Go Back   Aleviweb.com - Alevi Alevilik ve Aleviler Forumu > Aleviler ve Alevilik > Alevi Araştırmaları

Alevi Araştırmaları Alevilik üzerine araştırmalar, teorik yazılar, düşünceler, incelemeler

Cevapla
 
Seçenekler Arama Stil
Alt 11.09.2015, 10:57   #1
Yazar
hüsamkuzu
Forumu İyi Bilen
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 16.06.2015
Mesajlar: 271
Memleket: ERZURUM
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 15
İtibar Puanı: 79
hüsamkuzu yakında sevilen bir üye olabilir

Ettiği Teşekkür: 112
171 Mesajına 331 Kere Teşekkür Edlidi


Standart Seyyid ve Seyyidliğin Kökeni

Seyyid ve Seyyidliğin Kökeni
Arif Tekin, "Bilinmeyen Yönleriyle Kuran" adlı kitabında mercek altına aldığı Kuran'daki yabancı kelimelerden biri de "Seyyid" kelimesidir. Seyyid kelimesini "Berberice/Kıptıce" başlığı altında vermekte. Oysa bu güne kadar Seyyid kelimesini herkes Arapça olduğunu yazar çizer ama bu kelime Arapça değil.
Aleviler için önemli olduğu için üstünde durmaya değer. Hüseyin soyunda gelenlere Seyyid denilirken, Hasan soyunda gelenlere neden Seyyid denilmediği de cevabını bu şekilde bulmuş olacaktır. Gerek sünniler, gerek son devir Alevileri Seyyid kelimesini Muhammed'in soyundan gelenlerin bir sıfatı olarak kabul ederler. Özelikle Aleviler, Ocak Pirleri Seyyid sıfatını taşıdıkları için Muhammed'in soyunda geldiğini söyler ve hatta bazıları daha da ileri giderek bütün Pirler Seyyid olduklarından dolayı, Seyyidlik de Muhammed soyunda gelenlere denildiğine göre Pirler Arap soyludur derler. Dolaysıyla Alevilik de Muhammed sonrası bir oluşumdur değerlendirmesi yapılır.
Yani yanlış değerlendirmelerle Seyyid kelimesi tek başına Alevi tarihine sansür koyuyor ve Osmanlı ile yaşıt duruma getiriyor ve asimilasyonun bir anahtar kelimesi durumundadır.
Sözlüklere baktığımızda Seyyid kelimesiyle ilgili ortak tanım: "Efendi. Hazret-i Muhammed'in soyundan olan, onun izinden giden. Temiz ve fazilet sâhibi Müslüman kişi. Resül-i Ekrem herkesin imamı, büyüğü, önderi olduğundan kendisine bu isim de verilmiştir." denilmektedir.
Özellikle bu tanımları ayırarak bakalım. Birincisi, efendi olmak;
İkincisi, Muhammed'in soyunda gelenlere;
Üçüncüsü, temiz, fazilet sahibi müslüman kişi;
Dördüncüsü, Muhammed herkesin imamı, büyüğü, önderi olduğundan Seyyidlik sıfatıyla sıfatlandırılıyor. O halde sözlüklerdeki anlama göre efendi, temiz fazilet sahibi olmakla ve bir grubun veya topluluğun lideri olmakla Seyyidlik unvanı elde edilir demektir. Ama işin içinde Muhammed olunca sözlükler bir anlam ifade etmez oluyor.
Arif Tekin, Yusuf suresi, 25. ayette geçen Seyyid kelimesi için şunları yazar:
"Seyyid: Bu kelime Kur’an’da bir yerde kullanılıyor. O da Yusuf-Züleyha olayı kısmında. Sözde Yusuf ve Züleyha birlikte kapıya doğru koşunca, o sırada Züleyha’nın kocasıyla karşılaşırlar. İşte burada geçen koca kelimesi Seyyid’in karşılığıdır. O zaman Mısırlı kadınlar kocalarına Seyyid diyorlarmış ve nitekim Kur’an’da bu anlamıyla kullanılmıştır." (Bilinmeyen Yönleriyile Kuran s.292)
Görüldüğü gibi Seyyid kelimesi Muhammed öncesi varmış ve Mısırlı kadınlar kocalarına seyyid diye hitap ederlermiş. Seyyid, "koca" anlamında bu şekilde Kurandaki yerini almış. Bilici olmaya gerek yok nedeni çok basit, toplumumuzda da "koca" evin direği ve reisi kabul edilir. Kısacası koca evin lideridir ve Seyyididir. Bu seyyidlik Muhammed'e nasıl yapışmış, tabii ki Hatice'nin kocası olması dolaysıyladır. İslam dininin esası kişiliği Hatice'dir. Bu da az bilinenlerdendir. Hatice'nin kocası yani seyyidi Muhammed'dir. Muhammed Hatice'nin Seyyidi olup Hatice ise bütün müminlerin anasıdır. Yani Hatice'nin lideri/reisi olan bütün toplumun seyyidi olur.
Aslında Kuran ve Muhammed'i, Hatice anı ve Hatice sonrası dönem olarak ikiye ayırmak gerekiyor. Muhammed'i peygamber yapan Hatice'dir. Hatice'nin hayatta olduğu zamanki Muhammed'le, Hatice'nin ölümü sonrası Muhammed birbirinin zıttı kişiliklerdir. Hatice'nin ölümüyle peygamber Muhammed birlikte ölmüştür. Aşık Yemini de bu durumu doğrular. Yamini, Faziletnamesinde:
Otuz yaşına irişdi peyember
Kadem basdukda bu mülk içre Haydar

O dem kim âdem ü Mahmüd u Ahmed
Hadice Hatunı aldı Muhammed

Hadicenün inen çoğıdı mâlı
Devesi vü rûzî her dürlü hali

Kamu mâlın resûlullâha virdi
Resûl ol mâla cümle hükm iderdi

Sebil eylediler râh-ı hudaya
Kılup ihsân derviş ü gedaya

Toyunurdı kapusında nice aç
Ganiler olmışıdı ana muhtâc

Açıklaması:
Peygamber otuz yaşına varınca, Ali bu dünya içine adımını atıyor.
Ahmed'i Mahmud'u insan(daha peygamber olmamış) o zaman Hatice hanımla evlendi.
Hatice'nin malı mülkü çoğudu, her türlü halı vakti iyiydi.
Hatice, bütün malını Muhammed' verdi, Muhammed bütün hükmü o malla ederdi.
O malı hak yoluna sebil eylediler, fakire, dervişlere yardım ederlerdi.
Nice aç kişi kapısında doyrulurdu, zenginler ona olmuştu muhtaç.

Görüldüğü gibi Yemini'nin bu ifadelerinde Muhammed daha peygamber olmamış iken fakir fukara ve dervişlere olağan üstü bir yardımları vardır. Tabii ki bu cömertlikler Hatice'nin izni ve bilgisi dahilindedir. Hatice'nin Muhammed'le evlenmesini isteyen de Şam civarında ikamet eden rahip Bahira'dır. Bahira Hatice'ye, Muhammed'le evlen diye haber gönderir ve Hatice'de Muhammed'le evlenir. Arif Tekin bu olup bitenleri Hıristiyanların aktif faaliyetlerine bağlıyor olsa da bana göre bu aktivite Maniciliğe aittir. Çünkü Maniciler o bölgede oldu biti aktif idiler. Muhammed'in hocalarına aracı olan da Hatice'dir. Hocalarından varsayılanların çoğu da Muhammed zamanında yaşayan kişiler değildir. Kaynak sahipleri olduklarından daha sonra yazan yazarlar Muhammed döneminde yaşamayanları o an yaşıyormuşlar gibi göstermişlerdir.
Hüsam Kuzu

hüsamkuzu Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
hüsamkuzu Kullanıcısına bu mesajı için 7 üye teşekkür etti:
**Yorum** (12.09.2015), Amistofes (11.09.2015), aris (11.09.2015), dergah (20.09.2015), Ferhat Güneyli (13.09.2015), HaydarKoca (12.09.2015), yıldızbaba (25.10.2015)
Alt 12.09.2015, 02:16   #2
Yazar
HaydarKoca
Üye
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 06.09.2015
Mesajlar: 18
Memleket: ESKİŞEHİR
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 0
İtibar Puanı: -30
HaydarKoca hakkında olumsuz fikirler mevcut

Ettiği Teşekkür: 4
13 Mesajına 24 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Anlamlı bir yazı emeklerin kabul ola, Alevilerin de bu yazıdan çıkarması gereken dersler var ve üzerinde durulması gerekmektedir.

HaydarKoca Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
HaydarKoca Kullanıcısına bu mesajı için 4 üye teşekkür etti:
**Yorum** (13.09.2015), dergah (20.09.2015), Ferhat Güneyli (13.09.2015), hüsamkuzu (12.09.2015)
Alt 12.09.2015, 02:17   #3
Yazar
**Yorum**
Haymatlos
 
**Yorum** - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 15.11.2006
Bulunduğu yer: Lukka
Yaş: 38
Mesajlar: 8.977
Memleket: SİVAS
Cinsiyet:
**Yorum** - MSN üzeri Mesaj gönder
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 156
İtibar Puanı: 2395
**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip
**Yorum** - MSN üzeri Mesaj gönder

Ettiği Teşekkür: 4.652
3.466 Mesajına 6.741 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Evet Seyyid isminin bağlandığı yer peygamber soyu gibi gösterilerek Alevilerin asimilasyonunda bir araç olarak kullanılmıştır. Yazıdan anlaşılacağı gibi bu durum şüphe götürmez netlik ile açıklanmıştır.

___________________İMZA___________________
Oy Vermek Bir Şeyleri Değiştirseydi Yasaklanırdı!


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
**Yorum** Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
**Yorum** Kullanıcısına bu mesajı için 4 üye teşekkür etti:
aris (12.09.2015), dergah (20.09.2015), Ferhat Güneyli (13.09.2015), hüsamkuzu (12.09.2015)
Alt 12.09.2015, 12:50   #4
Yazar
hüsamkuzu
Forumu İyi Bilen
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 16.06.2015
Mesajlar: 271
Memleket: ERZURUM
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 15
İtibar Puanı: 79
hüsamkuzu yakında sevilen bir üye olabilir

Ettiği Teşekkür: 112
171 Mesajına 331 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Bu yazım biraz aceleye geldiği için satır araları boş kaldı. Hüseyin ve Hasan dedim ama altını dolduramadım. Mesela Muhammed’e, Seyyid Muhammed denilir. Hüseyin’e, Seyyid Hüseyin şeklinde hitap edilir ama Hasan’a, Seyyid Hasan şeklinde hitap edilmez. Nedeni, Hüseyin’in toplumsal liderlik vasfının olmasındandır. Hasan’ın toplumsal liderlik vasfı yoktur. Alevi ocakları Hüseyin’i ayni zamanda Pir kabul etmesinin nedeni de Yol sürdüğü içindir. Dolaysıyla Hüseyin Seyyiddir. Bu nedenle yolunu süren ululara da Seyyid denilir. Hüseyin’in belinden gelmek şart değil, önemli olan yolunu sürmektir.

Ayrıca, Mısırlı kadınların kocalarına Seyyid hitap etmeleri şeklindeki ifadem de yetersiz kalmış. Söz konusu olan Mısır’lı kadın Züleyha’dır. Züleyha’nın kocası bir Rahiptir, ayni zamanda devlet makamlarında etkili bir azizdir. Aziz ayni zamanda Seyyid anlamına gelir. Nasıl ki günümüzde bazı bayanlar kocalarına “beyim/efendim” veya bazı toplumlarda “lordum” şeklinde sesleniyorlarsa, Züleyha da kocasına Seyyid diye seslenmiştir. Kısacası Seyyidliğin direkt olarak Muhammed ile bir ilgisi yoktur. Verdiğim sözlük anlamları doğrudur. Liderlik vasfı olan kişilerin bir sıfatıdır.

Gerek Muhammed’in ifadeleri ve gerek Kurandaki ifadeler kendilerinden önceki toplumlarda vardı ki kullandılar. Yobaz dincilerin, İslamiyet ve toplumsal kültürü Muhammed ve Kurana bağlamaları doğru değildir. Kuranda ne varsa daha önceki dinlerde ve toplumsal kültürlerde vardır. Muhammed ve Muhammed’in İslamiyeti, Hatice’nin ölümünden sonra tersine dönmüş dünya tarihinin en korkunç, bağnaz dini haline dönüşmüştür.

hüsamkuzu Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
hüsamkuzu Kullanıcısına bu mesajı için 7 üye teşekkür etti:
**Yorum** (12.09.2015), Amistofes (14.09.2015), aris (12.09.2015), dergah (20.09.2015), Ferhat Güneyli (13.09.2015), leyl_fecr (31.12.2015), yıldızbaba (25.10.2015)
Alt 12.09.2015, 18:09   #5
Yazar
**Yorum**
Haymatlos
 
**Yorum** - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 15.11.2006
Bulunduğu yer: Lukka
Yaş: 38
Mesajlar: 8.977
Memleket: SİVAS
Cinsiyet:
**Yorum** - MSN üzeri Mesaj gönder
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 156
İtibar Puanı: 2395
**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip**Yorum** itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip
**Yorum** - MSN üzeri Mesaj gönder

Ettiği Teşekkür: 4.652
3.466 Mesajına 6.741 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Kalemine sağlık hüsamkuzu

___________________İMZA___________________
Oy Vermek Bir Şeyleri Değiştirseydi Yasaklanırdı!


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
**Yorum** Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
**Yorum** Kullanıcısına bu mesajı için 2 üye teşekkür etti:
Amistofes (14.09.2015), hüsamkuzu (14.09.2015)
Alt 13.09.2015, 07:02   #6
Yazar
Ferhat Güneyli
Kontrollü Üye
 
Ferhat Güneyli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 30.03.2015
Mesajlar: 481
Memleket: SİVAS
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 0
İtibar Puanı: 304
Ferhat Güneyli sevilen bir üyeFerhat Güneyli sevilen bir üyeFerhat Güneyli sevilen bir üyeFerhat Güneyli sevilen bir üye

Ettiği Teşekkür: 452
249 Mesajına 425 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Seyyidlik konusu açıktı zaten, Muhammed Hanifi imam bile sayılmamıştır. Bu da demektir ki soy meselesinin bir önemi yoktur, liderlik ve işler önemlidir. Şah İmam Hüseyin soyun değil Yol'un azizidir; kocasıdır; seyididir.

Sayın hüsamkuzu dünya tarihini altüst etmektedir. Son yazısının son iki cümlesi çıplak bir gerçeği dile getirmiştir.

Hatice öldükten sonra Muhammed gevşemiş, dört kadınlı kuşa dönmüştür. Hatun sayısı arttıkça ayet sayısı da artmış, nihayetinde Muhammed yatağına Ali'yi bırakıp kaçacak denli cesaretten; en bağlı müridini ölüme teslim edecek denli de insanlıktan uzaklaşmıştır. Tüm bunları yerinde inceleyen ve Muaviye -Yezit oyunlarına tanık olan Şah İmam Hüseyin; "İslamla artık vedalaşmak gerekir, zira İslam Yezit gibi bir yöneticiye düçar olmuştur" demiş ve dediğini de yapmıştır.


Konu Ferhat Güneyli tarafından (13.09.2015 Saat 07:22 ) değiştirilmiştir.
Ferhat Güneyli Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Ferhat Güneyli Kullanıcısına bu mesajı için 4 üye teşekkür etti:
Amistofes (14.09.2015), dergah (20.09.2015), hüsamkuzu (14.09.2015), yıldızbaba (25.10.2015)
Alt 13.09.2015, 14:53   #7
Yazar
Amistofes
Forumla Bütünleşmiş
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 06.06.2008
Mesajlar: 2.456
Memleket: İSTANBUL
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 69
İtibar Puanı: 639
Amistofes isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyeAmistofes isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyeAmistofes isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyeAmistofes isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyeAmistofes isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyeAmistofes isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üye

Ettiği Teşekkür: 5.807
1.202 Mesajına 2.257 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Ismaillerin Kahire'de ki Fatımı önderleri Muhammd'din en yakın olan Dostları ve ilk eşi Yahudi kökenli Haticenin desteği ile islam dini yayışında yumuşak okşayıcı tolerans lı yaklaşımı sergileyen tutumuyla bik bu dönem Mekke dir sonradan hicretten sonra Medine de iktidarı Güçlendikçe aba altından sopa Gösteren Gözdağı veren ve ona içtenlikle bağlı olan en yakınlarını bile kullana geldiğini Hassan Sabbaha anlatmışlardır!

Amistofes Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Amistofes Kullanıcısına bu mesajı için 2 üye teşekkür etti:
dergah (20.09.2015), yıldızbaba (25.10.2015)
Alt 14.09.2015, 18:59   #8
Yazar
HURUFİCAN-ERZİNCAN
Forumu İyi Bilen
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 05.08.2008
Mesajlar: 492
Memleket: OUT OF TURKEY
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 44
İtibar Puanı: 210
HURUFİCAN-ERZİNCAN hakkında olumlu dusunceler mevcutHURUFİCAN-ERZİNCAN hakkında olumlu dusunceler mevcutHURUFİCAN-ERZİNCAN hakkında olumlu dusunceler mevcut

Ettiği Teşekkür: 75
220 Mesajına 329 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

...


Konu HURUFİCAN-ERZİNCAN tarafından (05.01.2017 Saat 20:47 ) değiştirilmiştir.
HURUFİCAN-ERZİNCAN Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
HURUFİCAN-ERZİNCAN Kullanıcısına bu mesajı için 4 üye teşekkür etti:
1959 (20.12.2015), dergah (20.09.2015), leyl_fecr (31.12.2015), yıldızbaba (25.10.2015)
Alt 14.09.2015, 22:36   #9
Yazar
hüsamkuzu
Forumu İyi Bilen
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 16.06.2015
Mesajlar: 271
Memleket: ERZURUM
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 15
İtibar Puanı: 79
hüsamkuzu yakında sevilen bir üye olabilir

Ettiği Teşekkür: 112
171 Mesajına 331 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Alıntı:
Amistofes Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Ismaillerin Kahire'de ki Fatımı önderleri Muhammd'din en yakın olan Dostları ve ilk eşi Yahudi kökenli Haticenin desteği ile islam dini yayışında yumuşak okşayıcı tolerans lı yaklaşımı sergileyen tutumuyla bik bu dönem Mekke dir sonradan hicretten sonra Medine de iktidarı Güçlendikçe aba altından sopa Gösteren Gözdağı veren ve ona içtenlikle bağlı olan en yakınlarını bile kullana geldiğini Hassan Sabbaha anlatmışlardır!
Sayın Amistofes,
Müslüman yazarların şimdiye kadar yazıp çizdiklerinin çoğu büyük yalan. Hatice Yahudi kökenli veya Yahudi olmuş olsaydı niye Yahudi dinine aykırı bir çalışma sürdürsün ki? Yahudi dini o zaman dinamik ve aktif bir din idi. Buna göre Hatice Yahudi’ydi veya Yahudi kökenliydi söylemi doğru değil demektir.
Hatice’nin Alevilikte makamı hayli yüksektir. Pir Sultan:

Hatice rehberi divanda bir yâr
Fatma Ana ağlar hem saçın yolar
Hak bir terazidir mizanın kurar
Şehit donu giyen İmam Hüseyin

Kısacası deyişlerimizde Hatice’nin makamı yüksektir. Birilerinin şuraya buraya çekmesi bir şey değiştirmiyor.

Müslüman yazarçizerleri genelde ince bir taktik uygulamışlardır. O ince taktik kimisinin Mani dini Hıristiyanlık, kimisinin de Yahudi göstermeleridir. Bütün gerçekler uygulanan bu taktikle gizlenilmiştir. Muhammed zamanında ve öncesinde Maniciler Arap yarım adası ve Mısıra hakimdir ve Mani dini buralarda aktif, faaliyetlerini gizli olarak yürütüyordu. Muhammed öncesi Manici Mar Zaku ve kız kardeşi Suriye’den Filistin’e kadar çok aktifdirler. Mısırda Manicilik o dönemlerde hep popülerdir.
Şimdi bakıyoruz ki Suriye tarafında Rahip Bahira Hatice’ye Muhammed’le evlen diye haber gönderiyor ve Hatice de Muhammed’le evleniyor ve aktif faaliyetler başlamış oluyor. Arif tekin: “İslami kaynaklar şunu kesin belirtiyor ki, Bahira, Varaka, Addas ve Muhammed-Hatice’yle ilişkili olan diğer Hıristiyan âlimlerin hiçbiri Müslüman olmamıştır; bunlar kendi dinleri üzerine ölmüşlerdir.” (Hz. Muhammed’in Hocaları s. 157) demesi doğru, fakat dinlerine Hıristiyanlık demesi yanlış. Bu insanlar Hıristiyan veya Yahudi dini üzerine de ölmemişlerdir. Hıristiyan veya Yahudi olsalardı niye inandıkları dinlerine karşı mücadeleye girişsinler?

Ayrıca burada adı geçen “Addas” Muhammed’den önce Mani zamanında yaşamış bir Manici dervişidir. Bazı Müslüman kaynaklarında bu Addas’ın Muhammed’le sohbeti anlatılır ve Yunus peygamberin yakını olduğu söylenir. O sohbette de Muhammed, Addas’a Yunus benim arkadaşımdır, o da benim gibi peygamberdir diyor, şeklinde yazıyorlar. Oysa Muhammed’in Yunus peygamberi görmesi mümkün değil. Çünkü Yunus, Muhammed’den yüzyıllar önce yaşamıştır. Yani Müslümanlar tarihi tamamen yalanlar üzerine kurulu bir tarihtir. Burada anlaşılması gereken Muhammed’in Addas’ın yazılı kaynaklarını kullanmasıdır. Çünkü Addas’ın kitapları çokmuş. İşte bu çok kitaplardan Muhammed yararlanmış. Öyle görünüyor ki Muhammed de ilk başlangıçta Maniciymiş.

Arif Tekin, yukarıdaki alıntısının devamında: “Yukarıda da belirtildiği gibi başta başrahip Bahira olmak üzere Hıristiyan âlimlerin amacı, Muhammed ve Hatice aracılığıyla Hicaz bölgesinde güçlü bir Hıristiyanlık kadrosunu oluşturmaktı. Bunun da en sağlam adresi olarak Hatice ve Muhammed’i göstermişler. Ama daha sonra iş tersine dönmüş;” şeklinde yorumlar. (age s. 157)
Arif Tekin’in bu yorumu kendisiyle çelişiyor. Bir kere Muhammed zamanında Hıristiyanlık Roma İmparatorluğunun resmi dini idi. Gizli faaliyetlerle çalışmalarını yürüten bir kadroya gerek yoktu ve bütün faaliyetleri legal faaliyetlerdi. Oysa Arif Tekin kendisi, Hatice kendi evini Varaka ve rahibe bacısına açmış bir karargah olarak kullanıldığını yazıyor. Bu satırları yazan Arif Tekin ayni eserin 153. sayfasında: “Hatice Muhammed’le evlenmeden önce de Mekke’nin en
zenginlerinden biriydi. Onun mal varlığı, tüm Mekkelilerin mal varlığı kadardı. O zamanlar çevre insanları Hatice’ye temiz, mümtaz şahsiyetli kadın anlamına gelen ‘Tahire’ diyorlardı. Sadece servetiyle değil; aynı zamanda ahlak ve bilgisiyle de şöhret sahibiydi. O zamanlar halk Hatice’ye, “Kureyşi kadınların ve bir bütün olarak tüm Kureyşilerin büyüğü, en saygını” diyordu. Fikir olsun diye onun mal varlığıyla ilgili kısa bir örnek vermek isterim. Hatice, kızı Zeyneb’i Ebu’l As ile evlendirirken, ona 80 bin dinar (altın para) değerinde bir ev hediye eder. Ticaret için başka yere gitmek üzere Mekke’den yola çıkan kervanda bin deve olsaydı bunun beş yüzü (yarısı) Hatice’nindi.” diye yazıyor.

Arif Tekin’in bu aktardıklarını Aşık Yemini doğruluyor demiş ve beyitlerini aktarmıştım. Hatice sadece Yemini’de değil bütün Alevi edebiyatı ve öğretisinde önemli bir şahsiyettir. Hatice ve Fatma, On iki imama ilaveten on dört masumu paktır. Yani on iki İmam artı Hatice ve Fatma eşittir on dört masumu pak denilen olgudur.

Bu kadar zengin ve saygın bir Hatice neden Yahudiliğini veya Hıristiyanlığını gizlesin ki? Bu duruma göre Hatice bütün Arap kabilelerinin reisi durumundadır. Muhammed Hatice’nin sağlığı döneminde çok rahattır. Kendi peygamberliğini yaymaktan hiçbir sıkıntı çekmiyor.
Varaka ve ardında Hatice’nin ölümünden sora Muhammed’in vahiyleri kesiliyor. Bunalıma sürüklenen Muhammed değişime uğruyor. Zaten Arif Tekin Muhammedin Mekke dönemi ve Medine dönemi olan ayetleri karşılaştırıyor. Mekke dönemi ayetleri çok insancıl iken, Medine dönemi ayetleri ise vahşet saçtığı açık açık görülmektedir. Hatice hayattayken kimse Muhammed’in kılına dokunamıyor, Hatice’nin ölümünden sonra Muhammed Mekke’den sürülüyor.
Muhammed, Medine de tamamen Ebubekir ve Ömer’in etkisi altındadır. Arif Tekin, Ömer’in etkisiyle Kurana giren seksen küsur ayeti de gözler önüne sermektedir. Zaten Kuranı yazanlar da onlardır.
Ayrıca, Arif Tekin şunları aktarıyor: “Halife Ömer, “Kur’an bir milyon yirmi yedi bin harften ibarettir. Kim inanarak sabırla onu okuyorsa, her harf için cennette ona bir huri verilecektir” diyor. Hal böyle iken ortada aşırı derece bir fark söz konusudur: Bir küsur milyon ayet nerde, üç yüz bin nerde?” diye hayret içinde kalıyor. (Arif Tekin: Bilinmeyen Yönleriyle Kur’an s. 194)
Hal böyle iken Osman’ın yazdırdığı şimdi elimizdeki Kuranın ise üç yüz yirmi üç bin harf civarında olduğunu söyler. Yani Alevilerin bu Kuran eksiktir, tamamı değil, değiştirildi iddiası Müslüman kaynaklarıyla doğrulanmış oluyor.

Diğer tarafta Arif Tekin şu bilgileri aktarır: “Şu not da önemli: Hz. Muhammed Mekke’yi fethedince, o sırada Kâbe içinde bulunan Hz. İbrahim, Hz. İsa-annesi Meryem ve daha birçok peygamberin resimlerini imha ediyor. Yalnız Hz. Meryem’le oğlu İsa’nın resimleri üzerine elini bırakıyor, “Sakın bunlara karışmayın!” diyor. Bu resimler böylece kalıyorlar. Dört halife zamanında da bunlar Kâbe içinde kalıyor. Ancak halife Abdullah b. Zübeyr zamanında bunlar yok oluyor.” diyor. (Arif Tekin, Hz. Muhammed’in Hocaları s. 158)
O halde Arif Tekin’in biraz yukarıda Bahira, Varaka ve Varaka’nın rahibe bacısı ve dahası hakkındaki Hıristiyan idiler düşüncesi yanlış olduğu gibi başkalarının benzer düşünceleri de yanlıştır. Kâbe’de İsa ve annesi Meryem’in resimleri asılı ise o zaman Hıristiyanlığın Mekke’de bir hakimiyeti söz konusudur. Bu durumda Varaka ve gibileri Mekke de hakimiyeti olan kendi dinleri olan Hıristiyanlığa karşı faaliyetleri niye olsun? Demek oluyor ki bu insanlar ne Hıristiyan, ne de Yahudi idiler.

Arif Tekin, Muhammed’in Kâbe’deki İsa ve Meryem’in resimlerini indirmemesinden dolayı yanılgıya düşüyor yani Muhammed’in üzerindeki Hıristiyanlık etkisin olduğunu düşünüyor. Oysa İsa ve Meryem, Manici kozmogoninin temel figürlerindendir. Hatta Türk divan şairi olan Şeyh Galip ( 1757-1799) bir beytinde Mani için şöyle der: “Bikr-i Manîdir serâser sûret-i Meryemleri / Öyle bir büthânenin şimdi gönül nâkûsudur” görüldüğü gibi Mani, Meryem put hanesinin gönül nakkaşıymış. Kim bilir belki o dönemde Kabe’de asılı olan İsa-Meryem resimi Mani tarafında yapılan resimdi.
O dönemde değişik taktiklerle gizli faaliyet gösteren tek bir din vardı o da Mani diniydi. Çünkü Mani dini üzerlerindeki şiddete karşı gizli faaliyet göstermekteydi.
Hatice’nin amcaoğlu bilge adam Varaka’nın ölümüyle Muhammed büyük bir bunalım yaşıyor, hatta bunalımı intihar derecesine kadar varıyor. Ama ne hikmetse Varaka bir Müslüman olarak ölmüyor. Oysa Muhammedi yetiştiren Varaka’dır. Arif Tekine göre Varaka bir Hıristiyandı, bazılarına göre de Varaka Yahudi idi. Hıristiyan veya Yahudi olan bir Varaka neden hem Hıristiyan, hem de Yahudi dini aktif iken alternatif bir peygamber ve din için çabalasın ve yeniden oluşturduğu dine de mensubiyeti olmadan ölsün? Bu adam aklını mı kaçırmıştı? Üstelik bu insanları niye Hıristiyan ve Yahudiler sahiplenmiyor? Anlaşılıyor ki Muhammed başlangıçta Maniciymiş. İslam dini de yani barış tam anlamıyla Maniciliğe uygun bir söylemdir. Muhammedin İslamiyet’inde barış yok, tam tersine savaş, kısas, köle ve cariye paylaşımı var.
Hüsam Kuzu

hüsamkuzu Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
hüsamkuzu Kullanıcısına bu mesajı için 4 üye teşekkür etti:
Amistofes (14.09.2015), dergah (20.09.2015), Ferhat Güneyli (17.09.2015), yıldızbaba (25.10.2015)
Alt 14.09.2015, 22:55   #10
Yazar
Amistofes
Forumla Bütünleşmiş
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 06.06.2008
Mesajlar: 2.456
Memleket: İSTANBUL
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 69
İtibar Puanı: 639
Amistofes isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyeAmistofes isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyeAmistofes isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyeAmistofes isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyeAmistofes isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyeAmistofes isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üye

Ettiği Teşekkür: 5.807
1.202 Mesajına 2.257 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Sevgili Hüsamkuzu

Yazar Arif Tekin bir makalesinde Muhameddın zevceleri diye makalesindede Hatice'nin biyografisini vermiş!

1- Hatice: (28 ya da 40 yaşında) Huveylid'ibn Esed'in kızıdır. Daha önce Ebû Hale Zürâre ile evlenmiş ve ondan Hind adında bir kızı olmuştur. O ölünce de Atik ibn Aiz ile evlenmiş Abdu Menaf isiminde bir çocuğu olmuştur; sonra ondan boşanıp Muhammed ile evliliğinde 6 çocuğu olmuştur ama gerek yaşı gerekse çocuklarının bazılarının Muhammed'den mi yoksa önceki kocalarından mı olduğu konusu tartışmalıdır. Özellikle Şii'ler Fatıma dışındaki kızlarının Muhammed'den olmadığını; ikinci kocasından veya kızkardeşinin çocukları olduğunu söylerler. Yaşı 28 ya da 40 dır.

Amistofes Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Amistofes Kullanıcısına bu mesajı için 3 üye teşekkür etti:
dergah (20.09.2015), Ferhat Güneyli (17.09.2015), yıldızbaba (25.10.2015)
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Hizli Erisim


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 12:55.


Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
Yazılan yazılar ve yayınlanan resimlerin tüm hakları yazan kişiye aittir. Site hakları Aleviweb.com adına saklıdır.

Yandex.Metrica