9.)

Âlimlerin ekseriyetine göre Ehl-i Beyt, Peygamber Efendimiz Hz. muhammed, Hz. Hatice, kızı Hz. Fâtıma, damadı Hz. Ali, torunları Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin ve kıyamete kadar oların sulbünden gelen zürriyetleridir.

Yani Hz. Hüseyin’in torunları olan seyitler ve Hz. Hasan’ın torunları olan şerifler Ehl-i Beyt’in günümüzdeki şerefli mensuplarıdır. Rasûlullah (s.a.v) Efendimiz’in şerefli nesli, kıyamete kadar hiç kesilmeyecektir...


Selam olsun o nurlu soya selam olsun Seyid nesli Pirlerimize, dedelerimize, babalarımıza..


Ehl-i Beyt Kimlerdir.

Ehl-i Sünnet'in Müslim, Buhari, Tirmizi, Ahmed, Nesei ve diğerleri gibi büyük hadisçileri dahi, fazilet ve menkıbet bölümünde Ehl-i Beyt'in faziletlerini Resulullah'ın zevceleri ve diğerlerinkinden ayırmışlardır?[5]

Ayrıca, Sahih-i Müslim'de, "Ali bin Ebi Talib'in Faziletleri Babı"nda, Zeyd bin Erkam'dan Resulullah'ın (s.a.a.) şöyle buyurduğu nakledilmektedir:

"...Ben sizin aranızda iki değerli emanet bırakıyorum. Onlardan birisi Allah'ın Kitabıdır. O Allah'ın ipidir. Ona uyan hidayete kavuşur, onu terkeden ise sapıtır. Diğeri ise Ehl-i Beyt'imdir. Sizlere Ehl-i Beyt'imi tavsiye ediyorum; Sizlere Ehl-i Beyt'imi tavsiye ediyorum; Sizlere Ehl-i Beyt'imi tavsiye ediyorum."

Zeyd bin Erkam'a;

"Resulullah'ın hanımları da Ehl-i Beyt'inden sayılırlar mı?" diye sorulunca şöyle dedi:

"...Vallahi hayır. Kadın kocasıyla bir müddet yaşar. Sonra kocası onu boşadığında babasının evine ve kavmine geri döner. Ama Ehl-i Beyti, onun ailesinin asıl fertleri olup, sadaka almaları haram olan insanlardır."
[6]

Ayrıca Buhari ve Müslim, Aişe'nin Resulullah'ın (s.a.a.) Ehl-i Beyt'inden olmayıp halife Ebu Bekir'in ailesinden oluşuna tanıklık ederler. Bu konuda teyemmüm ayetinin nüzulu bölümüne bakınız. [7]

Şu halde, neden bazıları ne pahasına olursa olsun gerçekleri tersine göstermek istiyorlar acaba? Aişe'nin böyle bir fazileti olmadığını yalnız Şiiler ve Aleviler değil, Buhari ve Müslim de söylemekteler. Şimdi bundan dolayı Şiilere ve Alevilere çirkin sözler söyleyenler, Buhari ve Müslim'e de sövecekler mi?!

"Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve doğru söz söyleyin ki, Allah da işlerinizi düzeltsin ve günahlarınızı bağışlasın. Kim Allah ve Resulüne itaat ederse büyük bir kurtuluşa ermiş olur." Ahzab Suresi / 70 - 71.


Allah Eyvallah


Kaynaklar:

1-Müslim, Fedâilü’s-Sahâbe, 36; Nesâî, Sünen-i Kübrâ, Menâkıb, 9

2-Taberî, Câmiü’l-Beyân, Cüz:XXII, Shf:7; Ibnu Kesir, Tefsir, VI, 412-413

3-Ibn Atıyye, el-Muharraru’l-Veciz, IV, 384. (Beyrut, 1993)

4-Râzî, Tefsir-i Kebir, XXV, 181

5- Sahih-i Müslim, c. 4, s. 1883 ve sonrası.

6- Sahih-i Müslim, c. 4, s. 1873, h. 2408.

7- Sahih-i Buhari, c. 1, s. 91; Sahih-i Müslim, c. 1, s. 279, h. 367.

Dede-baba Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 24.10.2015, 03:00   #22
Yazar
Dede-baba
Forumun Bir Parçası
 
Dede-baba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 26.07.2008
Mesajlar: 913
Memleket: ERZİNCAN
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 50
İtibar Puanı: 346
Dede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üye

Ettiği Teşekkür: 196
814 Mesajına 1.396 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

SORU: ERVAH-I EZEL NEDİR? KUR'AN'DA YERİ VAR MIDIR?

Ervah-ı Ezel, yada diğer ismiyle, Kal-ü Bela, dünya ve 18 bin alem halkolmadan, bütün ruhların var edildiği, ve Tanrıya İkrar verdikleri ruhlar meclisidir.

Kur'an-ı kerim'de Ara'f suresinde bahsedilir. Alevi terminolojsinde İmam caferi sadık Buyruğunda söyle konu edilir:



Ara'f Suresi 172. Ayet Batıni Yorum


İsmişah! Bismişah Allah Allah...

Hakk, Dost, Zahir, Batın, Hazır, Gaib. Sırr-ül Sır Erenlerinin Gülcemallerine aşk...

Ber-Cemal-i Muhammed, Kemal-i İmam Hasan, İmam Hüseyin, Ali ra Bülende salavat...

Allahümme salli ala seyyidina Muhammed-in ve ala Ali Muhammed...



"..(Ey Peygamber insanlara şu zamanı hatırlat ki) hani Rabbin, Ademoğullarının sırtlarından zürriyetlerini almış ve onları kendi nefislerine karşı şahidler kılmıştı: "Ben sizin Rabbiniz değil miyim?" (demişti de) onlar: "Evet (Rabbimizsin) , şahit olduk" demişlerdi. (Bu,) Kıyamet günü: "Biz bundan habersizlerdik" dememeniz(önlemek) içindir."


Hazreti Adem'in Halkolması ( varlık alemine gelişi):


... ve Rab olan Allah, Ademi işte bu topraktan halk etti. Sonra Meleklere emir buyurdu;

Onu Rıza suyu ile yıkadılar. Başına hilafet tacını koydular. Keramet hil'atı giydirip, yücelik kürsüsü üzerine oturttular.

Ve: Sen yerde, gökte halifesin dediler.


Yerde yatıyordu. Henüz ruh verilmemiş idi. Fakat böyle iken bile çok güzel idi. Kendisini gören Melekler, kuşlar, bütün canlılar hayran kalıyordu. O zamana kadar böyle güzel mahluk görülmemişti.

Sonra O'na ruh verildi. Adem yattığı yerden kalktı. Oturdu ve aksırdı:

-- "Elhamdülillah (Şükür olsun Yaradan'a dedi.

Bunun üzerine Kaadiri Kayyum:" Yerhakemullah ya Adem"dedi. (Allahtan sana rahmet gelsin) demektir.


Sonra:-- Ya Adem! İzzim Celalim hakkı için, seni bu kelime için halk ettim dedi.
Ve buyurdu:

Yukarı bak! O da başını kaldırıp baktı.

Arşta: La İlahe İllallah Muhammeden Resulullah. Yazılı olduğunu gördü.
Ve sordu:

-- Ya Rab! "La İlahe İllallah" senin birliğindir amma, (Muhammeden Resulullah kim?)


Ol Hakk'tan Nida geldi:

-- O benim habibimin adıdır. Ve senin oğlundur, buyurdu.

Bu esnada Adem a.s. havaya baktı, üç sevimli kuş gördü. Hepsi birbirinden güzeldi. Fakat bilhassa biri pek zarifti. Adlarını ve makamlarının neresi olduğunu sordu.


İlkin en zarifi:

-- Ben akılım, diye cevap verdi. Makamım insanların başıdır.

Adem a.s. "Cenabı Hakkın halk ettikleri arasında en üstünü" diye düşündü.


Sonra ikincisine döndü. Çok güzel bir yüzü vardı.
O da :

-- Adım edep ve hayadır ve makamım insanların yüzü ve gözüdür dedi.


Üçüncüsü pek babacan bir kuştu. Yumuk, yumuk gözleri vardı. Kanatları pek parlak değil, ama temizdi.

-- Adım ilim ve şevkat, makamım insanların göğsüdür diye kendisini taktim etti.


Adem:

-- O halde gelin yerlerinize girin! teklifinde bulundu. Üç kuş yerli yerine yerleşince Hz. Adem kalbinde büyük bir huzur ve ferahlık hissetti.



Sonra sol tarafına baktı, orada da birbirinden çirkin üç kuş gördü. Onlarada adlarının ve makamlarının neresi olduğunu sordu.

İlki pek kurumlu bir kuştu.kimse ile pek meşkul görünmüyordu. Sadece benim diyen bir hali vardı. Kanatları, süslü ve parlaktı öyle yapmacık halleri vardı ki, gerçekten görülmeğe değerdi.

Adım Kibir ve makamım insanların başıdır. dedi.

Adem -- Fakat o aklın yeridir dedi. Sen orada nasıl durursun?

Kibir gülümsedi -- Aklı oradan çıkarır yerine ben girerim. Ben gelince akıl oradan gider, diye cevap verdi.


İkincisi:-- Adım Tamahdır ve makamım insanların yüzü ve gözüdür dedi.

Adem:-- Fakat bu edep ve hayanın yeridir dedi.

Tamah:-- Ben gelince edep ve haya gider, diye cevap verdi.


Üçüncüsü:-- Benimde adım hased,dedi ve makamım insanların göhsüdür.

Adem:-- Ama, bu ilm ve şefkatin yeridir, dedi.

Hased:-- Ben gelince, ilim ve şefkat gider.

Hz. Adem yüzünü buruşturdu ve düşünceye daldı. Bunun üzerine iyi kabul görmeyen üç sevimsiz, daha fazla orada duramadılar ve ayrılıp gittiler.


Hak Teala bütün ruhları da Ademe gösterdi. Ve sağ yanına iyman edenlerin, sol yanına da kafirlerin ruhlarını koydui

Sonra şöyle buyurdu: "Elestü birabbiküm" Allah Tealaya layık olan kular: " Beli" dediler.

Hakka layık olmayanlar da: "La" dediler. Bir kısmıda aldırış etmediler.

Yine buyurdu: "Elestü birabbiküm" Budefa: "Beli" diyenlerin bir çoğu "La" Aldırış etmeyenlerin de bir çoğu "Beli" dedi. Bir kısmı yine aldırış etmedi.


İki kere "Beli" diyenler Mü'min ve de doğru Mü'min olacaklardı.

İki kere "La" diyenler kafir doğup kafir öleceklerdi.

İki kere aldırış etmeyenlere gelince; onlarda neüzübillah şaki ve azgın olacak olanlardır.

İlkin "Beli" sonra "La" diyenler Mü'min doğup kafir ölecekler.

İlkin "La" sonra "Beli" diyenler ise kafir doğup Mü'min ölecek olanlardır.


ERKAN-I İMAM-I CAFER-İ SADIK

Allah Eyvallah

Dede-baba Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 24.10.2015, 03:01   #23
Yazar
Dede-baba
Forumun Bir Parçası
 
Dede-baba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 26.07.2008
Mesajlar: 913
Memleket: ERZİNCAN
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 50
İtibar Puanı: 346
Dede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üye

Ettiği Teşekkür: 196
814 Mesajına 1.396 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

SORU: Alevi Olunur?


İkrar cemi ve yapılısı (Aleviliğe kabul cemi)


Aleviler öğreti yolunda, bütün tutkulardan, aşırı isteklerden, dünyaya bağlı geçici dileklerden, eğilmelerden kurtulmaya ve özünü gerçeğe adamaya yani öğretiyi benimseyip yola girmeye İkrar (Nasip) Alma”-, “ölmeden önce ölmek” demektedirler.

Bu öğreti için, kişinin kendi isteğiyle maddi ve manevi dileklerinden tümden vazgeçmesiyle (Teslim-i Rıza anlayışıyla), mana aleminde, ruh bakımından hayat bulacağına inanılmaktadır.

Alevilikte Batıni yorumda iradi olarak ölen yani ikrarını alan can, dünyaya yeniden gelmiş gibidir. Yani, insanların yaşamları boyunca yaptıkları pek çok şeye, ölümle karşılaştıklarında pişmanlık duyacak olmaları ve “bir daha dünyaya gelsem böyle yapmazdım” düşüncesine varmaları “ikrar töreni”ile canlara kavratılmaktadır.

Böylece insanın son veda anındaki hesaplaşmasını, önceden ikrar töreninde yaşayan Aleviler, kendilerini yeniden doğmuş olarak kabul ederler ve bu olayı da “ikinci doğum” olarak adlandırırlar. Yola girmenin ön koşulu olan “ölmeden önce ölmek” (iradi olarak ölmek), Aşık Veysel tarafından şöyle dile getirilmiştir:

Topraktandır cümle beden
Nefsi öldür ölmeden
Böyle emretmiş yaradan


Yine iradi olarak ölmeyi ve ikinci doğumu Şâhi bir nefesinde şöyle anlatmaktadır:

Dört kapı selâmın verip aldılar,
Pirim huzuruna çekip yettiler;
El ele, el Hakk’a olsun dediler,
Henüz mâsum olup cihana geldim.



İkrar cem-i : Aleviliği kendi rızası ile kabul eden, Can'a yapılır. cem görgü cem'inden farklı olarak , ikrar veren can'a Pir tarafından, su tavsiyeler de bulunulur. ve su sözleri vermesi istenir;

Pir darda duran cana'a bazı telkinlerde bulunur;

Rehber öncelikle, "Marifetten gelip sırrı hakikate gidiyoruz destur Pirim." der.


Pir:

GİDEMEZSİNİZ! Kış var, aşılmaz yüce dağlar, geçitsiz ırmaklar var. Bu belleri aşamazsınız. bu selleri geçemezsiniz. çok büyük engeller var, çok zor ortam var. demirden leblebidir yenilmez. Ateşten gömlektir giyilmez. GELME! Gelirsen dönme! gelenin malı gider, dönenin canı gider. Öl ama ikrar verme. Öl, ikrarrından dönme! hal böyledir. Bu halleri ben size demiş ve duyurmuş olayım evladım."

Can rehberi eşlinde Pir huzurunda, ve rehber can adına ;

" Pirim cematın varlığına, Tanrı'nın birliğine inanarak, Muhammed-Ali'nin yoluna, Hünkar Hacı Bektaş Veli'nin katarına girerek, Muhammed'e ümmet, Allah'a kul, Hüseyin'e talip olmak için adlarını andığımız kişilere inanarak, güvenerek geldik. Ölümüz olur, dönüşümüz olmaz basımız acık, ayağımız yalın. özümüz darda, yüzümüz yerde. pir'den ne gelirse "Alllah eyvallah" dedik, durduk darına. Boynumuz kıldan ince, yolumuz kılıçtan keskin. İnandık iman getirdik. Huzurunuzda birliğe yettik"

Pir: "Eyvallah talip! İkrarın imanına yoldaş olsun! Hak, Şahımerdan, doğru yoldan ayırmasın. Büyükleri sayacaksınız, küçükleri seveceksiniz. Ulu Tanrı'nın buyurduklarını tutup, yasak dediğini yasak, gerçek dediğini gerçek bileceksiniz. Tanrı'nın yolundan ayrılmayacaksınız. işittiniz mi Evladım."

Sevgi ve Saygılarımla, Değerli Canlar

Dede-baba Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 24.10.2015, 03:02   #24
Yazar
Dede-baba
Forumun Bir Parçası
 
Dede-baba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 26.07.2008
Mesajlar: 913
Memleket: ERZİNCAN
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 50
İtibar Puanı: 346
Dede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üye

Ettiği Teşekkür: 196
814 Mesajına 1.396 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Alıntı:
SORU Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster


Yedullah ayeti?

Anlayamadığım şeyleri kırmızıyla vurguladım. Sabırla verdiğiniz bilgiler için teşekkür ediyorum.


"Yedullah ayeti?" İkrar Ceminde ( Yola kabul) okunan ayetlerdendir. El- Fetih Suresi'nin 10. ayeti'dir. Bizzat Hz. Muhammed ve Hz. Ali tarafından Medine'de Mümin olmak isteyenlere Biat ( İkrar) alınarak okunmuştur.



İsmişah! Bismişah Allah Allah...

Hakk, Dost, Zahir, Batın, Hazır, Gaib. Sırr-ül Sır Erenlerinin Gülcemallerine aşk...

Ber-Cemal-i Muhammed, Kemal-i İmam Hasan, İmam Hüseyin, Ali ra Bülende salavat...

Allahümme salli ala seyyidina Muhammed-in ve ala Ali Muhammed...


"... Sana bağlılıklarını bildirenler, Allah'a bağlılıklarını göstermiş olurlar: Allah'ın eli onların elleri üzerinedir. O halde, kim ahdini bozarsa yanlızca kendi alehine bozmuş olur. Ve kim Allah'a karşı taahüdüne uyarsa, Allah ona büyük bir ödül ihsan edecektir. ( Fetih Suresi 48/10)"


Ey Muhammed! Bil ki sana biat edenler aynen,
Tanrı'ya Biat etti. Gelip senin ile el tutan.

El tutarak sözleşenler senin elin üstündedir.
Hakk'ın eli ise, tüm cümle ellerin üstündedir.

Sözünü kim bozarsa ikrarından dönmüş olur,
De ki; Kendi öz nefsine yararı değil, zararı olur.

Yüce Hakk'ın andını kim yerine getirir
Büyük ödüller, sevap, o'na verilir.

(Fetih Suresi, Ayet10)


İkrara cemi, Tanrı buyruğu, Hz. Muhammed-Ali'nin Sünneti ve İmam cafer Erkanındandır...

Hz. Muhammed ve hz. Ali Efendinmiz.... Hakk-Muhammed-Ali yoluna girmek isteyenleri Bu biatı verdirerek kabul ederlerdi.. Sünni ve şii islam ekolünde (Akabe biatı olarak bilinir)


Peygamber ve hz. Ali, Rıdvan Ağacının altında İslam dinine girmeye gelenlere bu Biatı verdirir Sırtına "İkrarın Kabul oldu" manasında sırtına eliyle vururdu... Hz. Ali ise, Rıdvan ağacından bir dal (Alevi-bektaşi ocaklarındaki TARIK) ile taliplerin sırtına vururdu...

Bu ikrar, 12 İmam ve nesli aracılığıyla önce Horasan'a ve seyidler ile Anadoluya taşındı...


Şimdi İkrar cemi hakkında bilgi verelim..


Alevi-Bektaşi inancında Hakk-Muhammed-Ali yoluna..."İKRAR CEMİ" yapılarak girilir.. Bu cem, Can'ın dünyadaki heves ve nefsini öldürdüğü ayindir... Bu şekilde yola gelen can malından, varlığından vaz geçer.. Dünya hevesini bir yana bırakır...İkilikten, hasetten, cümle benlikten arınır.....

Hırstan kibirden arınmak... Her türlü dünyevi isteklerinden arınmak,. zordur... Bu nedenle Can'a yola girmeden telkinde bulunulur...

"GELME GELME.... DÖNME DÖNME!... GELENİN MALI, DÖNENİN CANI!...".

Sözü'nün manası budur....


Hakk-Muhammed-Ali yoluna kılıçla zorla cebirle değil.. Teslimi Rıza ile girilir... Bu nedene talip yola girmeden uyarılır.. hatta başaramayacaksa girmemesi söylenir..

Hakk-Muhammed-Ali Yolu için..

"DEMİRDEN LEBLEBİDİR YENİLMEZ....YÜCE DAĞDIR, AŞILMAZ...GELENİN MALI DÖNENİN CANI" denir... Bu cem Can'ın ölümü olarak kabul edilir... "ÖLMEDEN ÖNCE ÖLMEK" tabiri bu nedenle kabul edilir.....


Bu koşulları kabul eden Can.... Pir'ine, Hakk-Muhammed-Ali Yolundan dönmeyeceğine dair... Bağlılılğını sunar.. Pir'de Ceddi Muhamed-Mustafa adına... Bu canları Hakk-muhammed-Ali yoluna, Ehli-Beyt Kervanına kabul eder....

"EL ELE, EL HAKKA' Desturunun.. Sırr-ı manası budur...

İkrar Cem'inden önce TARİKAT ABDESTİ ALDIRILIR.....Can, daha önceki cümle günahlarına tövbe eder... AYİN-İ CEM BAŞLAR...Ayin-i cem bittiğinde... Can...Yeniden doğmuş ve dünyaya yeniden gelmiş kabul edilir.. Yani DİRİLMİŞ.. CAN Bulmuş sayılır... Böylece Can.. islam olmuş ve Mü'min olmuş sayılır...Nefsini öldürmüş.. hakikatler dünyasında gözünü açmıştır..

Eğer ki...Bu Can...yoldan düşerse...

Telkin edilen... "DÖNENİN CANI" gider yani..... Tarikatten düşen... Hakk-Muhammed-Ali yoluna asi olan.... Bir daha asla Tarikata giremez.. Bu kuraldır... Bu can için bir daha İkrar cemi yapılmaz.. Can artık ŞERİAT'nın ehlindendir...Bu makamdan yukarı çıkamaz...

Artık Bu Şeriat Ehlindeki bu can ölüdür... (gerçeğe gözünü açamayan anlamında... gözündeki sır perdeleri açılmamış manasında...) tarikat makamında, Nefsine uyan.. Ölü kabul edilir... Kimse Bu cana selam dahi vermez.. yeme ve içme ihtiyaçları dışında münasebet yasaktır... Can bazen toplumdan bile süreülebilir...

Yoldan düşen bu cana "YOL DÜŞKÜNÜ" denir...Alevi-bektaşilik içinde... yaptırımların en büyügüdür.. Çok büyük şuçlar işlenmedikçe... bu ceza verilmez...

Allah Eyvallah..

Dede-baba Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 24.10.2015, 03:03   #25
Yazar
Dede-baba
Forumun Bir Parçası
 
Dede-baba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 26.07.2008
Mesajlar: 913
Memleket: ERZİNCAN
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 50
İtibar Puanı: 346
Dede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üye

Ettiği Teşekkür: 196
814 Mesajına 1.396 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

SORU: Aleviler neden tavşan eti yemez Bunun Kur'ani ve dini gerekçleri nelerdir?


Aleviler Neden Tavşan Eti Yemez?



Aleviler, üç nedenden ötürü tavşan eti yemezler:

1- Tavşanın yapısı, etten çok bir kan pıhtısıdır. Kur'an'da, Maide Suresi 3. ayette kan ve kanlı maddeler, leş ve domuz eti haram kılınmıştır:


İsmişah! Bismişah Allah Allah...

Hakk, Dost, Zahir, Batın, Hazır, Gaib. Sırr-ül Sır Erenlerinin Gülcemallerine aşk...

Ber-Cemal-i Muhammed, Kemal-i İmam Hasan, İmam Hüseyin, Ali ra Bülende salavat...

Allahümme salli ala seyyidina Muhammed-in ve ala Ali Muhammed...



".... ölü hayvan eti, kan, domuz eti, Allah'tan başkası adına kesilenler, boğulmuş, vurularak öldürülmüş, düşüp ölmüş, süzülmüş,, yabani hayvan parçalayıp öldürmüş, olanlar, dikili taşlar üzerine boğazlanan ve bir de fal oklarıyla kısmet aramanız size haram kılındı..." MAİDE SURESİ AYET 3


2- Tavşanın kafası kedi kafasına, kulakları eşek kulaklarına, ayakları ***** ayağına, kuyruğu ile domuza benzer. Ayrıca çok tırnaklılar grubundadır ve KADINLAR GİBİ AYBAŞI GÖRÜR..

3- Tavşan ayrıca eski türklerde kutsal sayılan bir hayvandır. bu nedenle avlanıp yiyilmez. bayraklarında tavşan resmi bulunurdu... Örneğin, dersim Alevilerinin, Munzur suyundaki balıkları kutsal saydılkları için yememeleri gibi..

Oğuzların altılı tasnifinde, Anzuk olarak giren Tavşan, Boz-oklar'ın simgesi idi..Türkmen kızılbaşlar bu yüzden Tavşan yemezler

Yine kimi balkan köylüleri de, Hz. Hüseyin'in katillerinin ruhlarının, tavşan şekline girdiğine inanıyorlardı...


Tavşan yemek Tevrat'ta ta yasaktır.. haramdır.


"......Hic bir mekruh sey yemiyeceksiniz. Yiyebileceginiz hayvanlar sunlardir:sigir, koyun ve keci,geyik ve ceylan,ve sigin ve dag kecisi, ve karaca ve ahu ve dag koyunu. Ve hayvanlar arasinda tirnagi yarik,ve tirnagi catal olan ve gevis getiren her hayvani yiyebilirsiniz.

Fakat gevis getiren ,yahut tirnagi yarik olanlardan sunlari yemiyeceksiniz:

deve ve tavsan ve kaya porsugu cünkü gevis getirirler fakat catal tirnakli degildirler.onlar size murdardir; ve domuz cünkü catal tirnaklidir fakat gevis getirmez. o size murdardir bunlarin etinden yemiyeceksiniz, ve leslerine dokunmiyacaksiniz..." Tevrat-TESNIYE 14) (Bap14) (3).

Tavsan yemek ayrıca eski Anadolu halklarında Hititlerde yasaktır..


Saygı ve sevgilerimle

kaynak:

1- Dede Mehmet Yaman, Alevilik, İnanç- Edeb- Erkan, s.127

Dede-baba Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 24.10.2015, 03:03   #26
Yazar
Dede-baba
Forumun Bir Parçası
 
Dede-baba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 26.07.2008
Mesajlar: 913
Memleket: ERZİNCAN
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 50
İtibar Puanı: 346
Dede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üye

Ettiği Teşekkür: 196
814 Mesajına 1.396 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

SORU: 30 GÜNLÜK RAMAZAN ORUCUNUN KAYNAĞI NEDİR? ALEVİLER NEDEN 30 GÜN TUTMAZ?


Nisa Suresi ve Ramazan Orucunun Kaynağı



Yüce Allah Kur'an-ı Kerim'in Ahzap-62 ve Fetih-23 ayetlerinde, Allah'ın yasalarında, ayetlerinde ve sünnetinde değişiklik bulamazsınız diye buyurmaktadır. Yine BAKARA SÜRESİ 183. AYET` TE ` Ey iman sahipleri! Oruç sizden öncekiler üzerine yazıldığı gibi sizin üzerinize de yazılmıştır. Bu sayede korumanız umulmaktadır` denilmektedir.

Tüm peygamber'lere farz olan ve ve 3 büyük dinde tutula ortak oruç Muharremdir. Ramazan isminde 30 gün tutulan bir oruç diğer Peygamberler döneminde olmadığı gibi, esasında Peygamberin ölümünden sonra yezit zamanında ortaya çıkarılmıştır. ve Kaynağını ise Nisa Suresi 92. ayetten alır: Şöyleki :

NİSA SÜRESİ AYET-92 : "...Herhalde bir Müslüman` a layık değil ki haksız olarak bir Müslüman ` ı bile bile öldüre . Meğer ki hataen bir ok veya silah gazası ola . Her kim bir Mümin` in bilmeden ölümüne sebep olsa bile esir düşmüş bir Müslüman kulu veya cariyeyi azad etmek üzerine farz olur.Ayrıca ölenin ailesine diyet vermelidir.Meğer ki ölünün ailesi diyet almayalar ya da bağışlayalar.Eğer ölü sizin düşmanınız olan bir topluluktan olsa bile Mümin `dir.Katilin üzerine kadın ya da erkek bir esiri azad etmek borçtur.O da idama mahkum oluş boynunu zincirden kurtarıp serbest bıraktıra.Aranızda anlaşma olan bir topluluktan olsa bile mirasçılara diyet verilmesi gerekir.Ancak Asker ya da yoksul olup esir,cariye veya idam mahkumu azad etme gücü ve parası olmayan KATİLLERİN HEPSİNİN İKİŞER AY VEYA BİR AY ORUÇ TUTMALARI ÜZERİNE FARZ VE BORÇTUR.BU ORUÇ BORCU VE FARZ EMRİ İNSAN ÖLDÜRMEMELERİ İÇİN MÜSLÜMANLARIN ÜZERİNE ALLAH` IN FARZ KILDIĞI BİR KATİLLİK NİŞANIDIR Kİ TÖVBE EDİP KİMSEYİ ÖLDÜRMEYELER. ALLAH HERŞEYİ BİLİR.` Denilmektedir.


4 Kitapta farz ve hak olan muharrem orucu dışında tüm inanlar üzerine herhangi bir oruç farzizası olmadığı gibi, Nisa Suresi 92 ayette belirtilen kusurları işleyenler için, Ramazan ayı içerisinde af olmaları ve yaptıkları cinayetlerin bedeli olarak KATİLLİK ORUCU BU KİMSELER ÜZERİNE FARZ OLMUŞTUR.

Nitekim:


BAKARA SÜRESİ 185. AYET` te

"....Ramazan Ay` ında eğriyi doğrudan ayırıp doğru yolu gösterici Kur`an-ı bazı ayetleri indi.SİZLERDEN HER KİME Kİ FARZ OLDU BU AYLARDA ORUÇ TUTSUN..." denilmektedir.

İmam Hüseyin` in Kerbela` da şehit edilmesinden sonra 4 kitapta farz ve hak olan Muharrem Orucu YEZİT tarafından yasaklanmış otuz günlük KATİLLİK ORUCU tutturulmuştur.Abbasi` lerde otuz günlük KATİLLİK ORUCU` NU MİZRAKİ İLMİHAL kararı ile ve kılıç zoruyla Türkler` e ve Acem` lerde tutturmuşlardır.

Yezit, kerbela katliamından kurtulan İmam Ali Zeynel Abidin` i halkın isyan etmesinden korkarak Medine` ye göndermiş İmam Zeynel Abidin` in serbest bırakılması Yezit` e isyanı durdurmuş ancak halkın kerbela katliamını yapan katillere duyduğu kin ve nefret duygularını bastıramamış.Bunun üzerine Yezit askerlerine ve kendisine bağlı bulunanlara NİSA SÜRESİ` nin 92. Ayet` inde emredilen KATİL ORUCU` nu tutmalarını emreden bir ferman dağıtmış ve bu Oruc` u tutmayanları öldürtmüştür.Böylece hem yer yer ayaklanan halkın isyanını önlemiş hem de iktidarını sağlamlaştırmıştır.Yezit` le başlayan bu gelenek günümüzde de devam etmektedir.

Kaynak: Karacaahmet sultan web sitesi, [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]


Allah Eyvallah

Dede-baba Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 24.10.2015, 03:05   #27
Yazar
Dede-baba
Forumun Bir Parçası
 
Dede-baba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 26.07.2008
Mesajlar: 913
Memleket: ERZİNCAN
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 50
İtibar Puanı: 346
Dede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üye

Ettiği Teşekkür: 196
814 Mesajına 1.396 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

SORU: Aleviler abdest alır mı? Tarikat Abdesti nedir? Kur'ani dayanağı nedir?



“….. Ey iman edenler! İbadet etmeye niyetlendiğiniz zaman yüzlerinizi, dirseklerinize kadar ellerinizi, başlarınızı meshedip, topuklara kadar ayaklarınızı yıkayın. Eğer cünüp oldunuz ise, boy abdesti alın. Hasta, yahut yolculuk halinde bulunursanız, yahut biriniz tuvaletten gelirse, yahut da kadınlara dokunmuşsanız (cinsî birleşme yapmışsanız) ve bu hallerde su bulamamışsanız temiz toprakla teyemmüm edin de yüzünüzü ve (dirseklere kadar) ellerinizi onunla meshedin. Allah size herhangi bir güçlük çıkarmak istemez; fakat sizi tertemiz kılmak ve size (ihsan ettiği) nimetini tamamlamak ister; umulur ki şükredersiniz. (Maide suresi 6)…”

Degerli canlar...

Aleviliği kabul eden cana önce Tarikat Abdesti aldırılır...

Sonra İkrar cem-i düzenlenirdi...



a) Ellerini yıkatırken " Ey Talip! Ezelden bu ana gelinceye kadar Tanrı'nın yasak ettiklerine el sürdünse cümlesinden arı olmak için ellerini yumak Cenab-ı
Resul'un sünneti seniyesidir YIKA!

b)Burnunu yıkatırken "Ey Talip! Elest-i Bezmin'nden bu ana gelinceye kadar kokladığın iğrenç kokuların giderilmesi için burnuna su vermek Muhammed Mustafa'nın sünneti seniyesidir. YIKA

C) Yüzünü yıkatırken "Ey Talip! Ezelden bu ana kadar yüz kızartıcı işlerin cümlesinden arı ve beri olmak için yüz yumak Cenab-ı Hakk'ın Farzıdır. YIKA!

D) Kollarını Yıkatırken: "Ey talip! Bu ana gelinceye değin kol sarmış olduğun yasaklarının cümlesinden temizlenmek için kollarını yumak Cenab-ı Hakk'ın farzlarındandır YIKA!

E) Başını mest ettirirken: "Ey talip! Baş abanın en değerlisidir. Gövde insanı tasıyıcı, baş bilip anlayıcıdır. Akıl ve fikir başta gerekir. Bu ana değin akılsızca yaptığın işlerin, işlediğin suçların cümlesinden arı ve beri olmak için basını YIKA!... Bu dahi Cenab-ı Hakk'ın farzlarındandır.


F) Ayaklarını yıkatırken: "Ey talip! ezelden bu ana kadar Tanrı rızasına uymayan günah ve suça götürür yerlere vardın ise cümlesinden arı ve beri olmak için ayağını mest edesin. Bu dahi Cenab-ı Hakk'ın Farzıdır.


Rehber kurulanması için talibe havlu verirken: " Ey Talip! Ervah-ı Ezelden, Nahn-ü Kasemnadan bu yana gelinceye kadar işlemiş olduğun şirk ve hatadan, masiva çamurundan silinip pak olmak içindir. SİL!"


Ardından "Ey talip! Bu yıkanan yerleri temizlemekten maksat, bu uzuvların ile yapılmış suç ve başkaldırmaların var ise seni bunlardan temizlemek içindir. Bu abdest, İmam Cafer-üs Sadık Erkanındandır.

Cenab-ı Hakk Erenler Abdestinde Sabit, Kadem eyleye Allah Eyvallah.

HÛ DOST"


Maide Suresi’ni Sünni/Şiiler zahiri olarak yorumlarlar.. Onlara göre ibadet vakitlidir.. Allah belli vakitlerde anılır.. ve zikredilir... sonra insanlar Allah’ı bırakıp günlük koşuşturmacalarına ve işlerine dönebilirler...Dolayısıyla Allah'ın anılmadığı zamanlarda temizlik şart değil, kirli olunabilir.. Temiz olunmasına gerek yoktur…

Maide Suresi’nin Alevi-bektaşi Batıni yorumu ise,

Ayeti İslama giriş töreninde aldırılması gereken abdest olarak yorumlar, bu nedenle Alevi-Bektaşi erkânında İkrar ceminden önce Yola kabul edilen her Can’a Yukarda sunduğumuz abdest Pir Nezaretinde rehber tarafından aldırılır.

Alevi-bektaşi İslam ekolünde İbadet belli vakitlerde camide yapılan değildir. Mü’min yani Alevi-bektaşi DAİM Salat ve Zikir üzre olandır... Allah'ı 5 vakitte yada 3 vakitte zikreden değil, her an zikredendir..

Yukarıdaki cümlede bir sır saklıdır.. "DAİM" sürekli, kesintisiz anlamlarına gelir.. yani bir can İKRAR verdiği andan itibaren Mü'min kabul edilir...İkrar ceminden önce Bir kez abdest aldırılır.. Bu Kur'an daki Abdestir (Artık Birey Yola girmiş gelmiş geçmiş maddi ve manevi pisliklerden arınmış kabul edilir.. Artık Tarikat abdesti alan can her daim dilinde Hakk-Muhamme-Ali salatıyla (Duasıyla) yaşar...Yani her an temiz olmak gerekir... Her an temiz giyinmek gerekir.. Zahiri anlamda temizlik sadece cem’e gelince değil hayatın her anında şarttır artık...

Alevi-Bektaşi... Yaşamın her anında Allah iledir. Salât ve zikir devamlı olduğu için temizlikte devamlıdır... Temizliğin İmandan olması..." Bu anlama gelir. Hakk-Muhammed-Ali yolu, ibadeti belli zamanlarda değil kulun her nefes alışında, her hareketinde, ister. Bireyin yaşamının her safhasında Allah'ı anmak esastır. Şimdi salât ve zikir daimi ise temizlikte daimi olur... Belli vakitlerde temizlenmek diğer vakitlerde pis olmak Ayetin zahiri yorumlanması olur ki bu bizi yanlışa götürür.

Bu bağlamda Beden temizliği şart olmakla birlikte sadece, belli inanç grubundaki insanlara da (sadece Sünni /şii) ait değildir, aksine bütün inanç gruplarındaki insanlar tarafından da bedensel temizliğe önem verilir. Hakk aşığı Yunus’un şu sözleri buna güzel bir örnektir.

“Sanma ki herkes bunu bilmez değil
Yetmiş iki millet dahi elin, yüzün yumaz değil.”


Kuşkusuz Maide suresindeki Abdest esas itibariyle lin yüzün yıkanmasıyla ilgili değildir.. Bu zahiri yorumun ötesinde, Öz Önemlidir.. Yukarda ayet tefsirinden sonra gösterilen,Tarikat Abdest’in Batıni anlamı daha önemlidir. mana olmadan şeklen kılınan namaz/niyaz bir anlam ifade etmeyeceği gibi, Abdestinde şeklen alınması da mana aleminde bir şey ifade etmez…

HACI BEKTAS-I VELİNİN dediği gibi,

“…..Şu şişeyi görüyor musunuz? İnsan bir şişeye benzer; bu şişenin içi pislikle doluysa bunun ağzını kapatıp ta çeşmenin altında yüzlerce kere yıkasanız da bu temiz olamaz, o zaman yapılacak iş nedir?

Bunun kapağını açmak, pisliği dökmek, şişenin içini yıkadıktan sonra da dışını yıkamaktır….”


Saygı ve Sevgilerimle..

Dede-baba Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 25.10.2015, 15:24   #28
Yazar
yıldızbaba
Forum Katılımcısı
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 17.03.2008
Mesajlar: 204
Memleket: SİVAS
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 0
İtibar Puanı: -95
yıldızbaba pek olumlu bakılan bir üye değil

Ettiği Teşekkür: 186
135 Mesajına 216 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Alevilere sordular diyor ve kendince cevap veriyor.
Sorulara bakılırsa soranların kim olduğu belli.
Soruları soranlar Sünnü islamcılar.
Cevabı veren de Aleviliği Sünnü İslama yamamaya çalışan debdebeli bir İslamcı Alevi!
Al birini vur ötekine!
Soruyu soranda cevabı verende aynı zihniyette.

yıldızbaba Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
yıldızbaba Kullanıcısına bu mesajı için 3 üye teşekkür etti:
**Yorum** (25.10.2015), Amistofes (25.10.2015), gnost (25.10.2015)
Alt 25.10.2015, 16:01   #29
Yazar
**Yorum**
Haymatlos
 
**Yorum** - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 15.11.2006
Bulunduğu yer: Lukka
Yaş: 38
Mesajlar: 8.977
Memleket: SİVAS
Cinsiyet:
**Yorum** - MSN üzeri Mesaj gönder
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 156
İtibar Puanı: 2395
**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip
**Yorum** - MSN üzeri Mesaj gönder

Ettiği Teşekkür: 4.652
3.466 Mesajına 6.741 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Bene Alevi'yim bana da sorabilirsiniz.

___________________İMZA___________________
Oy Vermek Bir Şeyleri Değiştirseydi Yasaklanırdı!


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
**Yorum** Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
**Yorum** Kullanıcısına bu mesajı için 2 üye teşekkür etti:
Amistofes (25.10.2015), yıldızbaba (25.10.2015)
Alt 25.10.2015, 23:06   #30
Yazar
Dede-baba
Forumun Bir Parçası
 
Dede-baba - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 26.07.2008
Mesajlar: 913
Memleket: ERZİNCAN
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 50
İtibar Puanı: 346
Dede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üyeDede-baba sevilen bir üye

Ettiği Teşekkür: 196
814 Mesajına 1.396 Kere Teşekkür Edlidi
Standart Muharrem Orucu Kuran da var mi

Muharrem Orucu'nun Kur'an-i Temelleri


“Âb–ı rûy–ı Habîb–i Ekrem için
Kerbelâ"da revan olan dem için
Bakma ya Rab bizim günâhımıza
Nazar et, can u dilden âhımıza.”


Murad Hüdavendigâr (Osmanlı Sultanı I Murad )

Kaynak: [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]




Alevi-bektaşi islam ekolünde tutulan Muharrem orucu Kerbela matemiyle bütünleşen bir oruçtur..

Ancak Muharrem orucunun kutsiyeti ve başlangıcı sadece Kerbela katliamı olmayıp, Peygamber'den öncede tutulan bir oruçtur.

Bugün Muharrem orucunun bilinmiyenleri üzerinde durmak istedim..


1- Muharrem ayı Hicri takvimin birinci ayıdır. Farsça'da onuncu güne "aşure" denir. aşure demek "on" demektir.

2- Tarihsel verilere göre islam öncesinde, arap, israil, fars milletleri tarafından da Muharremin 10'nu kutsal kabul edilen bir tarihdir.

3- Bu günün kutsallığı bir çok peygamberin bugün kurtuluşa ve selamete ermesindendir.. Bugün Peygamberlerin dularına karşılık verilmiştir.. Bu nedenle hıristiyan, yahudi ve müslümanlar bugün peygamberlerine olan sevgi ve saygıdan ötürü oruç tutmuş, Allah'a şükür ve senalarını dile getirmişlerdir.

4- Hz. Muhammed'den öncede diğer dinlere mensup kimseler, oruç tutmuş, çorba pişirmiş, fakir fukarayı doyurmuş, Allah rızası için hayır ve ihsanda bulunmuşlardır.

5- Adem Ata hakkı için bir gün, İbrahim Peygamber'in ateşte atıldığı gün için 2 gün, Nuh peygamber'in gemisinin karaya çıktığı gün için 2 gün, Musa peygamber'in Firavunun şerrinden kurtulması ansına 2 gün.. Yunus peygamber için bir gün, Eyyup peygamber için bir gün, Yakup ve oğlu Yusuf peygamber için bir gün, toplamda ise 10 gün Muharrem orucu bütün inançlarda vardır.

6- Kur'an-ı Kerim Alemlere Rahmet olarak inmeye başlamasından sonra Hz.Muhammed ve Hz. Ali Muharrem orucunu 10 gün olarak tuttular.. Muharremin 10. günü çorba pişirip hayır-ihsan ettiler..

Kur'an'ın Rahman Suresi işte bütün dinlerde ortak kutsal gün olan 10 Muharrem'e atfen söyle buyurulur:


"... O gün ne insana, ne de cine suçu sorulur...." Rahman Suresi 39

Muharrem orucu Kur'an-ı Kerim'deki Araf Suresinin 142. ve Fecr Sûresinin ikinci ayet-i kerimesinde de belirtilir.

"...Musa ile otuz gece için vaadleştik. ve bunu, bir on ekleyerek tamamladık. Böylece Rabbinin belirlediği süre kırk geceye ulaştı. Musa, kardeşi Harun'a dedi ki: Toplulum içinde benim yerime sen geç,barışcı ol, bozguncuların yolunu izleme!" Araf Suresi 142.

""On geceye yemin olsun" Fecr Suresi 2.


7-Kur'an-ı Kerim'in Bakara suresi'nin 183. ayeti Muharrem orucuna getirilen bir başka delildir.

"... Ey inananlar! Oruç sizden evvelki kitap ehli olanlara farz kılındığı gibi, Allah'a karşı gelmekten sakınasınız diye, sizede sayılı günlerde farz kılındı..."

Hz. Muhammed, Muharrem ayında Hira mağarasında inzivaya çekilerek, oruç ibadetini tamamlar..Sonundada Nuh peygamber'in Kurtuluş çorbasını pişirip, fakir fukaraları doyururmuş. Mekki surelerinde "SAVM" diye geçen kelşmenin Türkçe karşılığı "SÛKUT" yani söz sarf etmeme analamına gelirki buda insanlarla ilişkiyi kesip ibadet etme anlamına gelir.

islam öncesi dönemde putperest araplarda oruç tutulduğuna dair herhangi bir kaynak yokken, Kureş'ten bazı kimselerin yılda bir ay müddetle (muharrem ayında) "TAHANNUS" (günahlara kefaret) olarak Hira dağına çekilip ibadet ederlermiş.. (kaynak: prof. dr. Fhilip K. Hitti çeviri: prof. Dr. Salih Tuğ, islam tarihi cilt 1, s: 202)

Allah Eyvallah

Dede-baba Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
aleviler, sorular


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Hizli Erisim


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 02:21.


Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
Yazılan yazılar ve yayınlanan resimlerin tüm hakları yazan kişiye aittir. Site hakları Aleviweb.com adına saklıdır.

Yandex.Metrica