Go Back   Aleviweb.com - Alevi Alevilik ve Aleviler Forumu > Kültür-Sanat > Felsefe/Sosyoloji/Psikoloji

Felsefe/Sosyoloji/Psikoloji Felsefi/sosyolojik/psikolojik tartışmalar, teoriler vs

Cevapla
 
Seçenekler Arama Stil
Alt 06.06.2008, 11:20   #1
Yazar
alev_2005_2005
... SESSİZ SİTEM ...
 
alev_2005_2005 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 13.05.2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 7.193
Memleket: TOKAT
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 140
İtibar Puanı: 2311
alev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip

Ettiği Teşekkür: 6.861
3.580 Mesajına 7.692 Kere Teşekkür Edlidi


Exclamation *** Sosyal bir olgu... Düşsel bir paradoks... ***

Sosyal Olgu Nedir

SOSYAL OLGU: Genellikle başlangıç ve bitiş zamanı bilinmeyen, nerede başlayıp nerede bitebileceği kesin olarak tesbit edilemeyen bir sosyal oluşum ve değişimi ifade eder.Tek tek meydana gelen sosyal olayların genel bir ifade tarzıdır.Selma ile Mehmed'in evlenmesi bir sosyal olaydır. Ama tüm evlilik olaylarının hepsine birden evlenme denir. Bu ise sosyal olgudur.

Binlerce yıllık geçmişi olan paradokslar, insanların kafasını devamlı meşgul etmiştir. Aslında doğru gibi görülen bir önerme veya fikir, tamamen yanlış olarak çıkar karşımıza. Tam tersi de mümkündür; yıllarca yanlış zannettiğimiz olayların, fikirlerin, hesaplamaların, doğru olduğunu görmek, bizi şaşkınlığa ve hayrete düşürür. İleride bolca misal vereceğimiz paradoksların, yapılmış birkaç tanımını aktaralım:

'Çok mantıksız görünen, aslında çok mantıklı bir değiş'

'İki doğrunun veya yanlışın çelişkisi'

'Soyut muhakemenin sona erdiği tezat'

'Kağıt-kalem veya mantık illüzyonu' (Galiba en güzel tanım bu!)

Paradokslar ilginçtir, eğlencelidir, öğreticidir, şaşırtıcıdır, zihni açar...
Tarihte bilinen ilk paradoks örneklerini Epimenides vermiştir. Giritli olan

Epimenides:
-'Bütün giritliler yalancıdır!' diyerek bizi çelişkiye götürür. Şöyle ki :
Eğer gerçekten giritliler yalancı ise kendisi de giritli olduğuna göre o da yalancıdır. Yani söyledikleri yalandır(mesela yukarıdaki cümlesi).
Bu cümle yalan olduğuna göre doğrusu şu olmalı:
-'Bütün giritliler doğrucudur, doğru söyler.'
O halde söylediği doğrudur. Yani 'bütün giritliler yalancıdır......'

Örnekler :
'Bu cümleyi okumayın!'

Yukarıdaki cümleyi okuduğunuza göre paradoksa uğramış oldunuz.

' Tek kelime dahi Türkçe bilmiyorum!'

- Beni duyabiliyor musun?

- Hayır. Sesin gelmiyor (!)

- Niçin her soruma soru ile cevap veriyorsun?

- Niçin vermeyeyim ki !?

Memleketimizde bazı yer adları, kendisi ile çelişir:

Bakırköy: Adı "köy" olmasına rağmen ilçedir. Hem de yaklaşık 50 vilayetten bile büyük bir ilçe.

Viranşehir: "Şehir" değil, Ş.urfa'nın bir ilçesidir.

Kuşadası: "Ada" değildir.

Denizli: Denizli'de deniz yoktur.

Elmadağ, Kadifekale, Akdeniz, Gümüşhane...vs.

-"Söylediğin her şey doğru mu?"
-"Hayır!"
Bu adam güvenilir biri midir? Önce fikir yürütelim:
"Hayır" dediğine göre arada bir yanlış(yalan) söylüyor demektir. Arada bir yanlış konuşuyorsa "hayır" dediği de yanlış veya yalan olabilir. O zaman "hayır", "evet" olur. Bu sefer de "evet" diyorsa, her söylediği doğru olduğundan "hayır" da doğrudur... İyisi mi bu adama pek itimat etmeyelim...

Bir otobüs ilanı:
-"Okuma-yazma öğrenmek isteyenlere müjde! Hemen aşağıdaki adrese başvurun..."
Okuma-yazma bilmeyen bir insan nasıl bu ilanı okuyacak! Okusa zaten o adrese başvurması gerekmez...

Bir adam, saçları döküldüğü için doktora gider. doktor, teşhisi koyar: Stres!
Ama adam saçları döküldüğü için strese girmektedir. Strese girdikçe daha da fazla dökülmektedir. Daha da fazla döküldükçe de, stresi aynı hızla artmaktadır...

Ben her zaman yalan söylerim.
BU CÜMLEDEKİ HARF SAYISI OTUZYEDİ DEĞİLDİR. (37 Harf var)

Alaaddin'in sihirli lambasından çıkan cini herkes bilir. Cin diyor ki:
-Dile benden ne dilersen. Unutma ki sadece 'bir' dilek hakkın var ve mutlaka yerine gelecek.
Siz olsanız ne isterdiniz? Alaaddin öyle bir istekte bulunuyor ki cin ne yapacağını şaşırıyor:
-Benim tüm dileklerimi yerine getir!

SOCRATES'ten:
"Bildiğim tek şey var; o da hiç bir şey bilmediğim."

Bazı hayvan isimleri, insanlar için sıfat olarak kullanıldıklarında iltifat kabul edilir:
Aslanım benim!
Koç gibi maşallah!
Tilki gibisin abi!

Bazı hayvan isimleri ise hakaret anlamına gelir:
Çok inek bir arkadaş!
Ayı mısın be birader! (Ayı, bazı ülkelerde iltifattır)
Öküz öküz bakma!

Sonuçta hayvan, hayvandır




(ALINTIDIR...)

___________________İMZA___________________
***YAŞAMAK BİR AĞAÇ GİBİ TEK VE HÜR VE BİR ORMAN GİBİ KARDEŞÇESİNE...***

***Sen yüreğinin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun aslolan yürektir. Yürek sesi ne bilmeyenler, ya da bilip de duymayanlar acıtsa da içini unutma; yaşadığın sürece o yürek var olacak seninle birlikte. Sen yeter ki koru yüreğini ve yüreğinde taşıdığın sevda duygusunu. Elbet bitecek güneşe hasret günler. Ve o zaman kutuplarda yetişen cılız ve minik bitkiler değil, güneşin çiçekleri dolduracak yüreğini...***

***Kapansın el kapıları bir daha açılmasın, Yok edin insanın insana kulluğunu, Bu davet bizim...***


***Annelerin ninnilerinden spikerin okuduğu habere kadar, yürekte, kitapta ve sokakta yenebilmek yalanı, anlamak, sevgilim, o, bir müthiş bahtiyarlık, anlamak gideni ve gelmekte olanı...***

***Günler ağır. Günler ölüm haberleriyle geliyor.
Düşman haşin zalim ve kurnaz...***


*** NAZIM HİKMET RAN ***
alev_2005_2005 Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
alev_2005_2005 Kullanıcısına bu mesajı için 5 üye teşekkür etti:
Alt 06.06.2008, 11:29   #2
Yazar
alev_2005_2005
... SESSİZ SİTEM ...
 
alev_2005_2005 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 13.05.2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 7.193
Memleket: TOKAT
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 140
İtibar Puanı: 2311
alev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip

Ettiği Teşekkür: 6.861
3.580 Mesajına 7.692 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

]PARADOKSLAR

Paradoks Nedir?
Yunanca “karşı, karşıt, zıt” anlamına gelen “para” önekiyle, fikir düşünce anlamına gelen “daxos” sözcüğünden oluşmuş bir kelimedir paradoks. Kısaca paradoks a; · Yanıltmaç · Kısır döngü · Çelişki · Kağıt-kalem veya mantık illüzyonu da diyebiliriz.
Mantık oyunları olarak da görülebilecek paradokslar, kendilerini çözdürmek için, heyecanlandırıcı ve eğlendirici bir serüvenin içine çekerek neredeyse insanı kışkırtırlar. Aslında doğru gibi görülen bir önerme veya fikir, tamamen yanlış olarak çıkar karşımıza.
Tam tersi de mümkündür; yıllarca yanlış zannettiğimiz olayların, fikirlerin, hesaplamaların, doğru olduğunu görmek, bizi şaşkınlığa ve hayrete düşürür . Paradoksal durumlarda birlikte gerçekleşmesi beklenmeyen iki olgunun ya da birlikte varolması beklenmeyen iki niteliğin bir arada çıkması söz konusudur, bazen de varılan paradoksal sonuç düpedüz mantıksal bir çelişkidir. “Yumurta mı tavuktan çıkar, yoksa tavuk mu yumurtadan?” çok duyulan bir örnektir.
"Bildiğim tek şey hiçbir şey bilmediğimdir" paradoksu bir diğer klasik örnektir.
(Socrates'in paradoksu)

Hemşerim memleket nire?

Berber paradoksu Seville'de kendisini tıraş edemeyen her erkek Seville Berberi tarafından tıraş edilecektir. Berber kendisini tıraş etmeli midir? (Bu paradoksu ortaya atan B Russell'dır.)
cevap:Berberin kendini tıraş etmeyeceğini kabul edelim. Bu durumda berber, kendini tıraş edemeyen erkek grubuna dahil olacaktır. Dolayısıyla kendini tıraş etmesi gerekecektir. Kendini tıraş ederse, kendini tıraş edebilen erkekler grubuna dahil olacağı için, kendini tıraş etmemesi gerekir. Berber bir kadınsa paradoks yok, değilse böyle bir kural çıkarılamaz.

Timsah Paradoksu : Bir anne farenin elinden yavrusunu kapan timsah, yavruya ne yapacağını annenin bilmesi durumunda yavruyu vereceğini söyler. Sizce anne fare vereceği cevapla yavrusunu kurtarabilir mi?
cevap:Anne fare, timsahın yavruyu yiyeceğini söyleyebilir. Bu durumda timsah yavruyu yiyecekse, anne fare timsahın ne yapacağını bilmiş olacak ve timsahın yavruyu teslim etmesi gerekecek. Ancak yavru teslim edilince anne fare timsahın ne yapacağını bilememiş olacak. Timsah yavruyu yemeyecekse. Anne fare bilemediğinden timsah yavruyu yiyecek ama o zaman anne fare timsahın yapacağını bilmiş olacak ve bu yüzden timsahın yavruyu yememesi gerekecek. Kısaca, bu iki durumda da timsah yavruyu ne yiyebilir ne de yiyemez. Anne fare de yavrusunu ne kurtarabilir, ne de kurtaramaz.

Günümüzde o kadar çok kitap var ki bu kitapların tanıtıldığı kataloglar basılmaya başlandı. Kitap sayısı arttıkça kataloglar da yetersiz oldu ve katalogların da katalogu yapılmaya başlandı.
Bir yazarımız işsiz olduğu günlerde kendi adlarını içermeyen kataloglar katalogu yapmaya karar verir. Ve katalogunun adına “Kendi Adlarını İçermeyen Kataloglar Kataloğu” adını verecektir. Sizce bu yazar hazırladığı kataloğa kendi kataloğunun ismini yazmalı mı yazmamalı mı?

Birinci Durum
Kendi adlarını içermeyen kataloglar katalogu
111. kapılar katalogu
112. kediler katalogu
114. kılavuzlar katalogu..

İkinci Durum
Kendi adlarını içermeyen kataloglar katalogu
111.kapılar katalogu
112. kediler katalogu
113. kendi adlarını içermeyen kataloglar katalogu
114. kılavuzlar katalogu..

Birinci durumda; kataloğunun adını kendi kataloğuna yazmazsa, kataloğu kendi adını içermeyen kataloglar sınıfından olacağı için ikinci durumu uygulaması gerekecek.
Fakat ikinci durumdaki gibi kataloğunun adını kendi kataloğuna yazarsa, oluşturacağı katalog kendi adını içermiş oluyor ve oluşturacağı katalog ismine uygun bir katalog çıkarmamış oluyor. Her iki durum da çelişki yaratıyor.

ASKER PARADOKSU Askerin biri esir aldığı diğer askere demişki "öyle bir şey söyle, eğer söylediğin yalan ise seni kurşuna dizeceğim, ama eğer doğru ise seni asacağım". Bunun üzerine esir asker bir cümle söylemiş ve serbest kalmış. Acaba ne demiş.

cevap: "Beni kurşuna dizeceksin"Eğer onu kurşunlarlarsa doğruyu söylemiş olacak asılması gerekirdi.Eğer onu asarlarsa yalan söylemiş olur kurşunlanması gerekirdi.

Yalancı Paradoksu "Şimdi yalan söylüyorum."Bu önermenin doğru olduğunu varsayalım. Öyleyse yalan söylüyorum. Ancak önermenin doğru olduğunu varsaymıştık öyleyse çelişkiye düştük.Bu önermenin yalan olduğunu varsayalım. O zaman bu cümle doğru olmalıdır. Gene bir çelişki.



(ALINTIDIR...)

___________________İMZA___________________
***YAŞAMAK BİR AĞAÇ GİBİ TEK VE HÜR VE BİR ORMAN GİBİ KARDEŞÇESİNE...***

***Sen yüreğinin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun aslolan yürektir. Yürek sesi ne bilmeyenler, ya da bilip de duymayanlar acıtsa da içini unutma; yaşadığın sürece o yürek var olacak seninle birlikte. Sen yeter ki koru yüreğini ve yüreğinde taşıdığın sevda duygusunu. Elbet bitecek güneşe hasret günler. Ve o zaman kutuplarda yetişen cılız ve minik bitkiler değil, güneşin çiçekleri dolduracak yüreğini...***

***Kapansın el kapıları bir daha açılmasın, Yok edin insanın insana kulluğunu, Bu davet bizim...***


***Annelerin ninnilerinden spikerin okuduğu habere kadar, yürekte, kitapta ve sokakta yenebilmek yalanı, anlamak, sevgilim, o, bir müthiş bahtiyarlık, anlamak gideni ve gelmekte olanı...***

***Günler ağır. Günler ölüm haberleriyle geliyor.
Düşman haşin zalim ve kurnaz...***


*** NAZIM HİKMET RAN ***
alev_2005_2005 Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
alev_2005_2005 Kullanıcısına bu mesajı için 7 üye teşekkür etti:
Alt 17.09.2008, 19:15   #3
Yazar
alev_2005_2005
... SESSİZ SİTEM ...
 
alev_2005_2005 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 13.05.2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 7.193
Memleket: TOKAT
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 140
İtibar Puanı: 2311
alev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip

Ettiği Teşekkür: 6.861
3.580 Mesajına 7.692 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Euplides (Kum yığını) Paradoksu


Euplides, hiçbir zaman bir "kum yığını" oluşturulamayacağını iddia etmiştir. Çünkü bir kum tanesi, "yığın" değildir.

Yanına bir tane daha koyarsak yine yığın oluşmaz."Kum yığını" olmayan birşeyin yanına (veya üzerine) kum tanesi koymakla yığın elde edemeyeceğimize göre Hiçbir zaman "kum yığını" oluşturamayız.

Daha açık bir deyişle: Kabul edelim ki birer birer kum tanelerini biraraya getirelim. Hangi merhaleden sonra kumlar "yığın" oluşturur? Diyelim ki 'bir milyon' adet kum tanesi, bir yığın oluştursun. Dokuzyüz doksandokuzbin dokuzyüz doksandokuzu "kum yığını" kabul edilmeyecek mi?

Edersek "1" eksiği de yığın olmaz mı? Yani hangi aşama bizim için "yığın" anlamına gelir?

___________________İMZA___________________
***YAŞAMAK BİR AĞAÇ GİBİ TEK VE HÜR VE BİR ORMAN GİBİ KARDEŞÇESİNE...***

***Sen yüreğinin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun aslolan yürektir. Yürek sesi ne bilmeyenler, ya da bilip de duymayanlar acıtsa da içini unutma; yaşadığın sürece o yürek var olacak seninle birlikte. Sen yeter ki koru yüreğini ve yüreğinde taşıdığın sevda duygusunu. Elbet bitecek güneşe hasret günler. Ve o zaman kutuplarda yetişen cılız ve minik bitkiler değil, güneşin çiçekleri dolduracak yüreğini...***

***Kapansın el kapıları bir daha açılmasın, Yok edin insanın insana kulluğunu, Bu davet bizim...***


***Annelerin ninnilerinden spikerin okuduğu habere kadar, yürekte, kitapta ve sokakta yenebilmek yalanı, anlamak, sevgilim, o, bir müthiş bahtiyarlık, anlamak gideni ve gelmekte olanı...***

***Günler ağır. Günler ölüm haberleriyle geliyor.
Düşman haşin zalim ve kurnaz...***


*** NAZIM HİKMET RAN ***
alev_2005_2005 Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
alev_2005_2005 Kullanıcısına bu mesajı için 3 üye teşekkür etti:
Alt 25.09.2008, 19:11   #4
Yazar
FADO
Yeni Üye
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 25.09.2008
Mesajlar: 1
Memleket: DENİZLİ
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 0
İtibar Puanı: 10
FADO iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 0
1 Mesajına 1 Kere Teşekkür Edildi
Standart

kafa karıştırıyorsun ama daha somut ve anlaşılır örnekleybilirsen "PARADOKSU" daha iyi anlamış alacağız teşekkürlerrrrr

FADO Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
FADO Kullanıcısına bu mesajı için 1 üye teşekkür etti:
Alt 22.12.2008, 17:47   #5
Yazar
alev_2005_2005
... SESSİZ SİTEM ...
 
alev_2005_2005 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 13.05.2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 7.193
Memleket: TOKAT
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 140
İtibar Puanı: 2311
alev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip

Ettiği Teşekkür: 6.861
3.580 Mesajına 7.692 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Alıntı:
FADO Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
kafa karıştırıyorsun ama daha somut ve anlaşılır örnekleybilirsen "PARADOKSU" daha iyi anlamış alacağız teşekkürlerrrrr
Demek ki amacımıza ulaşıyoruz
Felsefenin amacı kafa karıştırıp düşünceye sevk etmek ve sorgu sistemini devreye sokmak.

___________________İMZA___________________
***YAŞAMAK BİR AĞAÇ GİBİ TEK VE HÜR VE BİR ORMAN GİBİ KARDEŞÇESİNE...***

***Sen yüreğinin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun aslolan yürektir. Yürek sesi ne bilmeyenler, ya da bilip de duymayanlar acıtsa da içini unutma; yaşadığın sürece o yürek var olacak seninle birlikte. Sen yeter ki koru yüreğini ve yüreğinde taşıdığın sevda duygusunu. Elbet bitecek güneşe hasret günler. Ve o zaman kutuplarda yetişen cılız ve minik bitkiler değil, güneşin çiçekleri dolduracak yüreğini...***

***Kapansın el kapıları bir daha açılmasın, Yok edin insanın insana kulluğunu, Bu davet bizim...***


***Annelerin ninnilerinden spikerin okuduğu habere kadar, yürekte, kitapta ve sokakta yenebilmek yalanı, anlamak, sevgilim, o, bir müthiş bahtiyarlık, anlamak gideni ve gelmekte olanı...***

***Günler ağır. Günler ölüm haberleriyle geliyor.
Düşman haşin zalim ve kurnaz...***


*** NAZIM HİKMET RAN ***
alev_2005_2005 Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
alev_2005_2005 Kullanıcısına bu mesajı için 1 üye teşekkür etti:
Alt 22.12.2008, 18:02   #6
Yazar
alev_2005_2005
... SESSİZ SİTEM ...
 
alev_2005_2005 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 13.05.2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 7.193
Memleket: TOKAT
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 140
İtibar Puanı: 2311
alev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip

Ettiği Teşekkür: 6.861
3.580 Mesajına 7.692 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Paradoksu örneklemek gerekirse bilinenleri unutun bu söylediğim dahil

___________________İMZA___________________
***YAŞAMAK BİR AĞAÇ GİBİ TEK VE HÜR VE BİR ORMAN GİBİ KARDEŞÇESİNE...***

***Sen yüreğinin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun aslolan yürektir. Yürek sesi ne bilmeyenler, ya da bilip de duymayanlar acıtsa da içini unutma; yaşadığın sürece o yürek var olacak seninle birlikte. Sen yeter ki koru yüreğini ve yüreğinde taşıdığın sevda duygusunu. Elbet bitecek güneşe hasret günler. Ve o zaman kutuplarda yetişen cılız ve minik bitkiler değil, güneşin çiçekleri dolduracak yüreğini...***

***Kapansın el kapıları bir daha açılmasın, Yok edin insanın insana kulluğunu, Bu davet bizim...***


***Annelerin ninnilerinden spikerin okuduğu habere kadar, yürekte, kitapta ve sokakta yenebilmek yalanı, anlamak, sevgilim, o, bir müthiş bahtiyarlık, anlamak gideni ve gelmekte olanı...***

***Günler ağır. Günler ölüm haberleriyle geliyor.
Düşman haşin zalim ve kurnaz...***


*** NAZIM HİKMET RAN ***
alev_2005_2005 Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Alt 23.01.2009, 15:20   #7
Yazar
alev_2005_2005
... SESSİZ SİTEM ...
 
alev_2005_2005 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 13.05.2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 7.193
Memleket: TOKAT
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 140
İtibar Puanı: 2311
alev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahipalev_2005_2005 itibar puanıyla anlatılamayacak bir itibara sahip

Ettiği Teşekkür: 6.861
3.580 Mesajına 7.692 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

Düşünülmüş olanın karşıtı, olmuş olan, gerçek olan, gerçekleşmiş olan.


Olgu

Düşünülmüş olana karşıt olarak yapılmış olan, olmuş olan; duyularımızla ulaştığımız verilerin ya da düşüncelerimizin dayandığı verili gerçeklik, gerçek olan bir olay ya da gerçekleşmiş olan olaylar dizisi. Genellikle olguların dünyada düşünce ve dilden bağımsız bir varoluşa sahip olduğu, nesneler ve ilişkilerin bileşiminden oluşan içsel bir yapısı bulunduğu kabul edilir.

Gerek varoluşları gerekse doğası günümüz felsefesinde de önemli tartışma konularından biri olmayı sürdüren olguların felsefede önemli bir kuramsal rolü bulunmaktadır. Felsefe açısından olguların gözlemlenmesi olgusal önermeyi doğrulamaya yarayan kuramsal bir sürecin olmazsa olmaz bileşenidir. Nitekim olgular doğru olgu önermelerinin (olgusal ifadelerin) göndergesidir.

Olgulara dayanan en bildik dizgeli felsefelerden biri her türden bilgi araştırmasının kayıtsız koşulsuz olgulara ya da gerçeklere dayandırılması gerektiğini savunan olguculuk ise bir diğeri de Wittgenstein’ın “önceki dönem”ini yansıtan Tractatus Logico-Philosphicus (1922) adlı yapıtında geliştirdiği, olguları mantıksal bir uzamdaki yalın mantıksal yapılar diye tanımlayan “olgular felsefesi”dir. Wittgenstein’ın Tractatus Logico-Philosphicus ortaya koyduğu varolan dünya tasarımını göre, dünya birbirinden bağımsız sayısız olgudan, bu olguların her biri de yalın nesnelerin birbirleriyle değişik kombinasyonlar yoluyla girdikleri ilişkilerden oluşmaktadır.



Felsefe Sözlüğü- A.Baki Güçlü; Erkan Uzun; Serkan Uzun; Ü.Hüsrev Yoksal-Bilim ve Sanat Yayınlarından alındır...

___________________İMZA___________________
***YAŞAMAK BİR AĞAÇ GİBİ TEK VE HÜR VE BİR ORMAN GİBİ KARDEŞÇESİNE...***

***Sen yüreğinin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun aslolan yürektir. Yürek sesi ne bilmeyenler, ya da bilip de duymayanlar acıtsa da içini unutma; yaşadığın sürece o yürek var olacak seninle birlikte. Sen yeter ki koru yüreğini ve yüreğinde taşıdığın sevda duygusunu. Elbet bitecek güneşe hasret günler. Ve o zaman kutuplarda yetişen cılız ve minik bitkiler değil, güneşin çiçekleri dolduracak yüreğini...***

***Kapansın el kapıları bir daha açılmasın, Yok edin insanın insana kulluğunu, Bu davet bizim...***


***Annelerin ninnilerinden spikerin okuduğu habere kadar, yürekte, kitapta ve sokakta yenebilmek yalanı, anlamak, sevgilim, o, bir müthiş bahtiyarlık, anlamak gideni ve gelmekte olanı...***

***Günler ağır. Günler ölüm haberleriyle geliyor.
Düşman haşin zalim ve kurnaz...***


*** NAZIM HİKMET RAN ***
alev_2005_2005 Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
alev_2005_2005 Kullanıcısına bu mesajı için 2 üye teşekkür etti:
Alt 28.01.2009, 14:03   #8
Yazar
arascan
Forumla Bütünleşmiş
 
arascan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 15.10.2007
Mesajlar: 1.019
Memleket: SİVAS
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 65
İtibar Puanı: 1431
arascan görkemli bir forum yaşantısı vararascan görkemli bir forum yaşantısı vararascan görkemli bir forum yaşantısı vararascan görkemli bir forum yaşantısı vararascan görkemli bir forum yaşantısı vararascan görkemli bir forum yaşantısı vararascan görkemli bir forum yaşantısı vararascan görkemli bir forum yaşantısı vararascan görkemli bir forum yaşantısı vararascan görkemli bir forum yaşantısı var

Ettiği Teşekkür: 1.362
954 Mesajına 2.537 Kere Teşekkür Edlidi
Standart



Ludwig Wittgenstein: Aforizmalar...




Nesne yalındır.

***

İmge bir olgudur.

***

Dünya olgulara bölünür.

***

İmgenin sunduğu anlamıdır.

***

Biçim yapının olanağıdır.

***

Dünya durum olan her şeydir.

***

Toplam edimsellik dünyadır.



***

Bir apriori gerçek imge yoktur.

***

Dünya olguların toplamıdır, şeylerin değil.

***

İşlerin durumları birbirlerinden bağımsızdır.

***

Uzay, zaman ve renk nesnelerin biçimleridir.

***

İmgenin öğeleri imgede nesnelerin yerini alır.

***

Uzaysal nesne sonsuz uzayda yatıyor olmalıdır.

***

Nesneler imgede imgenin öğelerine karşılık düşer.

***

Töz durum olandan bağımsız olarak kalıcı olandır.

***

İmgesel biçimi imgeyi temsil edemez; onu gösterir.

***

İmge biçimini taşıdığı her edimselliği temsil edebilir.

***

Ama imge kendini sunma biçiminin dışında sunamaz.

***

İmge mantıksal bir uzaydaki olanaklı bir durumu sunar.

***

Olgunun yapısı işlerin durumlarının yapılarından oluşur.

***

Olgu imge olabilmek için imgelenenle ortaklaşa bir şey taşımalıdır.

***

Nesne değişmez, kalıcı olandır; betileniş değişen, kalıcı olmayandır.

***

Nesneler dünyanın tözünü oluştururlar. Buna göre bileşik olamazlar.

***

Yalnızca imgeden onun gerçek mi yoksa yanlış mı olduğu bilinemez.

***

Tüm nesneler verili olsa, bununla işlerin olanaklı tüm durumları da verilmiş olur.

***

Eğer nesneyi biliyorsam, işlerin durumunda bulunmasının tüm olanaklarını da bilirim.

***

İmgede ve imgelenende bir şey özdeş olmalıdır ki bütününde biri ötekinin bir imgesi olabilsin.

***

Bir nesneyi bilebilmek için, hiç kuşkusuz dışsal değil ama tüm içsel özelliklerini bilmeliyim.

***

İmge mantıksal uzaydaki olgu durumlarını, işlerin durumlarının kalıcı olmasını ve olmamasını temsil eder.

***

İmge nesnesini dışardan sunar (duruş noktası sunma biçimidir), bu yüzden imge nesnesini doğru ya da yanlış olarak sunar.

***

Mantıkta hiç bir şey olumsal değildir: Şey işlerin durumunda bulunabilirse, işlerin durumunun olanağı şeyde önceden yargılanmış olmalıdır.

***

Her şey bir bakıma işlerin olanaklı durumlarının bir uzayındadır. Bu uzayı boş düşünebilirim, ama şeyi uzay olmaksızın değil.

***

Karmaşıklar üzerine her bildirim onların bileşenleri üzerine bir bildirime ve karmaşıkları tam olarak betimleyen tümcelere ayrışır.

***

Dünyanın hiçbir tözü olmasaydı, o zaman bir tümcenin anlamının olup olmadığı bir başka tümcenin doğru olup olmadığına bağımlı olurdu.

___________________İMZA___________________
Çok okuyan kendinden az okuyan başkalarından cahildir
arascan Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
arascan Kullanıcısına bu mesajı için 1 üye teşekkür etti:
Alt 31.01.2009, 00:09   #9
Yazar
_MÜGé_
Tecrübeli Üye
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 29.01.2009
Mesajlar: 71
Memleket: OUT OF TURKEY
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 37
İtibar Puanı: 35
_MÜGé_ iyi yolda gözüküyor

Ettiği Teşekkür: 41
42 Mesajına 63 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

*Ünlü Alman felsefeci I.Kant'ın bir sözü:

"Her ne kadar ben inanmasam da bir tanrının var olduğunu kabul etmek gerekir."

*Epimenides ölümsüz bir ifadede bulunmuş, bir Giritli idi; "Tüm Giritliler yalancıdır."

*Berber Paradoksu: Bu paradoks 1918'de çıkmıştır. Bir köyde, bir berber, kendi traş olmayan herkesi traş eder. Berberi kim traş edecek?

*Walt Kelley Paradoksu: "Düşmanla karşılaştık ve o biziz".

Cidden insan beyninin sinirlarini zorlayan seyler paradoxlar.Bir tur kisir dongudur aslinda.

___________________İMZA___________________

_MÜGé_ Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
_MÜGé_ Kullanıcısına bu mesajı için 1 üye teşekkür etti:
Alt 31.01.2009, 13:38   #10
Yazar
Amistofes
Forumla Bütünleşmiş
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 06.06.2008
Mesajlar: 2.456
Memleket: İSTANBUL
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 69
İtibar Puanı: 639
Amistofes isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyeAmistofes isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyeAmistofes isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyeAmistofes isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyeAmistofes isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üyeAmistofes isim yapmış ve kendini kanıtlamış bir üye

Ettiği Teşekkür: 5.807
1.202 Mesajına 2.257 Kere Teşekkür Edlidi
Standart

"Kant uzayin üc boyutlu oldugunu savunmus,Nevton dan etkilenmesine karsin dört elementi deneyler ile kavrayamamis," Einstein ise izafi (görece)teorisini dört boyut üzerine kurmustur, fakat Hume ise sunu der.
Özetle, deneysel olmayan bilgi yanliz tasarimlar arasindaki bagintilara,iliskilere aittir, bu bilginin konusu, sayi ve deger iliskileri, formu ise matematiktir,Gerceklik bilgisinin her türü deneyden gelir.
Hume yukarida anilan yapitinda,ilkesini köklü bicimde söyle serimler; "Elinizde herhngi bir din-bilim yada okul metafizigi kitabi alginizda,sunu soralim; icinde sayi yada nicelik hakkinda deneysel bir usavurma varmi? Hayir.Olgular ve varlik hakkinda deneye dayanan bir akil yürütme varmi? Hayir,Öylese o kitabi atese atiniz,cünkü icinde safsata ve kuruntudan baska bir sey yoktur" (7)
Cünkü yine ona göre"Bizi sacmaliklara sürükleyen bir düsüncenin yanlis oldugu kesindir; ama kesin olmayan ,bizi tehlikeli sonuclara götüren bir düsüncenin yanlis oldugudur"

Hume`nin derinden etkiledigi Kant, dis dünyanin bilinemezligi -Agnostisizm-, analitik -sentetik yargilar ayrimi gibi düsüncesine de tümüyle katilmaktadi; "Eski metafizik yerine, yani nesnelerin özünün sözde bilimi yerine,yüzeysel zihinleri karanliklariyla doldurarak sahte bir önemlilik ve felsefi bir tavir takinan ,hurafe ve cetrefli dil karisimi olan bilim yerine,elstiriyi koymak gerekir"(8)
Bu gün bilim deneylerin öncülügünde mesafesini almasitir, felsefi akimlarin düsünceleri,

Paradoks ,bilinemezciligin , celiskinin/karmasikligin yumagidir,
Saygilarimla Insan sevgilerimle


Konu Amistofes tarafından (31.01.2009 Saat 14:15 ) değiştirilmiştir.
Amistofes Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Amistofes Kullanıcısına bu mesajı için 1 üye teşekkür etti:
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Hizli Erisim


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 06:21.


Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
Yazılan yazılar ve yayınlanan resimlerin tüm hakları yazan kişiye aittir. Site hakları Aleviweb.com adına saklıdır.

Yandex.Metrica