Go Back   Aleviweb.com - Alevi Alevilik ve Aleviler Forumu > Kültür-Sanat > Edebiyat > Sizin Şiirleriniz

Sizin Şiirleriniz Üyelerimizin şiirleri için ayrı bir bölüm oluşturduk. Kendinize ait şiirleri burada bizlerle paylaşın. Böylece üyelerimizin şiirlerinin arşivi oluşsun.

Cevapla
 
Seçenekler Arama Stil
Alt 18.05.2006, 22:53   #1
Yazar
sevecenbaba2005
BARIŞ İÇİN SAVAŞANLAR!...
 
sevecenbaba2005 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Bilgiler

Üyelik tarihi: 12.05.2006
Bulunduğu yer: Türkiye
Mesajlar: 3.777
Memleket: AMASYA
Cinsiyet:
 
Fikirler Tecrübe Puanı: 92
İtibar Puanı: 959
sevecenbaba2005 parlak bir geçmişe sahipsevecenbaba2005 parlak bir geçmişe sahipsevecenbaba2005 parlak bir geçmişe sahipsevecenbaba2005 parlak bir geçmişe sahipsevecenbaba2005 parlak bir geçmişe sahipsevecenbaba2005 parlak bir geçmişe sahipsevecenbaba2005 parlak bir geçmişe sahipsevecenbaba2005 parlak bir geçmişe sahip

Ettiği Teşekkür: 3.450
1.115 Mesajına 2.082 Kere Teşekkür Edlidi


Kalp sevecenbaba2005 (Şiirlerime Devam)

SAHİP ÇIK

Bayrağına ve sancağına,
Canana, o güzel canına,
Güzelim vatan toprağına,
Sokma düşmanı, sahip çık.

Bu vatan bizimdir, Anadolu,
Gazinin nerede bacağı, kolu?
Ana, baba verdi tek oğlunu.
Unutma yetimini, sahip çık.

Bir güneş doğar Samsun'dan.
Şu heda fışkırır, çamurundan
Şehit ayaklanır, onurundan.
Satılmışa dur de, sahip çık.

Mustafa bilir, bilesin düşmanı.
Savaşta akıtılan binlerce kanı.
Anadolu milletimin, öz vatanı.
Bugün ondokuz mayıs, sahip çık.

18.05.2006 23:46

KUTUP YILDIZIM (KADERE BAKIN)

Mesafede ırak, yolculuk yakın.
Ediyor, merak; gönülden bakın.
Kötülere, gericiye; tavrını takın.
Kutup yıldızım, cahilden sakın.

Milletin çektiği, nihayet yeter.
Kader yüzüne, sonunda güler.
Zamanın dolar, ayrılığın biter.
Kutup yıldızım, olmaya keder.

Ondokuz mayısta, atılan adım.
Bizler de, neslimize anlatalım.
Samsun’da can buldu, halkım.
Kutup yıldızım, kadere bakın.

Kağıt almıyor, kalem yetmiyor.
Ülkenin derdi, neden bitmiyor?
Mustafa, garip; gücü yetmiyor.
Kutup yıldızım, destek veriyor.

19.05.2002 19:18

ÇOK VE YOK BENDE

Dert sorarsan, çok bende.
Sevda ararsan, bak kalbe.
Sen; olmazları, istiyorsun.
Allah mıyım; yok, bende?

Muhabbet; iste, görüşelim.
Kuru ekmeğimi, bölüşelim.
Lüks; yaşamak, istiyorsun.
Hortumculuk; yok, bende?

Ülkem sorunu, çok bende.
İnsanlık onuru, hep bende.
Adam sen de söylüyorsan.
Düşüncesizlik; yok, bende.

Dostun arasına, karışalım.
Hedef kalkınma; yarışalım.
Ben, Mustafa’mı istiyorum.
Birlikte; Kemal’e, erişelim.

08.06.2002 17:57

HATIR SORMA

Can istersen, dostuna gel.
Allah vermesin, bir engel.
Ne duruyorsun, haydi gel?
Dostluk; derya, deniz, sel.

Olur, olmaza kafa yorma.
Sevda değil, hatır sorma.
Ta yürekten, selam dosta.
Uzadı zaman; gel, durma.

Meltem gönülde, bir alize.
Merhaba olur, selam size.
Eğlen, evin; gönlümüzde.
Laf deme; gör, özümüzde.

Tabi ki; dostum, güzledir.
Eğlen; evin, yerin özeldir.
Mustafa görmedi, ezeldir.
Muhabbet; eyle, sevindir.

07.06.2002 08:18

SAĞ OLSUN

Giderken; geri, döndüren.
Ağlarken; yüzü, güldüren.
Yaşarken; ebedi, öldüren.
Az deyip de, süründüren.
Dostlarım da, sağ olsun.

Aradım deyip, aramayan.
Sordum deyip, sormayan.
Yaşadığımı da, bilmeyen?
Sesimi duyup, görmeyen.
Dostlarım da, sağ olsun.

Şu gönlüme, taht kuran.
Beni yerden, yere vuran.
Dost iken; düşman olan.
Ettiğinden; pişman olan.
Dostlarım da, sağ olsun.

Mustafa; hep, dostu ile.
Eren, yolda; olmaz hile.
Zor olduğunu; bile, bile.
Bülbül olur; çeker, çile.
Kafesler de, sağ olsun.

07.06.2002 16:42

SEHER YELİ

Alaca karanlıkta, yoluma düşerim.
Sevdan peşinde; durmaz, koşarım.
Lakin; vadem yetmez, az yaşarım.
Ilgıt esen; seher yeli, gör ki; beni.
Bak, yanıyorum; söndürüver alevi.

Al gülüm açıyor; gör, gülistanda.
Sevda; hal mi bırakıyor, insanda?
Lakin; ömrüm biter, az zamanda.
Ilgıt esen; seher yeli, gör ki; beni.
Bak, yanıyorum; söndürüver alevi.

Aklım almıyor, sevdan kalbimde.
Sen, olmalıydın; benim, yerimde.
Lakin, bitmez; benim, derdim de.
Ilgıt esen; seher yeli, gör ki; beni.
Bak, yanıyorum; söndürüver alevi.

Adım, Mustafa; ben, bir insanım.
Sevdanın peşinde; çürüdü canım.
Lakin, vade az; boş kaldı, yanım.
Ilgıt esen; seher yeli, gör ki; beni.
Bak, yanıyorum; söndürüver alevi.

05.06.2002 21:22

BULAMADIM

Eledim, dünyamı; seçtim, taneyi.
Gezdim, dolaştım; binbir haneyi.
Bence, boşa geçirdim; elli seneyi.
Gönlüme göre, birini bulamadım.

Kalbimde var; bir ağrı, everesti.
Yükseğe çıkmak, belki; hevesti.
Seherde, meltem yelim; ılık esti.
Ateşi söndüren, karı bulamadım.

Denizde, dalga yok; suyu berrak.
Gemiye binmek, bende bir merak.
Gezdim, dolaştım; etrafa bakarak.
Çıkış aradım, bir yol; bulamadım.

Gönül takıldı; şu an, bir meçhule.
Deryada, dolaşırken; eriştim çöle.
Güle, bülbül oldum; geldim, dile.
Mustafa, yarine; gülü bulamadım.

16.07.2002 08:30

SENSİN SEN

Acı hissederim, sensiz acı.
Ne taht isterim, ne de tacı.
Şu gönlümün bir tek ilacı.
Sevgili yarim, sensin sen.

Günüm kara, gecem kara.
Ne pul isterim, ne de para.
Kalbime, açan; derin yara.
Sevgili yarim, sensin sen.

Haz duyarım, senin ile haz.
Ne cilve isterim, ne de naz.
Beni, mutlu; edensin, biraz.
Sevgili yarim, sensin sen.

Gün geçmez, sensiz geçmez.
Ne içmek, ne yemek istemez.
Mustafa’ya huzur, aslı nefes.
Sevgili yarim, sensin sen.

17.07.2002 10:34

ÖZLEDİM VE ARADIM

Özümde, gönlümde; seni aradım.
Zulüm veriyor; sensizlik, başıma.
Lale, gülde olan; kokunu, aradım.
Eziyet bilme, ne olur; gel yanıma.

Dilimden, dökülüyor; bir melodi.
İçimi, tir tir titreten; sözü aradım.
Mutluluk verip, mesut eden, o idi.
Sana haz, namede; özü aradım.

Eziyet etme cana; nede, canana.
Nasihat, kabul et; tüm söyleneni.
İnsanlık baki, dünya yalan; sana.
Özüne uymazsa; yapma, deneni.

Zahmeri ayında, gül ister misin?
Lale, sümbül verirsem; kabul et.
Eziyet say, kalbime; tek sitemin.
Düsturum, doğruluk; bir meziyet.

İçimden geleni; söyler, yazarım.
Medeniyet yakışır; sade, insana.
Mustafa, mecnun olur; gezerim.
S.baba’nın selamı; bütün, insana.

18.07.2002 15:39

CANIMI AL, GÜL KALSIN

Bülbül beni anlar, ben bülbülü.
İkimiz de seviyoruz, birer gülü.
Güle candan bağlı, onun ömrü.
Canımı al, isteme benden gülü.

Çıkamaz; telden, duvar içinden.
Gülü atamaz, yaralı gönlünden.
Çok severmiş, kendi ömründen.
Canımı al, gülü isteme benden.

Bülbül çeker, kafeslerin elinden.
Ayrılık yaralar; tam, yüreğinden.
Bir gün uçar, gider bedenimden.
Canımı al, gülü isteme benden.

O altın kafeste, nasıl uslansın?
Figan, feryadı; dağa yaslansın.
Mustafa, bülbülü; sen anlarsın.
Canımı al benden, gülü kalsın.

24.07.2002 08:35

SEVDA ÇİÇEĞİM

Sarsılmaz mıyım, yıkılmasam da?
El, avuca sığmam; tutulmasam da.
Vicdan tartar, mizan kurulmasa da.
Gerçekler soldurur, sevda çiçeğimi.

İçim bir hoş olur da, huzur duyarım.
Yuvadan uçamam, sadakat sayarım.
Umursamam alemi, bozulur ayarım.
Meltem yeli kurutur, sevda çiçeğimi.

Ağlamak, gülmek; etmiyor bir fayda.
Gönlümde çiçek açar, adı da sevda.
Ilgıt eser, seher yeli; gör ki; bu ayda.
Mevla bana bahşetti, sevda çiçeğimi.

Sevgiden bir yumak vardır, düşümde.
Ilgıt eser seher yeli, gör ki; karşımda.
Nazlı olur, üzgün durur, garip eşimde.
Mustafa sevmesin mi, sevda çiçeğini?

12.07.2002 08:19

K A D E R

Nere gidim kader, senin elinden?
Dünyam ayrılsa, yörüngesinden.
Kurtulamam; yakar, kül edersin.
Bir zalimi, sevdirir; kulu edersin.

Cananım diyemem, her canıma.
Hal bilmeyeni; getirdin, yanıma.
Acı hissetmez; değer vermezsin.
Bir kalemde harcar, pul edersin.

Göçmenler de, yuvasına döndü.
Bir çare, garip; yaşamadı, öldü.
Ölümden ötesi; var mı, dersin?
Zalim zulmüne, boyun eğersin.

Biliyor mu, Mustafa; kaderini?
Bir kalemde, söylüyor derdini.
Bugün geldin; yarın, gidersin.
Niçin, zalime muhtaç ederisin?

01.06.2002 23:36

ASLIMI ARIYORUM

Bazen hor görülür, bazen kölesin.
Kalbin temiz; zalimi de, seversin.
Dostum; sen hep, böyle güzelsin.
Yitirdim aslımı; kime ne, dersin?

Hız alırım dosttan, menzil aşarım.
Sevgisi kalbimde, mesut yaşarım.
Olmaz; kimselere, benim zararım.
Yitirdim aslımı; dostuma sorarım.

Sevdası düşmüş; bağrıma, içime.
Her gece girer; rüyama, düşüme.
Bilemedim; artık, başka işim ne?
Aslımı arıyorum, kendi kendime.

Hayat, sevince; güzel, diyordu.
Huzur sevgide, bunu biliyordu.
Mustafa; dostlarına, soruyordu.
Aslını arar; gerçeği, görüyordu.

31.05.2002 21:36

NEDEN ÜZERSİN?

Ambar üstünde, seçili kalırsın.
Tahıllar içinde; darı mı, sandın?
Bütün dost çiçekten, bal alırsın.
Evrende kendini, arı mı sandın?

Kumru, kekliği; hepsi ötüşüyor.
Dere boyunda, çınara benzersin.
Göz yaşı, yüzümden dökülüyor.
Gönlümün içinde, pınarı sensin.

Arayıp, göremez; nicedir, halim?
İnsan içinde, düşman mı saydın?
Ne gaddar oldun, ne de bir zalim.
Neler oldu size, dosttan usandın?

Mustafa ölmedi, şükür; yaşıyor.
Gaddar olamaz, dosta benzersin.
Dosttan, gücü alıp; engel aşıyor.
Hiç aramıyorsun, neden üzersin?

25.05.2002 18:46

AZAT EDİYOR

Tutsaklık neden, hürriyet isteriz?
Unuturuz sözleri, tutsak ederiz.
Unutamayız onu, hapse gireriz.
Tabi, kalbimizde, kafeste deriz.

Saplantı olmasın, insan isteğe.
Arzuları uymalı, tıpkı gerçeğe.
Kalbinden, bir gün; sökecekse.
Tutmak olumsuz, eziyet kalbe.

Umursamayız, dünyada yaşarız.
Unutmuşuz; gerçeklere şaşarız.
Tutsaklıktan, hürriyete koşarız.
Saklanır, ondan; yalnız yaşarız.

Akıl almıyor, insanın ettiklerini.
Kader der, kendince çektiklerini.
Mustafa anlatır, hep bildiklerini.
S.baba azat ediyor, sevdiklerini.

24.05.2002 07:15

İÇİMDEKİ ALEV

Alev düşmüşse; birinin kalbine.
Lal olur ağzı, gelemez kendine.
El, avuç tutamaz; koşar engine.
Varlık biter, düşmezse dengine.

Yılların geçiyor, gönül işinde.
İçini huzur kaplar, sevdiğinde.
Rabbine şükürler, gördüğünde.
Maceradır, der; süründüğünde.

İçine dökülmüşse; alevin ateşi.
Saklanır ondan, bırakmaz peşi.
Elinde değil, hayra yorar düşü.
Kalbini dinlemeli, sevdalı kişi.

İçimdeki alevi, Mevla’m bilir.
Zaman dolarsa, bil ki; devrilir.
Mustafa kalbine; girer, sevilir.
S.baba sever; dünyadaki, bilir.

24.05.2002 07:45

GÖRMEZ MİSİN HALİMİ?

Aynama baktım, kendimi gördüm.
Yüce yaradanıma; seni, sordum.
Neden, sararıp; böylesine, soldum?
Ulu tanrım, görmez misin, halimi?

Rengim gitmiş, beyazlara dönmüş.
Kalbim atmıyor; gören der, ölmüş.
Izdırabım çoktur, gözlerim sönmüş.
Rabbim; görmez misin, bu halimi?

Kimini kalbimize, kader yerleştirir.
Bazen ayırır bizi, bazı da birleştirir.
İçimizi aydınlatan, bir güneş; verir.
Rabbim, görmektedir; bu halimizi.

İçimde bir hoş olur; ağlar, sızlarım.
Neden taşımıyor, bunu omuzlarım?
S.baba Mustafa; bekler, kuzuların.
İncitme kalbini; yücedir, arzuların.

23.05.2002 10:10

ÇİÇEK SEVGİSİ

Çiçekler açtı; bahçeleri, bağları.
İçimde huzuru, vardır; sevdası.
Lale, sümbülle çevrildi; kenarı.
Ekildi, dikildi; çittendir, duvarı.

Renk cümbüşü, güzel; hengame.
Çiçek kokusu, devadır; derdime.
İçim hoş olur, çekerim; ciğerime.
Lale, sümbül, merhaba; gülüme.

El, avuç almaz; coşar, taşarım.
Rengini nereden aldı, şaşarım?
Çiçek sevgisi, benim başarım.
İçimde huzuru, güzel yaşarım.

Lale, sümbül, gül; bir Çiler’e.
Elde durmaz, bırakmaz; yere.
Rengi uymuş; al yanak, yüze.
Mustafa anlatıyor, çiçeği size.

23.05.2002 23:40

CİVAN BOYLUM

Ateşten gömlek, giyilir mi?
Lale, gül kırda; dikilir mi?
El ermez, sevda bilinir mi?
Volkan halim, görülür mü?

Civan boylum, ne haldesin?
İçimi yakıyor, halin; bilesin.
Kadere karşılık, veremezsin.
Al yanağın, güle benzersin.

Leylek, turna göçün eyledi.
El koynumda, başım eğildi.
Vadesiz, borçlarım; ödendi.
Civanım, halden bilmeliydi.

İçim sızlar, yüreğim yanar.
Kalbim güm, güm diye atar.
Mustafa, gurbet elde; yatar.
S.baba’nın gönlü kan ağlar.

22.05.2002 17:40

ÖLÜMSÜZ SEVDA

Gönül; neden böyle, yanarsın?
Durmaz; adını söyler, anarsın.
Sen kendini; neden, yakarsın?
Sevda çekecek, kalbin mi var?

Budala, gönül; niçin konarsın?
Gece, gündüz; ismini anarsın.
Dal, yaprak istemez; yanarsın.
Senin, tutunacak dalın mı var?

Gönül; neden, erken bunarsın?
Ölümsüz sevda, saçını ağartsın.
Zalim elinde; garip, ne yapsın?
Zulüm çekecek, bağrın mı var?

Yarin gözü ela, burnu hızmalı.
Sevda, hasret; çekiyor, zavallı.
Mustafa; kime, hesap sormalı?
Gurbette yatacak, yerin mi var?

17.05.2002 13:01

GÖÇMEN KUŞUM

Göçmenin; yuvası olmazmış.
Yuvasızları, nereden bilirler?
Sıcak bir gönül; bulamazmış.
Bulmuş olsa, orada eğlenirler.

Göçmen kuşum, evin nerede?
Uçar, gider; geriye dönersin.
Keder, hasret olmasın sende.
Belki de; bir zalimi seversin.

Göçmenim; uçar da, dönersin.
Gökte tutunacak, dalın mı var?
Allah’ım, kalbine göre versin.
Senden ayrılan, yanım mı var?

Mustafa, yıllarca göç eyledi.
Kalacak, bir gönül bulamadı.
Çürüttü ömrünü, yok eyledi.
Kimse, varlığını anlayamadı.

13.05.2002 12:57

Y I L D I Z I M

Şu kalbimizde, bir yıldız parlar.
Bazı neşelenir, bazen de ağlar.
Ülkenin hasreti, ciğerini dağlar.
Sabır yıldızım, güzel günler var.

Bütün ülkelere, sende bir inat.
Çalış, çabala; teknik ile donat.
En kısa zamanda, ülkende yat.
Sabır yıldızım, güzel günler var.

Işığın aydınlata, bütün ülkemizi.
Dost, düşman göre ilerlememizi.
Atam saptadı, ülkemiz hedefini.
Sabır yıldızım, güzel günler var.

Mustafa memnun, bu yıldızından.
Kalbinde bir ümit var, en azından.
Ülkem kalkınır, genç çabasından.
Sabır yıldızım, güzel günler var.

10.05.2002 11:14

AVCI OL

Avcı ol da, düş peşime.
Yakala da, vurma beni.
Gel sorma, hal bilmeze.
Bulamazsın, tek eşimi.

Avcı ol da, gel peşime.
Yakala da, yeme beni.
Sonra girerim, düşüne.
Ben ararım, tek eşimi.

Avcı ol da, koş peşime.
Yakala da, kesme beni.
Sevdanla yak, pişirme.
Yiyemezsin, sert etimi.

Avcı ol da; fırla peşime.
Yakala da, öldürme beni.
Eğer gitmezsem hoşuna.
Bırak, tutma, zorla beni.

Avcı ol da, bak peşime.
Yakala da, üzme beni.
Mustafa sever boşuna.
Arar, durur, öteki eşini.

08.05.2002 00:52

SEVİYORUM

Ela göz üstüne, sürme beni.
Kitap, defter, elde kalemim.
Ne okurum, ne yazabilirim.
Cahiller içinde, görme beni.

Ellerinin üstüne, kına beni.
Şu alemde gezer, dolaşırım.
Günden güne, sana alışırım.
Kötüler içinde, koma beni.

Elbise üstüne, düğme beni.
Ne güzel durur, yakışırım.
Sevdamı söyler, bakışırım.
Beğenmezsen, giyme beni.

Başım üstüne, söyle bana.
Gül içinde, bülbül olayım.
Seviyorum, Mustafa’yım.
Bu naz niye, böyle bana?

08.05.2002 00:08

D O S T U M

Dost diye, kalbimde eğledim.
Hem acı, hem tatlı söyledim.
Başka ne ettim, ne eyledim?
Aramaz oldun; dostum beni.

Dost diye; bağrıma bastığım.
Uykum yok, boştur, yastığım.
Senin uğruna; asıp, kestiğim.
Aradı, durdu; dost diye beni.

Dost diye, kötüden korudum.
Seni, hak yolunda görürdüm.
Ömrümü tükettim, çürüdüm.
Aramaz oldun; dostum beni.

Dost diye; Mustafa, dediğin.
Ayrı gitmez; sensiz yediğim.
Seni koruyorken; dövdüğüm.
Aradı, durdu; dost diye beni.

09.05.2002 19:45

___________________İMZA___________________

Sayfamı Ziyaret Eden Konuklarım!... Hoşgeldiniz!... Merhaba!...



[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]


Sabır, saygı, sevgi, ille de hoşgörü ve forum kuralları çerçevesinde tartışma ve paylaşıma katılırım. Bu nedenle karşımdaki kişi veya kişilerden de aynı hususlara uymalarını beklerim.

Milletin, vatanın bütünlüğü, cumhuriyet, bayrak, sancak, Mustafa Kemal Atatürk'ü, Atatürk'ün ilke ve devrimlerin, savaşlarda kaybettiğimiz ve kazandığımız değerlerin ölünceye kadar daima bekçisi ve koruyucusuyum.




Yaşamak insanın en büyük doğal hakkıdır. Bu hakkı yok etme çabasında olan (başta PKK. / KADEK Terör örgütü olmak üzere; dünyadaki bütün terör örgütlerini, yandaşlarını, yataklık yapanları, gizli veya alenen destek verenleri, eğiten, yetiştiren ve kullananları, sömürgeci, yayılmacı ve emperyalist) güçleri şiddetle, nefretle kınıyorum.



İmzam = KAD (Hakkında Gerek Duyduğum Açıklamalarım!..)


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Konu sevecenbaba2005 tarafından (19.05.2006 Saat 00:05 ) değiştirilmiştir.
sevecenbaba2005 Ã?evrimdıÅ?ı   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Hizli Erisim


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 03:29.


Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
Yazılan yazılar ve yayınlanan resimlerin tüm hakları yazan kişiye aittir. Site hakları Aleviweb.com adına saklıdır.

Yandex.Metrica