Go Back   Aleviweb.com - Alevi Alevilik ve Aleviler Forumu > Aleviler ve Alevilik > Alevi Araştırmaları

Alevi Araştırmaları Alevilik üzerine araştırmalar, teorik yazılar, düşünceler, incelemeler

Cevapla
 
Seçenekler Arama Stil
Alt 14.10.2015, 12:01   #11
Yazar
yıldızbaba
Forum Katılımcısı
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 17.03.2008
Mesajlar: 204
Memleket: SİVAS
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 0
İtibar Puanı: -95
yıldızbaba pek olumlu bakılan bir üye değil

Ettiği Teşekkür: 186
135 Mesajına 216 Kere Teşekkür Edlidi


Standart

Su Hayattır.
Azizliği de bundandır.
Çocuk gibidir.
Ana rahminde demlenir.
Ana kucağnda çoğalan çağlayandır.
Damarlarda dolaşan kan gibidir.
Bu nedenle azizdir.
Ziyaret mühürlü dağların bağrında ağlar ve çağlar.
Ağladıça deryalara doğru çağlar.
İnsan toprak dostluğunun temel bağı ağlayıp çağlayan aziz sulardır.
Avı Derya bu coşkuyla hayattır.
Yaşam döngüsünün çarkını çevirendir.
Abdalların su halkı olması su başlarını tutmaları suyun azizliğine değer vermelerindendir.

Abdallar tarihin ilk değirmencileri ve suyun kudretini ilk fark edenlerdir.
Her Avdeli su paklığını örnek alır.
Berrak suları ser çeşme bilmek Avdeli olmanın olmazsa olmazıdır.
Avdeli olana aşk olsun.

Mansurluk kanla abdest almak olduğundan, her Mansur aziz her aziz misafir ve xane halkından sayılır.

Reşber kelimesinin Türkçe karşılığı toprağı kazıyıp aktarmaktır.

Aşık Veysel'in söylemiyle toprağın karnını yarmaktır.

Avdeliler suyu toplayıp korudukları için ilk reşberlerdir.

Pir Sultan Abdal'ın mesleği reşberliktir.
Suyla dönen değirmeni bunu gösterir.
Abdal Musa'nın suyla dönen iki değirmeni vardı.
Biri sağa doğru biri sola doğru çarkı revandı.

Reşberlik insanlık tarihinde suyu toprakla buluşturma marifetidir.
Marifet gözüyle bakış Abı hayatı görmek bilmek anlamaktır.

Cem de sucu 12 hizmetle 12 defa abdest aldıran marifetlidir.
Cemlerde deneyimli reşberlerin genç kızları genç oğlanları sucu hizmeti yapmaya özel ilgi gösterirler.
Cemlerde sucu hizmeti daha çok nuxuri gençlere verilir.

21 Mart Newroz apsun suyunu nuxuri olanların serpmesine özen gösterilir.
Bunun sebebini anneme sorduğumda Abı hayat olan suyun hep nuxuri olduğunu söyledi.
Annem sabahları ilk su içtiğinde sürahideki suyu değil çeşmeden akan nuxuri suyu tercih eder.
Bunu iyi ve deneyimli reşberlerin hepsi yapmaya dikkat ve özen gösterirler.

Nuxuri su içmek sağlık ve hayattır.
Kundakdaki bebeklere bile soğuk olsa dahi sabahları ılıtılmadan nuxuri su içirilir.

Su hayattır.
Nuxuri su sağlık ve şifadır.
Kızılbaş Alevi yaşamında kültürün temeli toprak su birlikteliği üzerine kurulu bir kültür olup yaşam bu kültüre göre sürdürüldükçe dağlar bağ yapılır.
Dost bahçesinde güller boy verir.

Köyde internet yok.
Koçgiri merkeze geldikçe dost sohbetlerine internetten katılıyorum.
Bir dost bulamadım gün akşam oldu.


Konu yıldızbaba tarafından (14.10.2015 Saat 17:56 ) değiştirilmiştir.
yıldızbaba Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
yıldızbaba Kullanıcısına bu mesajı için 3 üye teşekkür etti:
Amistofes (14.10.2015), aris (14.10.2015), Tahtacı06 (16.11.2015)
Alt 14.10.2015, 18:45   #12
Yazar
yıldızbaba
Forum Katılımcısı
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 17.03.2008
Mesajlar: 204
Memleket: SİVAS
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 0
İtibar Puanı: -95
yıldızbaba pek olumlu bakılan bir üye değil

Ettiği Teşekkür: 186
135 Mesajına 216 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Çobanlık yapanların hepsi ve reşberlerin hepsi bilir ki: Abı hayat olan sular sadece doğa tarafından yağmur, nem, rutubet, bulut, buhar, kar, dolu kırağı ve çiy olarak sağlanmaz.
Abı hayat suların hazırlanışında reşberlerle çobanların emeği ve alın teri vardır.
Hak Yol toplumunun derya toplumu ve doğrudan Abdalların toplumu olmasının tek nedeni Abı hayatların çoğaltılmasındaki rolleridir.
Abı hayatların hazırlanışında Hak insan emeği, suyu azizleştirip lezizleştiriyor.
Rıskın tadına tat katıyor.
Kızılbaş köylerinde pirlerin ellerini yıkadıkları sular hızla Abı hayat katarına katılsın diye rastgele bir yere veya kanalizasyonlara dökülmez.
Doğrudan pak bir toprağa serpilir.
Bunun mana ve önemini bilen ne kadar Kızılbaş Alevi kaldı bilemem.
İlk kitabımda daha ilk makalelerde bu konuda evimize gelen bir pirin el yüz yıkadığı suyun leğenle köyden uzak bir yerde yengem tarafından döküldüğünü gördüğümü yazmıştım.
Annemle bu konuyu tekrar konuştuğumda suyun pak toprakla paklandığını bilmiyor musun?
Diye bir cevap aldım.
Kimilerine basit yerel bir rütüel gibi görünse de, suyun toprakla paklandığı, ateş ve rüzgarla paklandığı büyük bir Hak Yol düsturudur.
Doğanın kendisi doğrudan bu olayın her gün tanığı olduğu bilimin de bir düsturudur.
Derya toplumunun olmazsa olmazı olan bu inan asla küçümsenmemeli, görmezden gelinmemelidir.

İlk kitabımın bir makalesinde dağlardaki kar suyu kadar belki daha fazla suyun çobanların koyunları tarafından dağ doruklarına taşındığını yazmıştım.
Reşberler ise su bentleri setler ve kanallarla bundan daha fazlasını yaparak Abı hayatların çoğaltılmasında doğaya en büyük yardımcılar ve tabiata seyranın Xızırı oluyorlar.
Yine bu formlarda Ali'nin doğumuyla kendi doğumumu karşılaştıran bir betimden dolayı aklı evvelin biri, ahırda doğduğumla dalga geçerek, gübreyi aşağıladığın da, gübrenin bir nimet olduğunu cevaben yazmıştım.
Gübre gerçekten nimettir.
Çünkü baraj setleri arkasında biriktirilen sulardan çok daha fazla suyun toprağın içinde depo edilmesinde rol oynar ve böylece daha fazla suyun azizleşmesin de belirleyen enstrumanların en başında gelir.
Çünkü hayatın yüzde yetmişi tabiata seyranın altındadır.
Hak ka yürüyen canların mezarları derinliğindeki bu toprak örtüsü altında tabiata seyran üzerindeki yaşamın üç katı bir yaşam ve canlılık Abı hayatla devam ederek üst kattaki seyranelerin rızkı oluyor.
Rıza şehirleri bu rısktan nasiplenirler.
Marifet erbapları bu rızkın rızalıkla tüketilmesi için rıza düzeninin yaşatıldığı rıza şehirlerinin temel yapı taşlarını hazırladıkları için marifet kapısının gözcü dehalarıdır.

İnternete takıldım.
Köy minübüsünü kaçırdım.
Benimde marifetim bu kadar.


Konu yıldızbaba tarafından (14.10.2015 Saat 18:54 ) değiştirilmiştir.
yıldızbaba Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
yıldızbaba Kullanıcısına bu mesajı için teşekkür eden üyeler:
aris (14.10.2015)
Alt 23.10.2015, 14:52   #13
Yazar
yıldızbaba
Forum Katılımcısı
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 17.03.2008
Mesajlar: 204
Memleket: SİVAS
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 0
İtibar Puanı: -95
yıldızbaba pek olumlu bakılan bir üye değil

Ettiği Teşekkür: 186
135 Mesajına 216 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Derya toplumunun bireyi olmak; suyla absunlanarak gerçekleşir.
Absunlanmak kimlik edinmektir.
Heftmal orucundan sonra bireyler Newroz suyu ile her yıl kimliklerini yeniler ve ateş çemberinden geçip ateşle yıkanarak Mansur kimlikli olur.
Eza toplumuyla birlikte yaşam koşulları nedeniyle muhtemel kimliker erezyonu, olası kimliksel deformasyonların uç verme veya yol sapaklarında yoldan düşmeler, duraklama ve tökezlemeler, geri kalma gibi durumlarla veya fiziki, manevi zorluklar nedeniyle kimliksel aşınmaların olabileceği erkanca düşünülerek kimlik yenileme normu geliştirilmiştir.
Yeni yılla birlikte yeni insan kimlikleri edinmek Derya toplumunun bireyi olduğunu hatırlamak için Newroz günü kırklar absunlanarak dara durup semaha kalkarlar.


Konu yıldızbaba tarafından (25.10.2015 Saat 15:36 ) değiştirilmiştir.
yıldızbaba Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 28.10.2015, 00:46   #14
Yazar
yıldızbaba
Forum Katılımcısı
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 17.03.2008
Mesajlar: 204
Memleket: SİVAS
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 0
İtibar Puanı: -95
yıldızbaba pek olumlu bakılan bir üye değil

Ettiği Teşekkür: 186
135 Mesajına 216 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Derya toplumunun halkı su halkıdır.
Su derya toplumunun mayasıdır.
Mayanın köpükleri havadardır.
''Havayi deli gönül havayi'' diyen ozanın kast ettiği şey deryanın bu köpüğüdür.
Bu köpük hem ilk nefes hemde nefsin başlangıcıdır.
Hak Yolda ilk söz pir nefesidir.

Pir nefesi şeyda bülbül sesidir.
Seyran bu nefestedir.
Hak Yolda nefes almak kanatlanıp uçmaktır.
Hak Yolda uçmak kuşun kanadıyla olduğundan;
Bülbül, tavuz kuşu, Zümrüdü anka ve huma kuşlarının önemsendiğini bütün Mansurlar bilir.
Bu kuşlar nefesin önemini değerini betimledikleri için beyitlere konu ozanlara coşku olurlar.
Kuşlar en güçlü nefesli olan canlılardır.
Bir nefeste kıtaları arşınlayabilirler.
Kuşlar ilk nefesin ilk sözün taşıyıcıları oldukları için ilk habercilerdir.
Semavi dinlerde bile haberci melek olan Cebrail kuş kanatlı simgelenmiştir.
Derya toplumu bu nedenle ses, söz, sazla bütünleşmiş bir nefesle birleşip toplumsallaşır.
Derya toplumunda bütün gönüller havaidir.
Çünkü gönlün perdesi nefestir.
Ciğerlerimiz hava alıp verirken derya köpüklü olurlar.
Bir halk deyişinde
''Kötü söz sahibinindir'',denir.
Bu söz şöylede söylenir.
Kem söz sahibinindir.
Kem sözün anlamı
Qeziya Kém demektir.
Asıl Türkçe anlamı eksik söz anlamındadır.
Qeziya kém lı nefesa kém derdıkevi (Eksik söz eksik nefesten çıkar)
Nefse kém Qeziya kém dıke (Nefsi eksik olanın nefesi de eksik olur)
Qeziya kém qılere (Eksik söz kirlidir.)
Qeziya Qıler mekın (kirli sözü söylemeyin)
Qeziya kém heway kıler dıke( eksik söz havayı kirletir.)
Bütün bu veciz sözler derya toplumunun temiz havayı yüksek havayı ne kadar önemsediğini gösterir.
Kızılbaş Alevilerin mezarlarını bile yüksek havadar yerlere yapmaları bundandır.
Ziyaretlerin pir mezarları ve şehit mezarlarının dağ doruklarına götürülmesi de nefsin ve nefesin paklığı içindir.
Mezarlıkların ağaçlandırılması mezarlıklarda çam, çınar, ardıç, mazı, selvi ve salkım söğütlerin dikilmesinin nedeni de bu mezarlıkların temiz ve havadar olmasını sağlamak içindir.
Gönlünde ar olanların havadar olması bundandır.
Ar hava darla ardır.
Deli gönül bu nedenle havai olur.


Konu yıldızbaba tarafından (28.10.2015 Saat 00:58 ) değiştirilmiştir.
yıldızbaba Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 15.11.2015, 13:43   #15
Yazar
yıldızbaba
Forum Katılımcısı
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 17.03.2008
Mesajlar: 204
Memleket: SİVAS
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 0
İtibar Puanı: -95
yıldızbaba pek olumlu bakılan bir üye değil

Ettiği Teşekkür: 186
135 Mesajına 216 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Derya toplumunda yaşam Şahidir.
Derya toplumu şahi yaşadığı için her zaman Şivan bireyler topluluğudur.
Cem bu nedenle ibadetin ötesinde Şahi yaşamı yansıtan bir aynadır.
Bu aynada her Kızılbaş doğumunu ve çocukluğunu görür.
Çocuk yaşamı parlak eğlenceli renkli gül yüzlü su gibi kaygan berrak ve pürüzsüz Pürüpak bir yaşamdır.
Cem meydanında ölmeden ölmek ve yeniden doğmak şahi yaşamı özümleme vardır.
Kızılbaş Alevi yaşamında Şahadet çocukların Şahi yaşam sürdürmeleri için can ve cananın feda olmasıdır.
Cem başladığında ilk sözün Bismişah olması şahi yaşama çağrıdır.
Bismişah kelimesinin Türkçe anlamı Şahı duyumsamaktır.
Şah nuru Alidir.
Bismişah kelimesinden sonra ''Allah Allah''demek yerine Kızılbaş Aleviler Bismişah Ya Hék, Ya Xızır demeyi daha doğru bulurlar.
Bazıları da bu özlü sözü Bismişah Ya Hék, Ya Xızır, Ya Ali diye söylerler.
Eski cemlerle günümüz gösteri cemleri arasındaki temel fark cemin başlangıcındaki bu ilk sözdedir.
Bu konuda farklı görüşler var.
1:Bismişah Allah Allah diyen görüş: Haklılığını 72 halka bir nazarla bakma şeklinde gerekçelendirir.
2. Bismişah Ya Hék, Ya Xızır diyen görüş: Cem de 72 halka bir nazarla bakılsa da 72 halk cem yapmaz ve fiilyatta olsun pratik yaşamda olsun bunun bir gerçekliği olmadığından 72 halkla gerekçelendirmenin abartı ve temelsiz olduğu söylerler.
3.Bismişah Ya Hék, Ya Xızır, Ya Ali diyenler ise Ali ismi geçmeden Hak insan eksik kalır diye gerekçe gösterirler.

Burda birinci ve ikinci görüş arasında ayrı bir tartışma vardır.

İkinciler Ali'nin vasfı Şah olduğundan Bismişah Ya Hék Ya xızır üçlemesinin yeterli olduğunu belirtirler.

Üçüncüler ise Bismişah zaten üçlemeyi içeriyor.
O zaman Bismişah dendikten sonra Ya Hék, Ya'Xızır demeye gerek kalmaz. Eğer Ya Hék, Ya Xızır ikilisi tekrar edilirse Ya Ali'de söylenir ve üçleme bir dar birde geniş anlamıyla belirtilmiş olur, görüşünü ileri sürerler.

Bence doğrusu üçüncü görüştür.
Bu konuda farklı düşünenler fikirlerini belirtsinler.

Birde çok küçük bir kesimin görüşü var.
Bu görüş tamamen farklıdır.

Bu görüşe göre Cem başlatılırken ''Hü Erenler'' diye başlatılmalı ve Bismişah kelimesi kullanılmamalı derler.
Bizim köyde böyle bir uygulamayı çocuk yaşta izledim.
Gerekçesini Anneme sordum.
Annem hatırlıyor ama nedenini bilmiyor.
Bu görüşün ayrıntısını gerekçesini tam olarak bilmiyorum.
Bunu daha detaylı bilen varsa açıklasın.
Cem de bu değişik çağrı sözlerinden sonra Edep Erkan uyarısı dayapılır. Cem düzeni öyle alınır.
Düzgün toparlanmayan değnekçi tarafından uyarılır.
Çünkü ceme giriş deryaya giriştir.
Girenlere aşk olsun.


Konu yıldızbaba tarafından (15.11.2015 Saat 17:08 ) değiştirilmiştir.
yıldızbaba Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
yıldızbaba Kullanıcısına bu mesajı için 2 üye teşekkür etti:
Amistofes (22.11.2015), aris (16.11.2015)
Alt 16.11.2015, 00:12   #16
Yazar
Tahtacı06
Yeni Üye
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 15.11.2015
Mesajlar: 4
Memleket: İZMİR
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 0
İtibar Puanı: 10
Tahtacı06 iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 15
3 Mesajına 11 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Hüü Erenler.....
Gerçeklerin demine devranına hüüüü....
Hü Erenler Kırklarla özdeştir Yıldızbabam.
Tahtacılarda Hü erenlerle başlar ayini cem
Benimde hatırımdadır çocukluğum.
Aşk ile babam.

Tahtacı06 Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Tahtacı06 Kullanıcısına bu mesajı için 3 üye teşekkür etti:
Amistofes (22.11.2015), aris (16.11.2015), yıldızbaba (16.11.2015)
Alt 16.11.2015, 01:16   #17
Yazar
yıldızbaba
Forum Katılımcısı
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 17.03.2008
Mesajlar: 204
Memleket: SİVAS
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 0
İtibar Puanı: -95
yıldızbaba pek olumlu bakılan bir üye değil

Ettiği Teşekkür: 186
135 Mesajına 216 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Alıntı:
Tahtacı06 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Hüü Erenler.....
Gerçeklerin demine devranına hüüüü....
Hü Erenler Kırklarla özdeştir Yıldızbabam.
Tahtacılarda Hü erenlerle başlar ayini cem
Benimde hatırımdadır çocukluğum.
Aşk ile babam.
Sevgili Tahtacı önce hoş bulduk.
Sonra bir eksiğimi giderdiğin için teşekkürler.
Demek ki Hü Erenler diyenlerde vardır.
Bunu teyit etmen sadece benim değil anneminde hafızasını tazelemiş oldun.
Nur ol.

yıldızbaba Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
yıldızbaba Kullanıcısına bu mesajı için 3 üye teşekkür etti:
Amistofes (22.11.2015), aris (16.11.2015), Tahtacı06 (16.11.2015)
Alt 16.11.2015, 16:03   #18
Yazar
HURUFİCAN-ERZİNCAN
Forumu İyi Bilen
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 05.08.2008
Mesajlar: 492
Memleket: OUT OF TURKEY
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 44
İtibar Puanı: 210
HURUFİCAN-ERZİNCAN hakkında olumlu dusunceler mevcutHURUFİCAN-ERZİNCAN hakkında olumlu dusunceler mevcutHURUFİCAN-ERZİNCAN hakkında olumlu dusunceler mevcut

Ettiği Teşekkür: 75
220 Mesajına 329 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Sanki Bir zorunluluktur damlanın denizi bulması.Yük hep damlada...Deniz ise onu beklemekte.Belki aşıp gelir belkide buharlaşıp başkalaşıp derya ya ulaşmadan yıldız gibi kayıp gider.Gider de denizin şanına söylenecek nice sözler vardır.İşte tüm buradadır asıl olan damladır denizi kendini hatırlatan.damladır denizi kendine getiren.Damladır aşkı şevki gerçek vuslatı yaşatan yaşayan.Damladır mutedil olan,damladır iki eli ateşte olan.Yeniktir,acıdır,gülmedir.Emektir yıkımdır.Üretmek ve tüketmektir.Deniz ise statik .Denizin işlevi sabır.Gelene ey vallah gidene...

HURUFİCAN-ERZİNCAN Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
HURUFİCAN-ERZİNCAN Kullanıcısına bu mesajı için 2 üye teşekkür etti:
Amistofes (22.11.2015), aris (16.11.2015)
Alt 16.11.2015, 21:14   #19
Yazar
aris
Tecrübeli Üye
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 15.06.2015
Mesajlar: 92
Memleket: OUT OF TURKEY
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 13
İtibar Puanı: 32
aris iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 280
61 Mesajına 112 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Alıntı:
HURUFİCAN-ERZİNCAN Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Sanki Bir zorunluluktur damlanın denizi bulması.Yük hep damlada...Deniz ise onu beklemekte.Belki aşıp gelir belkide buharlaşıp başkalaşıp derya ya ulaşmadan yıldız gibi kayıp gider.Gider de denizin şanına söylenecek nice sözler vardır.İşte tüm buradadır asıl olan damladır denizi kendini hatırlatan.damladır denizi kendine getiren.Damladır aşkı şevki gerçek vuslatı yaşatan yaşayan.Damladır mutedil olan,damladır iki eli ateşte olan.Yeniktir,acıdır,gülmedir.Emektir yıkımdır.Üretmek ve tüketmektir.Deniz ise statik .Denizin işlevi sabır.Gelene ey vallah gidene...
çok güzel olmuş,hurufican
Detayı incelemek bu olsa gerek

aris Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
aris Kullanıcısına bu mesajı için teşekkür eden üyeler:
Amistofes (22.11.2015)
Alt 16.11.2015, 23:54   #20
Yazar
yıldızbaba
Forum Katılımcısı
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 17.03.2008
Mesajlar: 204
Memleket: SİVAS
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 0
İtibar Puanı: -95
yıldızbaba pek olumlu bakılan bir üye değil

Ettiği Teşekkür: 186
135 Mesajına 216 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Hak Yol normlarından biri de ''Deryada damla, damlada derya olmaktır.''
Mekanik fizikte derya damlayı kapsar.
Fakat Kuantum fiziğinde damlanın deryayı kapsaması mümkündür.
Bu bir kürenin içinin dışını kapsaması gibidir.
Nitekim Astro fizikte sönen yıldız yıdız doğurma potansiyeli taşır.
Maddenin dalga dalganın madde olması gibidir.
Sözün özü eşyanın tabiatı ile nurun tabiatı ayrık görünse de özde benzer ve bütünlüklü olduğundan insan Haktır.
Deryaya durağan demek, dalgaları görmezden gelmektir.
Derya dibinde mahi olan deryanın sadece dalgalı değil çalkantılı olduğunu da bilir.
Damla deryaya güç kattığı gibi deryadan güç de alır.
Biri diğersiz değildir.
Hak Yolda damla ve derya terimleri sadece okyanus ve deniz kapsamlı değildir.
Ölçekte ifadelendirmek için betim tarif olarak kavramdır.
Yoksa damla ve derya Zöhre kapsamlı arzı ala olarak düşünülürse anlaşılır.
Ve anlam bulur.
Fizik felsefenin içiçeliği engin düşünmeyi, zengin düşünmeyi önceler.
Xızır bu kapsamlı düşünce olarak yoldaştır.


Konu yıldızbaba tarafından (16.11.2015 Saat 23:58 ) değiştirilmiştir.
yıldızbaba Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
yıldızbaba Kullanıcısına bu mesajı için teşekkür eden üyeler:
Amistofes (22.11.2015)
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Hizli Erisim


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 17:12.


Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
Yazılan yazılar ve yayınlanan resimlerin tüm hakları yazan kişiye aittir. Site hakları Aleviweb.com adına saklıdır.

Yandex.Metrica